Cevaplar 2

Yükleniyor...
1,128 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Jenerasyonlar değişiyor olmakla beraber değişmeyen bazı temel prensipler de var. Bunlardan bir tanesi ‘hayatta yaptığınız şeyde bir anlam bulma’ meselesi çünkü bu kariyer seçimi içerisinde önemli, benim gibi belli bir seneyi geçip bu yaşa geldikten sonra ‘ben ne yapıyorum bu dünyada?’ gibi sadece işi değil aynı zamanda bütün hayatınızı sorguladığınız evrelere geldiğinizde yaptığınız şeyde anlam bulmak çok önemli diye düşünüyorum. Bu yüzden bir miktar akıllarıyla hareket edip ama aynı zamanda kalplerinin seslerini dinlemeleri de çok önemli. Onları heyecanlandıran şeylerin peşinden gitmeleri lazım çünkü bunu yapmadığınız zaman kısa vadede dikkati dağıtacak çok şey olabilir. Kısa vadeli kazanımlarla uzun vadeli mutlulukları birbirine çok fazla trade off etmemek lazım. En önemlisi bana bir miktar kalbinin sesini dinlemek ve yaptığınız şeyi tutkuyla yapmak gibi geliyor. İşini tutkuyla yapan insanlar başarısız, hayatını tutkuyla yaşayan insanlar da mutsuz olmaz. Özellikle bizden çok daha aktivist, daha dışavurumcu, seçeneklerinin ve seçimlerinin çok daha farkında ve bunları bilinçli olarak seçmeye çalışan bir jenerasyon geldiğini görerek ve onları anlamaya çalışarak söyleyebileceğim şey tutkularının peşinen gitmeleri.

1,081 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Öncelikle kendilerini iyi analiz etmelerini öneririm, özellikle üniversite periyodunda. Başta verdiğim örnek buna güzel uyuyor, ben bankacı olmak istiyordum ama Unilever’le tanıştıktan sonra farklı bambaşka bir yola girip çok keyifli bir 25 yıl geçirdim. Bunu biraz geç anladım, Unilever’e girdikten sonra anladım. Zaman son derece önemli insan hayatında. Dolayısıyla onların kendilerini iyi analiz etmeleri ve hayat amaçlarını başta olabildiğince doğru belirlemeleri, seçecekleri meslek ve şirket açısından son derece önemli. Sonuçta günün sonunda iki amacın, yani kişisel amaçla şirket amacının veya mesleğin amacının birbiriyle uyumlu olması; hızlı hareket etmek, başarılı olmak ve yaptığı işten de keyif almak açısından son derece önemli. İkincisi klasik ama çok doğru olan bir şey, ne yapıyorsak yapalım en iyisini yapma mücadelesi, hem kendimiz için hem şirket için kuvvetli bir efor harcamamız gerekiyor. Kendimizi özellikle koyuyorum çünkü bu bir öğrenme süreci, kendini geliştirme süreci. Eğer kendimizi geliştiremezsek malesef bir noktada tıkanma oluyor. Dolayısıyla Unilever’de beni motive eden nokta: öğreti. 25 yıldır sürekli öğreniyorum, hala öğreniyorum. Dolayısıyla da daha hızlı hareket etme şansına sahip olabiliyorum. Bu açıdan bu konunun altını özellikle çizmek istiyorum. Onun dışında da hayat bir yerde kısa, hayatın her boyutunda keyif almayı unutmamak lazım. Yaşarken tabiki çalışacağız, hırslarımız var, amaçlarımız var ama hayatın da keyfini çıkarmak lazım.