Cevaplar 15

Filtrele:Sırala:

Pronet'teki 15 yıllık kariyerinizi anlatır mısınız? Bugüne kadar hangi görevlerde bulundunuz? (1 Cevap)

Ben Elektronik Mühendisliği bölümünden mezunum. 15 sene önce Pronet’e başladığım dönemde, cezaevleri gibi, havaalanları gibi büyük, yüksek teknoloji kullanılan elektronik güvenlik sistemleri daha revaçta idi. Ben de orada, sahada bilfiil o sistemlerin montajı, eğitimi, müşteriye teslim edilmesi süreçleri ile işe başladım. Sonrasında şirketin vermiş olduğu hizmetin kalbi olan alarm merkezi dediğimiz departmanın yazılımının değiştirilmesi gerekiyordu. O zamanlar DOS tabanlı yazılımlar vardı. Windows yeni yeni çıkıyordu. Ben de elektronik mühendisi olduğum için o tarafta görev almak istedim. O serüven beni yöneticilik hayatına iten serüven oldu. Çünkü o dönemde yazılımın değiştirilmesinden, yazılım değiştirilirken de alarm merkezinin yöneticiliğinden bir anda sorumlu oluverdim. Ve o sorumluluk gün geçtikçe hem ekiplerin büyümesi, hem belki de benim farklı sorumluluklar alma isteğim ile giderek büyüdü. Ondan sonra ilave olarak Teknik Servis Organizasyonunun sorumluluğunu aldım. Türkiye’de 81 ilde, tüm illerde bir gün içerisinde servis verebilecek bir organizasyon yapısı oluşturduk. Yaklaşık 6 sene o görevde devam ettikten sonra satış sonrası hizmetlerden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak çalışmaya başladım. 4-5 sene de o görevde, tüm müşteri hizmetleri ekipleri, teknik servis, alarm merkezi gibi müşterinin hizmet aldığı tüm noktaları ekip arkadaşlarımla beraber yönettik. Sonra 2 sene, satış tarafında bir organizasyonumuz vardı. Müşteriye ilk dokunan, ürünün, ihtiyaçların farkına varılmasını sağlayan ekiplerle beraber, özellikle de sahada tüm Türkiye çapında bayii organizasyonu ve direk satış organizasyonları yönettim. Sonra yeniden bir organizasyon değişikliği yaptık. Son 3-4 aydır da satış sonrası hizmetlerden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak çalışıyorum.

Pronet'te sizi ne motive ediyor? 15 yıldır sizi burada tutan şey nedir? (1 Cevap)

15 sene boyunca insanın bir şirkette kalması ne kadar şirketin içeriği ile ilgili bir şey olduğunu, ben de o zamanı geçirdikten sonra anlıyorum. Çünkü 15 sene boyunca aynı işi yapıyor olmak insanı tatmin etmeyebilir. Ama ben hiçbir zaman aynı işi yapmadım. Bence benim en büyük motivasyon kaynağım bu idi.Bugün geriye dönüp baktığımda, bu 15 sene içerisinde beni en çok tatmin eden 2 şey var. Bir tanesi “Dinamizm ve Değişim”. Şirketin her senesi bir önceki seneden farklı oldu. Benim her sene aldığım sorumluluk, kimi zaman ünvan aynı kalmasına rağmen farklılaştı. Çalıştığımız ekipler büyüdü. Benim için başka bir şirkette, yeni bir görevle çalışıyor olmak gibiydi. Bu, birçok arkadaşım için de geçerli. O yüzden dinamizm ve değişim buradaki en büyük tatmin noktalarından bir tanesi.Diğeri birazcık daha manevi. Ben yaptığım işin önemli bir kısmının insanların hayatlarına dokunmak olduğunu görüyorum. Eğer manevi olarak beni bu kadar tatmin eden bir iş olmasa 15 sene mümkün değil çalışamazdım. Bu 15 sene içerisinde sayısız insanın hayatını kurtardık. Birçok insanın hayatlarında çok önemli noktalara dokunduk, birçok insandan “Allah sizden razı olsun” diye telefonlar aldık. Bu benim için işin en önemli kısmı idi. Aslında beni tatmin eden yönler bunlar.

