Cevaplar 197

Yükleniyor...
31,339 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Makine Mühendisliği belki de çocukluktan gelen bir tutku benim için. Çünkü, ilk farkındalığımla birlikte fark ettiğim şey legolar oldu. İkiz kardeşimle legolarla oynamayı çok seviyorduk. En çok oynadığımız oyuncak sürekli legolardı. Birçok oyuncağımız arasından en çok ona vakit ayırıyorduk. Biraz daha büyüdükçe ve biraz daha farkındalığımız arttıkça mekanik şeylere veya bu şekilde makinelere ilgi duymaya başladık ve anlamaya çalıştık; “Nasıl çalışıyor, niye böyle, bu niye var?”. En basiti bisikletinden arabasına kadar nasıl çalışıyor diye merak ettik ve bu tutku hiçbir zaman azalmadı hatta giderek büyüdü. Üniversitede tercihimi yaparken Makine Mühendisi olmak istediğimden ve o bölümde keyif alacağımdan gerçekten çok emindim. Daha sonra ikiz kardeşimle ikimiz Makine Mühendisliği tercihini yaptık ve ikimiz de aynı bölümü kazandık. Okul da tabi ki hem mesleki hem kişisel gelişim anlamında çok fazla şey kattı. Üniversite gerçekten bu anlamda önemli. Kendinizi bir yandan teknik olarak geliştirirken, aynı BSH gibi İTÜ’de de kişisel olarak da geliştirebiliyorsunuz. Çok fazla olanak var. Yine üniversitedeyken de uluslararası işler yapma şansım oldu. Öğrenci kulüplerinin sayesinde çok değişik, yarı akademik yarı sosyal tecrübelerim oldu. Orada da hem teknik olarak eğitimimi aldım, hem de bu anlamda kendimi geliştirdim. Çok fazla şey kattı. Üniversitenin bugünkü bende katkısı büyüktür diyebilirim.

1

Google'da yazsan cevabını alırdın. (bkz. aşağıdaki)
Isı bölümünü seçtiyseniz ısıtma/havalandırma alanında çok güzel iş imkanları var. Staj yaptığım E Kare mühendislik firmasından örnek verecek olursam , ofis ortamında Autocad ile çizim yaparak ve maliyet hesabı çıkartarak bir işiniz olabilir. Staj yaptığım yer bir taahhüt ofisiydi. Isıtma , havalandırma sistemi yapılacak yerin gerekli mimari çizimleri mimarlık bürosundan alınarak proje çizimi yapılıyordu, daha sonra gerekli cihaz ve malzemeler belirleniyor fiyat ile beraber teklif veriliyordu. İşi yaptırmak için taşeron bir firma yeterli oluyor. Bilgisayar ile çizim konusunda yetişmiş ve gerekli hesapları bilen bir mühendis bu işi yapabilir. Konstrüksiyon ve imalat alanında kendinizi geliştirdiyseniz sanayi de iş bulabilmeniz kolay. İlk stajımı yaptığım fabrikada teknik oda vardı. Burada mühendisler UG , Catia gibi çizim programları ile CNC de işlenmek üzere kalıp tasarımları yapıyorlardı. Programı iyi kullanmak en önemli nokta değil, üretilebilir ürün tasarlamak önemlidir. Bunu da üniversitede uygun dersleri seçerek öğrenebiliyorsunuz. Uludağ Üniversitesi’nde imalat için tasarım konusu ile ilgilenen hocamız Cemal Çakır bu alanda iyi bilgiler veren ve projeler yaptıran bir eğitimcidir. Bu alanda iş sahibi olmanız için gerekli olan tasarım programlarını (ug,catia,proengineer,solidworks,autocad) öğrenim süreniz boyunca iyi bir şekilde öğrenin. Stajınızı da bu alanda yapın. Teknik resim dersinde edindiğiniz bilgiler , imalatta dikkat edilmesi gereken noktaları iyi bir şekilde öğrenmek gerekir. Enerji bölümüne ilginiz varsa bu alanda iş imkanı artmakta. Yenilenebilir enerji, güneş enerjili sistemler, kojenerasyon ve trijenerasyon sistemler gün geçtikçe önemi arttırıyor. Bu alana yatkınlığınız varsa üniversitede eğitiminiz esnasında katılabileceğiniz topluluklara mutlaka katılın. Güneş arabaları yarışları gibi ekipler içerisinde çok şey öğrenebildiğiniz gibi işverenlerle de irtibat halinde olduğunuz için iş bulma imkanınızda gayet iyi. Ar-ge bölümü olan firmalarda bilgi ve becerinize bağlı olarak proje yapabilecek kapasite ve sorumluluk alabilecek nitelikte biriyseniz bu alanda iş bulabilirsiniz. Maaş noktasında da tatminkar işlere girebilirsiniz. Alana göre yapabileceğiniz işlerin haricinde iş imkanlarından bilgim ölçüsünde bahsedeyim: Kalite kontrol mühendisi olarak bir fabrikada çalışmanız mümkün. Yine fabrikada üretimden sorumlu mühendis olarak çalışabilirsiniz.

24,820 görüntülenme
1

insanın doğduğunda giyilen zıbının üretiminden öldüğünde kullanılan pamuğun üretimine kadar üretim olan her ama her yerde makine mühendisliği vardır.tıp gibi önü hiçbir zaman kapanamayacak hatta teknolojinin ilerlemesiyle tıpında önüne geçecek meslektir. iş bulmak için ingilizce progam ve sosyallik aranır zaten artık üniversite isimlerinin günümüzde bu kriterlerin arasında çok az bir payı vardır

19,692 görüntülenme
19,288 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Açıkçası her sektörde çalışılabilecek bir meslek. Çünkü Türkiye’de insanlar meslek seçimini ileride çalışacağı yerlere göre yapıyorlar. Hani ben bu alanda çok başarılıyım, bunu seçeyim gibi. Örneğin; genetik mühendisliği mesela, Türkiye’de çok yok. Okuyanlar benim gördüğüm hep Amerika’ya gidiyorlar. Makine mühendisliği ben okurken sektör bazlı değil, bütün sektörlerde iş bulabilecek bir mühendislikti. Bende tabi babamın da etkisi var. Teknik bir bölümden geldiği için onun da yönlendirmesi oldu. Ben başlangıçta erkek egemen bir yerde okuyacağım için tedirgin oldum. Hatta üniversite tercihlerinde benim okulumda, benim bölümümde okuyan birisini bulup iletişime geçmiştim. Herhangi bir zorluk yaşayıp yaşamadığına dair sorular sormuştum. Bir problem olmadığını söylemişti ki; gerçekten ben de bir sürü erkek arkadaşla birlikte keyifli bir şekilde okudum. Bazen sınıfta 70 öğrenci arasında tek kişi ben olabiliyordum. Hoca beni fark etmeyebiliyordu mesela.

Bu tıptan mezun olan ne iş yapar gibi birşey. tıpta nasıl uzmanlaşma varsa makine müh. seçtiğiniz bir alana yönelirsiniz. otomotiv, enerji, üretim, tasarım, analiz gibi daha birçok alanı vardır. Ayrıca illaki üretimde değil satış pazarlama hatta bankacılıkta bile kendinize yer bulabilirsiniz

16,254 görüntülenme
1