Cevaplar 12

Filtrele:Sırala:

FMCG sektöründe çalışmak isteyen öğrencilere (kamp dönemindeki kişilere) tavsiyeleriniz nelerdir? (1 Cevap)

Kamp döneminin en önemli konusu kuvvetli rakiplerle hazırlık maçları yapmaktır. Bu yüzden benim tavsiyem; olabildiğince şirketlere yakın olsunlar. Şirketlerin aktivitelerine gitsinler, şirket tanıtımlarına katılsınlar, şirket değerlerini yakından takip etsinler. En önemlisi o şirketlerde kuvvetli hazırlık maçlarına çıksınlar. Staj yapsınlar, farklı departmanları görsünler ve kendilerine en uygun departmanı, en uygun işi ve en uygun şirket kültürünü tespit etmeye çalışsınlar ki doğru hedefi mezun olmadan önce belirleyip direkt olarak hedefe başvursunlar ve o hedefi yakalamak için mücadele etsinler. FMCG ile çalışmak istiyorlarsa, hızlı tüketim sektöründe hayat çok hızlı ilerliyor. Yenilikleri ve teknolojiyi çok yakından takip etmek gerekiyor. Kendilerinin fark ve değer yaratabileceği branş neyse direkt olarak o kanala yönelmekte fayda görüyorum.

Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunları ne iş yapar? İş imkanları nelerdir? (5 Cevap)

Endüstri Mühendisleri her işi yapar. Satış, pazarlama, üretim, lojistik, planlama, finans, IT gibi birçok alanda çalışırlar, hatta futbolcu olan bile var. Bu sebeple Endüstri Mühendisliği çok geniş bir alana ve çok kuvvetli bir temele sahip çünkü bütün branşlardan kendinizi görüp geliştirme fırsatı veriyor. Toplam eğitiminiz süresince nerede yoğunlaştıysanız, ne tarafa ağırlık verdiyseniz o sizi farklı bir kariyere sürüklüyor. Ben üniversiteyi bitirmeden önce lojistik hayalim vardı. Sonrasında göz açıp kapayıncaya kadar P&G’de çalışmaya başladım. Açıkçası hayaller ve gerçekler arasında da büyük farklılık var. Endüstri Mühendisliği’nin bütün branşlara bakıldığı zaman oldukça geniş imkânlara sahip olduğunu söyleyebilirim.

Sabancı Üniversitesi'ndeki eğitiminiz size neler kattı? (1 Cevap)

Ben Alman Lisesi mezunuyum. Dolayısıyla matematik altyapısı kuvvetli olan bir okuldan geldim ve Sabancı Üniversitesi’nde o matematik altyapısı oldukça pekişti. Bunun yanı sıra sosyal olmak ve kendini doğru ifade edebilmek adına birçok imkanlar sağlandı. Yeni kurulmuş bir üniversite olmasına rağmen o dönemin şartlarında birçok platform yaratılmıştı. Üniversite dönemini lige başlamadan önce çok iyi bir kamp dönemine benzetiyorum. İngilizce eğitimi vermesi, yurtdışıyla bağlantılı olması ve yurtdışındaki hocalarla iyi bir iletişim içerisinde olması bugünler için çok iyi bir kamp dönemi oldu diye düşünüyorum. Bugün düzenli olarak kalabalık gruplar karşısında fikirlerimizi, planlarımızı ve inandıklarımızı anlatıyoruz. Eğer o günkü altyapı olmasaydı bugün daha fazla zorluk çekerdim. Bu yüzden Sabancı Üniversitesi hem matematik altyapı hem dünyayı takip edebilme hem de kendini doğru ifade edebilme alanlarında bana çok değer kattığını düşünüyorum.

P&G'de nasıl yurt dışı kariyer fırsatları ve iş olanakları var? (1 Cevap)

P&G’de yurtdışında kariyer yapma fırsatı oldukça geniş durumda. Sadece Satış Departmanı’nından 20’ye yakın arkadaşımız Amerika, Cenevre, Dubai başta olmak üzere dünyanın dört bir yanında görev almaktalar. Hatta geçen yıl benim takımımdan bir arkadaşım Avusturalya’da Melbourne’e gitti ve şu an oldukça keyfi yerinde. Özetle çok fazla fırsat var ve P&G’yi diğer rakiplerinden ayıran en önemli özelliklerden birisi de bu. Yeniliklere ve yeni fikirlere açık olması nedeniyle dış dünyayla oldukça bağlantılı durumda ve yurtdışından gelip Türkiye’de çalışan da birçok arkadaşımız var. Dolayısıyla yurtdışı olanakları oldukça fazla diyebiliriz.

P&G'de nasıl bir şirket kültürü var? P&G mülakatlarında hangi özelliklere dikkat ediyorsunuz? (1 Cevap)

Öncelikle PG& gerçekten çok çağdaş, modern, farklı fikirlere değer veren ve fikrinizi özgürce ifade edebildiğiniz bir şirkettir. Beni P&G’de en çok etkileyen konulardan bir tanesi; ortaya koyduğu prensip ve değerlerle gerçeklerin örtüşüyor olmasıdır ve bence P&G’nin uzun yıllardır ayakta kalmasının en temel nedeni insan prensibidir. Burada her şey insan ile başlar ve insan ile ilgili alınacak kararlar her şeyden önemlidir. Farklılıklara ve yeniliklere çok açıktır. Yeni fikirlerin gönül rahatlığıyla söylenebildiği bir yerdir. Bahsettiğim çağdaşlık aslında biraz da buradan geçiyor ve oldukça kurumsal bir yapısı vardır. P&G mülakatlarında daha önce de bahsettiğim gibi, benim için kazanma hırsı en önemli etmenlerden bir tanesidir. Kazanma hırsı olan, analitik düşünebilen, kendine güvenen ve doğru bildiğini özgürce ifade edebilen, bu fikirleri savunabilen insanlara dikkat ediyorum. Bunun dışında dünyayla iç içe olmak, çevresinde olup biteni hissetmek, iyi uygulama yapabilmek ve disiplinli çalışmak gibi durumlar benim için çok önemlidir. P&G’de ise; “Biz en iyiyi aramıyoruz.” mottosu hakimdir. Ben şahsen mülakatlarda en iyi kim şeklinde bakmıyorum. Mülakat yaptığım pozisyona en uygun en uygun fideden aday kimse ona bakıyorum. O pozisyonun gerekliliklerini karşılayabilecek adaylara öncelik veriyorum. Bu yüzden de bu mülakatlara girerken en doğru psikoloji, adayın kendisinin o pozisyona olan uygunluğunu ölçmesi diye düşünüyorum.