Cevaplar 12

Yükleniyor...
1,043 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Hayallerinin peşinden gitmeni tavsiye ederim. Sevdiğin işi yaparsan yaptığın işten keyif aldığın için sabah işe gelmek hiçbir zaman işe gelmek gibi gelmez, eğlenceli bir iş olarak gelir. Keyif aldığın bir şeyde başarısız olman mümkün değil. Yeni nesil biraz emek verme konusunda pek istekli değil. Hayallerin gerçek olması için mutlaka emek vermek lazım çünkü emek vermeden başarı da olmuyor. Dolayısıyla ilk önce ne istediklerini ve nelerden keyif aldıklarını belirlemeleri lazım. Bunun için de staj dönemlerinde kurumları ve yapılan işleri tanımaları, iş hayatına doğru bir kurumda başlamaları, sonrasında da çalışıp emek vermeleri ve pes etmemeleri gerekiyor.

1,926 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Boğaziçi Üniversitesi girmesi çok zor ama okuması çok kolay bir okuldur. Ben de büyük bir heyecanla girdim. İyi ki girmişim diyorum çünkü insanın düşünce sistematiğini değiştiriyor ve özgüven anlamında ciddi katkı sağlıyor. Özgüven olmazsa hiçbir şeye cesaret edemezsiniz ve kazanabileceğiniz başarıları kazanamazsınız. Boğaziçi Üniversitesi’nin bu anlamda benim hayatımda çok önemli bir değişim yarattığını mezun olduğumdan beri görüyorum. Bana neler yapabileceğimi, neye cesaret edebileceğimi, riskleri nasıl ölçüp tartabileceğimi ve nasıl yol almam gerektiğini öğretti.

376 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Hangi konuda çözüm üretiyorsanız o konunun uzmanı olan insanlarla çalışmanız gerekiyor. Dolayısıyla bankacılığı bilen, oradaki iş ihtiyaçlarını anlayan ve analiz yapabilen insanlara ihtiyacımız var. Bu kişiler ya endüstri mühendisi ya da işletme mezunları oluyor. Ayrıca bunları yazacak ve geliştirecek yazılımcılara ihtiyaç var. Bu kişiler de bilgisayar mühendisi veya matematik mezunları oluyor. Intertech’teki çalışanlarımızın çok büyük bir kısmı bu bölümlerden mezun ve o bölümlerden çok ciddi başvurular alıyoruz.

252 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Her şeyin dijitalleştiği bir ortamda dünyayı ve insanların hayatını değiştirebileceğimiz nokta bilgi teknolojileridir. Beni heyecanlandıran ve motive eden de bu. Ben insanların hayatına dokunmak ve onların hayatında pozitif bir etki yaratmak istiyorum. Geçmişten beri hayalim ve idealim buydu. Burada da bunu yapabilme, üretilen çözümlerle insanların hayatını kolaylaştırabilme, onlara daha iyi bir deneyim yaşatabilme ve onların finanstan aldığı katkıyı daha maksimize edebilme şansım oldu. Bu yüzden burası çok keyifli. Bilgi teknolojilerini ve iş uygulamalarını en iyi kullanan sektör finans sektörü. Biz de böyle iddialı bir sektörün içinde iddialı bilgi teknolojileri çözümleri ürettiğimiz için işimizi keyifle yapıyoruz.

331 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Yönetici olmak üretmekten daha farklı bir deneyim. Ben iş hayatıma yazılımcı olarak başladım. Yazılımcı olduğunuzda hayat daha kolay çünkü projenizin gerekliliklerine göre kodunuzla baş başa bir şekilde o işi yapıyorsunuz. Doğru dikkati ve zamanı kullandığınızda da ortaya başarılı bir sonuç çıkıyor. Yönetici olduğunuzda ise hayat biraz daha değişiyor. İşin içine iletişim, insanların motive edilmesi, sorunlara müdahale edilmesi gibi konular giriyor. İnsan iletişimi yöneticiliğin her seviyesinde çok önemli. Eğer o iletişimi sağlayamazsanız; ekibi motive tutup onları doğru konuya odaklamak mümkün olmaz ve başarıdan da bahsedilemez. Dolayısıyla bunun katkısı onların problemlerini çözdüğümüzde ortaya çıkıyor. Mühendisler problem çözme konusunda eğitim alırlar. Ben de bir bilgisayar mühendisi olarak problem çözüyorum ve bundan çok keyif alıyorum. O problemleri farklı yöntemlerle çözüp hayata geçirebilmek ve insanların bunu güzel bulduğunu duymak beni çok motive ediyor. Genel Müdür Yardımcılığı böyle bir iş; problemlerle ve insan iletişimiyle uğraşıyorsunuz.