Cevaplar 33

Yükleniyor...
5,067 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Dedem bir diplomattı ve ben küçükken hep bir diplomat olma hayaliyle büyüdüm. O yüzden de Boğaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünü yazdım. İşin içine girdikten sonra anladım ki politika bana göre değil. Özellikle Türkiye’de siyaset biraz zor. Dolayısıyla çok da benlik olmadığını fark ettim. Üniversiteye girdiğim ilk yıl itibari ile Boğaziçi Üniversitesi’nde İşletme ve Ekonomi Kulübü’nde çalışmaya başladım. Hazırlıkla beraber çok keyifli geçen bir 5 yıldı diyebilirim. Pazarlama alanında çok şey öğrendim ve çok güzel arkadaşlıklar edindim. Dolayısıyla politikadan sıyrılarak Pazarlama dünyasına girdim. Bu sebeple de burada çalışmama devam ediyorum.

3,426 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İlk yıllarımda Master’a başvurdum. Galatasaray Üniversitesi İşletme Master’ını, işimde çalışırken eş zamanlı olarak yürüttüm. 2 yıl sürdü ve çok zor bir süreçti. Politika okuyan bir insan olarak hem İşletme derslerini görmek hem de Finans ağırlıklı dersler almak benim için çok önemliydi. Dolayısıyla bu anlamda kendimde hissettiğim eksikliği kapatmış olduğumu düşünüyorum. Bunun dışında Galatasaray Üniversitesi çok farklı bir dünya olduğu için ona ekspoze olmak ve farklı şeyler görmek benim için güzel bir deneyimdi. Pişman değilim, bir daha olsa bir daha yaparım.

4,938 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İstanbul Bilgi Üniversitesi'nde iki farklı bölüm okuma şansım oldu. Hem Halkla İlişkiler hem de Reklamcılık okudum. O dönemin duayenlerinden dersler aldım. Betül Mardin, Toktamış Ateş, Ali Karahan, Ali Danış gibi duayenler derslerime girdi ve işe başlamadan iş hayatı hakkında bilgi sahibi olmaya başladım. Çok fazla proje yapıyorduk ve bu projeler sayesinde proje yönetimini ve takım çalışmasını öğrendim. Üniversite hayatı gerçekten bakış açınızı geliştiren bir kurum ve gerçekten üniversitede size tavsiye edeceğim şey; her arkadaşınıza bir network gözüyle bakın ve onları kaybetmemeye çalışın. Çünkü iş hayatınızda oldukça ihtiyacınız olacaktır.

21,803 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ben Koç Üniversitesi İşletme ve Ekonomi bölümünden Haziran ayında mezun oldum. Yeni mezun arkadaşlarıma sorduğumda onların da hala ne yapmak istediklerine karar vermediklerini fark ettim. Çünkü çok belirgin yönü olan bir bölüm değil. Ekonomi, biraz daha finans ve banka sektörüne yönelik ama İşletme, staja ve kişinin kendi karakter özelliklerine göre her yere kayabilen bir bölüm. Bu yüzden başka yerlerde staj yapmak ve deneyim sağlamak çok önemli. Finansa odaklanırsanız Finansçı, Pazarlamaya odaklanırsanız Pazarlamacı olabilirsiniz. İnşaat Mühendisi bile aslında Pazarlama yapıyor. Bu yüzden keskin çizgileri yok ve kişinin özelliklerine bağlı olarak değişiyor. Şu an benim Genetik okuyup Pazarlama yükseği yapan arkadaşlarım da var. Bazen üniversiteye başlarken alınan kararlar doğru olmayabiliyor ama zamanla doğru yol bir şekilde bulunuyor.

4,109 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ben bir Koç aşığıyım ve 5 yıl öncesine gitsem tercihlerime tekrar Koç Üniversitesi yazardım. Bir gün bile pişman olmadım diyebilirim. Anadolu Lisesi mezunuyum ve bir anda her şeyin İngilizce olması çok farklı gelmişti. Yine ortalama 1-2 ayda adapte olmuştum. Eğitim ve sosyallik anlamında çok fazla imkanları var. Birçok sosyal aktiviteye katılmıştım ve bence üniversitenin en önemli olayı kulüplerdir. Benim için akademik olup sürekli ders çalışmaktan ziyade aktivitelere katılıp kulüplerde yer almak ve sosyalleşmek daha önemliydi. Koç Üniversitesi’nde istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz ve size her türlü imkânı sağlar. Bir dersle ilgili proje yapmak isterseniz hocalar her zaman yardımcı oluyorlar. Dolayısıyla bana çok fazla şey kattığını düşünüyorum.