Cevaplar 20

Yükleniyor...
4,384 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Mantığı çok basittir. Verimlilik ve minimum girdide maksimum çıktı sağlar. Bu ana temadır. Buna hangi departmanın ihtiyacı varsa o yapar. Sokaktaki her insan mimarlık yapamaz ama Endüstri Mühendisi birçok fonksiyonun birleşiminden oluştuğu için hem yöneticilik kısmında hem de analitik tarafı yüksek olduğu için mühendislik altyapılı işlerde çalışabilir ama doğrudan bir doktor veya mimar olamaz. Özellikle uluslararası yönetim şirketleri, depolar ve fabrikalarda verimliliği sağlayabilir. İnsan Kaynakları, Finans, Satış, Marketing, Supply Chain gibi departmanların hepsi bir verimlilik alanıdır. En çok verimliliğe odaklanan departman Tedarik Zinciri olduğu için daha çok o alanda uzmanlaşırlar. Siz stajlarınızı ve gelişiminizi hangi alanda tamamlarsanız okulda aldığınız mesleki derslerle onu desteklersiniz.

908 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Diğer firmaları karalamak gibi olsun istemem ama Türkiye’de bir FMCG furyası vardır. Tüm mezunlar uluslararası FMCG firmalarında çalışmak isterler. Kuzey Amerika’ya geçtiğiniz zaman bunun örnekleri farklıdır ve FMCG pek tercih edilen bir sektör değildir. Silikon Vadisi’nde veya Bilgi Teknolojileri’nde çalışmak yüksekken, Avrupa’ya geldiğinizde bunun otomotiv, sanayi ve makineler tarafında olduğunu görürüz. Mühendisler depolarda ve fabrikalarda çalışır ama Türkiye’de özellikle Management alanında herkes Müdür veya Yönetici gibi vasıflar istediği için daha çok şirketlerin ofis katlarında beyaz yakalı olarak çalışmak isterler.

Mühendislerin mutlaka işin mutfağını tatmaları gerekir. Mühendis olmak için mutfağı bilmeden yöneticilik kademesine çıkmamaları gerekir. FMCG markaları size brandleri satmıyor. FMCG uluslararası markalarda çalışmak kesinlikle ana hedefiniz olmasın, başka bir hedefiniz olsun. Hedefiniz olacak şey için birçok sektörde gezebilirsiniz ama markayı satın almıyorsunuz. Sizin aldığınız şey profesyonelliktir. Hangi şirket profesyonel davranıyorsa ve kapsamı genişse onu seçin.

1,163 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Şu anda çalıştığım bir proje var: “Ben Rusya’da mağazalara nasıl ikmal sağlayabilirim?”. Buna bir hedefle başlarım. Sipariş girildiği andan itibaren ben 10 gün içinde Rusya’daki bütün noktalara ürünü göndermem lazım. İşin içinde depo, ihracat, gümrük, ülke içindeki domestik taşıma ve mağazanın kabul kısmı var. Bu geniş alanların hepsinin analiz edilmesi lazım çünkü hepsi ayrı uzmanlık içeriyor. Uluslararası nakliyat kısmına kaç günde gidileceği, kamyon, uçak veya deniz yolu ulaşımlarından hangisinin kullanılacağı ve nerede inileceği, hangi havalimanlarında gümrük olduğunu ve oradaki gümrük müşavirinin kim olacağı, işin ne kadar hızda biteceği, hangi saatler arasında ve gümrükte hafta sonu geçirebilmek için hangi gün gitmesi gerektiği, sonrasında ülkeye hangi hızda dağıtılacağı gibi tüm metotların denenmesi lazım. 10 günde gitmek çok basit ama arkada çalışan 20 kişi var. Ekiplerin bunu hazırlayabilmelerini istiyoruz.

792 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ekibiniz büyüdükçe birçok ses duymaya başlayacaksınız. Bu seslerin ahenkle çalışmadığını çok iyi duymanız lazım çünkü bazen düşük bazen de yüksek sesler çıkıyor. O yüksek sesi düşürüp, düşük sesi de yukarı çekmeniz lazım. Yöneticilik; herkesi aynı seviyeye çekerken, potansiyelleri de öne çekebilmektir.

755 görüntülenme
·
Transkripti Göster

Ben olaya yönetici veya hiyerarşik olarak bakmıyorum. Benim için hepsi bir takım arkadaşıdır. Ben de bu takımın orkestra şefi olduğum için orkestramı yönetmek istiyorum. Bu orkestranın aynı sesi çıkarması çok önemli çünkü aynı ses çıkmıyorsa siz bir orkestra değilsinizdir. Yönetici olmak da bu orkestranın uyumunu sağlamaktır. Bu uyumu sağladığınız zaman motive olursunuz ve yönetici olarak kendinizi iyi hissedersiniz ama yönetici olarak egolarınız devreye girerse, insanlara hiyerarşik davranırsanız bir takım olamazsınız çünkü eğlenemezsiniz. Bir takımda eğlenmeniz gerekir.