İŞ TECRÜBELERİ

Microsoft

İnsan Kaynakları Müdürü

2011 - Devam

EĞİTİM TECRÜBELERİ

Marmara Üniversitesi

İşletme Enformatiği Bölümü

2002 - 2007

Sizce üniversite öğrencileri mülakatlardan önce ve mülakatlar sırasında nelere dikkat etmeli? (1 Cevap)

Bence mülakatlarda değil de aslında mülakatların öncesinde bir şeylere dikkat etmeleri gerekiyor. Mülakatlarda ve CV’lerinde yazabilecek şeyleri gerçekte yapmış olmaları gerekiyor. Birçok yeni mezun arkadaşımızla oturup konuştuğumuz zaman görüyoruz ki, ne yazık ki üniversite yaşantıları boyunca üniversite haricinde çok da fazla bir şey yapmıyorlar. Staj yapmamışlar bir yerlerde, ya da farklı sosyal sorumluluk projelerinde çalışmamışlar. Yani kendi kişisel gelişimleriyle ilgili çok fazla şey yapmadıklarına şahit oluyoruz. Gerçekten bu oldukça üzüyor beni kişisel olarak. Şu an her şey şu anki gençlerin ellerinin altında, bir tıkla bir çok şeye ulaşabiliyorlar. Kendilerini geliştirebilecekleri, değer katabilecekleri birçok olanak mevcut. Ancak ne yazık ki öğrenci arkadaşlarımızın bunları yeterli derecede kullanmıyor olduklarını görüyorum. Tabii ki bazıları da tam tersine inanılmaz şeyler yapmış. Bakıyorsunuz 20 yaşında adam ama yapmış olduğu şeylere baktığımız zaman bu kadar yıla bunları nasıl sığdırdığını anlayamayabiliyorsunuz. Onun içinde mutlaka mülakattan ve CV’den evvel buraya gelinceye mutlaka, her bulacakları zamanı staj programları ile veya kendilerini geliştirebilecekleri farklı konularda değerlendirmeleri gerekiyor. Mesela İngilizce kursuna gitsinler, gitar kursuna gitsinler, sosyal sorumluluk projelerinde yer alsınlar. Farklı derneklere gidip, orada birtakım insanlarla işbirliği içerisinde olsunlar. Kendilerini büyütsünler. Gerçekten de yarın öbür gün bir mülakat sürecine geldikleri zaman hem CV’lerine yazabilecekleri, hem mülakatta anlatabilecekleri doneleri olsun ellerinde. Genelde böyle şeyleri olmayan insanlarda mülakat hemen, 10 dakikada bitiyor. Çünkü bir şey soruyorsunuz ve arkadaşımızın onunla ilgili verebileceği bir örneği olmuyor ne yazık ki. Öyle olunca da zaten 10-15 dakika içerisinde biten bir mülakatın, tahmin edersiniz, çok olumlu olmadığını söylememe gerek yok herhalde. Onun için orada yazabilecekleri şeyleri bugünden, şu an üniversite birinci ikinci sınıfta olan arkadaşlar için özellikle söylüyorum, mutlaka ki doldurmaya çalışsınlar. Her anlarını doldurmaya çalışsınlar. Tabi ki öğrenciliklerini yaşasınlar, gençliklerini yaşasınlar; ona bir şey demiyorum. Ama onun haricinde arta kalan zamanlarında mutlaka kendileri için değer yaratabilecek bir şeyler oluşturmaya çalışsınlar. Sonrasında da mülakata geldiklerinde CV’lerinin iyi ve açık bir şekilde düzenlenmiş olduğuna emin olmaları lazım. Ayrıca gerçekten yapmış oldukları şeyleri oraya yazmış olmaları gerekiyor. Çünkü deneyimli, özellikli bir mülakatçıysanız az çok oynayabiliyorsunuz. Gerçekten doğruları mı söylüyor yoksa biraz şişirilmiş, abartılmış şeylerden mi bahsediyor bunları anlayabiliyorsunuz. Onun için herkese, özellikle genç arkadaşlara tavsiyem gerçekten ne yapmışlarsa onu yazsınlar. Yapmadıkları, bilmedikleri bir şey varsa dürüstçe yapmadım desinler. Bu dürüstlükleri onlara çok fazla şey kazandıracak. Aynı zamanda bilmemekten ziyade öğrenmemek ayıp derler ya, gerçekten böyle. Öğrendikleri şeyleri gerçekten kendilerine katmaya çalıştıklarını ve bu konuda da hevesli olduklarını görmek, bizler için şu ana kadar yapmış olduğu şeylerin çok daha ötesinde oluyor.
926