Satış Sonrası Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı olarak Pronet'te bir gününüz nasıl geçiyor? (1 Cevap)

Ekip büyük olunca, o ekiplerin birbiriyle koordine olması için belli toplantılara ihtiyaç oluyor. Bunlar kimi zaman yönetim ekibinin beraber çalıştığı ekiplerle olan koordinasyonu, kimi zaman da farklı ekiplerin birbirleriyle olan koordinasyonundan dolayı belli periyodik toplantılarımız oluyor.Ben zamanımın önemli bir kısmını ekiple beraber, çağrı dinleyerek, müşteri ile olan ilişkilerini gözlemleyerek ya da sahada onlarla beraber müşteri deneyimlerini gözlemleyerek geçiriyorum. Bunun şöyle bir nedeni var. Benim görev ve sorumluluklarım arasında, biraz önce de bahsettiğimiz gibi, hem onları hem de süreçleri iyileştirmek var. Onların müşteri ile yaşadıkları deneyimlerde nelerin eksik olduğunu, nelerin geliştirilmesi gerektiğini görebileceğim en iyi yer saha. O yüzden de saha da önemli bir zaman geçiririm. Kişi sayısı olarak yüksek sayıda personel ile çalışıyoruz. Doğal olarak beraber çalıştığımız iş arkadaşlarımızın, yöneticiler olarak bizlerin zamanın önemli bir kısmını onlara hizmet ederek geçirmesi önemli. Ekip içerisindeki arkadaşlarımın kimi zaman kişisel problemleri olabilir, kimi zaman kariyere yönelik problemleri olabilir, kimi zaman kendilerine yatırım yapmak üzere belli soruları olabilir. Onlarla beraber gün içerisinde yapmış olduğumuz birebir seanslar oluyor. Büyük bir operasyon, operasyonun önemli bir kısmı da 7/24 müşterilere hizmet veriyor. İster istemez operasyonda her zaman belli aksaklıklar oluşuyor. Bazen bir takım ani çıkan aksaklıkları gidermek adına ekiplerle hızlıca almış olduğumuz kararlar günümüzün önemli bir kısmını alıyor.

Satış Sonrası Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı ne iş yapar? Satış Sonrası Hizmetler Genel Müdür Yardımcısı olarak görev ve sorumluluklarınız nelerdir? (1 Cevap)

Satış Sonrası Hizmetler deyince müşterimizin, Satış ekipleriyle, Tanıtım ekiplerimizle, sözleşme imzaladıktan sonraki tüm süreçlerinden bahsediyoruz. O andan itibaren ana hedefimiz, müşterilerimize hizmet verip onların en iyi şekilde bu hizmeti almaları ve mümkün olduğu kadar uzun bir süre boyunca bu hizmetten faydalanmaları.Benim görevim de hem bu süreçleri, hem de bu süreçleri hayata geçiren ekip arkadaşlarımın yönetimi. Onlara destek olarak, onları geliştirerek o hizmetleri hem daha iyi nasıl verebiliriz hem de onların kendi kişisel planları ile ilgili onları mümkün olduğu kadar destekleyip, kariyer planlarında ilerlemelerini sağlıyoruz.

Pronet'in şirket kültürünü ve değerlerini anlatır mısınız? (1 Cevap)

