Unilever Leadership Internship Programme (ULIP) - Marketing

The Unilever Leadership Internship Programme is three-month-long summer internship programme for students to help them acquire work experience and kick-start their careers.

Cevaplar 7

844 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Unilever Leadership Internship Programme (ULIP); Unilever’in 3 aylık yaz dönemi staj programıdır. Sizler kariyerinizin başlarındayken deneyim edinmeye çalışıyorsunuz, biz de Unilever olarak size fırsatlar sunmaya çalışıyoruz. Bunlar kimi zaman staj programları, kimi zaman da okullarda yaptığımız etkinlikler olabiliyor. ULIP de bu anlamda yaz döneminde 3. sınıf ve Master 1. sınıf öğrencilerine sunduğumuz, burada onlara çalışma fırsatı yarattığımız staj programıdır.

906 görüntülenme
·
Transkripti Göster

ULIP, UFLP programına oldukça benzer bir şekilde işliyor. Bir başvuru formuna takiben online bir oyunumuz oluyor. Bunun sonrasında dijital mülakat aşamasına geçiliyor. Burada UFLP’den biraz daha farklı olarak yetkinlik bazlı sorular soruluyor ve bunlara hayatınızdan örnekler vermenizi bekliyoruz. Değerlendirme aşaması Unilever’in İşe Alım Ekibi tarafından gerçekleşiyor ve bu aşama da olumluysa kişileri birebir mülakata çağırıyoruz. Bu mülakatta da o departmanın yöneticileriyle beraber yetkinlik bazlı bir mülakat yapılıyor ve teklif veriliyor.

1
680 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bizim işimizin temelinde Unilever’in liderlik standartları var ve bu standartları her aşamada ölçümleme sistemi olarak kullanıyoruz. Bunu işi alırken yapıyoruz ve çalışanlar bizim için bir kılavuz oluyor. Mülakatlarda da Unilever’in liderlik standartlarını ve yetkinliklerini soruyoruz. Kişilerden de birebir yaptıkları örnekleri istiyoruz ama büyük örneklerden ziyade kişinin o projede neler yaptığını ve nasıl çalıştığını duymak istiyoruz. Bu örnekler okuldaki bir proje veya özel hayatlarındaki bir deneyim olabiliyor.

1
1,361 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Unilever’de pazarlama kariyeri yapmak istiyorsanız fırsatlar çok değişken ve çok çeşitli. Bu biraz da sizin isteğinize bağlı. Bir işe giren olarak Unilever Türkiye’den başladığınızı düşünelim, 2-3 tane alternatif var elinizde: bir tanesi şuan benim de içinde olduğum Brand Development dediğimiz kategori sorumluluğu olabilir, Brand Building dediğimiz markaların stratejilerini execute eden sadece Türkiye pazarından sorumlu bir ekip olabilir ve de Customer Marketing dediğimiz retail partnerlarla ortaklaşa yaptığımız pazarlamadan sorumlu olabilirsiniz. Ama nereden sorumlu olursanız olun bu bir başlangıç. Ondan sonrası biraz size bağlı: Türkiye’de mi kalmak istiyorsunuz, Türkiye’de kalıp sadece Türkiye’den mi yoksa değişik ülkelerden mi sorumlu olmak istiyorsunuz, başka bir ülkeye mi gitmek istiyorsunuz? Bu biraz sizin kendiniz için çizdiğiniz kariyer çizgisine bağlı olarak değişiyor. Fırsatlar her zaman çıkıyor, birazcık başlamak ve sonrasında fırsatlara açık olmak gerekiyor. Bizim bugün İtalya’da, Hollanda’da, Londra’da, Çin’de, Afrika’da çalışan ve Türkiye’de çalışmaya başlamış olan bir sürü çalışma arkadaşımız var. Hepsi kendilerine göre bir yol çiziyorlar ve o yolda ilerliyorlar.

1
1,971 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bir kere meraklı bir insan olmak lazım, bir şeyleri yaratma dürtüsü olması lazım, bir şeyleri farklı yapma dürtüsü olması lazım. Bana göre iyi bir pazarlamacının biraz merakı ve yaratıcılık ruhu olması lazım. Çünkü bizim işimiz aslında fikir yaratmak, marka yaratmak. Onun haricinde bağlantıları kurabilmek çok önemli, aslında her işte önemli ama bizim işimizde biraz daha fazla önemi var. Tüketiciyle ürünün bağlantısı, ürünle iletişimin bağlantısı, iletişimle fabrikaların bağlantısı... Hepsi bir ağ ve senin o bağlantıları çok iyi kurabilmen lazım ki doğru iletişim stratejisiyle hedef kitlene en iyi ürünü en iyi fiyatla sunabilesin. Bu bağlantıları kurabiliyorsan eğer iyi bir pazarlamacı olma potansiyelin olabilir ama bu iyi bir pazarlamacı olacağın anlamına gelmez, bir de tabiki tutku ve istek lazım. Gerçekten önce ben pazarlamacı olmak istiyorum demek lazım, bunu da sırf ünvanla güzel ofislerde çalışacağımla değil, tutkuyla yapmak lazım. En iyi pazarlamacı sürekli tüketicinin yanında olan pazarlamacıdır. Mesela benim ortalama yıl içinde ofiste geçirdiğim vakit toplam çalışma gününün üçte birini geçmez, mesela daha geçen hafta Arabistan’daydım. Sahada olman lazım, tüketicilerin alışveriş yaptığı yerlerde olman lazım, onlarla sohbet etmen lazım, biraz işin göbeğinde olman lazım. Pazarlama işi ofiste yapılmaz, bu da başka bir gerçek.

2