İnsan Kaynakları alanında çalışmayı düşünen yeni mezun ve öğrencilere tavsiyeleriniz nelerdir? (10 Cevap)

Öncelikle mutlaka bir yerde bu alanda staj yapsınlar. Böylece hem İnsan Kaynakları’nın farklı alanlarını görme imkanları olur, hem de gerçekten hangi alanda çalışmak istediklerini az çok netleştirmiş olurlar. Çünkü işe alım, farklı yetkinlikler gerektiriyor. Ücretlendirme farklı yetkinlikler, beklentiler gerektiriyor. Öncelikle buna karar verebilecekleri bir deneyim edinmeleri çok önemli. Sonrasında ise gitmek istedikleri alan ile ilgili kendilerini geliştirmeleri gerektiriyor. İşe alımsa eğer, özellikle işe alım yapan danışmanlık firmalarından başlayabilirler. Çünkü danışmanlık firmaları özellikle yeni mezun işe alımları yapabiliyorlar. İnsan Kaynakları’nın farklı alanları ile ilgili çalışmayı düşünüyorlarsa bunla ilgili de özellikle hem global firmaların hem Türk firmalarının yeni mezun programları içerisinde yer almalarını kendilerine tavsiye ederim. Genelde bu tip programlar farklı farklı eğitimlerle geliştiriciliği anlamında çok üst düzeyde oluyorlar. Bunlarda sadece İnsan Kaynakları alanında değil, aslında topyekün şirketin gitmiş olduğu alan ile ilgili, içinde bulunmuş olduğu sektörle ilgili veya farklı sosyal yetkinliklerle ilgili eğitim alma imkanına sahip oluyorlar. Bunları mutlaka değerlendirsinler. Oralardan İnsan Kaynakları alanına geçiş yapma imkanı da çok daha fazla olabilir.

İnsan Kaynakları alanında çalışmanın sizi tatmin eden yanları nelerdir? (13 Cevap)

Aslında İnsan Kaynakları’nda beni en çok motive eden şey insanlarla birebir çok fazla iletişim kuruyor olmak ve onların sorunlarına çözüm bulabilme imkanına sahip olmak. İnsan Kaynakları çok kritik organizasyon içerisinde. Özellikle üst yönetim ve Genel Müdür ile çok fazla iş yapıyoruz. En yakın çalıştığımız kişiler onlar. Üst düzeyle birebir çalışma imkânına sahip olmak ve onların insanlarla ilgili kararları almalarına destek veren bir konumda olmak benim için oldukça cazip bir şey. Bu iki faktör dışında İnsan Kaynakları alanına baktığımız zaman aslında birebir dokunabildiğiniz bir alan olduğunu görebiliyorsunuz. Yani tabii ki satış, pazarlama farklı. Kendilerine özel metrikleri var. Ama bizim etkimiz sayısal bir şey olmaktan ziyade aslında kişinin size teşekkür etmesi de olabiliyor. Ya da gerçekten uzun zamandır üstüne yatırım yaptığınız bir kişinin çok iyi pozisyonlara gitmesi de olabiliyor. Ya da özellikle Microsoft için söylersem, Türkiye'de yer alan yetenekli gördüğümüz ve ona yatırım yaptığınız bir kişinin farklı ekiplerde sorumluluklar alması, yöneticiliğe terfi etmesi ya da bölgeye gitmesi gibi gelişmeleri görmek insanı çok mutlu ve motive eden şeyler. Yani aslında insanların büyüdüğünü, bulundukları pozisyonlarda geliştiklerini görmek, buna birebir tanıklık etmek benim için bu alanda bulunmamın en önemli sebeplerinden bir tanesi.

