Kamu Satışı nedir? (1 Cevap)

Kamu Satışı, TürkTraktör olarak devlet bünyesinde faaliyet gösteren kamu kurumlarına yaptığımız satışlardır. Bu kurumlar; belediyeler, üniversiteler, çeşitli bakanlıklar ya da enstitülerdir. Bu kuruluşların traktör, ekipman, iş makinesi ihtiyacını gerek ihale yöntemiyle gerekse Devlet Malzeme Ofisi aracılığıyla biz karşılıyoruz.

TürkTraktör'deki Satış ekiplerini ve hedeflerini anlatır mısınız? (1 Cevap)

Satış Genel Müdür Yardımcılığı bünyesinde traktör, ekipman ve iş makineleri için çeşitli müdürlüklerimiz var. New Holland ve Case IH olmak üzere iki markamız, bu markaların grup müdürlükleri, bunun altında da bölge müdürlükleri var. Her Bölge Müdürü kendi bölgesinden sorumlu bayileri yönetiyor. Bizim satışlarımız bayiler aracılığıyla gerçekleşiyor, kamu satışları hariç müşteriye direkt satışımız yok. Kamuda kendi ihalesini yapan kurumlara direkt satış yapabiliyoruz.Satış Grup Müdürlüklerinin yürüttüğü süreçler, bayilere zamanında ürün tedariğisağlanması üzerine gerçekleşiyor, Bölge Müdürleri de bu koordinasyondan sorumlu olarak çalışıyor. Sadece traktör için değil, ekipman için de müdürlüğümüz var. Bu sayede traktör harici diğer ekipmanların satışını gerçekleştiriyoruz ve oradan da müşterilerimize ulaşıyor.Bunun dışında benim bölümümün bağlı olduğu Özel Filo ve İkinci El Satışlar Müdürlüğü’nde bayilerimizin filo müşterilerine yaptığı satışlar takip ediliyor. Elinde en az dört traktörü olan müşteriler, filo müşteri olarak geçiyor. Bir müşterinin elinde dört tane traktör varsa muhtemelen ya tarımla ilgili bir iş ya da traktörleri kullandığı başka bir iş yapıyordur. Bu tarz müşteriler bayilerimizden alım yaptığında onlara özel indirimler sağlıyoruz ki müşteri sadakati oluşturalım ve bizi tercih etsinler. Bu tarz satışlarımız Filo Departmanı tarafından gerçekleşiyor.Bunun dışında Satış Genel Müdür Yardımcılığı bünyesinde iş makine satışlarının takip edildiği Case İş Makinesi ve New Holland İş Makinesi Grup Müdürlüğü olarak iki departmanımız var.

Satış alanında çalışmak isteyen yeni mezun ve öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir? (4 Cevap)

Ben öğrenciyken stajlarım sayesinde ne istediğime karar verdim ve tüm stajlarım Koç firmalarındaydı. İlk stajımı Koç Bank’ta yaptım ve bankada olmak istemediğime karar verdim. İkinci stajımı Arçelik’te Satış Departmanı’nda yaptım ve çok ataerkil gözükmesine rağmen bana çok çekici geldi. Oranın o dinamik havası, sürekli müşterilerle ve bayilerle görüşmek, ürünlerin sevk edilmesi, siparişlerin gelmesi beni daha çok cezp etti.Dolayısıyla bir karar verdikten sonra oraya giden yol oluşmaya başlıyor ve farkındalık sahibi olup çıkan fırsatları ona göre değerlendiriyorsunuz. Uygun pozisyonları takip edip pozisyonun gerektirdiğine ilişkin yetkinlikler kazanarak, eğitimler alarak, bu işi yapan insanlarla konuşarak bilgi sahibi olduktan sonra eğer pozitif bir insansanız, çalışmayı ve insanları seviyorsanız bölümün içine girdikten sonra işi öğrenip yürüyüp gidiyorsunuz.

