İŞ TECRÜBELERİ

Unilever

Customer Development Vice President

1986 - Devam

EĞİTİM TECRÜBELERİ

Boğaziçi Üniversitesi

Elektrik Elektronik Mühendisliği Bölümü

1983 - 1987

Öğrencilere ve yeni mezunlara tavsiyeleriniz nelerdir? (13 Cevap)

İlk tavsiyem vakitleri olduğu dönemde gelecekte öğrenmek veya takip etmek durumunda olacakları kaynakları şimdiden bulmaya çalışmak. Ne demek istiyorum, ilgili oldukları alanlarda daha sonra kullanacakları birtakım kaynakları, izleyecekleri noktaları bulma konusunda iş hayatında zaman bulamayabilirler çünkü iş hayatı oldukça yoğun bir dönem. Halbuki şuanda bu kaynakları az çok belirlemeye başlarlarsa, yarın o gelişmelerin ortaya çıkarttığı dünyayı izleme konusunda sıkıntı çekmeyebilirler. Çok basit bir örnekle, ilgili olduğunuz bir konu sanatçıdır, o sanatçının twitterını, sitesini izlediğiniz zaman onunla ilgili gelişmeleri takip edebilirsiniz, benim de bahsettiğim bu. İş dünyasıyla alakalı ilgilerini ne çekiyorsa şimdiden o kaynakları nerede izleyeceklerini, nerelerde doğru kaynaklara ulaşabileceklerini görmeye çalışmak ve onları izlemek onları hakikaten güncel durumda tutacaktır. İkincisi, büyük çerçeveler, kalıplar, sınırlar koymak yerine sınırsız düşünebilmeyi veya farklı alanlara bakabilmeyi öğrenmeye çalışmak önemli. Genellikle işletme, mühendislik okuyan arkadaşlar veya başka bölümlerde okuyan arkadaşlar bir konuda bir çerçeve oluşturma riskine sahipler. Hızlı tüketim mamüllerinde böyle bir uygulama var, bu şirket bunu yapıyor. Halbuki farklı disiplinlere, farklı alanlara baktığınız zaman birbirine uyarlanabilecek ve o düşünce kalıplarını dağıtabilecek yeni fikirlerle karşı karşıya gelebilme şansları söz konusu. Ben buna hep şu örneği veririm: kuantum fiziğinde okuyan kişiler şuanda dünya ekonomisini çok daha iyi anlayabilme şansına sahipler çünkü kuantum fiziği de belirsiz, sınırsız, öngörülemeyen, kestirilemeyen bir alan. 2009’dan itibaren dünya ekonomisine baktığınız zaman birtakım şeyler niye böyle oldu diyebileceğiniz belirsizlikler içerisinde. Dolayısıyla o disiplini okuyan birisi aslında bu tarafta da o paradigmayı oluşturabilme ve ona hazırlıklı olabilme şansına sahip. Üçüncü noktaya gelirsek, sürekli öğrenen birileri olmak önemli. Zaman zaman biz öğrenebileceğimiz süreçleri boşa harcayabiliyoruz veya zaten öğrendik biliyoruz diyebiliyoruz. Son olarak da hepimiz çok ciddi bir değişimin olduğuna ve bunun her alanda olduğuna hemfikiriz ama değişime direnmekten hiçbirimiz bahsetmiyoruz, değişime ayak uydurmaktan bahsediyoruz. Tavsiyem de değişime ayak uydurmak değil, değişimi şekillendirmek. Değişime her zaman ayak uydurabilirsiniz siz isteseniz de istemeseniz de ama değişimi şekillendirenler asıl kazananlar veya geleceği kurgulayanlardır. O yüzden bence hem paradigma anlamında hem de hazırlık anlamında ben nasıl geleceği şekillendirebilirim peşinde koşmaları en büyük tavsiyem diye düşünüyorum.

