Cevaplar 11

Filtrele:Sırala:

Kadın Yönetici olmanın zor yanları nelerdir? (1 Cevap)

Kadın yönetici olmanın zorluklarını kariyerimin başlarında çok hissediyordum ama şu an böyle bir zorluk ya da dezavantaj olduğunu düşünmüyorum. Biz kadın yöneticiler; özellikle kariyerimizin başlarında, erkeklerin egemen olduğu düşünülen bir dünyada onlar gibi yaşamaya başlıyoruz. Bu yüzden de ardı arkası gelmeyen problemlerle baş etmek zorunda kalıyoruz. Özellikle son 3-5 yıldan beri kadın bir yönetici olmanın avantajlarını, feminen özelliklerin ve kadınların sahip olduğu değerlerin iş hayatında ne kadar büyük bir fark yarattığının bilincinde olan bir yönetici olarak çok zorlanmadığıma inanıyorum.

Ülke Müdürü olmanın zor yanları nelerdir? (1 Cevap)

Her işte olduğu gibi benim işimin de zor tarafları var ama bu zorlukların hepsini işimi tutkuyla yaparak ve gerçekten severek aşmaya çalışıyorum. Belli planlar doğrultusunda belli hedeflere koşarken ve şirketinize vermiş olduğunuz sözler üzerinde ilerlerken, sizin kontrolünüzde olmayan birçok sorun çıkabiliyor. Sonuç ne olursa olsun, bir profesyonel olarak iş hayatınızdaki başarınız her zaman söylemiş ve vermiş olduğunuz sözleri yerine getirmekle doğru orantılıdır. Bu süreç içerisinde ülke koşulları, finansal koşullar veya ailenizdeki özel problemler ne olursa olsun, sabah işe geldiğinizde ekibinizi güler yüzle karşılamak zorunda olmanız ve her zaman yaşadığınız sorunları pozitif enerjiye çevirerek yolunuza devam etmeye çalışmanız gerekiyor. Ben bu zorlukların farkında olarak güne başlıyorum ama işimi severek yaptığım, ekibime inanıp güvendiğim ve bu şirkette olmaktan çok büyük bir keyif aldığım için, bu zorlukların beni negatif tarafa taşımasını asla izin vermiyorum. Özellikle içinde bulunduğumuz dönemde yaşadığımız sıkıntılar için ekibime hep şunu söylüyorum: “Eğer ki bunu biz yapmazsak kim yapacak? Şimdi yapmayacaksak ne zaman yapacağız?”

Gıda Mühendisliği Bölümü mezunları ne yapar? İş imkanları nelerdir? (1 Cevap)

Gıda Mühendisleri sadece ürünün üretilmesi aşamasında değil, aynı zamanda Satış ve Pazarlama’yla da ilgili çok farklı alanlarda çalışabilirler. Özetleyecek olursak; Satış, Pazarlama, Araştırma ve Geliştirme bölümleri; Gıda Mühendisleri için ideal departmanlardır çünkü ürünün A’dan Z’ye birçok özelliğini bildikleri için, bu bilgilerini sadece Üretim’de değil, diğer aşamalarda da çok rahatlıkla hayata geçirerek fark yaratabilirler. Nestle Türkiye’de Gıda Mühendisleri; Yasal İşler, Satış, Pazarlama veya yöneticilik kadrolarında çalışabiliyorlar.

Çukurova Gıda Mühendisliği ve Çikolata ve Şekerleme Teknolojisi Yüksek Lisansı size neler kattı? (1 Cevap)

Her şeyden önce hayata dair çok şey kattı çünkü ilk defa ailemden ayrılıp kendi ayaklarımın üzerinde durabileceğim bir hayatın başlangıcını yapmıştım. Çukurova Üniversitesi’nde okuduğum için çok şanslıydım çünkü hem üniversitedeki öğrenci çeşitliliğinin olması hem de Tıp Fakültesi’nden Eğitim Fakültesi’ne, Ziraat Fakültesi’nden İdari Bilimler Fakültesi’ne kadar çok zengin bir fakülte yelpazesinin içerisinde olması; farklı profildeki öğrenci arkadaşlarımla beraber sosyal sermayemi zenginleştirmeme yardımcı oldu. Tüm bunlar iyi bir mühendislik eğitimiyle birleşince iş hayatına güzel bir başlangıç yapmamı sağladı. Çikolata ve Şekerleme Teknolojisi’nde Türkiye’nin ilk yüksek lisansını yapan Gıda Mühendisi’ydim. Pazarlama Yöneticiliği yaptığım dönemde hem müşteri ihtiyaçlarını nasıl daha iyi anlayabileceğimi hem de belirlediğim ihtiyaçları onlara doğru ürünle nasıl sunabileceğimi öğrendim. Bu da beni kariyerimde diğer yol arkadaşlarımdan ayrıştırdı.

FMCG sektöründe çalışmak isteyen öğrencilere ve yeni mezunlara tavsiyeleriniz nelerdir? (8 Cevap)

Söyleyeceklerim sadece FMCG sektöründe çalışacak yeni mezun arkadaşlarımız için değil, üniversitelerdeki tüm bölümlerden mezun olacak arkadaşlar için geçerlidir. Artık eğitim ve öğretim noktasında bütün üniversitelerimiz çok iyi imkanlar sunuyor. Burada onları diğerlerinden ayrıştıracak ve farklılaştıracak en önemli değerin; sadece kendi sosyal statülerindeki insanların ihtiyaçlarını öngörmekle kalmayıp, tüm toplumdaki her türlü bireye inebilen, sosyal sermayesi zengin olan öğrencilerin fark yaratacağını düşünüyorum. Sadece eğitimlerine ve öğretimlerine değil, aynı zamanda toplumdaki bireylerin nelere ihtiyacı olduğunu, neler düşünüp neler yaşadığını üniversite hayatında öğrenip, kendilerini buna hazırlayan öğrencilerin fark yaratacağına inanıyorum. Buna ilave olarak da; globalleşen dünyada yabancı dil ve bilgisayar bilgisi bir ayrıcalık değil, günlük yaşamın bir parçasıdır. Özellikle yabancı dil öğrenmeden üniversiteden mezun olan arkadaşlarımıza, bunun bir mazeret olmadığını ve böyle bir eksiklikleri varsa mezun olmadan gidermeleri gerektiğini belirtmek istiyorum.