Cevaplar 16

Yükleniyor...
Transkripti Göster

Eğer Satış’ı severek yapıyorsanız, klasik bir zorluktan bahsetmek pek mümkün değil. Biz değişik bir coğrafyada iş yapıyoruz, birçok ülkede yaşanan sıkıntılardan farklı sıkıntılar yaşayabiliyoruz. Dolayısıyla empati yapmayı biliyorsanız, takım çalışmasına yatkın bir kişiliğiniz varsa bu zorlukların üstesinden tek başınıza gelmek zorunda olmadığınızı hissediyorsunuz. Takım arkadaşlarınızın, iş ortaklarınızın zorlukları aşması adına size büyük destek sağladığını görüyorsunuz. Satış Yöneticisi olmanın tek zor tarafı, hedeften uzakta kalma duygusunu hissetmektir fakat ben iş sonuçları çok başarılı bir şirkette görev yapıyorum. Bugüne kadar bu sıkıntıyı burada hiç yaşamadım.

172 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Satış Yöneticisi’nin işe yeni başlayan bir Satış Temsilcisi’nden farkı; daha stratejik düşünmesidir. Karşısına çıkabilecek aksaklıklar için çözüm yollarını her zaman aklında tutabilmeli, bu ülkenin coğrafyasında çok farklı yapılara sahip insanların olduğunu ve herkese farklı şekilde çalışma ortamını yaratmak zorunda olduğunu bilmeli.

Transkripti Göster

Satış’ın sağladığı en büyük tatminlerden bir tanesi, başarma ve hedefe ulaşma duygusunu her an hissedebilme şansıdır. Biz bu departmanda hedef odaklı çalışıyoruz ve hedeflerimize saatlik, günlük, haftalık ve aylık olarak ulaşma şansımız var. Bu da bize bir dinamizm sağlıyor. Satış, çok dinamik ve enerjik olmayı gerektiriyor. Açıkçası bu enerji bana güç veriyor ve yaşamı hissediyorum. Bazen Satışçı olmasaydım başka ne gibi bir meslek yapabilirdim diye düşünüyorum ama Satış’tan başka bir cevap bulamıyorum. Ben iş hayatına Satış Yöneticisi olarak başlamadım. Bu sektördeki birçok arkadaşımız gibi, tabirle söyleyecek olursam; çanta sallayarak satış işine başladım. Bu işe başladığımda benimle aynı işi yapan üst pozisyondaki arkadaşlarımın sosyal çevresinin çok geniş olduğunu fark ettim ve bu kadar insanı nasıl tanıdıklarını düşündüm. Geçen yılların benim de dağarcığıma birçok insanı tanıma şansı koyduğunu gördüm. Satış Yöneticiliği’nin en büyük avantajlarından bir tanesi, çok geniş bir sosyal çevreye sahip olma imkanı ve Türkiye’nin her yerinde bir dostunuz olduğunu bilme şansı var.

109 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Üniversiteye 16 yaşında başladım, 20 yaşında mezun oldum. Üniversiteyi bitirdiğimde birçok öğrenci arkadaşımız gibi aklımda Satışçı olmak yoktu, biraz daha tesadüflerle bu mesleği seçtim. Meslek boyunca salçadan ampule, kibritten makarnaya kadar birçok ürün sattım ve Türkiye'nin önemli şirketlerin çatısı altında çalıştım. Perfetti Van Melle çalıştığım 3. şirkettir. Bundan önceki şirketimde yaklaşık 6-7 yıl kadar makarna sattım. Makarna sattığım dönemlerde Ankara Bölge Müdürlüğü, Adana Bölge Müdürlüğü ve Zincir Mağazalar Satış Müdürlüğü pozisyonlarında bulundum. Yine bir tesadüfle Perfetti Van Melle ile yollarımız keşişti ve Perfetti Van Melle'de Türkiye Zincir Mağazaları Satış Müdürü pozisyonunda işe başladım. Bu pozisyonda yaklaşık 3 yıl kadar görev yaptım. Ulusal Zincir Mağazalar kanalı zor ve modern kanal dediğimiz bir satış kanalıdır. Bu görevden sonra 2010 senesinde Perfetti Van Melle'de Türkiye Satış Müdürlüğü pozisyonuna terfi ettirildim. 1 sene kadar bu pozisyonda görev yaptım ve çok fazla sahada olmaya çalıştım. Şirketin ve ülkenin dinamiklerini, üretilen ürünlerin bakış açısını anlamaya çalıştım. 2011 senesinde Satış Direktörlüğü pozisyonuna getirildim. O günden bugüne kadar da Perfetti Van Melle'de Satış Direktörü olarak görev yapıyorum.

225 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Bir Satışçı için klasik bir günden bahsetmek pek mümkün değil çünkü dinamik bir sektörde iş yapıyoruz. Bazen biz günü değil, gün bizi planlıyor. Benim iş yaşamımın büyük bir bölümü sahada müşteri ziyaretleriyle, Satış Ekibi’yle koordine çalışmakla geçiyor. Öyle diyebilirim ki 1 aylık çalışma süresinin %70-80’inde sahada olmak zorundayım. Aslında bu bir zorunluluk değil. Ben biraz daha tercih olarak ekiple sahada olmayı seviyorum çünkü bir Satıcı için saha dinamiklerini birilerinden duymaktan ziyade, sahada yaşamak olmazsa olmaz gerçeklerden bir tanesidir. Aktivite sırasında genelde bölge veya saha ziyaretindeysem, iş ortaklarımızla ve müşterilerimizle hem değerlendirme hem de satış toplantıları yapıyorum. Satış Ekibi’yle de benzer toplantılar yaparken, saha ziyaretleri de gerçekleştiriyorum. Dolayısıyla bir Satıcı için olmazsa olmazlardan bir tanesi de, sahanın nabzını sahada hissetmesidir.