Cevaplar 27

Yükleniyor...
3,293 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bana en çok metot öğrenmeyi kattı çünkü üniversitenin insana kattığı en büyük şey, iş hayatıyla alakalı metot ve yöntemlerin nasıl yönetileceğidir. Bir problemin çözümü için nasıl yaklaşmam gerektiğini veya bununla ilgili nasıl bir iletişim platformu oluşturmam gerektiğini öğrendim. Orada proje gruplarında çalışıyorsunuz, çeşitli tezler üretiyorsunuz ve derslerde öğrendiklerinizi hayata geçiriyorsunuz. İş hayatının da bundan pek farkı yok. İş hayatında, sorunlarla karşılaşıyorsunuz, o sorunları nasıl çözeceğinizi ekip arkadaşlarınızla tartışıyorsunuz ve bunları insanlara anlatıyorsunuz. Eğer oradaki metodu çok iyi anlayabilirseniz iş hayatında da bunların benzerlerini uygulayacağınız için başarılı olma şansınız çok yüksek olur. Ben şanslıyım çünkü İTÜ’nün Endüstri Mühendisliği bölümünü seçebildim. İTÜ çok köklü bir kurum ve belli bir ekolü var. Bu ekolün üstüne de Endüstri ve İşletme Mühendisliği gibi daha yumuşak alanlarla zenginleştirmiş, veriyi analiz etme ile yorumlama kısmını çok iyi harmanlayabilmiş bir okul. Bu yüzden hem tekniği hem de yöntemi öğreniyorsunuz. Ben de bunu uygulayabileceğim departmanlarla çalıştığım için çok şanslıyım.

1,882 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Pazarlama, Finans, Satın Alma, BIS ve Satış Fonksiyonları gibi her departmanda çalışabilirler. En önemli şey, kariyer başlangıcında ve ilerleyişinde insanın kendisine ne istediğini sormasıdır. Ben bunu iş hayatında ve akademik kariyerimde yapabildim. Örneğin; ben kariyer hayatıma televizyonla başladım. Televizyoncu olmak istediğim için bir televizyon kanalında yaklaşık 1 yıl kadar uzun dönem stajyerlik yaptım ve televizyon işinin mutfağını görmüş oldum. Bana göre bir iş olmadığını anladım fakat Endüstri Mühendisi olduğum için isteseydim yapabilirdim. Sonrasında 2 yıl kadar Microsoft’un bir iş ortağında danışmanlık yaptım ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinde çeşitli projelerde yer aldım. Daha sonra da PepsiCo’da Finans, İnsan Kaynakları, Pazarlama ve Ticaret Departmanı’nda çalıştım. Bunlar birbiriyle çok alakasız işler ama hepsini yapabildim çünkü süreçleri sevip, iş sonuçlarını adapte etme konusunda istekliydim ve bunu yapmak istedim. Bu yüzden Endüstri Mühendisliği her yerde var ve bunu İşletmeci arkadaşlara da tavsiye ediyorum. Onlar da kendilerini farklı şekillerde ve farklı departmanlarda gösterebilirler çünkü İnsan Kaynakları Departmanı’nda da İşletmeci arkadaşlarımız var. Bu yüzden üniversiteden mezun olunca ne istediklerini çok iyi bilmeleri gerekiyor.

16,231 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Aslında biz bir yerlere kazara yerleşiyoruz. Bir sınava giriyoruz ve orada bazı soruları cevaplıyoruz. Ben de o sınavın şanslılarındandım çünkü başka bir çizgiyle kendimi Mühendislik bölümünde bulabilirdim. İyi bir Mühendis olurdum ama iyi ki o çizgi öyle gelişmedi, iyi ki İşletme okumuşum. Dayatılan iyi şeyler içerisinde bazen İşletme’nin hak ettiği değeri görmediğini düşünüyorum çünkü daha zor olan veya daha az kişinin rahatlıkla yapacağı şeyler daha kıymetlidir gibi bir yanılgıya düşüyoruz fakat aslında böyle değil. İşletme kolay bir bölüm ve ben hayatımın en keyifli zamanlarını burada geçirdim. Derecelerle mezun olarak çok sevdiğim şeyler öğrendim. İşletme size alabildiğiniz kadarını veriyor ve size iş birimleri hakkında da bilgi veriyor. Bu bilgilerin hepsini alabilen insanlar için çok yönlü, çok zengin, çok büyük bir perspektif sağlıyor ve bir yerlere geldiğinizde sizi çok güzel besliyor. Ben bunu sezdiğim için ve öğretilen şeyleri deneyip yanılarak bulan biri olduğum için İşletme’yi seçtim.

6,272 görüntülenme
·
Transkripti Göster

TOBB amaç olarak girişimciliği yönlendiren bir okul ve bunu çok iyi bir şekilde hissediyorsunuz. Biz 25 kişilik bir sınıf olarak ilk mezunlardandık ve şu an sınıf arkadaşlarımın çoğu kendi işini yapıyor. Bu yüzden motivasyonu olan insanların doğru bağlantılara ulaşması için güzel bir araç ve derslerin işlenişi, konuların anlatılışı hep güncel hayata bağlı olarak tutuluyor. Örneğin; Cooperative Finance dersinde Bloomberg sayfasını açıp oradaki haberler üzerinden konuyu işliyorsunuz. Bu yüzden günlük hayata çok dokunmasını ve teknik yanının az kalmasını isteyenler için çok motive edici bir yer.

2,339 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İşletme’de ne kadar alırsanız o kadar verdiğini söylemiştim. Ben daha fazlasını almak istediğim için yüksek lisans yapmak istedim. Kafamda alternatif bir kariyer yolu olarak hep akademik bir kariyer düşünüyordum. Yapabileceğimi düşündüğüm için de Finans alanında Master yapmaya karar verdim. Analitik tarafı seviyordum ve onun en çok işlendiği, daha rahat bir şekilde Matematik ve İstatistik öğrenildiği için Finans’ı seçtim. Bilkent Üniversitesi’ni seçmemin nedeni de, akademik gitmek istediğim içindi. Bilkent Üniversitesi yurtdışında tanınan, akreditasyonları olan, çok güzel yayınlar yapan ve belirli alanlarda tek çalışan hocaların olduğu, İşletme’si ayrı bir fakültede olan tek okuldur. Ben de bu yüzden burayı seçtim.