Cevaplar 35

Sırala:
Elbette büyük çoğunluğu doktorluk yapmaktadır. Üniversitede akademisyen olarak devam etmek de bir tercihtir. Akademisyenlik temel bilimler ve klinik bilimler alanında olabilir. Akademisyen olarak bilimsel çalışmalar sürdürürken, biraz daha fazla çalışarak yasalar çerçevesinde muayenehane açmak mümkün olabilir. Yeni iş alanlarından biri de tıbbi ilaç sektörüdür. Sektörün pazarında bir pazarlama elemanı olarak görev almakla birlikte, AR-GE birimi de bir tercih seçeneğidir. "Tıp Fakültesinden arada bir doktor çıkar" sözünü duymuşsunuzdur. Bir şarkıcı, artist, yemek şirketi sahibi, turizm acentası sahibi vs. de olabilirsiniz. Ancak bunlar için tıp fakültesi okumaya gerek yok diye düşünüyorum.
Arada bir doktor çıkıyormuş işte. :p
Tıp fakültelesinde eğitim 6 yıldır. Okuldan okula değişmekle beraber, ilk 3 yıl teorik eğitim, son 3 yıl da pratik eğitim alınır.

Teorik eğitim alınan ilk 3 senede, amfilerde hocanız size ders anlatır. Bu dersler Anatomi, Biyokimya, Histoloji, Farmakoloji gibi Temel Bilimler olarak adlandırılan alanların dersleridir. Klinik Bilimlerden de Dahiliye, Pediatri, Kadın Doğum gibi alanların da temel düzeyde eğitimleri verilir.

İlk 3 yılı atlatan tıpçı, 4. senesinde artık Stajyer Doktor olarak adlandırılır. Okuldan okula değişmekle beraber, genelde, büyük stajlar olarak adlandırılan Dahiliye, Pediatri, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Cerrahi bölümlerinde staj yaparsınız. Stajlarda size teorik derslerin yanında muayene becerilerinizi geliştirecek eğitimler verilir, bir hastadan hastalığının hikayesi nasıl alınır öğretilir. Bu eğitimlerin ardından sizden hasta hazırlamanız istenir. Serviste halihazırda yatmakta olan hastalardan en başından bir hikaye alıp baştanaşağı bir muayene yaparsınız. Servislerde hocanızla vizit yaparsınız, hocanıza hasta sunarsınız. Artık iş ciddileşmiştir ve direkt hocanızla muhattapsınızdır. Her stajın sonunda teorik sınav ve sözlü sınav yapılır.

5. sınıf da yine okuldan okula değişmekle beraber küçük stajlar senesidir. Birkaç haftalık Psikiyatri, Radyoloji, Adli Tıp, Kulak Burun Boğaz gibi stajlardan oluşan 5. sınıf kimi okullarda en rahat yılken, bazılarında ise zorlayıcı geçmektedir.

6. sınıfta artık İntern Doktorsunuzdur. Sınav, staj derdi bitmiştir, fakat artık hastanede mesai yapmaktasınızdır. Bazı geceler nöbet tutarsınız. Hastaya ilk bakan doktor siz olursunuz. 300 lira civarı bir maaşınız vardır.

Artık mezunsunuz. Önünüzde TUS* adı verilen bir sınav var. Bu sınava 2 yıl boyunca harıl harıl hazırlandınız, dersanelere gittiniz (Dersane demişken, TUS'a hazırlık dersanelerine kaydolmak için yaklaşık 8000 TL'yi gözden çıkarmalısınız), denemelere girdiniz, kamplara katıldınız.
Eylül ve Nisan olmak üzere yılda 2 defa yapılan bu sınav neticesinde aldığınız puana göre tercih yapıp bir bölüme yerleşirsiniz ve yerleştiğiniz bölümde 3 ile 5 yıl arasında asistan hekim olarak eğitim alırsınız. Bu uzmanlık eğitimi süresince doktorluk da yaparsınız, maaş da alırsınız. Uzmanlık eğitiminiz bitince zorunlu hizmet atamanız yapılır.

TUS'ta bir yere yerleşemedinizse zorunlu hizmet atamanız yapılır. Devletin atadığı yerde Pratisyen Hekim olarak çalışmaya başlarsınız.

* http://tr.wikipedia.org/wiki/Tıpta_Uzmanlık_Eğitimi_Giriş_Sınavı

Yolunuz uzun, işiniz zor. İyi araştırılmalı, zorluklar göze alınmalı. Çileli, fakat bir o kadar da tatmin edici.

Şimdiden kolay gelsin :)
İster pratisyen hekimlik yaparsın, ister ilgini çeken bir alanda uzmanlaşırsın. İş imkanı olmama durumu yok, zorunlu hizmet yapmadan diplomanı vermiyorlar zaten.
tıpı bitirince isterseniz aile hekimi olark hemen atanabilirsiniz ya da tusa girip uzmanlık okuyabilirsiniz. sonrasında atanırsınız ya da özelde çalışabilirsiniz orası size kalmış. ama girer girmez daha staj bile görmeden bölüm seçemezsiniz seçseniz bile ileride eminim ki değişecektir
Üniversitede kalıp hayatına araştırmacı olarak devam edebilir ya da klinikte hekimlik yapabilir.
ataması rahat bir kere. kpss derdin yok. bölümüne göre ne iş yapacağın değişir tabi. cerrahiyle psikiyatrinin standartları eşit tutulamaz o yüzden uzmanlık alanına göre yorum yapabiceğim bir konu ama şunu söylemeden edemeyeceğim ki zor yani ve yorucu.
En basitiyle doktorluk yapar :) Çünkü tıp fakültesi bir meslek okuludur. Hastanede, muayenehanelerde ya da Aile Sağlığı Merkezi'nde çalışan beyaz önlüklü, steteskoplu, önünde sıra olan odalarda çalışan, gecesi gündüzü olmayan, sürekli okumak zorunda olan, fedakar kişiler olurlar. Tıbbi araştırmalarla uğraşan araştırmacılar da tıp mezunudur. Doktorluk dışında ilaç ve medikal firmalarında çalışanları da duydum hatta CEO olan kişiler de var. Politikayla uğraşan kişiler de gördüm. Her hükümette Sağlık Bakanı
tusu kazansada kazanamasada doktor olur her türlü iş bulur