Şirket değerleri aslında birçok şirketin son 10-15 sene içerisinde oturup workshop’larda, beyin fırtınaları ile oluşturduğu, sonra gidip duvarlarına yazdığı şeyler, bence kültürü oluşturabilmek açısından çok önemli. Çünkü şirketler de insanlar gibidir. Her insanın aileden gelen belli değerleri vardır. O değerler insanın yaşamını, belli tercihleri yaparken tercihlerini, ya da belli kararlar verirken kararlarını etkiliyor. Şirketler içinde değerler aynı şekildedir. Değerler aslında şirket çalışanları için bir kılavuz. Şöyle ki bir adım atarken, bir karar verirken, müşteri ile görüşürken ya da bir arkadaşı ile sohbet ederken, ben doğru şeyi mi yapıyorum diye dönüp bakması gereken bir kılavuz.Pronet içinde 4 değerimiz var. Bunlara kısaca bakacak olursak birincisi “Açık İletişim” dediğimiz, bence en önemli değerlerden bir tanesidir. Pronet’te mümkün olduğu kadar her türlü konuyu çekinmeden, korkmadan konuşabiliyor, bu iletişimi açık bir şekilde sağlıyor olabilmemiz gerekiyor. Bunu da sürekli olarak çalışanlarımıza anlatıp, destekleyici aktiviteler yapıyoruz. Örneğin, ben her ay mutlaka 4 -5 farklı ekiple sabah kahvaltısı yapıp, o kahvaltıda onların görmüş oldukları bir sıkıntı, bir aksaklık var mı, onları konuşmaya gayret ederim. Verdiğim mesaj şudur : “ Eğer bir problem varsa ve bu problem sana, iş yapmana, müşteriye dokunuyorsa, o problemi önce yöneticin ile konuşacaksın. Çözemiyorsan bir üstüne çıkacaksın, çözemiyorsan bana geleceksin, ben de çözemiyorsam yönetim kurulu başkanına gideceksin. Eğer bunu yapmıyorsan, şirketin değerlerine aykırı hareket ediyorsun demektir.” Çünkü o problemler paylaşılmadığı, konuşulmadığı zaman bir virüs gibi şirketin içerisinde gittikçe büyür ve bir bakarsın şirket 1- 2 yıl sonra geri dönüşü olmayan bir hastalığa tutulmuş olabilir. O yüzden Açık İletişim, o virüsün büyümesini engellemek içindir. Bir problem varsa oturup konuşmak ve birbirimizi ikna etmemiz gerekiyor. İşbirliği, dayanışma bütün şirketleri olmazsa olmaz değerlerindendir. Bir kişinin başarılı olması, bir kişinin problemlerini çözmesi şirketi başarılı yapmıyor. Herkesin aynı anda aynı başarıyı göstermesi lazım. Güçlülüğümüz aslında en zayıf halkanın ne kadar güçlü olduğuna bağlıdır. Aslında bu temel bir sorun ve birçok şirkette düzeltilmesi için aksiyonlar alınıyor.Bir diğeri ise “Taraftar Müşteri”. Bu, Müşteri Deneyimi Ödülü’nü getiren değerlerden bir tanesi. Biz mutlu müşteri demiyoruz, çünkü mutlu müşteri, beklentisi karşılanmış müşteridir. Biz taraftar müşteri diyoruz. Yani beklentinin bir adım ötesine geçtiği, müşterinin “Evet, bu parayı ödedim, doğal olarak bu hizmeti verecekler” dediği değil “ Böyle birşey yapmalarını beklemiyordum” dediği bir hizmet vermek. Bununla ilgili de bir sürü örneğimiz var. O yüzden de çalışanlarımıza “İnisiyatif alın!” deriz. Yani sizin temel performans göstergeniz, müşteri ile kaç dakika konuştuğunuz değil, o müşterinin konuşma sonunda ne kadar mutlu ayrıldığıdır. Gerekiyorsa yarım saat, bir saat konuşacaksın ama o görüşmenin sonunda müşteri mutlu ayrılacak. Kontörü biten müşterilere, çağrı merkezi üzerinden su siparişi veren arkadaşlarım vardır. Bu, Taraftar Müşteri yaratmak adına alınmış bir inisiyatiftir. Buradan kalkıp, müşteri ile anlaşamadığı için müşterinin evine giden arkadaşım vardır. Hiçbir performans göstergesinde olmadığı halde müşterinin evine gidip, müşterinin evinde konuşan arkadaşım vardır. Bu, taraftar müşteri değerinin bir yansımadır. Sonuncusu da aslında başından beri konuştuğumuz “Girişimci Ruh.” Girişimci olmak için insanın bir sermayesi olup, o sermayeyi bir işe yatırması gerekmiyor. Her insan yaptığı işte bir girişimcidir. Yapması gereken tek şey, kendi işi gibi almış olduğu sorumluluğu sahiplenmesi ve “Ben bu işi nasıl daha iyi yaparım?” diye kendine sorması. Bunu yaptığımız noktada her birimiz birer girişimciyiz. Bu, özel hayatımızda da, iş hayatımızda da böyledir. Kültür de bu dört değerin üzerinde kuruludur. Bu 4 değere doğru yaklaştığınız ve doğru hareket ettiğiniz sürece Pronet de sizi mutlu eder. Sizi başarılı eder.