Satış alanında çalışmak için nasıl özelliklere sahip olmak gerekir? (10 Cevap)

Satış alanında çalışmak için en önemli yetkinlik iletişimdir. Ben bunun geliştirilebilir olduğuna inanıyorum ama biraz da içten ve doğuştan gelen bir özellik olduğunu düşünüyorum. Sonradan da edinilebilir ama burada önemli olan samimiyet. Bu yüzden samimi ve içten olan, karşısındaki insanın ihtiyaçlarını algılayabilen, farkındalık sahibi ve kolay iletişim kurabilen kişileri arıyoruz. Müşterinin ihtiyacını anlayabilmek ve ona doğru ürünü sunabilmek için neye önem verdiğini tespit edebilmek çok önemli. Bu yüzden kişinin insan ilişkilerinin kuvvetli olması, hareketli, dinamik ve pozitif olması, yaşam tarzının seyahate uygun olması, stres altında kaldığında bunu kontrol edebilmesi, insanlarla konuşmayı ve onların ihtiyaçlarını anlamayı sevmesi bizim için tercih sebebidir.

Satış alanında çalışmanın zor yanları nelerdir? (22 Cevap)

Ben ilk işe girdiğimde tarım sektörü ve traktör çok ataerkil gelmişti. Satış Departmanı’ndaki tek kadın çalışan bendim ve ilk başta tabii ki tereddütlerim oldu ama sonradan işin içine girince korktuğum gibi olmadığını gördüm. Artık bu sektörde çok fazla kadın çalışan var çünkü son yıllarda bu farkındalığın arttığını düşünüyorum.Kadınların iletişimde başarılı olduğu yadsınamaz bir gerçek. Dolayısıyla dezavantajlı gibi görünen birçok şey avantaja çevrilebiliyor. İlk başta çok ataerkil gibi görünen bir sektörde bile bir kadın çalışan olarak işinizi severseniz, emek verirseniz, seyahat, yorucu tempo, stres gibi şeyleri gözünüzde çok büyütmeden o fedakarlığa katlanabilirseniz çok başarılı olabiliyorsunuz çünkü geri dönüşler çok kıymetli oluyor. Ben bir müşterinin fikrini değiştirebilmekten zevk alıyorum. Onun neye ihtiyacı olduğunu anlayıp onu mutlu edecek ürünü sunmaktan büyük keyif alıyorum. Bunun çıktıları hakikatten paha biçilemez.

Kadın bir Yönetici olmak nasıl bir deneyim? (2 Cevap)

Bir kadın olarak bir ortama girdiğinizde bütün aura değişiyor. İnsanlar size daha naif yaklaşıyor, biraz daha alttan alınıyorsunuz ve daha pozitif bir etki oluyor. Bu yüzden ben avantajlarını yaşıyorum diyebilirim çünkü müşterilerimizle ya da bayilerimizle çok kolay iletişim kuruyoruz. Bence bu sektörde ve bu departmanda kadın bir yönetici olmak çok güzel. Kendimi bu anlamda çok mutlu hissediyorum.

TürkTraktör'deki kadın erkek dengesini anlatır mısınız? (1 Cevap)

TürkTraktör dışarıdan bakıldığında tarım sektörüne traktör satan bir firma olarak çok ataerkil algılanıyor. Koç Holding’in de desteklediği He For She çalışmaları kapsamında bizim şirketimizin de dahil olduğu çalışmalarla, kadın yöneticilerin bu sektörde ya da iş hayatında katılımının arttırılması konusunda çalışmalar yapıldı ve çok başarılı sonuçlar alındı. Burada kadın yöneticilerimize eşitlik ilkesiyle aynı haklar veriliyor. Ben bu algının son yıllarda yıkıldığını düşünüyorum çünkü bizim çok kadın yöneticimiz var ve bu anlamda çok mutluyuz. Zaten TürkTraktör’ün bir Koç şirketi olmasından kaynaklı oluşan kurumsal yapısı sayesinde sosyal ve yan haklar bakımından bizi genel anlamda mutlu ediyor ve yeterince huzurlu bir ortam yaratılıyor. 

