Her pazarlamacı ve her satışçı gibi güne ilk önce satış rakamlarına bakarak başlıyorum. “Ürünlerimiz ne durumda, hedeflere göre neredeyiz, ona göre bir reaksiyon almamız gerekir mi?” diye kontrol etmek için ilk önce onlara bakıyoruz. Daha sonra gün toplantılarla geçiyor. Çalıştığımız ana partnerlerimiz var. Global partnerlerimiz; Google olsun, Facebook olsun, Twitter olsun onlarla zaten günlük olarak mutlaka telefon konferanslarım oluyor. Onlarla çok yakın zaman geçiriyorum. Onun dışında Türkiye'de bunu emplemente etmek için çalıştığımız partnerlerimiz, ajanslarımız var. Onlarla da sürekli olarak toplanıp yaptığımız kampanyaları ya da ileriye yönelik yapmak istediğimiz aksiyonları belirliyoruz. Onun dışında da kendi ekibimiz içerisinde, yani pazarlama ekibi ile beraber oturup varolan bir kampanya varsa o kampanya nasıl gidiyor, neler oluyor vesaire onlara bir bakıyoruz ya da önümüzde bir kampanya ya da bir plan varsa onun planını oluşturmaya çalışıyoruz. Özellikle odaklanmak istediğimiz konu da tüketiciyi dinleme. Sosyal medya dinleme araçlarımız var bizim (Social Media Listening). Ben masamda 2 ekran kullanıyorum. Dolayısıyla bir ekranımda normal iş yaparken, diğer ekranımda tüketicilerden gelen yorumlar, tweetler, her şey akıyor. Sürekli bir gözüm de orada. Sürekli onları dinleyip markamız hakkında neler konuşuluyor, markadan bağımsız olarak gelen yeni trendlerin ne olduğunu takip ediyorum. Mümkünse hemen bazen ben, bazen de ajanstaki arkadaşlarımız müdahale ediyor. Zaten sürekli telefonla birbirimize haberler veriyoruz. Dolayısıyla bütün günümüz bu. Yalnız iş burada bitmiyor. Eve gidiyorum yine o şeyleri takip etmem gerekiyor, her an her şey olabilir. Çünkü; dediğim gibi çok yenilikçi bir alan. Dolayısıyla yaptığınız işten hiç sıkılmıyorsunuz. Bugün öğrendiğinizi iki gün uyguluyorsunuz, sonra yeni bir doğru geliyor. Bu sefer onunla ilgili bir şeyler öğrenip, bir şeyler uygulamaya çalışıyorsunuz. Bu güzel bir şey. Çünkü sizi aktif ve dinamik tutuyor. Sıkılmıyorsunuz hiçbir şekilde. Zaten biz bir şey değiştirmesek ya Google ya Facebook ya da başkaları bir şeyler değiştiriyor. Dolayısıyla onlarla nasıl daha doğru bir iş yaparız diye oturup konuşmaya başlıyorsunuz. Aslında hiçbir günümüz sakin geçmiyor. Bu da benim bu işin sevdiğim yanı.
Tüm Yanıtları Gör (1)

Benzer Sorular