İlk staj yaptığım yer bir ekonomi dergisiydi ve henüz yeni liseden mezun olmuş, 17 yaşındaydım. Çalışanların büyük çoğunluğunun yaşı o zamana göre çok büyük olduğundan insanlara nasıl hitap etmem gerektiği konusunda baya zorlanmıştım. Abi - abla diye hitap etsem olmuyordu, hanım-bey desem o kadar ciddi bir ortam yoktu. İlk haftalar bunun epey bir zorluğunu çekmiştim. 

Sonraki staj deneyimim ise bir prodüksiyon ajansıydı. Orda da çalışma saatleri epey zorlamıştı. Sete çıkmadan önce hazırlık aşaması çok kaotik gelmişti. İşe kaçta gelip gittiğin çok önemli değildi ama genelde geç saatlerde gidip, geç saatlerde çıkıyorduk. Bazı günler hiçbir şey yapmadan bütün gün oturuyorduk veya ufak tefek işler oluyordu. Ama bu ufak tefek işleri hep erteleye erteleye geç saatlere bırakıyorduk. Set günleri ise tamamen felaketti. Sabah 4'te başlayıp gece 1'de,2'de biten bir çalışma temposu vardı. Daha sonra ise işin post-prodüksiyon tarafı başlıyordu. 2'de biten işin ardından sabah 7'de post-prodüksiyon başlıyor ve gün boyu sürüyordu. İş temposu ve çalışma saatlerinin baya bir "esnek" olması beni çok zorlamıştı.

Üniversite yıllarında hep reklam setlerinde çalışmayı düşünüyordum. Staj deneyimimin ardından setlerin bana uygun olmadığını görmüştüm. Bu yüzden kendinize uygun olabileceğini düşündüğünüz iş alanlarında üniversitede okurken mutlaka staj yapın.

243 görüntülenme
Bu soruya verilmiş diğer 4 cevabı gör