Müşteri Geliştirme kime göre bir iştir? Nasıl özellikler gerektirir? (2 Cevap)

Customer Development yani Müşteri Geliştirme üzerine düşünecek olursanız gerçek hayatı yaşamayı seven, dokunmayı seven, dokunmaktan kastım yaptığı işi görmek, etkisini hızlı bir şekilde alabilmek, hızlı karar alabilmek, birçok insanla birlikte farklı profilleri yönetebilmek, insanlarla hem pazarlık anlamında hem katkı anlamında bir şeyler ortaya çıkartmayı seven, heyecanı sürekli yaşayabilen ve elde etmek istediklerinin günün belirli saatiyle sınırlamayan insanlar arıyoruz. Alışveriş dünyası 7 gün 24 saat çalışıyor, dolayısıyla bu anlamda baktığınız zaman hayatımızın tamamı hala oralarda o saatlerde dönüyor, bu biz de 7/24 çalışıyoruz demek değil ama netice itibariyle hayatınız yayılmış bir hayat. Dolayısıyla çalışma hayatınızın dengesini siz kuruyorsunuz. Bugün baktığınız zaman benim ekibimin çok limited çalışma zamanları yoktur, onlar kendi işlerine göre bunu ayarlarlar. Dolayısıyla gerçek hayatı içinde yaşamayı seven, insanlarla birlikte bir şeyler ortaya çıkartmayı seven, yaptığı aksiyonların hemen karşılığını görüp ona göre kendini yönlendirebilen, çabuk karar alabilen, heyecanı seven ve birtakım limitleri olmayan, daha esnek bir ortamda kendini yönetmesini bilen insanlara göre diye düşünüyorum. Ticari dünya çok hareketli bir dünya, değişken bir dünya. Gelen dalgaların üzerinde sörf yapmayı bilen kişilere yönelik, dalgayla birlikte sürüklenip giden kişilere göre değil. Dalgalar üzerinde sörf yapıp bundan keyif almasını bilen kişilere uygun diye düşünüyorum.

Müşteri geliştirme nedir? Müşteri geliştirme departmanlarının görevleri nelerdir? (1 Cevap)

Müşteri geliştirme departmanları aslında işin hem saha hem iç iş tarafını birleştiren kısımlar. Sahada gerçek ticareti, gerçek hayatı, gerçek insanı, gerçek rakamı yaşayan departmanlar buralar. Yani şirketlerin içerisinde bir takım gruplarda ağırlıklı olarak operasyonun bir kısmını kağıt üzerinde yürütürsünüz, kağıt üzerinde derken bir takım hareketler olur, onun rakamlarını kağıt üzerinde yaşarsınız. Halbuki burada piyasaya çıktığınız zaman yaptığınız her şeyi yaşayabilme imkanınız var çünkü rafta gidersiniz ürününüze dokunursunuz, akşam satış rakamına baktığınız zaman ne yaptığınızı görürsünüz, bugün yaptığınız bir uygulamanın yarın sonucunu görürsünüz. Dolayısıyla fevkalade gerçek hayatın içerisinde yaşayan bir gruptur. Baktığınız zaman insanların bir şeyleri almaları, kullanmaları, tüketmeleri anlamında alışveriş alışkanlıkları hızlı bir şekilde değişiyor. Geçmişte tüketici pazarlaması tarafında çok daha yoğun bir aktiviteyi yapıp satış fonksiyonunu ağırlıklı olarak satışa sunulan noktalardaki düzgün raf yönetimi ve o müşteri grubuyla ilişki şeklinde tarif edebilmek mümkündü. Ancak bugün öyle değil, neden derseniz, giderek insanların farklı medya kullanımları, tüketicinin birbirinden farklı yerlerde olması nedeniyle çoklu kanal dediğimiz bir yapı ortaya çıkıyor. Yani insanlar alışveriş alışkanlıklarını giderek mağazalarda veya bulundukları farklı kanallardaki kararlarıyla şekillendiriyorlar. Televizyonda seyrettiği bir reklamdan elbette ki etkileniyor ama karar süreci geçmişten çok daha fazla olarak bu çoklu kaynaklara kaymış durumda. Yani mağazaya gittiği zaman mağaza içerisindeki kararın %70’i mağaza içerisinde oluşuyor. Dolayısıyla sizin orada farklı bir yapıyla olmanız söz konusu. Bu nedenle Türkiye’de veya Unilever’de satış fonksiyonu adlandırmasından ziyade müşteri geliştirme adlandırmasını kullanıyoruz. Çünkü biz oradaki alışverişçiye kararına erişme ve müşteriye düzgün bir pazarlamayla ürünlerimizi anlatabilme imkanı yakalamaya çalışıyoruz. O yüzden de konuyu müşteri geliştirme çerçevesinde değerlendirecek olursanız, bu alışverişçinin bulunduğu bütün kanallarda, ürünümüzle karşılaşabileceği her noktada o kişiye gerekli pazarlama desteğini, hizmetini sunabilmek ve o ürüne erişebilmesini sağlamak bizim görevimiz. Tabiki bunun altında, bu bulunduğu kanalların düzgün kanal yönetimleri söz konusu: rafta düzgün bulunurluk, doğru fiyatlandırma, doğru promosyon, doğru aktivasyon gibi hikayelerin hepsi bu çerçevenin içerisine giriyor. Kısaca akılda kalması için söylenmesi gereken hikaye şu: bir satış operasyonu var, bugünün müşteri geliştirme departmanları ağırlıklı olarak alışverişçi kararları üzerinde aksiyonlar almayı tercih eden veya onun üzerinde çalışan gruplar.

