Cevaplar 17

Yükleniyor...
272 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İnsana dokunabilmek ve her gün yepyeni bir insan hikayesiyle buluşabilmek benim için en büyük motivasyon kaynağıdır. Her yerde yapabiliyorsunuz ama İnsan Kaynakları bunu en yoğun yapabileceğiniz yerlerden bir tanesidir. Üniversitelere gittiğimde yepyeni zihinlerle tanışmak, bu farklılıkları görebilmek, şirket içine geldiğimde insanların günlük hayatlarından getirdiği zaman zaman sorunları, zaman zaman da mutlulukları paylaşabilmek ve bunların hepsinin bir işe dönüşebilmesi benim için çok değerli. İnsanla uğraşabilmek ve insan adına bir şey yapabilmek beni çok mutlu ediyor.

164 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Etkisini çok hızlı görebildiğim bir işte çalıştığımı düşünüyorum. Ben bir Endüstri Mühendisiyim ve aklımda İnsan Kaynakları’yla ilgili hep bir soru işareti vardı. Endüstri Mühendisliği’nin temelinde verimliliğe odaklanmak var ve verimlilik gelişimle oluyor. Gelişim ise hayatımızın her boyutunda var ve her şey insanı geliştirmekle başlıyor. Ben de İnsan Kaynakları’nda bu süreci çok iyi gözlemleyip uygulayabiliyorum ve işin güzel tarafı da bu.

2,829 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Aslında İnsan Kaynakları’nda beni en çok motive eden şey insanlarla birebir çok fazla iletişim kuruyor olmak ve onların sorunlarına çözüm bulabilme imkanına sahip olmak. İnsan Kaynakları çok kritik organizasyon içerisinde. Özellikle üst yönetim ve Genel Müdür ile çok fazla iş yapıyoruz. En yakın çalıştığımız kişiler onlar. Üst düzeyle birebir çalışma imkânına sahip olmak ve onların insanlarla ilgili kararları almalarına destek veren bir konumda olmak benim için oldukça cazip bir şey. Bu iki faktör dışında İnsan Kaynakları alanına baktığımız zaman aslında birebir dokunabildiğiniz bir alan olduğunu görebiliyorsunuz. Yani tabii ki satış, pazarlama farklı. Kendilerine özel metrikleri var. Ama bizim etkimiz sayısal bir şey olmaktan ziyade aslında kişinin size teşekkür etmesi de olabiliyor. Ya da gerçekten uzun zamandır üstüne yatırım yaptığınız bir kişinin çok iyi pozisyonlara gitmesi de olabiliyor. Ya da özellikle Microsoft için söylersem, Türkiye'de yer alan yetenekli gördüğümüz ve ona yatırım yaptığınız bir kişinin farklı ekiplerde sorumluluklar alması, yöneticiliğe terfi etmesi ya da bölgeye gitmesi gibi gelişmeleri görmek insanı çok mutlu ve motive eden şeyler. Yani aslında insanların büyüdüğünü, bulundukları pozisyonlarda geliştiklerini görmek, buna birebir tanıklık etmek benim için bu alanda bulunmamın en önemli sebeplerinden bir tanesi.

220 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Human resources has the function itself has changed over the years so it started initially as an admin role and then it evolved to be what is called personnel and then came the new wave of human resources and today what really excites me about this function let's say is that it's a real business partnership, is that you can see working in human resources, you can see the changes, you can witness the changes even after so many years and you can see the achievements that you have done across the years when you for example work on developing a certain leader which is part of the talent management and talent development and then you see this leader after so many years becoming the CEO of a company or the CFO or any let's say that has any leadership role that is the real excitement of it and this is what what makes me proud of working in Human Resources.

456 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İnsanlar işe yaradıklarını ve değer yarattıklarını hissettiklerinde mutlu olurlar. Açıkçası ben bugüne kadar yaptığım her işte bir etki yarattığımı ve genel organizasyon başarısına katkı sağladığımı düşünüyorum. Dolayısıyla bu beni oldukça mutlu ediyor. Bu yaratılan etkiye örnek vermek gerekirse; bazen büyük projelere çok ciddi katkılar sağlamak bazen de kafası karışmış bir kişiye kariyeriyle ilgili tavsiyeler vermek olabilir. Bunların hepsi küçük de olsa bir araya geldiğinde beni çok mutlu ediyor.

