Aslında bizim iki tane alımımız oluyor. Bir tanesi; daha önce hayatında hiç satış yapmamış yeni mezun ya da yeni mezun değil ama farklı farklı işlerde çalışmış, hayatımın bir döneminde de satış deneyeyim, diyen arkadaşlar. Burada hangi okuldan mezun oldukları (bölüm olarak) çok önemli değil. Çünkü biz, firma olarak satışı öğretmek istiyoruz. Bizim şöyle bir amacımız yok: Satışı bilerek gelsin. Eğer gönlünde gerçekten satış yapmak varsa, satışı öğrenmek istiyorsa, bizim için değerli biridir. Burada neye bakıyoruz? Başarı odaklı mı değil mi, sonuç odaklı mı? Takım içinde çalışacağı için de; takım çalışmasına uygun olup olmadığına bakıyoruz. Şirketin sürekli değişen ve gelişen bir yapısı var. Normal piyasa şartlarına, global dünyaya göre, bulunduğu sektörde sürekli kendini geliştiriyor, gerisinde kalmıyor. Çalışacak arkadaşın da değişime ve gelişime açık olması gerekir. Bununla birlikte, diğer tarafta ise zaten hayatını satışla kazanan, satıcılık işini profesyonel olarak, meslek olarak yapan arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlar geldiği zaman da onlara sadece ürünü öğretiyoruz çünkü satışı zaten biliyorlar. Mevcut işlerinde belki kariyer beklentileri karşılanmıyor ya da kazançlarından memnun değiller. Burası onlar için ikinci bir yer, ikinci bir şans haline geliyor. O arkadaşlarla da çalışabiliyoruz. Benim girmiş olduğum mülakatlarda, hep dikkat ettiğim şey: Aday burayı gerçekten istiyor mu, satıcılık onun için bir meslek mi? Ama gönlünün bir tarafında satış varsa, Pronet olarak o kişiye bu işi öğretme konusunda her türlü feda karlığa katlanıyoruz.
Tüm Yanıtları Gör (1)

Benzer Sorular