Cevaplar 13

Sırala:
Genelde Türk firmalarında çalıştım. İşe ilk girdiğim zamanlarda İnsan Kaynakları tanımı bile çok yeniydi. O zamanlar Personelcilik ve Personel Özlük İşleri deniyordu. Zaman içerisinde İnsan Kaynakları'nın Türkiye'deki yeri ve önemi sağlandı. Benim en büyük şansım hep Türk firmalarında çalışıp, İnsan Kaynakları süreçlerini sıfırdan başlayarak kurmak ve dizayn etmekti. Bu da çok büyük bir tatmin sağladı. Koton dahil çalıştığım diğer firmalarda da bu sistemleri kurmak, dizayn etmek ve bunların hala işlenebilmesi bence en büyük tatmin duygusu diyebilirim.
Bizim işimizin tatmin eden yanı bir teşekkürdür. Biz Satış veya Pazarlama gibiçok görünen bir departman değiliz. Dolayısıyla takdir bizim için ilaç gibidir vetakdirden başka bir beklentimiz de yok.
İnsana dokunabilmek ve her gün yepyeni bir insan hikayesiyle buluşabilmek benim için en büyük motivasyon kaynağıdır. Her yerde yapabiliyorsunuz ama İnsan Kaynakları bunu en yoğun yapabileceğiniz yerlerden bir tanesidir. Üniversitelere gittiğimde yepyeni zihinlerle tanışmak, bu farklılıkları görebilmek, şirket içine geldiğimde insanların günlük hayatlarından getirdiği zaman zaman sorunları, zaman zaman da mutlulukları paylaşabilmek ve bunların hepsinin bir işe dönüşebilmesi benim için çok değerli. İnsanla uğraşabilmek ve insan adına bir şey yapabilmek beni çok mutlu ediyor.
Etkisini çok hızlı görebildiğim bir işte çalıştığımı düşünüyorum. Ben bir Endüstri Mühendisiyim ve aklımda İnsan Kaynakları’yla ilgili hep bir soru işareti vardı. Endüstri Mühendisliği’nin temelinde verimliliğe odaklanmak var ve verimlilik gelişimle oluyor. Gelişim ise hayatımızın her boyutunda var ve her şey insanı geliştirmekle başlıyor. Ben de İnsan Kaynakları’nda bu süreci çok iyi gözlemleyip uygulayabiliyorum ve işin güzel tarafı da bu.
Aslında İnsan Kaynakları’nda beni en çok motive eden şey insanlarla birebir çok fazla iletişim kuruyor olmak ve onların sorunlarına çözüm bulabilme imkanına sahip olmak. İnsan Kaynakları çok kritik organizasyon içerisinde. Özellikle üst yönetim ve Genel Müdür ile çok fazla iş yapıyoruz. En yakın çalıştığımız kişiler onlar. Üst düzeyle birebir çalışma imkânına sahip olmak ve onların insanlarla ilgili kararları almalarına destek veren bir konumda olmak benim için oldukça cazip bir şey. Bu iki faktör dışında İnsan Kaynakları alanına baktığımız zaman aslında birebir dokunabildiğiniz bir alan olduğunu görebiliyorsunuz. Yani tabii ki satış, pazarlama farklı. Kendilerine özel metrikleri var. Ama bizim etkimiz sayısal bir şey olmaktan ziyade aslında kişinin size teşekkür etmesi de olabiliyor. Ya da gerçekten uzun zamandır üstüne yatırım yaptığınız bir kişinin çok iyi pozisyonlara gitmesi de olabiliyor. Ya da özellikle Microsoft için söylersem, Türkiye'de yer alan yetenekli gördüğümüz ve ona yatırım yaptığınız bir kişinin farklı ekiplerde sorumluluklar alması, yöneticiliğe terfi etmesi ya da bölgeye gitmesi gibi gelişmeleri görmek insanı çok mutlu ve motive eden şeyler. Yani aslında insanların büyüdüğünü, bulundukları pozisyonlarda geliştiklerini görmek, buna birebir tanıklık etmek benim için bu alanda bulunmamın en önemli sebeplerinden bir tanesi.
İnsanlar işe yaradıklarını ve değer yarattıklarını hissettiklerinde mutlu olurlar. Açıkçası ben bugüne kadar yaptığım her işte bir etki yarattığımı ve genel organizasyon başarısına katkı sağladığımı düşünüyorum. Dolayısıyla bu beni oldukça mutlu ediyor. Bu yaratılan etkiye örnek vermek gerekirse; bazen büyük projelere çok ciddi katkılar sağlamak bazen de kafası karışmış bir kişiye kariyeriyle ilgili tavsiyeler vermek olabilir. Bunların hepsi küçük de olsa bir araya geldiğinde beni çok mutlu ediyor.
Hiç sıkılmadım. Bunun birkaç boyutu var, bunlardan birisi de perakendedir. Perakende çok zevkli bir sektör ve devamlı bir hareket var. Ben 19 yıldır aynı şirkette çalışıyorum, sorsaydınız kesinlikle böyle bir şey olamayacağını söylerdim. Bundan önce de 2 yıl başka bir şirkette çalışmıştım ama aynı yerde aynı işi yaptığımı hissetmediğim için sıkılma diye bir opsiyon oluşmadı. Bunda perakendenin ve Migros’un ciddi bir payı var.Bütün bu heyecanlı işleri yaparken kurumsallığı kaybetmemek çok önemli. Kurumun çizgileri, kurumsallığı ve duruşu belli olduğu için sizi hayal kırıklığına uğratacak bir şey yaşamıyorsunuz. Biz yurtdışında İnsan Kaynakları eğitimleriyle ilgili takım yarışmalarına katılıyoruz. Bununla kıyaslayınca yaptığımız işten gurur duyuyoruz çünkü yaptığımız işin global ölçekte ne kadar kaliteli bir ortamda üretildiğini görüyoruz ama uluslararası bir şirketin parçası olmadığımız için de düşündüğümüzü yapabiliyoruz.Diyelim ki biz bir performans yönetimi sistemi kuracağız ya da onu güncelleyeceğiz. Bize herhangi bir yerden bunun nasıl olacağıyla ilgili bir talimat gelmiyor, biz onu düşünerek araştırıp yapıyoruz. Bir şeyleri düzeltip, bu işin dünyada nasıl yapıldığına bakıp, kendi ihtiyaçlarımıza göre uyarlayarak hayata geçiriyoruz. Bu da çok keyifli oluyor.Ben İnsan Kaynakları’nı kendine özgü ve spesifik bir alan gibi görmüyorum, işin ve perakendenin bir parçası olarak görüyorum. Biz insanla ilgili işleri gerçekleştiriyoruz. İnsanı zaten işten ayrı düşünemeyiz. Dolayısıyla biz bu işin en önemli bacağını en etkili bir şekilde tutmaya çalışıyoruz. Bu işi yaparken İnsan Kaynakları gözüyle baktığımızda her fonksiyon kadar kritik ve insanlara dokunan bir iş olduğunu görüyoruz. İnsanların hayatlarında fark yaratabileceğimiz, onlara dokunabileceğimiz bir iş yapıyoruz. Onlar da bizi ilk iş günü ya da terfi ettikleri gün gibi çok özel günlerin bir parçası olarak hatırlıyor. Bu da çok kıymetli bir şey ve manevi bir tatmin getiriyor.
Benim İnsan Kaynakları’nı sevmemin nedeni insanların yüzündeki gülümsemeyi görmemdir. Bazen gün içinde çok yorgun olabiliyorsunuz ama bir çalışan gelip size teşekkür ettiğinde ve onun sorununu çözdüğünüzde mutlu olduğunu söylediğinde bütün yorgunluğunuz gidiyor. O takdir ve teşekkür sizi çok mutlu ediyor.
Ben insanların hayatına dokunabilmekten, hedeflerini gerçekleştirmelerinde bir nebze katkım olduğunu ve insanlar üzerinden işe katkı yaptığımı düşünmekten çok haz alıyorum. Bunu yaptığımı düşünmek bile çok keyif veriyor.

