Cevaplar 316

Yükleniyor...
2,352 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Tıp fakültesini bitirip uzmanlık yaptıktan sonra sektöre girmek biraz cesur bir karar oluyor. Eskiden daha da cesur bir karardı çünkü tıp fakültesinden mezun olup doktor olduğunuzu ama ilaç sektöründe çalıştığınızı söylediğinizde bu birazgaripsenirdi. Aslında bunun böyle bir şey olmadığını anlatabilmek için bizim burada yaptığımız işin ne kadar önemli olduğunu ilk önce kendimizin anlaması ve ondan sonra çevremizdekilere bunu yavaş yavaş açıklamamız gerekiyor. Siz doktor olarak eğitildikten sonra doktor olarak kalıyorsunuz çünkü doktorluk çok ulvi bir meslek ve size 6 yıl boyunca insan hayatının değerini, önemini, onu korumak için yapılacak her şeyin ne kadar kutsal olduğunu anlatıyor. Bu bilinçle yetişmiş insanların sektörde çalışması, sektörün ileriye gitmesi ve toplumsal sağlığın gelişmesi için çok önemli çünkü biz doktor kimliğimizle beraber buraya geliyoruz. Burada insan sağlığını ve hastayı merkeze koymanın savunucuları olarak yer alıyoruz. Bu kararı verirken bunu göz önüne almak, bu tarz konuşmaların ailemizle arkadaşlarımızla aramızda geçeceğini bilmek ve yaptığımız işe derinden inanmak çok önemli.

2,245 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İstanbul Üniversitesi İngilizce İktisat bölümünde çok iyi insanlarla beraber okuduğumu ve Türkiye’yi çok iyi tanıma fırsatını bulduğumu düşünüyorum. Oradaki arkadaşlarımın hepsi şu an çok güzel yerdeler. Bunun dışında çok iyi öğretmenlerden eğitim aldım ve aralarında akademik kariyerine devam edenler de, profesyonel hayattan gelenler de vardı. Bu ikisini bir arada görmenin çok büyük bir zenginlik olduğuna, geçirdiğim 4 yılın dolu dolu geçtiğine ve çok gelişip öğrendiğime inanıyorum. Tabii ki okumakla iş hayatında çalışmak farklı şeyler oluyor ama o dönemde çok şey kazandığıma inanıyorum.  

1
2,199 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Pfizer Universe MT Programı’ndaki Universe kelimesini bu seneden itibaren kullanmaya başladık, yeni bir branding yaptık ama Pfizer’in MT’ye olan yaklaşımı senelerdir var. Universe MT Programı, sınırları çizilmiş bir program değil; bu bir kültür, yaklaşım ve aidiyet. Pfizer Universe MT Programı’na girenler onun bir parçası oluyor ve şirket de o arkadaşlarımızı bu şekilde görüyor.

Öncelikle işe alım süreçlerine başvuruyorsunuz. Bir CV taramasından sonra zihinsel yetkinlik ve İngilizce sınavlarına giriyorsunuz ve video mülakat aşamasına geliyorsunuz. Ardından İK ile çalışacağınız alanın yöneticileriyle görüşüp vaka sunumu yapıyorsunuz. Bir direktör görüşmesinden sonra da işe alım yapılıyor. Teklifler veriliyor ve bu programa dahil olan arkadaşlarımız herhangi bir departmanda işe başlıyor.

Ağırlıklı olmak üzere Strateji ve Ticari Operasyonlar’daki Dijital Pazarlama, Pazar Araştırmaları, Satış Teşkilatı Etkinlik Sistemleri gibi bölümlerde çalışıyor ve ilk senesinde bazı eğitimlere dahil oluyor.  O eğitimlere devam ederken bir iş ilanı çıktığı zaman bir üst pozisyona geçme fırsatı olabiliyor.