İnsan Kaynakları Müdürü olarak karşılaştığınız zorluklar nelerdir? (1 Cevap)

İnsan Kaynakları aslında çalışan ve işveren arasında bir tampon vazifesi görüyor zaman zaman. Yani bir yanda işveren var, işverenden kastım aslında üst düzey yöneticilerimiz, ama bir yandan da tüm çalışanlar var. Aslında hepimiz, ben de dahil çalışanız sonuçta. Ama baktığınız zaman özellikle insanla alakalı problemlerde çok iki arada bir derede kaldığımız olabiliyor. Vermemiz gereken zor kararlar olabiliyor. İnsan Kaynakları genelde işten gönderen taraf olarak bilinir. Tabii ki böyle değil. İnsan Kaynakları burada belli bir pay sahibidir ama bunu esas yapan iş tarafıdır. Çünkü esas kararları onlar verirler ve biz biraz daha uygulayıcı roldeyiz. Ama duygusal anlamda ve birçoğunu da yakından tanıdığımız kişilerle yolları ayırmak gerçekten kolay bir iş değil. Bence benim İnsan Kaynakları Müdürü olarak en çok zorlandığım ve açıkçası çok da hoşlanmadığım şeylerden bir tanesi bu. İşin içinde insan olunca ister istemez belli duygular işin içine girebiliyor. Ne olursa olsun sonuçta bu kişiler bizim çok yakından çalıştığımız arkadaşlarımız. Buna benzer zor kararları kendilerine bildirmek, bunlarla ilgili reaksiyonları almak bence benim en zorlandığım yer.
929

İnsan Kaynakları alanında çalışmak için nasıl özellikler ve yetkinlikler gerekir? (5 Cevap)

Öncelikle insan odaklı olmayı söyleyebiliriz. İnsanlar ile ilişki kurmayı, iletişim içerisinde bulunmayı sevmeyi söyleyebiliriz. Çünkü İnsan Kaynakları’nın hangi alanında olursanız olun, bir gününüz insan odaklı sorunlara problemlere çözüm bulmakla geçiyor. Onun için insanlarla iletişim içerisinde olmak, insanların problemlerine çözümler üretebilmek gerçekten olmazsa olmaz. Tabi bunun yanında İnsan Kaynakları’nın birçok farklı alanı var. Departman yöneticileri olsun, Genel Müdür Yardımcısı seviyesi olsun ve aynı zamanda aslında normal uzman seviyesinde çalışan kişilere kadar şirketin hemen hemen tamamıyla biz iletişim içerisindeyiz. Yani ben şu an Microsoft’ta çalışan insanların %99.9’unu tanıyorum, böyle de düşünebilirsiniz. Bu da tabi sürekli onlarla iletişim içerisinde olmaktan, onları tanımaktan sorunlarına çözümler üretmekten geçiyor. Bir yandan da iş birimlerine çok yakından çalışıyoruz. İş birimleri nasıl, ne gibi işlerle ilgileniyor diye inceleyip yakından çalışıyoruz. Tabi ki öncelikle en iyi yetenekleri, ihtiyaçları duydukları doğrultuda aslında bulabilmek için çalışıyoruz. Bunun için işe alım ekipleri ile çok yakından çalışıyoruz. Aynı zamanda da bölümler içerisinde özellikle organizasyonel anlamda birtakım yenilikler ve düzenlemeler yapılması gerekiyorsa bunları beraber planlıyoruz. Ondan dolayı da aslında insan kaynaklarında çalışan bir kişinin organizasyon anlamda da genel resmi görebilmesi ve analitik düşünebilmesi oldukça önemli. Aslında analitik düşünmek veya matematiksel zeka çok fazla insan kaynaklarında yer alan yetkinliklerden bir tanesi olmasa da, bence en önemli şeylerden bir tanesi. Özellikle son zamanlarda çok daha fazla artmış durumda bu. Şu an dünyada özellikle insan kaynakları alanında en çok konuşulan şeylerden bir tanesi HR metrikleri (HR-Analytics) konsepti. Bunun içerisinde sadece rapor, sadece kaç tane alım var, kaç tanesi kadın, kaç tanesi erkek gibi soru bakış açısından ziyade biraz ileriye dönük analizler çıkarabilecek ve bu anlamda da üst düzey yöneticilerimize değişik insan kaynakları faaliyetleri konusunda karar vermelerini rahatlatıcı, yol gösterici bir takım datalar, veriler sunabilmek. Hem bu datalara erişmek hem de bunu yorumlamak ve reaksiyona dönüştürmek insan kaynaklarının özellikle birkaç yıl içerisinde çok fazla odaklanacağı alanlardan bir tanesi olacak gibi gözüküyor. Bunun için de analitik düşünme insan kaynakları içerisinde de geçerli bir yetkinlik diye düşünüyorum.
3,119