Unilever'in yurtdışında çalışma olanaklarını ve kendi deneyimlerinizi anlatır mısınız? (1 Cevap)

Unilever insanlarına ve yöneticilerine, çalışanlarına farklı coğrafyalar ve farklı alanlarda çalışma fırsatını sunuyor. Farklı coğrafyalar anlamında ben örneğin Avrupa’da merkezi operasyonlarda görev yaptım. Dolayısıyla bütün Avrupa ülkelerinin tedarik zincirlerini veya lojistik ve planlama taraflarını yönettiğim bir pozisyon söz konusu oldu. Avrupa’nın tamamını tanımak gibi bir şans söz konusuydu. İnsan Kaynakları yaptığım dönemde benzer şekilde Türkiye’nin yanı sıra İran ve Orta Asya’yı yönetmek durumundaydım. Şuanki görevime baktığınız zaman da Türkiye’nin yanı sıra dünya satış boardında temsilciğini yaptım ve stratejik anlamındaki yönetiminden sorumlu olduğum NAMETRUB dediğimiz bir bölge var ki, aslında NAMETRUB baktığınız zaman Rusya, Belarus, Orta Asya, İran, İsrail, Arap Yarımadası ve Kuzey Afrika’yı kaplayan büyük bir coğrafya. Dolayısıyla bu Unilever’de çalışan insanlar için büyük bir şans diye düşünüyorum. Çünkü netice itibariyle baktığınız zaman farklı farklı fonksiyon ve kategorilerin yanı sıra çok büyük coğrafyaların içerisinde bulunabilme şansları elde ediyorsunuz. Bir dönem Afrika’yı kapsayan boardın ve yönetim ekibinin içerisinde oldum. Bir dönem Türkiye’nin içerisinde olduğu Asya’dan bu tarafa Afrika’yı kapsayan bölgenin yönetim grubunun içerisinde oldum. Dolayısıyla şunu söylemek mümkün diye düşünüyorum: Kuzey Amerika hariç Dünya’nın her tarafına bir şekilde yönetim anlamında bulaşma şansını elde ettim, bu da Unilever’in sağladığı en büyük şanslardan birisi.

Unilever'de hikayeniz nasıl başladı? Bugüne kadar hangi görevlerde bulundunuz? (7 Cevap)

Unilever’de hikayem Unilever’in o zamanlar yaptığı üniversite interviewlarıyla başladı, Unilever o dönemde hemen hemen üniversitelere gelen tek şirketti diye düşünüyorum. Oradaki bir görüşmeyle yolumuz kesişti. Ondan sonra mezuniyet sonrasında Unilever’in operasyonunda, operasyonunda derken fabrikasında başladım, çünkü ben elektronik mühendisiyim dolayısıyla öncelikle mühendislik ve teknik yönetim alanından yani tedarik zincirinden girdim. Seneleri söylemek biraz zor oluyor ama baktığınız zaman yaklaşık 28 senelik Unilever maceramız var karşılıklı, 1987’de başlayan. Ben muhtemelen şanslı Unilever yöneticilerinden birisiyim çünkü bu 28 senenin içerisinde Unilever’in hemen hemen tüm fonksiyonları, tüm kategorileri ve birçok farklı coğrafyada çalışma şansını elde ettim. Başlangıcım bahsettiğim gibi tedarik zincirinde dolayısıyla gerek teknik yöneticilikler, gerek proje yöneticilikleri, gerek üretim müdürlükleri; bunun yanı sıra fabrikalardan ve tedarik zincirinden sorumlu tedarik zinciri direktörlükleri, planlama lojistik direktörlükleri gibi şeyleri yaptım. Peşinden insan kaynaklarından sorumlu başkan yardımcılığı yaptım. Şuanda Satış ve Müşteriden Sorumlu Başkan Yardımcılığı yapıyorum.