Cevaplar 197

Yükleniyor...
10,397 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Makine Mühendisliği‘nin iş imkanlarına baktığımızda, çok geniş bir yelpazesi olduğunu görüyoruz. Örneğin; birlikte okumuş olduğum arkadaşlarımdan ya da çevremden, diğer Makine Mühendisi arkadaşlara baktığımda; gıda sektöründe, otomotiv sektöründe, tekstil sektöründe, hatta ilaç sektöründe bile çalışan arkadaşlarım var.

8,970 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Benim aslında lise yıllarında da hep istediğim İşletme Mühendisi olmaktı. Bir işletmede her türlü departmanda bilgi sahibi olup, bir şekilde yönetim kademesinde yer almaktı. O yüzden lise yıllarında hayalim hep işletme mühendisliğiydi. Fakat üniversite sınavına girdikten sonra makine mühendisliğini kazandım. Aslında makine mühendisliğini kazandıktan sonra çok sevdim. Çok sevdiğim bir bölüm oldu. Makine mühendisliğinde işin tamamen teknik boyutunu, teknik detaylarını öğrenebildim. 1. sınıf sonunda başarımla beraber 2. bir bölüm okuma şansı elde ettim. Ondan dolayı hayalim de işletme mühendisliği olduğu için bu bölümü tercih ettim. Bu sayede 2 bölümü de bitirdim. Bu hakikaten iş hayatında bana çok büyük avantaj sağladı. Hem tekniğin biraz daha detaylarını bilmek, hem de finans, yöneylem vesaire konularını da bilip, ikisini bağdaştırmak. İş hayatında da şu an çalıştığım departmanda, bu iki konuyu da kullanabildiğimden, çok faydalı olduğunu düşünüyorum.

2
8,316 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Makine Mühendisliği’nde üretim teknikleri ve üretimle ilgili çok fazla şey öğreniyoruz ama okul süresi boyunca endüstriyle ilgili çok fazla fikrimiz olmuyor. Ben de bu staj sayesinde yüksek hacimde üretim yapan bir fabrikanın nasıl işlediğini, lojistiğinin nasıl çalıştığını, otomasyonların nasıl kullanıldığını görme fırsatı yakaladım. Sevip sevmemek tamamen kişisel bir tercih ama benim hoşuma gitti. Bir fabrikanın baştan sona işleyişini bir mühendis gözüyle inceleyebilmek güzel bir tecrübeydi.

1

Her anne baba gibi benimkiler de tutturmuş oğlumuz bu sene tıpa gidecek diye. Ben esasında çok düşünmüyordum. Puanım beklediğimden biraz düşük geldi ve tıp tuttu tutmadı seviyesindeydi. Risk alıp tercih ettim tıpı ve tutmadı. Şansım burada döndü. Esasında bu da bir vesile oldu diyebilirim. Makine mühendisliğini çok bilinçli yazmadım yani. Tıplardan sonra yazmıştım Yıldız makineyi.

Fakülte kapısından içeri adım attıktan sonra mesleği sevmeye başladım. Öğrenme ve araştırma merakıma uygun bir meslekti bu. Her geçen gün daha da seviyorum bu yüzden. Çünkü doğayı açıklama gayreti içerisindeki meslekler kendimi bildim bileli kendime uygun gördüğüm mesleklerdir. Buna ilkokuldayken yaptığım mermi hızı hesaplama deneyini veya bir yuvadaki karınca sayısını hesaplamayı örnek olarak verebilirim.Küçükten beri makine mühendisi olacağım demiyordum ama aklımın bir köşesinde hep mühendis veya bilim adamı olmak vardı.Elektronik, elektrik, bilgisayar gibi dallar bana biraz soyut geldiği için; biyomühendislik, inşaat, metalurji gibi dallar da makineden daha ağır basmadığı için bu bölümü seçtim. Bir diğer sebep de makine mühendisliği gibi devasa bir alana girdikten sonra 2. sınıfın sonunda dal seçimi yaparak çalışmak istediğim sektörü belirleyebilecek olmaktı. Böyle geniş bir dünyada seçim şansımın bol olması beni etkileyen başlıca faktörlerdendi. Makine mühendisliği eğer pazarlama vs. gibi mesleğinizden biraz bağımsız konularla ilgilenmiyorsanız çok zevk alabileceğiniz bir meslek. Tabi kimi sever kimi nefret eder orası ayrı ama, bilinçli tercih edenler kesinlikle pişman olmaz onu söyleyeyim.

Ha bir de. Uçak motorları çok etkiliyordu beni. Sırf uçak motoru merakım da etkili olmuştu makineyi tercih etmemde :) Sonra bu heves geçti tabi ,yerini başka hevesler aldı. Enerji santralleri gibi :)

7,611 görüntülenme