Cevaplar 3

Filtrele:Sırala:

Kısa, öz ve net olarak Sabancı Üniversitesi'ni "seviyorum" diyebiliyor musunuz? (13 Cevap)

Elbette diyebiliyorum. Özellikle okula başlamadan önce aklımda bir dünya kaygı ve yanlış düşünce vardı, zaman geçirdikçe ne kadar önyargılı olduğumu anladım.

Sabancı Üniversitesi'nde burslu - burssuz ilişkisi nasıl? Herhangi bir ayrım var mı? (9 Cevap)

Ayrım mı? Ayrım ne arar la Sabancı'da.

Birisinin burslu veyahut burssuz olduğunu sormuyorum, soran da olmadı; yani en azından bir insana sorduğum ilk 100 soru içerisinde yer almıyor. Hatta hocaların dahi bu durumdan haberdar olduklarını düşünmüyorum.

Dolayısı ile ilişki konusunda da bir ayrım olmuyor.

Ekonomi ve İşletme kulübündeki görevleriniz neler? Kulübünüzün size nasıl katkıları oluyor? (4 Cevap)

Merhaba! Ben Aras, 2016-2017 sezonunda, bir aksilik olmaz ise, SU EİK’in eşbaşkanlığını Deha Çun ile paylaşacağım. Birazcık kulüp geçmişimden bahsettikten sonra kulübün bana kattıklarını anlatacağım. Kısaca iki ana paragraftan oluşacak, 1- benim hikayem, 2- kulübün bana kattığı ve dolayısı ile sizlere katabileceği değerler. Nispeten uzunca bir yazı olacak, şimdiden uyarmış olayım ^^.

Oryantasyonda kulüp standında kulübe katıldım. Ardından ilk tanıtım toplantısında kulübün çalışma sistemini dinledim, gelecekte yapmak istediğim işe dair bir çok şeyi EİK ile başlayarak gerçekleştirebileceğimi ve kulübün bana tecrübe anlamında çok şey katabileceğini anladım. Buraya kadar yeni girişli birisini cezbetmeyi başarmışlardı. Ancak benim kulübe asıl bağlandığım an kulüp yemeği ve sonrasında gerçekleştirdiğimiz dostluklardı. Benden sınıfça büyük ve tecrübece çok önde olan kulüp üyelerinin, bana ve benim gibi yeni girişlilere gösterdikleri ilgiye, bana o günlerde kattıkları vizyona, geleceğime dair aklımdaki soruları ellerinden geldiğince cevaplamaya çalışmalarına ve yaptıkları fedakarlıklara çok şey borçluyum. İlk senemin ardından yönetim kuruluna girdim ve iki senelik yönetim kurulu üyeliğimin ardından bu sene eşbaşkanlığa layık görüldüm. Bu sırada birlikte çalıştığım bir çok insan mezun oldu, onların başarılarına tanık oldum ve sürekli alttan yetişen yeni nesiller aramıza katıldı (bu kısım olağanüstü heyecan verici ^^). Kısaca kulüpteki hikayem şimdilik bu kadar.

Kulübün bana kattıklarına gelirsem,
1-) Multitasking: Bir yandan okul, bir yandan özel hayat, bir yandan da kulüp işleri… İşte bunların hepsini bir şekilde yolunda götürebilmenin adına biz kulüpçülük diyoruz ^^. Yaptığımız iş tamamen gönüllülük esaslı ve büyük bir özveri gerektiriyor. Birçok işi hem kulüpte, hem de kulüp dışındaki hayatımızda aynı anda yürütebilmemiz gerekiyor. Bunun pratiğini büyük ölçüde burada öğrendim. Aynı anda iki büyük organizasyona hazırlanırken, bir yandan başıma dert olmuş Math dersini çalışmam, bir sonraki güne (hakkında en ufak bir fikrimin bile olmadığı) Econ ödevini yetiştirmem ve öte yandan arkadaşlarıma vakit ayırabilmem gerekiyor. Yürürken sakız çiğneyebiliyorsanız, bunu da üstüne birazcık çalıştıktan sonra başarabilirsiniz ^^.
2-) Stres ve Kriz yönetimi: Etkinliğe beş gün kala organizasyondaki konuşmacılarımızdan bir tanesi katılmaktan vazgeçiyor ve o ismin bir alternatifini bulmamız, tüm duyuruları ve afişleri düzeltmemiz; ardından ortaya çıkan motivasyon kaybını engelleyip takımı tekrar yaptıkları işe ve birbirine güvenmeleri gerektiğini hatırlatmamız gerekiyor. Sorunlardan ziyade çözümlere odaklanabilmeyi öğreniyorsunuz.
3-) Takım olabilmeyi öğrenmek, gelişirken geliştirmek, benden önce biz diyebilmek: İşin özünde siz bir takımsınız. Bir hiyerarşi yok. Yani tecrübeli olan liderlik ediyor, önce ondan öğreniyorsunuz, ardından siz kendi vizyonunuzu kulübe katıyorsunuz. Bir yandan öğrenirken, bir yandan yeni gelenlere öğretiyorsunuz. İşin sihiri tam burada, kendi çıkarları için çabalayan birkaç insan olmak yerine, bir ekip olarak öğrenmeyi ve öğretmeyi, kısaca gelişmeyi ve geliştirmeyi öğreniyorsunuz. Çünkü bir yandan siz her gün yeni bir şey öğrenirken, bir yandan da sürekli alttan yetişen yeni nesillere bildiklerinizi öğretmek durumunda kalıyorsunuz.
4-) İnisiyatif almayı öğrenmek ve zor kararlar verebilmek: Bazen bazı zor kararları verebilmek için çok az zamanınız olabiliyor. O anda en doğru kararı kendi başınıza vermek zorunda kalıyorsunuz. Ya da bazı stresli durumlarda, ekibinizin motivasyonunu sağlayabilmek adına, kendinizi ateş hattının ortasına atmak durumunda kalabiliyorsunuz. İnisiyatifi doğru zamanlarda alabilmek ve bu zamanlarda en zor kararları verebilmek ciddi anlamda büyük bir önem taşıyor.

Birazcık daha uzatacaktım, ancak uzattıkça okunma oranının azaldığına emin olduğum için burada kesiyorum. Aklında herhangi bir soru işareti kalan arkadaşlarım, arasatmaca@sabanciuniv.edu adresimden istedikleri zaman benimle iletişime geçebilirler.

Hepinizi aramızda görmekten büyük mutluluk duyarız ^^