Cevaplar 2

973 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Burada IT grubumuz olan Intertech ve DenizBank olmak üzere iki farklı kurumdan bahsedeceğim. Ben haftada bir günümü Intertech’le geçiriyorum. Intertech’te her gün serbest kıyafet giyilen, insanların daha inovatif ve yaratıcı olduğu, projelerin zamanlarına göre farklı yoğunlukların yaşandığı, ciddi dostlukların ve arkadaşlıkların kurulduğu, üretmenin, farklı projeler yapmanın ve hep başarılı olmanın mümkün olduğu, eğlenceli, keyifli ve özgür bir aile ortamı var. Bunu Intertech’te olan herkes kalbinde yaşıyor. Sektörde de her zaman Intertech’in bir okul olduğu ve orada çalışmanın bir ayrıcalık olduğu bilinir. Intertech’ten ayrılan biri oradaki sıcaklık ve heyecan için geri dönmek ister. DenizBank 20 yaşında çok genç, başarı odaklı, kimsenin yapmaya cesaret edemediği işlerin yapıldığı, idealist ve iddialı bir banka. DenizBank hiç kimsenin yapamadığını bu 20 yıllık serüveninde yaptı. Böyle kurumlarda olmak bir ayrıcalık çünkü böyle bir ekibin içinde olduğunuzda bir şeyleri değiştirebilme ve yeni fikirleri hayata geçirebilme fırsatınız var. Bu nedenle pek çok rakibinden önde bir kurum. İyi ki DenizBanklıyım diyorum.

843 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Satış demek karşınızdaki bir insanı ikna etmek demektir ve satış alanında çalışmanın zor yanı da budur. Bankacılık tarafında satış alanında büyük beklentileri, küçük ihtiyaçları ve hedefleri aynı anda karşılayabilmek zorundasınız. Portföy Yöneticisi pozisyonundaki yönetici kelimesi de buradan geliyor.

Bankacılığın hangi alanında çalışırsanız çalışın eğer bir Portföy Yöneticisiyseniz belli bir süre sonra kendi tarzınızı oluşturuyorsunuz. Kendi doğrularınızı, stilinizi, müşteriye hangi noktadan yaklaşmanız ve neyi ön plana çıkarmanız gerektiğini, müşterinin güvenini kazanmanın ne olduğunu zamanla öğreniyorsunuz.

Ben bankacılık kariyerime MT eğitiminden sonra Portföy Yöneticisi olarak başladım ve 2 buçuk yıl boyunca Portföy Yöneticiliği yaptım. O zamanki ilk yöneticimiz bize sahada çalışmanın ne kadar önemli olduğunu belli bir süre sonra anlayacağımızdan ve empatiden bahsediyordu. Bu yüzden sahadaki arkadaşları anlayabilmek, o empatiyi kurabilmek ve o tecrübeyi zamanında kazanmak çok önemli.