Mülakat

150 soruya 189 cevap verildi.

Cevaplar 189

Yükleniyor...
2,275 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Öncelikle PG& gerçekten çok çağdaş, modern, farklı fikirlere değer veren ve fikrinizi özgürce ifade edebildiğiniz bir şirkettir. Beni P&G’de en çok etkileyen konulardan bir tanesi; ortaya koyduğu prensip ve değerlerle gerçeklerin örtüşüyor olmasıdır ve bence P&G’nin uzun yıllardır ayakta kalmasının en temel nedeni insan prensibidir. Burada her şey insan ile başlar ve insan ile ilgili alınacak kararlar her şeyden önemlidir. Farklılıklara ve yeniliklere çok açıktır. Yeni fikirlerin gönül rahatlığıyla söylenebildiği bir yerdir. Bahsettiğim çağdaşlık aslında biraz da buradan geçiyor ve oldukça kurumsal bir yapısı vardır. P&G mülakatlarında daha önce de bahsettiğim gibi, benim için kazanma hırsı en önemli etmenlerden bir tanesidir. Kazanma hırsı olan, analitik düşünebilen, kendine güvenen ve doğru bildiğini özgürce ifade edebilen, bu fikirleri savunabilen insanlara dikkat ediyorum. Bunun dışında dünyayla iç içe olmak, çevresinde olup biteni hissetmek, iyi uygulama yapabilmek ve disiplinli çalışmak gibi durumlar benim için çok önemlidir. P&G’de ise; “Biz en iyiyi aramıyoruz.” mottosu hakimdir. Ben şahsen mülakatlarda en iyi kim şeklinde bakmıyorum. Mülakat yaptığım pozisyona en uygun en uygun fideden aday kimse ona bakıyorum. O pozisyonun gerekliliklerini karşılayabilecek adaylara öncelik veriyorum. Bu yüzden de bu mülakatlara girerken en doğru psikoloji, adayın kendisinin o pozisyona olan uygunluğunu ölçmesi diye düşünüyorum.

2,229 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Biz adaylara soru sormaktan ziyade onlara küçük görevler veriyoruz ve bunu çözümlemelerini istiyoruz. Bu görevler genelde bir süreci anlamak, detaylı olarak çözümlemek ve bu çözümlemeyi yazılı olarak verebilmekten ibarettir. Bunun yanında bir de dünyadaki trendlerle ilgili birkaç vaka hakkında sunum yapmalarını, dünyadaki perakendecilik trendiyle ilgili Migros’un neler yapabileceğini hem müşteri hem de öğrenci gözünden bize anlatmalarını istiyoruz. Bunun sonucunda karşı tarafı anlayabilmek ve onun da bizi anlayabilmesi için bilindik mülakat sorularını yöneltiyoruz. Çoğunlukla biz kendimizi anlatıyoruz çünkü genç arkadaşlar nasıl bir ortama gireceklerini merak ediyorlar. Dolayısıyla mülakattan ziyade karşılıklı sohbet havasında geçen bir değerlendirme yaparak karar veriyoruz.

2,160 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Yeni mezun dışındaki işe alımımız iki şekilde oluyor aslında, bir çok tecrübeli adaylar diyebiliriz yani 5 seneden fazladır çalışan, artık yönetici seviyesine ulaşmış, belli bir teknik beceriye sahip olan arkadaşlar, onlar için yüz yüze mülakat yapıyoruz. İlk amir görüşüyor, kimi zaman departman direktörümüz görüşüyor, en son görüşmeyi de genelde yönetim kurulu üyemiz yapıyor. O normal bildiğimiz mülakat sürecinde baktığımız şey yine yetkinlikler ve biraz da beceri doğal olarak çünkü bir tecrübeden bahsediyoruz ve bir beceri birikiminden bahsediyoruz. Bir de arada olan bir grup var: ne yeni mezun, az tecrübeli,ne de o kadar yüksek tecrübeli. O arkadaşlarımız için de süreç farklı değil. Yine mülakat yapıyoruz, yine ilk amirler mülakat yapıyor, HR mülakat yapıyor, departman amiri mülakat yapıyor. Yine yetkinlik bazlı mülakat yaparak işe alımlarını gerçekleştiriyoruz.

1,908 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Pek çok mülakat gibi kişinin neler yaptığı ve ne okuduğu gibi kişisel sorularla başlıyor. Ben Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunuyum, Müfettiş Yardımcılığı’nın da bir okulu yok. Bu yüzden kişinin okulda neler yaptığı, ne tür dersler aldığı, nelere ilgi duyduğu, bu işi neden yapmak istediği gibi soruların yanı sıra; EFT’nin ne olduğu, Merkez Bankası’nın ne iş yaptığı gibi bankacılık ve finans sektörüyle ilgili sorular soruluyor.

1,903 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Mülakatlara hazırlanan arkadaşların çok özel süreçlerden geçmeleri gerektiğini düşünmüyorum. Bence en önemli şey; kişinin kendisi gibi olması, kendi yaptığı şeyleri olduğu gibi anlatabilmesi ve bir takım şeyleri mantık çerçevesi içinde nasıl şekillendirdiğini düşünmesidir. Bunun dışında birtakım basmakalıp şeylere çok fazla kulak asmasınlar çünkü internette veya bazı kitaplarda mülakatlara nasıl hazırlanılması gerektiğiyle ilgili yazılanlar şirkete göre değişebilir. Örneğin; kişi mülakata geldiğinde masanın başına ya da ortasına oturması benim için hiçbir şey ifade etmiyor. Mülakatlarda karşılıklı mutlu olacağımız bir şey yakalayamaya çalıştığımız için kişinin kendisini olduğu gibi ortaya koyması önemlidir. Dolayısıyla ben kendimi gizlemiyorum, kişinin de aynı rahatlıkla ve açıklıkla bunu ortaya koymasını ve elinden gelenin en iyisini yapacağına beni ikna etmesini bekliyorum.