345 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Hiç sıkılmadım. Bunun birkaç boyutu var, bunlardan birisi de perakendedir. Perakende çok zevkli bir sektör ve devamlı bir hareket var. Ben 19 yıldır aynı şirkette çalışıyorum, sorsaydınız kesinlikle böyle bir şey olamayacağını söylerdim. Bundan önce de 2 yıl başka bir şirkette çalışmıştım ama aynı yerde aynı işi yaptığımı hissetmediğim için sıkılma diye bir opsiyon oluşmadı. Bunda perakendenin ve Migros’un ciddi bir payı var.

Bütün bu heyecanlı işleri yaparken kurumsallığı kaybetmemek çok önemli. Kurumun çizgileri, kurumsallığı ve duruşu belli olduğu için sizi hayal kırıklığına uğratacak bir şey yaşamıyorsunuz. Biz yurtdışında İnsan Kaynakları eğitimleriyle ilgili takım yarışmalarına katılıyoruz. Bununla kıyaslayınca yaptığımız işten gurur duyuyoruz çünkü yaptığımız işin global ölçekte ne kadar kaliteli bir ortamda üretildiğini görüyoruz ama uluslararası bir şirketin parçası olmadığımız için de düşündüğümüzü yapabiliyoruz.

Diyelim ki biz bir performans yönetimi sistemi kuracağız ya da onu güncelleyeceğiz. Bize herhangi bir yerden bunun nasıl olacağıyla ilgili bir talimat gelmiyor, biz onu düşünerek araştırıp yapıyoruz. Bir şeyleri düzeltip, bu işin dünyada nasıl yapıldığına bakıp, kendi ihtiyaçlarımıza göre uyarlayarak hayata geçiriyoruz. Bu da çok keyifli oluyor.

Ben İnsan Kaynakları’nı kendine özgü ve spesifik bir alan gibi görmüyorum, işin ve perakendenin bir parçası olarak görüyorum. Biz insanla ilgili işleri gerçekleştiriyoruz. İnsanı zaten işten ayrı düşünemeyiz. Dolayısıyla biz bu işin en önemli bacağını en etkili bir şekilde tutmaya çalışıyoruz. Bu işi yaparken İnsan Kaynakları gözüyle baktığımızda her fonksiyon kadar kritik ve insanlara dokunan bir iş olduğunu görüyoruz. İnsanların hayatlarında fark yaratabileceğimiz, onlara dokunabileceğimiz bir iş yapıyoruz. Onlar da bizi ilk iş günü ya da terfi ettikleri gün gibi çok özel günlerin bir parçası olarak hatırlıyor. Bu da çok kıymetli bir şey ve manevi bir tatmin getiriyor.

287 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Benim İnsan Kaynakları’nı sevmemin nedeni insanların yüzündeki gülümsemeyi görmemdir. Bazen gün içinde çok yorgun olabiliyorsunuz ama bir çalışan gelip size teşekkür ettiğinde ve onun sorununu çözdüğünüzde mutlu olduğunu söylediğinde bütün yorgunluğunuz gidiyor. O takdir ve teşekkür sizi çok mutlu ediyor.

207 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ben insanların hayatına dokunabilmekten, hedeflerini gerçekleştirmelerinde bir nebze katkım olduğunu ve insanlar üzerinden işe katkı yaptığımı düşünmekten çok haz alıyorum. Bunu yaptığımı düşünmek bile çok keyif veriyor.

485 görüntülenme
·
Transkripti Göster

İnsan Kaynakları’nda başarma duygusunu en çok hissedebildiğiniz noktaları; insana dokunabilmek, onları mutlu edebilmek ve bir şeyi onlarla paylaşabilmektir. Her doğruyu ya da her istenileni yapmak değil, doğru dengeyi bularak doğru çözümleri sunabilmek lazım. Çünkü İnsan Kaynakları pek çok açıdan ele alındığında, hem çalışana hem bireylerin kendisine hem yönetime hem de organizasyonel yapıya farklı alanlarda dokunan bir departmandır. Bu yüzden çözüm geliştirebilmek, ciddi anlamda farklı yönetebilmek ve geliştirilen çözümlerle insanları mutlu edebilmek gerçek bir motivasyon sağlıyor.

Sonraki Sayfa »