Cevaplar 15

Sırala:

Aslında İnsan Kaynakları’nda beni en çok motive eden şey insanlarla birebir çok fazla iletişim kuruyor olmak ve onların sorunlarına çözüm bulabilme imkanına sahip olmak. İnsan Kaynakları çok kritik organizasyon içerisinde. Özellikle üst yönetim ve Genel Müdür ile çok fazla iş yapıyoruz. En yakın çalıştığımız kişiler onlar. Üst düzeyle birebir çalışma imkânına sahip olmak ve onların insanlarla ilgili kararları almalarına destek veren bir konumda olmak benim için oldukça cazip bir şey. Bu iki faktör dışında İnsan Kaynakları alanına baktığımız zaman aslında birebir dokunabildiğiniz bir alan olduğunu görebiliyorsunuz. Yani tabii ki satış, pazarlama farklı. Kendilerine özel metrikleri var. Ama bizim etkimiz sayısal bir şey olmaktan ziyade aslında kişinin size teşekkür etmesi de olabiliyor. Ya da gerçekten uzun zamandır üstüne yatırım yaptığınız bir kişinin çok iyi pozisyonlara gitmesi de olabiliyor. Ya da özellikle Microsoft için söylersem, Türkiye'de yer alan yetenekli gördüğümüz ve ona yatırım yaptığınız bir kişinin farklı ekiplerde sorumluluklar alması, yöneticiliğe terfi etmesi ya da bölgeye gitmesi gibi gelişmeleri görmek insanı çok mutlu ve motive eden şeyler. Yani aslında insanların büyüdüğünü, bulundukları pozisyonlarda geliştiklerini görmek, buna birebir tanıklık etmek benim için bu alanda bulunmamın en önemli sebeplerinden bir tanesi.

Benim İnsan Kaynakları’nı sevmemin nedeni insanların yüzündeki gülümsemeyi görmemdir. Bazen gün içinde çok yorgun olabiliyorsunuz ama bir çalışan gelip size teşekkür ettiğinde ve onun sorununu çözdüğünüzde mutlu olduğunu söylediğinde bütün yorgunluğunuz gidiyor. O takdir ve teşekkür sizi çok mutlu ediyor.

Etkisini çok hızlı görebildiğim bir işte çalıştığımı düşünüyorum. Ben bir Endüstri Mühendisiyim ve aklımda İnsan Kaynakları’yla ilgili hep bir soru işareti vardı. Endüstri Mühendisliği’nin temelinde verimliliğe odaklanmak var ve verimlilik gelişimle oluyor. Gelişim ise hayatımızın her boyutunda var ve her şey insanı geliştirmekle başlıyor. Ben de İnsan Kaynakları’nda bu süreci çok iyi gözlemleyip uygulayabiliyorum ve işin güzel tarafı da bu.

İnsan Kaynakları’nda başarma duygusunu en çok hissedebildiğiniz noktaları; insana dokunabilmek, onları mutlu edebilmek ve bir şeyi onlarla paylaşabilmektir. Her doğruyu ya da her istenileni yapmak değil, doğru dengeyi bularak doğru çözümleri sunabilmek lazım. Çünkü İnsan Kaynakları pek çok açıdan ele alındığında, hem çalışana hem bireylerin kendisine hem yönetime hem de organizasyonel yapıya farklı alanlarda dokunan bir departmandır. Bu yüzden çözüm geliştirebilmek, ciddi anlamda farklı yönetebilmek ve geliştirilen çözümlerle insanları mutlu edebilmek gerçek bir motivasyon sağlıyor.

Hiç sıkılmadım. Bunun birkaç boyutu var, bunlardan birisi de perakendedir. Perakende çok zevkli bir sektör ve devamlı bir hareket var. Ben 19 yıldır aynı şirkette çalışıyorum, sorsaydınız kesinlikle böyle bir şey olamayacağını söylerdim. Bundan önce de 2 yıl başka bir şirkette çalışmıştım ama aynı yerde aynı işi yaptığımı hissetmediğim için sıkılma diye bir opsiyon oluşmadı. Bunda perakendenin ve Migros’un ciddi bir payı var.

Bütün bu heyecanlı işleri yaparken kurumsallığı kaybetmemek çok önemli. Kurumun çizgileri, kurumsallığı ve duruşu belli olduğu için sizi hayal kırıklığına uğratacak bir şey yaşamıyorsunuz. Biz yurtdışında İnsan Kaynakları eğitimleriyle ilgili takım yarışmalarına katılıyoruz. Bununla kıyaslayınca yaptığımız işten gurur duyuyoruz çünkü yaptığımız işin global ölçekte ne kadar kaliteli bir ortamda üretildiğini görüyoruz ama uluslararası bir şirketin parçası olmadığımız için de düşündüğümüzü yapabiliyoruz.

Diyelim ki biz bir performans yönetimi sistemi kuracağız ya da onu güncelleyeceğiz. Bize herhangi bir yerden bunun nasıl olacağıyla ilgili bir talimat gelmiyor, biz onu düşünerek araştırıp yapıyoruz. Bir şeyleri düzeltip, bu işin dünyada nasıl yapıldığına bakıp, kendi ihtiyaçlarımıza göre uyarlayarak hayata geçiriyoruz. Bu da çok keyifli oluyor.