TürkTraktör'de nasıl sosyal kulüpler var? Müzik Kulübü'nün etkinliklerini anlatır mısınız? (1 Cevap)

Ben yapı olarak sadece işe gidip gelmekle yetinmeyi sevmiyorum. Bence insanın hayatta sevdiği ve önem verdiği hobilerine zaman ayırması lazım çünkü ben iş ve özel hayat dengesinin bu şekilde daha sağlıklı olabileceğini düşünüyorum.Bu anlamda şirketimizin çok güzel uygulamaları var. Mesela ben yıllardır müzik bağımlısıyım. Müzikten çok hoşlanıyorum ve şarkı söyleyip gitar çalıyorum. İşe girdikten sonra bu tarz şeylere zaman ayırmanın zorlaştığından yakınırdık ama artık yakınmıyoruz çünkü şirketimizin bir Müzik Topluluğu var. Benim gibi arkadaşlarımın bir araya gelmesini sağlayan bu organizasyonla geçen 14 Şubat’ta bir konser verdik çok da keyifli oldu.Bu etkinlikler insanın işe bağlılığını arttırıyor. İşe gidip gelirken işinizde sizinle aynı hobileri paylaşan insanlarla ortaya bir şey çıkarıyorsunuz, bu da inanılmaz bir motivasyon sağlıyor. Ortaya çıkardığınız şeyi konser olarak sunup alkış toplamak daha da güzel. Buna benzer olarak bir Tiyatro Kulübümüz var. Aynı zamanda İyilik Fabrikası, Bisiklet ve Balıkçılık Kulüplerimiz de mevcut. Bütün çalışanlarımız kendilerine uygun bir hobiyle bu kulüplere katılım sağlayabiliyor ve bu motivasyonumuzu yükseltiyor.

İstatistik Bölümü mezunu ne iş yapar? İş imkanları nelerdir? (3 Cevap)

İstatistik Bölümü mezunları bankacılık, aktüel, sigortacılık veya okulda aldığı derslere göre bilgi teknolojileri bölümlerinde çalışabiliyorlar. Çalışma alanı çok geniş, bir bölümde uzmanlaşmayı gerektiriyor ve okurken hangi konuda uzmanlaşacağınıza karar vermeniz gerekiyor çünkü ona göre ileriki yıllarda başvuracağınız pozisyonlar netleşiyor.Ben staj yaparken ne istediğime karar verdim. Banka stajında bankacı olmak istemediğimi fark ettim ve bir satış stajında satışçı olmaya karar verip buna yönelik hareket ettim. Dolayısıyla hangi alanda çalışmak istiyorsanız ona yönelik hareket etmeniz gerekiyor çünkü İstatistik bölümü mezunları için çok farklı alanlarda çalışma imkanı var.

Biyoistatistik Yüksek Lisansı size neler kattı? (1 Cevap)

Biyoistatistik, Hacettepe’nin Tıp Fakültesi’ne bağlı bir bilim dalıdır ve hasta verileriyle uğraşır. İstatistik bölümünde okurken hangi verinin hangi yöntemle analiz edileceği gibi pek çok yöntem öğreniyorsunuz ama bunun uygulamasını çok az yapabiliyorsunuz. Yüksek lisans da benim için buna yönelik bir karardı. Orada hasta verileriyle uğraşıldığı için veri boldu ve bütün öğrendiğimiz yöntemleri bu sayede uygulayabildik. Böylece analitik düşünce yapımızı geliştiren, daha hızlı karar almamızı sağlayan bir araç oldu. Yüksek lisansı Biyoistatistik’te yapma nedenim de bu yöntemlerin uygulanışını görmek, çıktıları yorumlamada ve analitik düşünmede kendime yetkinlik kazandırmak diyebilirim.

CEVAPLARI FİLTRELE

Soru Etiketi
Şirket
Üniversite
Bölüm

Filtreyi Temizle