Cevaplar 46

Yükleniyor...
168 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Pfizer’deki MT dönemim muhtemelen en keyif aldığım dönemdi, bunu ben biraz üniversite özlemine benzetiyorum. Üniversitedeki gibi 9-10 kişiyle birlikte mezun oluyorsunuz ve beraber çalışmaya başlayıp her şeyi beraber öğreniyorsunuz. Üniversitedeki çalışma ortamı gibi açık bir ofiste çalışıyorsunuz, ortak derslerinizdeki projeler gibi cross functional takımlarda bir araya geliyorsunuz. Gene sosyal kulüplerdeki aktivitelerdeki gibi bir toplantı organize edip 1 haftayı beraber geçiriyorsunuz. ÖSS gibi bir sınav dönemine benzetebileceğim temel medikal eğitimlerine katılıp sınavlara beraber çalışıyorsunuz. Dolayısıyla bu şekilde vakit geçirdiğiniz için mükemmel bir arkadaşlık ortamı doğuyor. Bunun sonrasında da özel hayatınızdaki tatil planlarınıza bu arkadaşlar dahil olmaya başlıyor. Şimdi kimimiz farklı şirketlerde, kimimiz başka divizyonlarda, kimimiz de yurtdışında çalışıyor ama her fırsatta bir araya geliyoruz. O dostluk hiç bitmiyor.

866 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bir tıp fakültesi mezunu olarak ilaç şirketinde çalışmak çok boyutlu, çok öğretici ve çok zor bir şey. Kendinizi her gün alışmadığınız başka bir ortamda buluyorsunuz ve alışmadığınız zorluklarla karşılaşıyorsunuz. Kurumsal hayat, tıp fakültesinden çok ve zor farklı olsa da, Pfizer’de olmak çok keyifli, öğretici ve geliştirici oluyor.

782 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ben tıp fakültesini bitirip TUS’a girdiğimde uzmanlığa karar vermeye çalışırken doktorluğu istemediğimi fark ettim. Kurumsal hayatta daha farklı bakış açıları kazanabileceğimi, kendimi çok daha farklı alanlarda geliştirebileceğimi düşünerek ilk adımımı Pfizer’le attım ve 2 buçuk yıldır buradayım. Burası hem zor hem de keyifli. Her gün yeni şeyler öğreniyorsunuz ve doktorluktan çok farklı olarak başka zorlukları ve keyifleri var. Ben bunun karakter yapıma daha uygun olduğunu düşünerek bu tercihimi Pfizer’de kurumsal hayattan yana kullandım, pişman da değilim.

1
508 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İlaç şirketine girmeye karar verdiğimde başvurumu yapmıştım ve daha sonra görüşmeye çağrıldım. Görüşmelere gittikçe ve görüştüğüm insanların kıdemleri yükseldikçe işin ciddiye bindiğini ailecek anladık. İlk iş teklifi geldiğinde ailem çok şaşırdı ama bu mutlu anlamda bir şaşırma değildi. Bu yüzden ailemle aramızda çok ciddi bir sorun oldu ama bunu tolere etmeyi ve yönetebilmeyi hep birlikte başardık çünkü önemli olan, benim mutlu olmam ve kendime uygun işi yapmamdı. Bugün dünyayı görebildiğim, seyahat edebildiğim, çok çalışıp yorulduğum ama çok öğrenip kendimi geliştirdiğime inandığım bir iş yapıyorum. Bu beni mutlu ediyor ve ailem de bunu görünce mutlu oluyor. İlk başta çok tepki vermelerine rağmen zamanla bunu benimsediler ve sanırım her şey yoluna girdi.

Transkripti Göster

Benim Pfizer’de hikayem 2010 senesinde başladı. O zamanlar burada Kongre Departmanı’nda part-time olarak çalışıyordum, Kimya Mühendisi öğrencisiydim ve Pfizer ilk işimdi. Daha sonra başka firmalarda farklı görevler aldım, okulum bittikten sonra full-time çalışmaya başladım ve farklı ilaç firmalarında Ürün Müdürlüğü yapıyordum. 2017 yılının Ocak ayında da Pfizer’e geri geldim. Ürün Müdürlüğü’nden ziyade Dijital Pazarlama ve Proje Yönetimi gibi alanlara yönelmek istedim. Burada da Dijital Pazarlama’da bir fırsat çıkınca kabul ettim.