Access Türkiye Onaylı Hesap

1 kişi, 23 cevap verdi.

Cevaplar 23

Yükleniyor...
220 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Access Consciousness’ın Türkçe karşılığı, bilince erişim demektir. Bir Amerikan öğretisidir ve merkezi Texas’tadır. Access Consciousness’ın içinde çok geniş bir yapı var. Başlayacağınız ilk nokta Bars Terapisi’dir. Bunun dışında Beden Terapisi ve felsefeyi anlatan ana sınıflarımız var.

Access Consciousness’ı diğer öğretilerden ayıran en büyük özellik; Nörolog Jeffrey Fannin'in yaklaşık 1 sene 300 kişi üzerinde yaptığı Bars ve Beden Terapileri sonucunda, kişilerin nöronlarındaki değişimleri, bu değişimlerin davranışlarına nasıl yansıdığı, kişinin değişen bu davranış kalıplarından sonra evrene ve hayata olan uyumluluğunun nasıl değiştiğiyle alakalı yapılan bir çalışmadır. Şu anda da bu değişen davranış kalıplarının insanları daha da ileriye götürebilmesi için neye ihtiyaç olduğu ve bu çalışmanın nasıl devam edeceği konusunda ikinci setup çalışması yapılıyor.

Sistemin içinde son 2 senedir Ana Lisans Eğitmeni olarak çok ciddi miktarda Nörolog, Psikolog ve Psikiyatr oluşmaya başladı. Kanada’da Dr. Terry’nin bir araştırması yayınlandı, biz de Nisan’ın sonunda web sitemizde yayınlayacağız; Kendisi yaklaşık 1 sene boyunca hastaları üzerinde anksiyete, panik atak, şizofren ve bipolarla alakalı Bars üzerinden çalışmalar yaptı. Bu çalışma, hangi hormonların değiştiğini, nöronların nasıl bir etkisi olduğunu, kişinin davranışlarının nasıl değiştiğini açıklayan bir çalışmaydı. Dolayısıyla Access’in yaygın olma şekli genellikle enerji üzerine oluyor ancak bu işin bir konvasyonel tarafı da var. Her öğretide olduğu gibi Access’te de böyle. Bu tamamen eğitmenin çabasıyla, araştırma potansiyeliyle, bu işe vakit ayırmasıyla doğru orantılı olarak değişiyor. Bizim koçluk zamanlarımızda birçok arkadaşımız koçluğu da kendi bakış açısıyla yapmaya başlamıştı. Bu tamamen sizin şahsi talebinizle alakalı değişiyor.

Ben bu işe çok fazla vakit harcıyorum. Çok fazla okuyorum ve nöronlara takmış vaziyetteyim. Nöronların nasıl değişim geçirdiğini ve insanların nasıl bu kadar değiştiğini araştırıyorum. Dolayısıyla Access’in diğer öğretilerden açık ara tek farkı bugün için bu. Biz bu çalışmaları takip etmeye devam ediyoruz, bizi takip edenler de bu yenilenen bilgileri bizim sayemizde öğrenebilirler.


213 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Farkındalığı, madde ve canlar dünyası olmak üzere iki şekilde anlatabiliriz. Madde dünyasında cansız gibi gözükse de atom seviyesinin en derinine indiğinizde bile her maddenin bir titreşimi olduğunu görürsünüz. Bu o maddenin yapısını ve nasıl oluştuğunu bize açıklar.

Canlılarda ise konu biraz daha farklı ve daha zengindir. Ben bunu bir orkestraya benzetiyorum. Orkestrada her enstrümanın ne kadar çalacağı, sesini ne kadar yükselteceği, hangi notaya geçeceği ve bütün orkestranın nasıl düzenleneceğiyle alakalı bir akış ve o akışı belirleyen bir şef vardır. Bütün algımızı ve ritmimizi o şef belirler. Biz de bu şefe farkındalık diyoruz. Orkestranın kendisini en iyi şekilde ifade edebilmesi için zihnimizin daha az çalışmasına, daha az düşünmeye, daha çok anda kalmaya ihtiyacımız var. Bir şeye konsantre olma durumumuz bizim farkındalığımızdır. Konsantre olduğumuz andan itibaren eğer zihinde değilsek ve zihinden bilgi gelmiyorsa, her şeyi okuyup fark etmeye başlarız. Mesela ben şu an seninle konuşurken etrafımdaki her şeyi algılıyorum ve görüyorum çünkü şu anda sadece buradayım. Ne sorduğunu ve ne cevap vermem gerektiğini düşünerek bunu dikte ediyorum. Farkındalık da böyle bir şey…

