Pronet Onaylı Hesap

18 kişi, 167 cevap verdi.

Cevaplar 23

Yükleniyor...
895 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Pronet'e 'satıcı' olarak girdiğinizde, 'güvenlik danışmanı' olarak geçiyorsunuz. Burada sizden beklenen; perakende müşterilerine, ev kullanıcılarına, orta ölçekli iş yerlerine güvenlik sistemi hakkında bilgi verip, satış yapmanız. Müdür Yardımcısı olduktan sonra ise; ekibinizde sizin eski rolünüzü üstlenen arkadaşlara, bildiklerinizi aktarıyorsunuz. 'Bu iş nasıl yapılır, ne olursa başarılı olursunuz, sahada önünüze ne gibi engeller çıkabilir?' vb. Bizim işimizde en önemli şey pes etmemek. Pes etmeyip, engellerle nasıl baş edileceğini anlatıyorsunuz. Ekibinizle birlikte ortak bir hedefiniz var ve bu hedefi gerçekleştirmek için onları geliştirmeniz de gerekiyor. Arka planda, onların gelişimine de çok zaman harcıyorsunuz. Aidiyet duygusuyla birlikte, insanların bir şeyler öğrenip, kendi başına bu işi yapabildiklerini görmeniz inanılmaz mutluluk veriyor. Satış Müdürü olduğunuz zaman da; güvenlik danışmanlarından sonra artık, yönetici (satış müdürü yardımcıları) yönetmeye başlıyorsunuz. Ben, güvenlik danışmanı olarak başladığım için işin her aşamasında çalışmıştım. İşin hem keyifli taraflarını hem de zorluklarını birebir yaşadığınız için de know how'ınızı onlarla paylaşıyorsunuz. Satış Müdürlüğü sonrasında da Pronet'te kariyeriniz bitmiyor. Önümüzde bunun birçok örneği var. Satış Müdürlüğünün ardından, daha büyük takımlar yöneteceğiniz, müdürleri yöneteceğiniz bir pozisyonuz var: Satış Direktörlüğü. Bu sefer şirketteki satış müdürlerini yönetmeye başlıyorsunuz. İş biraz da strateji boyutuna geçiyor. Alternatif satış kanalları nasıl yaratılır, sahada tıkandığımız noktalar ya da engeller nasıl aşılır? İyi yaptığınız ve geliştirilmesi gereken yanlar nelerdir? Bunları belirleyip, strateji ile desteklediğiniz bir satış direktörlüğü var. Satış Direktörlüğünden sonra ise 'Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı' geliyor. Kendinizi geliştirdiğiniz sürece Pronet bu görevleri yapma imkânını size sunuyor.

377 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Yeni mühendis olarak tabii ki birçok sektörde mühendislik yetkinliklerime uygun bir iş arayışındaydım. Pronet’e başvurdum. Kısa süre içerisinde bana döndüler. Birkaç mülakat sürecinden sonra aslında onların da beklediği tam olarak mühendislik fonksiyonunu doldurabilecek bir pozisyon arayışlarıydı. Şöyleydi ki, teknik servis bünyesi içerisinde, teknik servis mühendisi olarak bir arayışları vardı. Ben de mühendislik yapmak istiyordum ve aslında ihtiyaçlarımla, arzulanan örtüştü. Teknik servisin içerisinde Teknik Servis Mühendisi olarak kariyer hayatıma başladım.

