Cevaplar 14

Yükleniyor...
2,083 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Yeni mezun dışındaki işe alımımız iki şekilde oluyor aslında, bir çok tecrübeli adaylar diyebiliriz yani 5 seneden fazladır çalışan, artık yönetici seviyesine ulaşmış, belli bir teknik beceriye sahip olan arkadaşlar, onlar için yüz yüze mülakat yapıyoruz. İlk amir görüşüyor, kimi zaman departman direktörümüz görüşüyor, en son görüşmeyi de genelde yönetim kurulu üyemiz yapıyor. O normal bildiğimiz mülakat sürecinde baktığımız şey yine yetkinlikler ve biraz da beceri doğal olarak çünkü bir tecrübeden bahsediyoruz ve bir beceri birikiminden bahsediyoruz. Bir de arada olan bir grup var: ne yeni mezun, az tecrübeli,ne de o kadar yüksek tecrübeli. O arkadaşlarımız için de süreç farklı değil. Yine mülakat yapıyoruz, yine ilk amirler mülakat yapıyor, HR mülakat yapıyor, departman amiri mülakat yapıyor. Yine yetkinlik bazlı mülakat yaparak işe alımlarını gerçekleştiriyoruz.

1,433 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Benim için en zor yanı büyük ihtimalle mesela Selection Board’a gelen bütün öğrencileri ben işe alırım, çünkü hepsi gerçekten çok çok iyi arkadaşlar. Bu böyleyken onlara red cevabı vermek bence zor taraflarından bir tanesi, kötü haberi veriyor olmak. Aynı şey şirket içinde gerçekleşen durumlarda da geçerli, kötü haberi veriyor olmak zorlayıcı taraflarından bir tanesi. Ama onun dışında işimi çok keyifle yaptığım için büyük ihtimalle, şirketi çok sevdiğim için, çalışanlarını da çok sevdiğim için burası da çok zor dediğim ve ilk aklıma gelen hiçbir şey olmadı. Keyifli yanlarını muhtemelen daha rahat sayarım.

2,114 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İnsan kaynaklarını Unilever’de aslında üç ayrı grup olarak düşünebiliriz. Bir tanesi Expertise dediğimiz grup, tüm insan kaynakları süreçlerinin global yönetmeliklerinden sorumlu. Yani işe alım, eğitim, gelişim, performans yönetimi gibi süreçleri biz global olarak her ülkede aynı şekilde uyguluyoruz ve bunların geliştirilmesinden sorumlu global bir ekip var. Ben o ekibe bağlı olarak çalışıyorum ve görevim oraya buradan doğru bilgiyi aktarmak ihtiyaç duyulan sistemlerin geliştirilmesi için, oradan gelen sistemleri de burada uygulamak. Tüm bölgede de bana bağlı olan çalışanlarla birlikte aslında bu işi yapmaya çalışıyoruz. Benim tarafımdaki expertise diye baktığınızda işe alımdan başlayıp tüm performans süreci, eğitim dahil olmak üzere, tamamını yönetmeye çalışıyoruz. Bir diğer expertise ekibimiz yani uzman ekibimiz ücretlendirme. Onlar ücretlendirme ve yan haklardan sorumlular. Yine aynı mantıkla onlar da globale raporluyorlar, global bir patronumuz var diyelim. HR Business Partner dediğimiz insan kaynaklarındaki diğer birim de businesslarla birlikte çalışıyor, yani iş birimleriyle birlikte çalışıp o iş birimlerinde tüm bu geliştirilmiş olan süreçlerin en doğru şekilde uygulanması, oradaki gelişim ihtiyaçlarının belirlenmesi, o gelişim ihtiyaçları doğrultusunda bizim elimizdeki tüm süreçlerin oraya uygulanması ve aslında o işin geleceğiyle ilgili stratejik HR desteği vermekten sorumlu. Bir de Service Delivery dediğimiz grubumuz var ki o arkadaşlarımız da tüm insan kaynakları süreçlerinin operasyonel işlerini yapıyorlar. Yani sosyal sigortalar tarafında yapılması gerekenler, işe alım sürecindeki kontroller, formların okunması veya eğitim dersindeki formlar gibi tüm operasyon işlerini onlar hallediyorlar.

967 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Unilever’in sustainability anlayışı bizim 2020’ye kadar kendi işimizi büyütürken aynı zamanda çevreye verdiğimiz etkiyi de yarı yarıya düşürmek hedefiyle ortaya çıkmış bir stratejimiz ve buna canı gönülden inanıp, bağlı bir şekilde çalışıyoruz. Bunun üç bacağı var: bir sağlık ve esenlik; bir çevreye verdiğimiz zarar, birebir tarım ve aldığımız hammaddeyle alakalı bölümü; bir de yaşam koşullarını iyileştirmek diye bir bacağı var. Bu üç bacakta çeşitli aktivitelerimiz var: su havzalarının korunması, daha düşük derecelerde çamaşırların yıkanması, daha düşük derecede kirleri çıkartabilecek deterjanların piyasada bulunmasını sağlamak gibi. Sağlık ve esenlik içinde hijyen kampanyalarımız, çocuklara daha iyi hijyenik olmayı ve aslında bu tür alışkanlıkları edinmelerini sağlayacak programlarımız var. Hammaddelerimizin alınmasıyla alakalı birtakım çalışmalarımız var, tüm hammaddelerimizi sürdürülebilir tarım kanalıyla almak istiyoruz belli bir dönem sonra. Aynı dönemde Lipton’a yaptığımız Rize’deki, daha doğrusu Karadeniz Havzası’ndaki çay tarımının iyileştirilmesi, oradaki çiftçilerin eğitilmesi, oradaki çayın daha uzun yıllar mahsul verebilmesini sağlayacak birtakım programlarımız var. Bu yine çevereye verdiğimiz zararla alakalı, çevreye verdiğimiz zararı minimize etmekle alakalı. Bir de yaşam koşullarını iyileştirmek var. Daha çok birlikte daha farklı toplumda neler yapabiliriz, ki bizim birlikte çalıştığımız ve aslında buraya aldığımız tüm çalışanlarımız bu toplumdan geliyor. Bizim bu topluma geri verebileceğimiz neler olabilir, biz burada neler yapabiliriz gibi üç bacağı olan bir strateji. Benim için çok anlamlı çünkü gerçekten sadece bir şirkette çalışmıyorum aynı zamanda topluma bir şeyleri geri verebiliyorum, bu dünyaya bir şeyleri geri verebiliyorum. Unilever global bir şirket ve tüm şirketlerinde bu uygulanıyor. Burada Karadeniz Havzası’ndaki çay olabilir başka bir yerde başka bir şeyle ilgili olabilir. Hindistan’da veya Afrika’da temiz su bulunamıyor mesela bununla ilgili çalışmalar yapılıyor. Her bölgenin kendi ihtiyaçları doğrultusunda, o bölgeye geri biz neyi verebiliriz diye baktığımız bir stratejiden bahsediyoruz ve bu gerçekten benim için burada çalışma sebeplerimden bir tanesi diyebileceğim bir şey.

1,163 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Unilever’de HR’a girdiğiniz zaman HR’dan devam etmek zorunda değilsiniz. HR’dan pazarlamaya da geçilebilir, satıştan HR’a gelinebilir. Biz departmanlar arası geçişleri durduran veya yasaklayan bir şirketten ziyade, bunları her zaman için bir fırsat olarak sunup, çalışma arkadaşlarımızın dönem içinde ihtiyaçları, istekleri, hedefleri değişirse eğer departmanlar arası geçişlere de imkan veriyoruz.