Cevaplar 14

Yükleniyor...
4,977 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Teknoloji sektörünü özel kılan temel şeylerden bir tanesi sürekli güncelleniyor olması. Sürekli yeni ürünler, yeni çözümler çıkıyor, teknoloji ciddi anlamda değişiyor. Eğer bu sektöre girmek istiyorlarsa bunlara da bir miktar yakın olmak önemli. Dolayısıyla söyleyebileceğim en temel şeylerden bir tanesi günceli takip etmek ve araştırmaya, kendini geliştirmeye sürekli devam etmek. Bu kitap okumak olur, internetten blogları takip etmek olur, YouTube'dan video seyretmek olur. YouTube mesela bunun için çok iyi bir kanal. Yani kitap okumak veya blog okumak sizi yoruyor olabilir. Teknoloji sektörü çok yoğun bilgi bombardımanına maruz kaldığınız bir sektör olduğu için ve teknoloji sektöründe çalışan insanlar da genelde bilgisayar başında vakit geçirmeyi seven insanlar olduğu için burada genç arkadaşların özel bir dengeye dikkat etmesini istiyorum. Verimli çalışma belli bir yerden sonra çok kritik hale geliyor. Çünkü insan kapasitesi her gelen şeyi istediğiniz üretkenlikte çıkarmanıza imkan vermiyor. İş dünyasında bir müddet sonra öyle yoğun bir bombardıman oluyor ki, balataları yakmak tabiri ile ifade edebileceğimiz bir noktaya geliyorsunuz. Ne kadar zeki olursanız olun, bu bir kapasite meselesi. Her insanın belli bir kapasitesi var. Dolayısıyla benim genç arkadaşlara söyleyeceğim şey; bir zaman planlaması. Verimli çalışmalarında neyin öncelikli ve acil olduğu konusunda hep bir farkındalıklarının olmasını özellikle tavsiye ederim. Bunu da özellikle bizim gibi yoğun çalışan şirketlerde dengeleyebilmek için, farklı bir hobinin muhakkak olmasını öneriyorum. Bu biraz sosyal tarafı yani belki kişisel bir öneri olacak ama bu bir spor olabilir bir müzik olabilir ya da farklı sanatsal bir şey olabilir. Ben örneğin uzun koşu yapmayı seviyorum. Zaman zaman gitar çalıyorum. Bu sizi gerçekten iş dünyasını verdiği yoğun tempodan bir miktar alıp kafanızı boşaltmanızı sağlıyor. Tekrar işe döndüğünüzde ise daha verimli çalışmanıza ve daha üretken olmanıza imkan sağlıyor. İkinci söyleyeceğim şey de eğer teknoloji sektörüne giriyorsanız; İngilizce, İngilizce, İngilizce. Yani bu olmazsa olmaz bir konu. Günümüzde bu alanda kariyer yapmak istiyorum diyorsanız İngilizce konusunu çözüyor olmak çok önemli. Kaynakların büyük bir çoğunluğu İngilizce geliyor. Türkçe’ye çevrilen kaynaklar çok az. Çünkü o kadar sürekli değişen ve yenilenen bir sektörden bahsediyoruz ki, hem ürünler hem çözümler dolayısıyla bunları sürekli Türkçe'ye çevirmek maliyetli oluyor ve kimse bununla uğraşmıyor. Bir kez yapıyorsun, eskide kalmış oluyor. Dolayısıyla bir bilgiyi, en hızlı şekilde ilk çıktığı zaman elde edebiliyor olmak fark yaratan bir şey olduğu için, dil konusu çok çok önemli. Bunu bütün genç arkadaşlara söylüyorum; ne yapın ne edin, İngilizce’yi muhakkak öğrenin.

