Cevaplar 12

Yükleniyor...
1,855 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İş hayatını önceden görebilmeleri ve kendilerinde farkındalık yaratması için birkaç farklı firmada staj yapmalılar. İş hayatı sürekli rutin olarak gitmiyor. İyi günler de kötü günler de geçiriyorsunuz. Önünüze engeller de çıkabiliyor. Bu engeller karşısında yılmamanız, çaba sarf etmeye devam etmeniz gerekiyor. Kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. Çünkü artık kendinizi geliştirmediğinizde eskiyorsunuz. Kendinizi sürekli yeni ve diri tutmanız gerekiyor. Eğer satış alanında bir kariyer düşünüyorsanız, 'ben gerçekten satıcılık mesleğini edinmek istiyorum' diyorsanız, kesinlikle Pronet'e uğramanız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, Pronet bu işi sizin meslek olarak edinmenizi sağlayabiliyor. Bu işi size gerçekten öğretebiliyor. Satışla ilgili kariyer yapmak istiyorsanız, burada bütün bunların hepsine sahipsiniz. Her şey sizin elinizde oluyor. Hangi bölümden mezun olduğunuzun çok bir önemi yok. Sizin gönlünüzde satışın yatıp yatmadığı önemli. Yani, gönlünüzden satış geçiyorsa Pronet bence gerçekten bir satış akademisi ve kesinlikle buraya yolunuzun düşmesi gerekiyor.

2,360 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Aslında bizim iki tane alımımız oluyor. Bir tanesi; daha önce hayatında hiç satış yapmamış yeni mezun ya da yeni mezun değil ama farklı farklı işlerde çalışmış, hayatımın bir döneminde de satış deneyeyim, diyen arkadaşlar. Burada hangi okuldan mezun oldukları (bölüm olarak) çok önemli değil. Çünkü biz, firma olarak satışı öğretmek istiyoruz. Bizim şöyle bir amacımız yok: Satışı bilerek gelsin. Eğer gönlünde gerçekten satış yapmak varsa, satışı öğrenmek istiyorsa, bizim için değerli biridir. Burada neye bakıyoruz? Başarı odaklı mı değil mi, sonuç odaklı mı? Takım içinde çalışacağı için de; takım çalışmasına uygun olup olmadığına bakıyoruz. Şirketin sürekli değişen ve gelişen bir yapısı var. Normal piyasa şartlarına, global dünyaya göre, bulunduğu sektörde sürekli kendini geliştiriyor, gerisinde kalmıyor. Çalışacak arkadaşın da değişime ve gelişime açık olması gerekir. Bununla birlikte, diğer tarafta ise zaten hayatını satışla kazanan, satıcılık işini profesyonel olarak, meslek olarak yapan arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlar geldiği zaman da onlara sadece ürünü öğretiyoruz çünkü satışı zaten biliyorlar. Mevcut işlerinde belki kariyer beklentileri karşılanmıyor ya da kazançlarından memnun değiller. Burası onlar için ikinci bir yer, ikinci bir şans haline geliyor. O arkadaşlarla da çalışabiliyoruz. Benim girmiş olduğum mülakatlarda, hep dikkat ettiğim şey: Aday burayı gerçekten istiyor mu, satıcılık onun için bir meslek mi? Ama gönlünün bir tarafında satış varsa, Pronet olarak o kişiye bu işi öğretme konusunda her türlü feda karlığa katlanıyoruz.

1,437 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Pronet'te kariyer tamamen sizinle doğru orantılı. Siz dersiniz ki: 'Kimsenin sorumluluğunu istemiyorum, tamamen uzman satışçı olarak çalışmak istiyorum.' O yola girebiliyorsunuz. Tamamen satış alanında uzmanlaşabiliyorsunuz. Müşteri yönetmeye devam edebiliyorsunuz. Ama derseniz ki: 'Bildiklerimi birine aktarmak, ekip yönetmek, birilerinin hayatına dokunup, onları yetiştirmek, daha fazla sorumluluk almak istiyorum.' Satış Müdür Yardımcısı olarak bir ekip kurup, o ekibin performansından ve gelişiminden sorumlu olabiliyorsunuz. Derseniz ki: 'Daha fazla sorumluluk almak istiyorum.' Bu sefer de Müdür Yardımcılarını yönetmek için Satış Müdürü oluyorsunuz. Satış Müdürü olduğunuz zaman da yöneticileri yönetmeye başlıyorsunuz. İşin her aşaması burada zevkli ve eğlenceli geçiyor. Dediğim gibi; şirketin bir ruhu var, çalıştığımız arkadaşlar gerçekten bu işe yürek veren, satış alanında kariyer yapmak isteyen kişiler olduğu için işin her aşaması gerçekten çok zevkli.

1,015 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Zor yanları aslında yok denecek kadar az. Tabi bu, sizin neye zor dediğiniz ile de alakalı. Kendi açımdan düşünecek olursam, zor yanı bence şu: Bir problem yaşamış insanlarla karşılaştığınız, onların başından geçenleri gördüğünüz zaman gerçekten çok üzülüyorsunuz. Diyorsunuz ki; 'Bu kişilere keşke daha önce ulaşma şansım, imkânım olsaydı.' Onun dışında, stres var mı? Evet var. İşin yoğunluğu ve temposu derseniz, hepsi burada var. Bunlarla birlikte, satış alanında çalışabileceğiniz en büyük şirketlerden biri diyebilirim.

660 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Aslında, Pronet'te satış alanında çalışmamın birçok sebebi var. Birincisi her gün yeni birilerini görüyorsunuz ki bu çok çok önemli bir şey. Farklı insan profillerini anlamayı öğreniyorsunuz. İnsanların hayatlarına dokunuyorsunuz, sevdiklerini ve değer verdiklerini koruyorsunuz. Bu sistemi sattıktan sonra sizi biri arıyor ve diyor ki; 'Apartmanda bir hırsızlık yaşandı ve sizin sayenizde benim kapıma bile dokunmamışlar. Çok teşekkür ederim.' Bu, insanı gerçekten çok mutlu ediyor. Ya da bir müşteriniz bir sağlık problemi yaşamış ve siz oraya ambulans müdahalesi yaptırmışsınız, bu sayede hayatta kalmış. Arayıp; 'Şu anda sizin sayenizde hayattayım.' diyor. Bunlar gerçekten çok değerli şeyler. Bununla birlikte, inanılmaz bir çevre yapıyorsunuz. Çünkü bu işte herkese dokunuyorsunuz. Bunların içinde; ünlüler, iş adamları, belli şirketlerin yönetim kurullarında olanlar, küçük-orta ölçekli şirketler, ev kullanıcıları var. Aklınıza gelebilecek her yer potansiyel müşteri adayınız olduğu için sürekli o insanlarla görüşüyor ve sürekli kendi kendinize network yapıyorsunuz. Bazen düşünüyorum; buradan çıkan bir insan, her sektörde tanıdığı olan bir insan haline geliyor. Çünkü her sektöre dokunabiliyor. Bence işin en büyük artılarından biri bu. Bu işin bir de maddi boyutu var. Çok ciddi maddi kazanç sağlayabileceğiniz, bu kazançla birlikte kendinizi kişisel olarak geliştirebilirsiniz. Eğitime harcayabilirsiniz ya da çok daha iyi hayat standartlarında yaşayabilirsiniz. Pronet bu imkânların hepsini size sunuyor. Bu yüzden de bence burası çok değerli bir yer.