3,073 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Türkiye’de son dönemde giderek herkesin farkındalığı arttı, özellikle Özgecan’ın kaybından sonra bilinç bu konuda ciddi anlamda yükseldi ama bir o kadar da gidilecek yol var. Yine daha önceki bölümde bahsettiğim gibi bunu değiştirecek olanlar sizlersiniz. Biz Unilever’de çok şanslı bir azınlığız, Unilever Türkiye çapında yüzde elli elli kadın erkek eşitliğini sağlamış bir şirket. Daha da önemlisi sadece bu çeşitliliği toplamda değil, şirketin üst düzey kademelerinde de sağlayabilmiş bir şirket. Ama toplumun her yerinde istihdamın her alanında böyle değil. Türkiye hala kadının istihdama katılım oranında %30’lara bile gelememiş durumda, çok geride bir ülkeyiz. Gerçekten istihdama kadın katıldıkça ülkelerin rekabetçi olması artıyor ve Japonya gibi bir ülke bile, %60 bu arada istihdam oranı ama, yine de diyor ki daha fazla kadınımı sokmalıyım çünkü rekabetçiliğim ve ekonomimin geleceği buna bağlı. Rakamları bırakıp kalplere seslenmek istiyorum, hepimiz geleceğimizi yaratırken her şeyin denge üzerine kurulu olduğunu biliyoruz. Doğaya şöyle bir baktığımızda dengesizliğin olduğu her yerde işler iyi gitmiyor, kadın-erkek dengesi de böyle. Kadın-erkek dengesinin kurulabilmesi için sizin jenerasyonunuz çok çok önemli. Buna sizin inanıp kadınların kendine inanıp; erkeklerin kadın arkadaşlarına inanıp, kızına inanıp, kardeşine inanıp, annesine inanıp, etrafındaki kadınlara inanıp onu desteklemesi ve karar merciine geldiğimizde de bu farkındalıkla karar verip, iş adamı olup iş kadını olup aslında özünde iş insanı olabilmek lazım. Hepinizden bir de bunu rica ediyorum, ama eminim. Zaten ben hepinizi seviyorum, saygıyla da selamlıyorum, başarılar diliyorum.

Bu soruya verilmiş diğer 1 cevabı gör