244 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İlk önce sektörün katmanlarını ve sektörde neler olduğunu anlamaları lazım. Bunun içinde bir sürü yayın, dergiler var biliyorsunuz. Bunu öğrenmek bence kolay. Buraları takip ettiğiniz zaman sektörümüzün birçok boyutunu anlayabiliyorsunuz. Ben bunu tavsiye ederim. Ondan sonra da kendilerine bir hedef koymaları lazım. Hangi firmalar kendileri için ideal? Bizim gibi firmalar tabii öncelikli olarak kafasında olabilir, bu da mümkün. Bizim ve bizim gibi firmaların yeni mezunlar için bazı programları var. Tabii ki kişiler bu programlara dahil olmak için biraz çetin bir seçim sürecinden geçiriliyor ama böyle imkanlarımız var. Bunlara başvurabilirler, bunları araştırabilirler. Ancak bu uluslararası firmaların etrafında olan, en az onlar kadar yetkin, onlar kadar başarılı firmalar da var. Bu uluslararası firmaların temel teknolojisini kullanarak onlara çok fazla değer katıp, yeni ürünler geliştiren Türkiye'de de bir sürü yerli firmamız var. Bence onları da değerlendirmeleri gerekir. Yalnızca uluslararası firmalara girmek değil, buralarda da kendilerini müthiş şekilde geliştirip, çok üst pozisyonlara gelip, buralardan yurt dışındaki başka pozisyonlara gitmeleri de bence çok kolay. Benim diyeceğim bunlar. Yani ilk önce sektörün çeşitli bölümlerini iyice öğrenip, onlardan hangisi kendilerine daha yakın onu anlayıp, ondan sonra da fırsatları takip ederek bizim gibi uluslararası şirketlerdeki ve bunların etrafındaki yerli şirketlerde ne gibi fırsatların olduğunu araştırıp devam edebilirler diye düşünüyorum.

449 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İlk önce çok çalışmak olurdu. Bütün bu hayatta gördüğüm; gerçekten çok çalışmadan birtakım şeyleri başarmak, birtakım noktalara gelmek kolay değil. Özellikle böyle uluslararası kuralları, kültürü belli olan şirketlerde bu daha da fazla. O yüzden bu çok çalışma alışkanlığını 20 yaşından kendime katmak isterdim. Ondan sonra da devamlı olarak dünyadaki gelişmeleri öğrenmeye çalışırdım. Bu da çok okumak ve çok araştırmakla ilgili bir şey. Oralarda ne sektörlerin geliştiğini, hangi konularda ileriye gidiş olduğunu öğrenirdim ve vakit geçirmeden cesaretimi toplayarak bu yerlere gidebileceğim, bu yeni konularda bana kapı açabilecek firmalara, kişilere ulaşmaya çalışırdım. Muhakkak ki en tepesindekilere ulaşmak zor olabilir ama bir yerden ulaşırdım. Ya da o firmanın içine giremiyorsam da dediğim gibi onun etrafındaki firmalarda tecrübemi artırıp sonra belki ikinci adımda o firmalara girmeyi düşünebilirdim. Böyle bir bakış açım olurdu diye düşünüyorum.

888 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Sektör çok havalı, sunduğu imkanlar çok iyi, geleceği çok parlak diye mi burada olmak istiyorlar yoksa gerçekten gönüllerinde teknolojiye olan bir istek veya arzu mu var, bunun ayrımına varmaları gerekiyor. Üniversitedeyken bir kariyer yolu çizip kendilerini tanımaları da çok önemli. Bunları da part-time çalışmalarla, gerçek stajlarla, stajlarda yarattığı networklerle, gönüllülük ve sosyal aktivitelerle, kulüp çalışmalarıyla, katıldığı seminerlerle gerçekleştirebilirler. Şu anda teknoloji sektöründe veya diğer sektörlerde iyi bir şirkette işe başlamanız için birbirine benzer onbinlerce kişi arasından sıyrılmanız gerekiyor. Bu yüzden de farklılığınızı ortaya koymak zorundasınız. Bugün bu şirketlerin staj programlarına bile sayısız başvuru geliyor. Bu bağlamda öğrenciyken bir an evvel harekete geçip sürekli yanınızdakinden farklı olarak ne yapabileceğinizi, ne konuşabileceğinizi, ne öğrenebileceğinizi bilmeniz başarıyı getirir diye düşünüyorum. İnsan öğrenciyken onu harekete teşvik eden, ferah bölgesinden çıkartıp zorlayıcı yerlere götüren tavsiyelere karşı biraz daha korumacı oluyor. Ben de o dönemlerden henüz yeni çıktığım için akranlarıma verebileceğim en büyük tavsiye; bir an evvel farklılık yaratıp kendilerini en iyi şekilde geliştirerek belirledikleri yolda hareket etmeleridir çünkü hiçbir şirket, her öğrenciyi mezun olduktan hemen sonra iyi yerlere yerleştirmeye çalışmıyor. İşe geldiği zaman kısa sürede şirkete katkı sağlayabilecek kişiler arıyorlar. Bu anlamda öğrenciliği çok doğru geçirmek, sadece okula bağlı kalmamak çok önemli. Bunun yanında bu tür stresli süreçlerde kendi sağlıklarını koruyup hayatının en güzel dönemlerini güzel geçirmelerini ironik bir şekilde tavsiye ediyorum.