Cevaplar 2

524 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Denizbank için inovasyonun önemi çok büyük. Denizbank’ın İnovasyon Komitesi adında bir komitesi var ve bu komite doğrudan üst kurulumuza raporlama yapıyor. Bu komitenin içinde Denizbank’ın bütün iş kollarından ve iş birimlerinden temsilciler var ve komitenin doğrudan her yıl üç tane proje bitirme şartı var. Bu yüzden komite toplanıp proje yapmaya çalışıyor.

Dünyada inovasyon örneklerine baktığımızda genelde toplanıp beyin fırtınası veya vaka çalışmaları yapan oluşumlar aklımıza geliyor ama buradaki durum biraz farklı. Burada  komite doğrudan inovasyon üretmek üzerine çalışıyor. Denizbank’taki inovasyonu A’dan Z’ye herkes damarlarına kadar hissettiği için inovasyon Denizbank’ın DNA’sında var. Bana inanmıyorsanız bunu anlamanın yolu çok kolay; herhangi bir Denizbank şubesine gittiğinizde Güvenlik Görevlisi’ne Denizbank’ın mobil uygulamalarını sorun; size hepsini tıkır tıkır anlatacaktır. Bir Güvenlik Görevlisi’nin bu kadar dijital ürün hakkında bilgi sahibi olması hiç kolay değil ve bu emekten öte, bir vizyon işi. Tepedeki vizyonu en uca kadar indirebildiğinizin bir gösterge olduğu için inovasyon çok önemli.

Bu bankada herkes inovatif olup inovasyon üretmek için çalışıyor ve bunu yapabilecekleri ortamları da var. İnsan Kaynakları’yla beraber çalıştığımız ve kendi içimizde kullandığımız “Denizde” uygulamamız var. “Çözüm Buldum” diye bir bölümümüz var ve bu bölümde her bankanın her temsilcisi fikir girebiliyor ve o fikirleri birbirleri arasında oylayabiliyorlar. Biz buna açık inovasyon ortamı diyoruz çünkü herkes birbirini oyluyor ve kazanan bir kişi ödülü alarak projesini yaptırıyor.

Bunun dışında bir de düello bölümü var. Bu bölümde ben herhangi bir arkadaşı seçiyorum ve düello yaparak fikirlerimizi çarpıştırıyoruz. Diğerleri oyluyor ve kazanan diğerini yeniyor. Dolayısıyla Güvenlik Görevlisi CEO’yu düello yapmaya ikna ederse Genel Müdürü açık inovasyon ortamında yenebilir. Bu ancak çok açık bir kafanın sonucu ortaya çıkabilir, bu da Denizbank’ta var.

1,608 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Boğaziçi Üniversitesi girmesi çok zor ama okuması çok kolay bir okuldur. Ben de büyük bir heyecanla girdim. İyi ki girmişim diyorum çünkü insanın düşünce sistematiğini değiştiriyor ve özgüven anlamında ciddi katkı sağlıyor. Özgüven olmazsa hiçbir şeye cesaret edemezsiniz ve kazanabileceğiniz başarıları kazanamazsınız. Boğaziçi Üniversitesi’nin bu anlamda benim hayatımda çok önemli bir değişim yarattığını mezun olduğumdan beri görüyorum. Bana neler yapabileceğimi, neye cesaret edebileceğimi, riskleri nasıl ölçüp tartabileceğimi ve nasıl yol almam gerektiğini öğretti.