Cevaplar 395

Yükleniyor...
1,752 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İş hayatını önceden görebilmeleri ve kendilerinde farkındalık yaratması için birkaç farklı firmada staj yapmalılar. İş hayatı sürekli rutin olarak gitmiyor. İyi günler de kötü günler de geçiriyorsunuz. Önünüze engeller de çıkabiliyor. Bu engeller karşısında yılmamanız, çaba sarf etmeye devam etmeniz gerekiyor. Kendinizi geliştirmeniz gerekiyor. Çünkü artık kendinizi geliştirmediğinizde eskiyorsunuz. Kendinizi sürekli yeni ve diri tutmanız gerekiyor. Eğer satış alanında bir kariyer düşünüyorsanız, 'ben gerçekten satıcılık mesleğini edinmek istiyorum' diyorsanız, kesinlikle Pronet'e uğramanız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, Pronet bu işi sizin meslek olarak edinmenizi sağlayabiliyor. Bu işi size gerçekten öğretebiliyor. Satışla ilgili kariyer yapmak istiyorsanız, burada bütün bunların hepsine sahipsiniz. Her şey sizin elinizde oluyor. Hangi bölümden mezun olduğunuzun çok bir önemi yok. Sizin gönlünüzde satışın yatıp yatmadığı önemli. Yani, gönlünüzden satış geçiyorsa Pronet bence gerçekten bir satış akademisi ve kesinlikle buraya yolunuzun düşmesi gerekiyor.

1,719 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Pronet'te kariyer tamamen sizinle doğru orantılı. Siz dersiniz ki: 'Kimsenin sorumluluğunu istemiyorum, tamamen uzman satışçı olarak çalışmak istiyorum.' O yola girebiliyorsunuz. Tamamen satış alanında uzmanlaşabiliyorsunuz. Müşteri yönetmeye devam edebiliyorsunuz. Ama derseniz ki: 'Bildiklerimi birine aktarmak, ekip yönetmek, birilerinin hayatına dokunup, onları yetiştirmek, daha fazla sorumluluk almak istiyorum.' Satış Müdür Yardımcısı olarak bir ekip kurup, o ekibin performansından ve gelişiminden sorumlu olabiliyorsunuz. Derseniz ki: 'Daha fazla sorumluluk almak istiyorum.' Bu sefer de Müdür Yardımcılarını yönetmek için Satış Müdürü oluyorsunuz. Satış Müdürü olduğunuz zaman da yöneticileri yönetmeye başlıyorsunuz. İşin her aşaması burada zevkli ve eğlenceli geçiyor. Dediğim gibi; şirketin bir ruhu var, çalıştığımız arkadaşlar gerçekten bu işe yürek veren, satış alanında kariyer yapmak isteyen kişiler olduğu için işin her aşaması gerçekten çok zevkli.

1,718 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ana görevimiz, karlı bir şekilde satış yapmaktır. Diğer görevimiz de her kanalda pazar payı kazanmak, rakiplerimize karşı her kanal ve müşteride Pazar payımızı artırmaktır.

1,650 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ben Marjinal Porter Novelli’de Müşteri Temsilcisi olarak 4 buçuk yılı aşkın süredir çalışıyorum. Benim işim; müşteri tarafından gelen talepleri içeridekiçeşitli departmanlara yaymak ve içeride üretilen şeyleri müşterilere en uygun bir dille sunmaktır. Ajansımızın içerisinde sosyal medya, tasarım, üretim gibi pek çok aşama gerçekleştiren ekiplerimiz var ve bu ekiplerin her birinin müşterilerle aynı anda diyalogta olması çok büyük bir kaosa sebep oluyor. Biz de aradaki iki tarafın dilini birbirlerine çeviren kişiler olduğumuz için her işten birazcık anlamak zorundayız. Tasarımın nasıl yapıldığını, o süreçlerin nasıl ilerlediğini bilmeliyiz. Bir şey tasarlamasak bile ortaya çıkacak şeyi doğru yönlendirecek kişiler bizleriz. Müşterinin de istediğini alt tarafa açıklamak için diğer birimlere biraz daha açıklayıcı bir şekilde brief veriyoruz çünkü bu tip kreatif çalışma isteyen işlerde müşteri tarafının isteğiyle kreatif tarafın verebileceği arasında bazen çok farklar olabiliyor, biz de o dengeyi kuruyoruz. Dolayısıyla Marjinal Porter Novelli’deki bir günümün %80’i bu dengeleri kurmak ve alışverişi sağlamakla geçiyor.

1,601 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Öncelikle, kişi çizgi üstü başarıyı hedefliyor mu? Bir 100 vardır, 100 mü senin başarın? Biz 100’ü kabul etmiyoruz. Biz 100’ün üzerini hedefleyen arkadaşları istiyoruz. Bizim için başarı çizgi 100 ise 100’ün üzerindekini hedefleyen kişi olman lazım. Bu önemli. İkinci olarak, kişinin bilgiyi sürekli kaydedebilmesi lazım. Sürekli uygulamalar geliyor, iş değişiyor, ortam değişiyor, güncel hayat, ekonomik veriler, piyasa değişiyor. Rakipler geliyor, yeni ürünler gelişiyor. Ürün özellikleri, bayi kanalının özellikleri var. Bunları kaydedebiliyor mu, bunları kullanabiliyor mu? Bunu iyi bir şekilde karşı tarafa aktarabiliyor mu? Kaydetmek, kullanmak ve aktarmak çok önemli. Empati kurabiliyor mu? Bu da çok önemli. Zamanını iyi yönetebiliyor mu? Çok önemli. Bir günün var ama yapacak çok işin var. Bunu çok iyi yönetmen lazım. Sonuçta da sayısal bir veriye, bir yüzdeye, çizgi üstü başarıya ulaşman lazım. O yüzden o zamanı çok iyi kullanman lazım. Tabi ki etkili iletişim ve ikna kabiliyetinin olması, prezentabl olman, karizmatik olman lazım. Yaratıcı olman ve kendine güvenmen lazım. Bunlar çok çok önemli şeyler. Aynı zamanda kişinin şirketin misyon, vizyon ve değerlerini iyice içine sindirip, bunu sahaya yansıtabiliyor oluşu çok önemli. Piyasayı takip edip, rakip analizlerini doğru yapabiliyor mu? Müşteriye doğru çözümler sunabiliyor mu? Bunlar çok önemli. Böyle uzayan bir liste. Bir kere işi çok sevmek lazım. Fedakarlık göstermek lazım. Hayatın odak noktasına satışı koymak lazım. Bu demek değildir ki hiçbir şekilde yaşamayacağız, sosyal hayatımız gidiyor. Zaten satış hayatın orta noktasında olunca diğer taraflarda sosyal olmak zorundasın. Çünkü satış öyle bir iş ki, insanlarla iletişim kuruyorsun, dünyayla iletişim kurmak zorundasın. Farkında olman lazım. Farkındalığının yüksek olması lazım. O yüzden bunlarla birlikte zaten sosyal hayat mecburen gelmek zorunda. O yüzden satışı orta noktaya koyun derken bütün hayatla irtibatı kesin demiyorum. Keserseniz zaten satışı orta noktaya koyamazsınız. O yüzden bu özelliklerin, bu yetkinliklerin yanı sıra tabi ki de sosyal olmak çok önemli. İnsan tanımak önemli. Yaptığınız işi çok sevmek önemli. Ve tabi ki çok fedakarlık göstermek ve çok çalışmak önemli.