Biz Universe MT Programı’nı bir süreç olarak görüyoruz. İlk senesi biraz daha tanımlı olduğu için hangi eğitimleri alması ve hangi departmanda başlaması gerektiğini söylüyoruz fakat 1 seneden sonra kişinin kendi isteğine bırakıyoruz. Biz onlara imkanları sağlıyoruz, eğitim programlarımız oluyor ama kişi kendi yöneticisiyle anlaşıp istediği ölçüde programlara katılıyor. Aynı zamanda Ürün Müdürlüğü gibi pozisyonlara başvurma şansı da oluyor. Orada da bugüne kadar Pfizer’de MT programında elde ettiği deneyimlerini ve kendisini nasıl geliştirdiğini anlatarak kendini gösterme imkanı yakalıyor.

Bazen MT’likte çalışma süresi 2-3 seneyi bulabiliyor ve daha kısa da sürebiliyor. Bu kalıpları belli ve aşamaları standart olan bir süreç değil. Bu sürecin nasıl ilerleyeceğine, kişinin güçlü ve gelişim alanlarına, yetkinlik ve becerilerine, işin ihtiyacına göre değişebiliyor. Örneğin; Ahmet ve Zeynep arkadaşımızın ilk başladığı yer Pazar Araştırmaları olabilir fakat Ahmet’in bir sonraki adımı Ürün Müdürlüğü olabilirken, Zeynep’in bir sonraki adımı Dijital Pazarlama olabilir.

1,998 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Pazarlama’nın birçok tanımı var ama bence iyi bir Pazarlamacının yapması gereken en temel şeylerden biri; iyi bir problem çözücü olmaktır çünkü önünde birçok bilgi var. Pazar dinamiklerini, kendi şirketinizi ve yetkinliklerinizi tanıyıp, bunların hepsini sindirip, berraklaştırıp, problemleri tanıyarak çözüm getirmek çok zevkli ama kolay olmayan bir iş. Bu yüzden bizde mühendis kökenli çok Pazarlamacı var çünkü problem çözme yeteneğini geliştiren herhangi bir bölüm, Pazarlama’da avantaj sağlayabiliyor.

Pazarlama’nın en önemli şartlarından bir diğeri; önyargısız bir şekilde bilgiye ulaşma isteğidir. Burada müşteriyi ve onun ihtiyaçlarını iyi tanımak için her zaman bilgiye aç bir şekilde trendleri takip ederek insanların hayatını incelemelisiniz. Bu konuda da sizi destekleyip geliştirecek herhangi bir bölüm,Pazarlama hayatınızda mutlaka avantaj sağlayacaktır.

Ben bölümlerdeki teknik bilgilerden ziyade, belli karakter özelliklerini ön plana çıkarmaya çalışıyorum çünkü bence iş hayatında bir bölümden mezun bir kişilerden ziyade, kendini belli alanlarda geliştirmiş ve belli karakter özellikleri olan bireyler var. Bu yüzden insanın önce mesleğinin gereksinimiyle kendi karakterinin artı ve eksilerini yan yana koyarak bir yol haritası çizmesi lazım. Çok farklı mezunlar çok farklı alanlarda başarılı olabilir, bunun nedeni de okulda aldıkları teknik bilgiden ziyade, karakter özellikleri ve onun ne kadar farkında olup ne kadar geliştirebildikleriyle alakalıdır.

1,987 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İşletme bölümü mezunu spesifik bilgi gerektirmeyen her işi yapabilir. Ben Pazarlama yaptım, Sağlık’ta Pazara Erişim alanında ve Eğitim’de çalıştım. Şu anda da İnsan Kaynakları’ndayım. İşletme mezunu arkadaşlarımdan Finans’ta çalışan, kendi işini yapan, mağaza veya restoran açan,  şeflik yapan kişiler var. Bizim şirketimizde de Dijital Pazarlama’da çalışan, Satış Teşkilatı’nda prim sistemleriyle uğraşan kişiler var. İşletme mezunu olmak aslında bir araç çünkü mezun olduktan sonra önemli olan yaptıklarınız ve kendinize kattıklarınızdır. İşletme size bir altyapı sağlıyor, ondan sonrasını değerlendirmek de sizin elinizde oluyor.