İlgili Konular

İşe Alım

116 soru, 90 cevap.

İşveren Markası

20 soru, 24 cevap.

Yetenek Yönetimi

10 soru, 10 cevap.

Ücret ve Yan Haklar

4 soru, 4 cevap.

Kadro ve Verimlilik

3 soru, 3 cevap.

Hepsini Göster (6)
Seçme ve Yerleştirme

4 soru, 4 cevap.

İlgili Şirketler

Garanti Bankası

78 soru, 183 cevap.

Koton

250 soru, 609 cevap.

EY Türkiye

89 soru, 157 cevap.

Microsoft

59 soru, 101 cevap.

Anlatsın

40 soru, 271 cevap.

Hepsini Göster (41)
BSH

102 soru, 272 cevap.

Kraft Heinz

45 soru, 68 cevap.

Ak Gıda

13 soru, 11 cevap.

L'Oréal

103 soru, 161 cevap.

Abdi İbrahim

89 soru, 245 cevap.

Siemens

149 soru, 219 cevap.

Anbean

24 soru, 24 cevap.

Dinamo Consulting

18 soru, 28 cevap.

Mercedes-Benz Türk

56 soru, 103 cevap.

Huawei

73 soru, 118 cevap.

Philip Morris / Sabancı

94 soru, 248 cevap.

Vodafone

100 soru, 132 cevap.

METRO Cash & Carry Türkiye

156 soru, 318 cevap.

Unilever

57 soru, 121 cevap.

Anadolu Efes

52 soru, 90 cevap.

People Make the Brand

13 soru, 11 cevap.

Türk Telekom

66 soru, 156 cevap.

Penti

71 soru, 149 cevap.

Pronet

122 soru, 167 cevap.

Migros

192 soru, 354 cevap.

DenizBank

121 soru, 223 cevap.

TürkTraktör

63 soru, 110 cevap.

Talent Brand Company

3 soru, 10 cevap.

PepsiCo

58 soru, 130 cevap.

Pfizer

87 soru, 215 cevap.

Canon Eurasia

93 soru, 147 cevap.

Colgate-Palmolive

90 soru, 163 cevap.

Arvato

51 soru, 82 cevap.

Perfetti Van Melle

70 soru, 152 cevap.

Burgan Bank

60 soru, 128 cevap.

Arçelik

121 soru, 187 cevap.

Zingat.com

90 soru, 216 cevap.

British American Tobacco

124 soru, 247 cevap.

Procter & Gamble

86 soru, 210 cevap.

Kron

5 soru, 5 cevap.

İlgili Etkinlikler

InCase

21.12.2018