131 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İçerideki sistem çok bireysel bir yapıya sahip. Biz B to B dediğimiz bir sistemle ilerliyoruz ve bireysel insanların seçerek ilerlediği bir yapılanma var. Benim dünya genelinde tanık olduğum bazı şeyler var. Mesela Amerika’da Google’ın merkezindeki çalışanlar 3 aylık bir kişisel gelişim kampına girdiler. Google bu tür konularda öncü bir firma ve bu kampla beraber kendi içindeki turnover’ın sebebini bulmaya çalıştı. Dünya bazında da bütün büyük şirketlerin derdi turnover’dır. İnsanların sürekli işten çıkmasıyla birlikte işe tekrar alım ihtiyacı oluyor çünkü artık gençlerimizin dinamikleri ve istekleri çok farklı. Bizim zamanımızda marka değeri, iyi bir şirkette çalışmak ve MBA çok önemliydi. Şimdiki gençlerde inovatif ve yaratıcı olmak, geleceğin onlara ne kazandıracağına bakmak gibi konular olduğu için çok çabuk sıkılıyorlar ve bu yüzden onları elde tutmak biraz zor oluyor.

Kişisel gelişim sonucunda oradan çıkan bilgiler de çok enteresan. “Şirkete marka bağlılığı olarak bağlanmak istemiyoruz, bu şirketi sevdiğimiz için burada olmak istiyoruz. Biz bir şirkette olacaksak, Google olduğu için olmamalıyız, sevdiğimiz için olmalıyız. Yöneticimizle konuşabilmeliyiz, iletişimimiz çok iyi olmalı, yaratıcılık adına kafamızdan geçen her şeyi ortaya çıkarmalıyız.” Bugünkü düzene baktığımız zaman bu biraz zor ama imkansız değil.

130 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Kurumsal hayatı bırakmadım. Kurumsal hayattan çıkıp biraz dinlenmek istedim ama sonra başıma bunlar geldi. Hiç planlamadığım bir akışın içine girdim ve devam eden olaylar beni bu noktaya getirdi. Şirketi kurarken korkmadığımı söylemem çok tuhaf olur. Korkmanın da ötesinde uykusuz kaldığım günler ve haftalar oldu çünkü bizim toplumumuz genellikle her şeye kötü tarafından bakar ve zarar gelmemesi için koruyucu davranır. Bana da ekonomi kötüye gittiği için para kazanamayacağımı veya bu işi yapamayacağımı söylediler ama halbuki bu şirket ihtiyacı para kazanmak amacıyla değil, benim kişisel gelişim yolculuğumla ortaya çıkmıştı. Gerçekten çok kötü günler geçirdim, çok korktum ve depresyona girdim. Diğer insanlardan farkım vardı çünkü onlar belki o duygunun içinde 6 ay kalıyordu ama ben ne yapmam gerektiğini bildiğim için 6 günde o duygudan çıkıyordum. Hiç vazgeçmedim çünkü buna çok inandım. Değiştim ve bu öğretinin ve fikrin arkasında hayatta sunduğum fikirlere ve insanların değişimlerine gerçekten ciddi bir etkisi olduğunu gördüm.

Bunun yanında son 2 senedir Amerika ve Kanada’daki nörologlarımız ve doktorlarımız sistemde eğitmenler ve hepsi çok iyi arkadaşlarım. Ben de sürekli onların bu konularla alakalı araştırmalarını okuyorum.

Ben çok değişik bir profilim, beni tanıyanlar bilirler. %50 bilime, %50 de spiritüel dünyaya sahip olan bir kafam var. Her bilginin arkasında mutlaka bir konfirmasyon ararım ama enerjiye tamamen inanırım. Dolayısıyla insanların hayatları bu kadar değişiyorsa, insanlar bu hastalıkları yenebiliyorsa, hayatının hiçbir zaman değişmeyeceğini düşünüp bu yolculuktan sonra tamamen değişiyorsa buna bir bakmak lazım. Ben de bundan hiç vazgeçmedim ve buna çok inandım. İnanmak beni hep ayağa kaldırdı ve devam etmemi sağladı.

114 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Access eğitimlerine herkes katılabilir. Temel eğitimlere katılabilmek için Bars Eğitimi hariç ön koşullar var ama Bars Eğitimi’ne herkes katılabilir. 16 yaşından küçük olan gençlerimizi ücretsiz olarak, 16-18 yaş arasındaki gençlerimizi  %50 indirimle eğitime alıyoruz. 18 yaştan sonrasını da yetişkin sayıyoruz. Herkese açık bir eğitim olduğu için isteyen herkes alabilir.