Cevaplar 13

Yükleniyor...

Bir taraf müşterinin satın almaya tetiklenmesi için çalışır, diğer taraf tetiklenmiş müşteriye ürün satar. İkisi de olmazsa olmazdır... Fakat çoğu zaman bu iki departman birbiriyle ciddi bir rekabet ve kavga içerisindedir. https://mehmetortac.com/satis-ve-pazarlama-bir-ipte-iki-cambazi-oynatmak/

İstanbul Şehir Üniversitesi’de Bilim ve Sanat Vakfı (BİSAV) öncülüğünde kuruldu. Vakfın kurucuları çok dikkat çeken isimler. Boğaziçi Üniversitesi’nden arkadaş olan Murat Ülker, Mustafa Özel, Ahmet Davutoğlu ve Enis Berberoğlu öncülüğünde kurulan bir vakıf.

Bu vakıf ileride bir üniversiteye dönüşmüş ve İstanbul Şehir Üniversitesi adını almış. Murat Ülker’in maddi desteği ve diğer isimlerin entelektüel birikimi ile güzel bir üniversite hayata geçmiş. En büyük hedefleri özellikle İşletme alanında Türkiye’nin Harward Business School’u olmak. Beni cezbeden de işte bu oldu.

Eğitim için en önemli unsur kimlerden ders alacağınız. Eğer iyi eğitmenlerin tezgahından geçerseniz siz de iyi olursunuz. Bu hem eğitim hem de iş hayatı için geçerli bir kural.

Kadronun ağırlığı Boğaziçi Üniversitesi çıkışlı, yurtdışında akademisyen olmuş, çok güçlü şirketlere danışmanlık veren akademisyenlerden oluşuyordu.

Mustafa Özel, Cem Behar, Özlem Sandıkçı Türkdoğan (Kendisi aynı zamanda tez danışmanımdır), Erkan Erdemir, Yüce Zerey, Melih Bulu, Erkan Akdemir ve Kerem Alkin gibi güçlü isimlerin yanı sıra burada ismini unutmuş olabileceğim çok değerli hocalarım oldu.

Bugün üniversitenin mütevelli heyetine bile baktığınız zaman etkilenmemeniz mümkün değil!

https://www.sehir.edu.tr/tr/hakkimizda/mutevelli-heyeti

Bu listede Aziz Sancar ismini görmek bile sizleri heyecanlandıracaktır mutlaka.

286 görüntülenme

Sürekli kendinizi geliştirmeniz gereken bir alan. Diğer meslekler gibi öğrendikleriniz ile ömür boyu işinizi idare edemiyorsunuz. Hemen hemen her gün bambaşka yenilikler gündeme geliyor. Eğer benim gibi öğrenmeyi seven bir yapınız varsa bu size heyecan verir. 

İnsanların merak ettiği ve sırlarına vakıf olmaya çalıştığı bir mesleği yerine getiriyorsunuz. Dolayısıyla çevrenizde sizden bir şeyler öğrenmek isteyen çok kişi oluyor. Bu da aslında insana motivasyon veren önemli şeylerden bir tanesi. 

Öğrendiklerinizi birileri ile paylaşmayı seviyorsanız eğer bol bol makale üretebilecek kadar fazla şey öğrenirsiniz. Bunları kişisel blog yazarak takipçilerinize aktarırsınız. Üretmenin ve paylaşmanın vermiş olduğu hazzı yaşarsınız. 

Yaptığınız işlerin hemen hemen hepsi insanların gözünün önündedir. Bir şeylerin üreticisi olarak gururlanmak insana ayrı bir motivasyon verir. 

Pazarlama ciddi anlamda dijitalleşiyor. Eskiden dijital pazarlama diye isimlendirdiğimiz pazarlama kanalı tamamen pazarlamanın içerisine yerleşiyor. Yani yavaş yavaş geleneksel pazarlama kanalları dijitalleşmeye başlıyor. Örnek vermek gerekirse televizyon izlenme oranları düşerken, akıllı televizyonlardan Netflix ve benzeri platformların üyeleri artıyor.

Satışta ise daha fazla pazarlama odaklı çalışanlar olmaya başlıyor. Onlar da artık pazarlamacı gibi düşünerek hareket ediyor. 

Çok fazla tartışılır bir konu. Açıkçası doğru bir yanıtı da yok. İş aslında sahada, yani iş hayatında öğrenilir. Ancak öğrenme kapasitenizin büyüklüğü sizin üniversite sınavını kazanabilecek, akabinde bitirebilecek mantık ve akli yeteneklere sahip olup olmadığınıza bağlıdır. Bu yüzden üniversite mezuniyeti bir kıstas gibi değerlendirilebilir. Tabi doktorluk, avukatlık v.b teori olmadan pratik yapılamayacak meslekleri bu kapsamın dışında bırakmak lazım.