444 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Kariyer hayatıma bundan yaklaşık 10 sene önce Pronet içerisinde Teknik Servis Mühendisi olarak başladım. Görev ve sorumluluğum, teknik servis içerisinde kullandığımız ürünlerin tamamının teknik donanımını incelemek ve sahada uygulanabilirliği ile ilgili gerekli teknik eğitimleri, teknik donanımları ve uygulama platformlarını oluşturmaktı. Bu çerçevede saha kadrosunun tamamıyla temas içerisinde gerek sunumlar, gerek eğitimler, gerek paylaşımlar, gerekse geri bildirimlerin tamamında bir arada çalıştık. Sonraki süreçte, Pronet’in hızlı büyüme çağında, özellikle kurumsal müşteri diye taglediğimiz veya segmente ettiğimiz müşteriler hızlı bir yükselişe geçti. Birçok kurumsal projeyi bünyemize kattık ve bu dönem benim kariyer hayatımın biraz değiştiği, mühendislik alanından proje yönetimi alanına kaydığım bir dönemdi. Özellikle kurumsal proje yönetimini yaptığım büyük projelerin, müşteriyle toplantılara katıldığım, taleplerini, beklentilerini aldığım, uygulamada Pronet içerisinde nasıl hayata geçirilebileceğini analiz ettiğimiz, sentezlediğimiz, yine ekiple iç içe çalıştığımız bir iş tanımıyla şekil değiştirdi. Açıkçası burada yaptığım kurumsal proje yönetimi. Ve sonrasında portföy çok hızlı gelişti. Portföyün hızlı gelişimiyle beraber aslında tek kişiyle yapılabilirliğini kaybetmeye başladı ve bir ekip kurma arzusuyla yola devam ettik. Burada kurumsal proje yönetimi ekibini kurduk. Yaklaşık 10-15 kişilik, gerçekten yaptığı işi bilen, müşteri yönetimini bilen, kurumsal müşteri portföyünün beklentilerini çok iyi analiz edebilen, içeride uygulama sahasında bunu hayata dönüştürebilecek kişilerle çok etkin ve etkili bir ekip kurduğumuzu düşünüyorum. Aslında Türkiye’nin genelinde çok hızlı bir büyüme trendine girdik. O zamanlar müşteri portföyümüz, 100 - 120 bin civarıydı ve gitgide çok hızlı bir şekilde artıyordu. Dolayısıyla Türkiye’nin tamamında arzuladığımız Pronet’in hizmet kalitesine uygun ve Türkiye’nin tüm illerinde yaygın bir şekilde vermeye vakıf ekipler kurma eğilimimiz başladı. Ve Türkiye’nin tüm illerinde bu hizmeti verebilecek teknik kadroları yapılandırmak, eğitimlerini vermek, kadrolarını gerçekten arzuladığımız, Pronet teknisyeni diye tabir ettiğimiz seviyelere ulaştırmak ve devamlılığını sağlamakla görevlendirildim. Yaklaşık 4 yıldır da Teknik Operasyonlar Müdürü olarak görevime devam etmekteyim.

616 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Günlük olarak yaptığımız scrum toplantılarına eğer müsaitsem katılıyorum. Bu toplantılarda, yazılım ekipleri ve analist arkadaşlarımızla birlikte; “Dün ne yaptık?”, “Yarın ne yapacağız?”, “Bugün ne yapmayı planlıyoruz?” gibi soruları soruyoruz, kısa geçiyor zaten. Özellikle, takıldıkları noktalar var mı, bunun için bizim yapabileceğimiz bir şey var mı diye soruyoruz özellikle ki önlerini açmaya çalışıyoruz. Alınması gereken kararlar, önümüzde ortaya çıkan riskler nelerdir diye ekip arkadaşlarımla birlikte değerlendiriyorum. Özellikle, gündemimizde yeni bir proje varsa bu projeyi ekiple birlikte detaylı bir şekilde inceliyoruz, planlıyoruz, risklerimizi belirliyoruz. Bu işi daha iyi nasıl yönetiriz, ona bakıyoruz. Özellikle, kullanmak istediğimiz bir proje yönetim metodolojisi varsa onu belirliyoruz. Ekibini belirliyoruz ve oldukça yoğun bir döneme adım atıyoruz. Pronet, çok hızlı büyüyen, dinamik bir firma olduğu için gelen projeleri de aynı dinamiklikte yönetmek gerekiyor. Dolayısıyla, bazen proje yönetim metotlarının dışına çıktığımız, daha günübirlik çözümler ürettiğimiz şeyler olabiliyor. Dolayısıyla da bunu ekiple sürekli olarak değerlendirmek durumundayız. Günün büyük bir çoğunluğu bu şekilde projelerin durumu ya da ilerideki yapılması gereken adımları planlamakla geçiyor.

1
390 görüntülenme
·
Transkripti Göster

2006 Nisan itibariyle Pronet maceram başladı. Pronet öncesinde ERP Danışmanlığı yapıyordum daha çok. Pronet’te başladıktan sonra sırasıyla; Yazılım Bölüm Sorumlusu, Yazılım ve Geliştirme Müdürü, akabinde transformasyon projesiyle birlikte Bilgi Teknolojileri Değişim Proje Müdürü ve en son olarak da Bilgi Teknolojileri Proje Müdürü olarak görev yapıyorum.

1