Cevaplar 183

Yükleniyor...
5,211 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Finans Direktörü değişen iş koşullarına, iş şekillerine ayak uydurarak, şirketin kaynaklarının doğru zamanda doğru yerde kullanılması ve stratejisiyle paralel gittiğine emin olunmasını sağlıyor. Şirketin uzun vadeli, kısa vadeli stratejilerinin oluşturulmasında üst yönetime çok ciddi destek veriyor. Aslında yönetim ekibinin sağ kolu diyebiliriz. Strateji oluşturulmasının dışında finansal projeksiyonların yapılması, o dönem için ve gerekiyorsa önümüzdeki 5 sene için tahminlerin yapılması ve şirketin performansının bu stratejiyle paralel gidip gitmediğini ensure etmek finansın görevi. Bunun dışında tabiki kaynakların doğru kullanılması, satın alma projelerinin değerlendirme analizlerinin yapılması ve şirkete bu konuda yönlendirme yapılması da görevlerim arasında. Hesaplanabilir risk alınmasında aslında üst yönetime çok büyük destek oluyoruz diyebilirim. Çünkü risk ve fırsatları önceden görüp, yönetime önceden sinyal verip, şirketin rotasını aslında ona göre değiştirmesini sağlıyoruz. Bu anlamda bu trendler müşteri trendleri olabilir, tüketici trendleri olabilir, makroekonomik trendler olabilir. Aslında her gün masama geldiğimde dolar euro noluyor, Amerika faizi ne açıkladı, aynı zamanda rakip fiyatını ne yaptı, enflasyon nasıl gerçekleşti, tüketici güven indeksi ne oldu, güven indeksi düştüğü zaman benim pazar büyümem nasıl değişecek gibi bağlantıları kuran bir departman. Bu bağlantıları kurup businessa yön veren bir departman. O anlamda gerçekten şirketin can damarlarından biri finans departmanı, o yüzden de 11 senedir bu çok zevkli geldiği için finansta devam ediyorum diyebilirim.

5,089 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Customer Development yani Müşteri Geliştirme üzerine düşünecek olursanız gerçek hayatı yaşamayı seven, dokunmayı seven, dokunmaktan kastım yaptığı işi görmek, etkisini hızlı bir şekilde alabilmek, hızlı karar alabilmek, birçok insanla birlikte farklı profilleri yönetebilmek, insanlarla hem pazarlık anlamında hem katkı anlamında bir şeyler ortaya çıkartmayı seven, heyecanı sürekli yaşayabilen ve elde etmek istediklerinin günün belirli saatiyle sınırlamayan insanlar arıyoruz. Alışveriş dünyası 7 gün 24 saat çalışıyor, dolayısıyla bu anlamda baktığınız zaman hayatımızın tamamı hala oralarda o saatlerde dönüyor, bu biz de 7/24 çalışıyoruz demek değil ama netice itibariyle hayatınız yayılmış bir hayat. Dolayısıyla çalışma hayatınızın dengesini siz kuruyorsunuz. Bugün baktığınız zaman benim ekibimin çok limited çalışma zamanları yoktur, onlar kendi işlerine göre bunu ayarlarlar. Dolayısıyla gerçek hayatı içinde yaşamayı seven, insanlarla birlikte bir şeyler ortaya çıkartmayı seven, yaptığı aksiyonların hemen karşılığını görüp ona göre kendini yönlendirebilen, çabuk karar alabilen, heyecanı seven ve birtakım limitleri olmayan, daha esnek bir ortamda kendini yönetmesini bilen insanlara göre diye düşünüyorum. Ticari dünya çok hareketli bir dünya, değişken bir dünya. Gelen dalgaların üzerinde sörf yapmayı bilen kişilere yönelik, dalgayla birlikte sürüklenip giden kişilere göre değil. Dalgalar üzerinde sörf yapıp bundan keyif almasını bilen kişilere uygun diye düşünüyorum.

