Cevaplar 385

Yükleniyor...
2,106 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Pazarlama, bir ürünün üretiminden önce başlayan ve satışından sonra da devam eden bir süreçtir. Bir Pazarlamacı ürünü geliştirirken tüketici ihtiyaçlarını çok iyi anlaması, tüketicilerle ürünleri en doğru şekilde buluşturması, ürünü takip ederek tüketici beklentilerine göre geliştirmesi ve sürekli daha iyiye doğru gitmesi gerekmektedir.

2,085 görüntülenme
·
Transkripti Göster

2020’ye giderkenki stratejinin en önemli adımlarından bir tanesi alışverişçi. Mümkün olduğu kadar alışverişcileri mağazada ürünlerimizle buluşturmak istiyoruz. Bunu yaparken de amacımız onların mağazaya neden gittiklerini iyi anlayıp, hangi ihtiyaçları için mağazaya gidiyorlar, bunları iyi analiz edip iyi anlayıp bunlara uygun alternatiflerle müşterilerimizi görüştürmek istiyoruz. Mesela bir tüketicimiz mağazaya gidiyor, Türkiye’deki en fazla pişen yemek pilav, pilav için pirinç alıyor. Knorr diye ürününüz var ve bulyonlarınız var. Bulyonla pilavı birleştirince muhteşem lezzetli pilav elde ediyorsunuz. Eğer o alışverişçiyi kendisine pilav yapmak için pirinç almaya gittiği zaman Knorr’un kendi rafında değil, pirincini aldığı rafta ona bu hikayeyi anlatarak buluşturabilirseniz markanızı geliştirmiş oluyorsunuz, hem de tüketicinize kolaylık sağlamış oluyorsunuz. Stratejinin kalbinde ve temelinde bu var. Benim yapmaya çalıştığım bifiil diğer arkadaşlarla çalışarak bunları yapmak, tek başınıza bir şey yapmıyorsunuz. Pazarlamanın da etkisi var, kanal yöneticilerinin, müşterinizin de katkısı var. Bu ekibin beraber çalışıp bunu hayata geçiriyor olması var, bizim işimiz bu.

2,061 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Artık günümüzde satış da, pazarlama da dönüşüyor ve kendini güncelliyor. Philip Kotler’in yıllardır üzerinde durduğu, uzun yıllardır şirketlere de ilham olan 4P sistemi değişiyor. Buradaki maddelere baktığımız zaman product yani ürün kısmı, solution yani çözüm üretme kısmı, bayi ve kanal kısmı, access yani erişim. Artık satılan ürünlere her yerde erişebiliyorsunuz. Fiyat kısmı değere dönüşüyor. Çünkü artık insanlara fiyatlar değil, aldığı ürünün ona ne kadar değer kattığı çok önemli. Pazarlamamız da artık sadece televizyon reklamları değil. Onlara satış sonrasında da o ürünle ilgili, ürünün özelikleriyle ilgili ve onun memnuniyetini daha uzun süreli kılması açısından tüketicileri o ürünle ilgili ne kadar fazla eğitebildiğimizle ilgili bir sisteme dönüşüyor. O yüzden bizim hem satışımızı, hem pazarlamamızı bu yeni tüketici alışkanlıklarının bize sunmuş olduğu yeni dönüşümlerle entegre etmemiz gerekiyor. Aynı şekilde satış sistemi de dönüşüyor. Artık süreç odaklı bir sistemden daha çok muhakeme odaklı bir sisteme dönüşüyoruz. Bu ne demektir? Artık insanların daha kısıtlı bilgilerin olduğu, rekabetin daha yoğun olduğu durumlarda bir şekilde tüketicinin ya da müşterinin istediklerini ve ihtiyaçlarını iyi anlayıp, onlara çözüm sağlamaları gerekiyor. Rakiplerden daha iyi ne çözüm sağlayabiliyorsun? Bu kısıtlı bilgiler esnasında bunları nasıl muhakeme edebiliyorsun? Nasıl çözüm sağlayabiliyorsun? Ve müşteriyi nasıl elde tutup, onu nasıl geliştirebiliyorsun? Aslında ezberci bir sistemden daha dinamik, anlık olarak karşına çıkan sorunlara, aktif problemlere karşı nasıl çözümler sağladığının önemli olduğu bir sisteme dönüyorsun artık. Ki bu da şunu gerektiriyor: sürekli kendini geliştireceksin. Sürekli kendini yenileyeceksin ve sürekli kendine yeni şeyler katacaksın. Donanımını geliştireceksin. Bence satış dünyasında bunlara da çok dikkat etmemiz gerekiyor.

1