Ben İnsan Kaynakları’nı kendine özgü ve spesifik bir alan gibi görmüyorum, işin ve perakendenin bir parçası olarak görüyorum. Biz insanla ilgili işleri gerçekleştiriyoruz. İnsanı zaten işten ayrı düşünemeyiz. Dolayısıyla biz bu işin en önemli bacağını en etkili bir şekilde tutmaya çalışıyoruz. Bu işi yaparken İnsan Kaynakları gözüyle baktığımızda her fonksiyon kadar kritik ve insanlara dokunan bir iş olduğunu görüyoruz. İnsanların hayatlarında fark yaratabileceğimiz, onlara dokunabileceğimiz bir iş yapıyoruz. Onlar da bizi ilk iş günü ya da terfi ettikleri gün gibi çok özel günlerin bir parçası olarak hatırlıyor. Bu da çok kıymetli bir şey ve manevi bir tatmin getiriyor.


İnsan Kaynakları’nda en temel şey insandır ve insanbirçok faktörden etkilenen bir varlıktır. Dolayısıyla insanı etkileyen faktörlerin ne olduğu ve bunları tetikleyecek şeylerin neler olduğu gibi kurguları düzenlemek İnsan Kaynakları fonksiyonunun ana amacıdır. Bazen birçok şey yapıyorsunuz ve o kişide veya çalışan kitlesinde etki edemiyorsunuz, performansı yükseltemiyorsunuz ama bazen tek bir aracı kullandığınız zaman bambaşka sonuçlar elde edebiliyorsunuz. İşte tam olarak bu deneyi izleyebilmek beni bu alanda en çok tatmin eden şeylerden biridir.

İnsana dokunabilmek ve her gün yepyeni bir insan hikayesiyle buluşabilmek benim için en büyük motivasyon kaynağıdır. Her yerde yapabiliyorsunuz ama İnsan Kaynakları bunu en yoğun yapabileceğiniz yerlerden bir tanesidir. Üniversitelere gittiğimde yepyeni zihinlerle tanışmak, bu farklılıkları görebilmek, şirket içine geldiğimde insanların günlük hayatlarından getirdiği zaman zaman sorunları, zaman zaman da mutlulukları paylaşabilmek ve bunların hepsinin bir işe dönüşebilmesi benim için çok değerli. İnsanla uğraşabilmek ve insan adına bir şey yapabilmek beni çok mutlu ediyor.

İnsanlar işe yaradıklarını ve değer yarattıklarını hissettiklerinde mutlu olurlar. Açıkçası ben bugüne kadar yaptığım her işte bir etki yarattığımı ve genel organizasyon başarısına katkı sağladığımı düşünüyorum. Dolayısıyla bu beni oldukça mutlu ediyor. Bu yaratılan etkiye örnek vermek gerekirse; bazen büyük projelere çok ciddi katkılar sağlamak bazen de kafası karışmış bir kişiye kariyeriyle ilgili tavsiyeler vermek olabilir. Bunların hepsi küçük de olsa bir araya geldiğinde beni çok mutlu ediyor.

İlgili Konular

İşe Alım

110 soru, 130 cevap.

Ücret ve Yan Haklar

8 soru, 8 cevap.

Yetenek Yönetimi

10 soru, 10 cevap.

İşveren Markası

20 soru, 24 cevap.

Seçme ve Yerleştirme

4 soru, 4 cevap.

Hepsini Göster (6)
Kadro ve Verimlilik

3 soru, 3 cevap.

İlgili Şirketler

Migros

191 soru, 353 cevap.

Canon Eurasia

82 soru, 147 cevap.

Penti

73 soru, 150 cevap.

EY Türkiye

88 soru, 157 cevap.

Hepsini Göster (44)
Philip Morris / Sabancı

94 soru, 248 cevap.

TürkTraktör

62 soru, 110 cevap.

DenizBank

150 soru, 324 cevap.

Mercedes-Benz Türk

67 soru, 128 cevap.

Türk Telekom

66 soru, 156 cevap.

Garanti Bankası

77 soru, 194 cevap.

Huawei

67 soru, 118 cevap.

Pfizer

86 soru, 215 cevap.

Siemens

149 soru, 219 cevap.

Arçelik

113 soru, 190 cevap.

Decathlon

68 soru, 116 cevap.

METRO Cash & Carry Türkiye

151 soru, 318 cevap.

British American Tobacco

115 soru, 247 cevap.

Talent Brand Company

3 soru, 10 cevap.

Kron

5 soru, 5 cevap.

Ak Gıda

36 soru, 46 cevap.

Arvato CRM Türkiye

47 soru, 82 cevap.

PepsiCo

61 soru, 133 cevap.

Vodafone

99 soru, 132 cevap.

Anbean

24 soru, 24 cevap.

Anadolu Efes

51 soru, 90 cevap.

Anlatsın

48 soru, 276 cevap.

Perfetti Van Melle

68 soru, 152 cevap.

Air Liquide

45 soru, 106 cevap.

Pronet

122 soru, 167 cevap.

Burgan Bank

59 soru, 128 cevap.

Dinamo Consulting

17 soru, 28 cevap.

Kraft Heinz

40 soru, 68 cevap.

L'Oréal

97 soru, 161 cevap.

Microsoft

58 soru, 101 cevap.

Unilever

99 soru, 183 cevap.

BSH

102 soru, 221 cevap.

Abdi İbrahim

78 soru, 245 cevap.

Koton

224 soru, 573 cevap.

Colgate-Palmolive

85 soru, 163 cevap.

Procter & Gamble

86 soru, 210 cevap.

Zingat.com

88 soru, 216 cevap.

Tat Gıda & Düzey Pazarlama

112 soru, 197 cevap.

People Make the Brand

13 soru, 11 cevap.