3
5,037 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ben onların yaşındayken zaman zaman büyükleri, bizim gibi şirketlerde çalışanları dinlediğimde bazı şeyler böyle uçup giderdi. Ama beni dinleyenlerin aklında kalmasını istediğim birkaç tane şey var, günümüz dünyasında çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bir kere ‘networking’ diyeceğim. Hangi işi yapıyor olursanız olun, ki ben kendi kariyerime baktığımda Unilever’in her kategorisinde çalıştım, en önemli şeyin gerçekten insan ilişkisi ve insan olduğunu düşünüyorum ve bu networkünüzü kurduğunuz gibi aynı zamanda korumanız ve büyütmeniz gerektiğini düşünüyorum. Yani bir rolden bir role geçerken, bir işten bir işe geçerken sadece bilgi ve tecrübenizi değil, kendinizi değil, networklerinizi de taşıyıp birbiriyle ilişkilendirmeniz lazım, bu çok önemli bir güç. İkincisi ‘çok çalışkan olmak’ gerektiğine inanıyorum. Çalışkan olmak zaman zaman gençken imtina edilen şeylerden bir tanesi, çünkü hayat güzel gerçekten yapacak bir sürü başka şey var doğru, bu hayat dengesini koruyarak da yapılabilir. Yani yaptığınız her işte iyi olmak için öncelikle emek vermek gerekiyor, bu özel ilişkiniz de olabilir, iş hayatı için kesinlikle geçerli. Üçüncüsü de son günlerde özellikle dünyada da çok önemli bir kavram haline geliyor, Unilever’in liderlik kavramı içinde de var ‘resistance’ mutlaka bir yere not edin. Kendini iyileştirebilme diye çevirmek istiyorum ya da eski tabirle düşmek ve ayağa kalkmak. Bu neden önemli, çünkü hayat inanın dümdüz değil ve hep yükseklerde gitmeyecek. Hepiniz okuyorsunuz ve ben size gerçekten çok inanıyorum ve sizlerin en önemli özelliği yanlış anlaşılmak. Dolayısıyla bu yanlış anlaşılmanın da önüne geçmek için sizin gerçekten hayatın toz pembe olmadığını şu yaşlarda fark edip yılmadan devam etmeniz lazım. Bizim sizin gibi yeni jenerasyona ihtiyacımız var. Son olarak da şunu söyleyeceğim, ‘aile bağları’. Yine tüm bu kariyer yolculuğunda kiminiz girişimci olacaksınız, kiminiz bizim gibi profosyonel hayata atılacaksınız, aile bağları da hangi tür olursa olsun hayatınızın bu uzun yolculuğunda çok değerli. Onlara da gereken kıymeti vermenizi önemle rica ederim bir abla tavsiyesi olarak.

2
4,705 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Unilever’de UFLP olmak kendinizi geliştirmek için büyük bir fırsat yakalamış olmaktır bence. Unilever’in UFLP programı çerçevesinde çeşitli departmanlarda rotasyonlar var ve bunlardan bir tanesi de satış departmanı. 3 aylık bir süre zarfında şirketin belki de kalbi olan satış departmanını tanıma fırsatını elde ediyorsunuz. Bunun yanında diğer rotasyonlarla da size en uygun olan bölümü veya koltuğu araştırıyorsunuz kendi bünyenizde. Bu rotasyonların bir artısı da sizin kendi zayıf yönlerinizi fark ediyor olmanız, bu şekilde bunların üzerine giderek kendi kendinizi geliştiriyorsunuz. UFLP programı 3 yıl süren bir program. Bu 3 yıl içerisinde hem yurtiçi rotasyonlar hem de performansa bağlı olarak yurtdışı rotasyonlar da mümkün. Bu 3 yıl tamamlandığında ise yine performansınıza bağlı olarak bir üst kademeye atlama şansınız da mevcut.

4,216 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Öğrenciler mülakatlarda kendi olmalı, bir şeye dikkat etmelerine gerek yok. Bir tek, sonuçta bireyi tanımaya çalışmak üzerine kurulu bir sistemden bahsettiğimiz için, biz o bireyin daha önce neler yaptığına bakmaya çalışıyoruz. Bir durumla karşılaştığında nasıl tepki veriyor, sorunları nasıl çözüyor, o sorunları çözerken neler yaşıyor? Sorularımızın içinde zaten var, formu açıp baktıklarında görecekler. Her bir sorunun altında kimle yaptın, nasıl yaptın, neden yaptın gibi bir takım sorular var 5N1K gibi, bu soruların cevaplarını eğer kendilerine verirlerse ve mümkün olduğunca geriye dönüp çeşitli durumlarda neler yaşadılar, nasıl tepkiler verdiler onları düşünüp gelirlerse ve dürüst olurlarsa o zaman zaten bir problemimiz yok. Günün sonunda dediğim gibi biz işe en doğru adayı almaya çalışıyoruz, çünkü o iş eğer o kişiye uygun değilse, zaten geldiğinde mutsuz olacak. Hem onun için bir zaman kaybı, hem şirket için bir zaman kaybı. Birey nerede mutlu olacaksa ve orada çalışırsa, herkes için daha hayırlı bir sonuca ulaşıyoruz. O yüzden de kendileri olsunlar, dürüst olsunlar, kendilerini tanısınlar. İş deneyimleri burada da devreye giriyor: herhangi bir stajda neyi sevdi, neyi sevmedi, niye sevdi, ne sorunu çözdü, nasıl bir süreçten geçti? Burada beklediğimiz hiçbir şey rocket science değil yanlış anlaşılmasın, sonuçta öğrenci olarak mezun olmuş bireylersiniz, biz de bunun bilincinde mülakatçılarız. O yüzden de sakin olup kendileri olmaları bizim için yeterli.

2