Cevaplar 111

Yükleniyor...

Tatlıdır. 2. sınıftayken Erasmus programı ile Finlandiya'ya gitmiştim. Keyifli dönemlerdi. Fırsatı olan herkese tavsiyemdir, Bilkent bu yönden güzel alternatifler sunuyor.

Not: Orada aldığım 8 dersi burada 5 derse saydırdım. Kredilerle ikisi de bir döneme eşit oluyor, dönem kaybı olmuyor Erasmus programıyla.

4,290 görüntülenme
2
4,267 görüntülenme
·
Transkripti Göster

En önemli şey takımınızdır, bunu asla unutmayın! Takımı kurarken iş bölümünü doğru yapın ve birlikte anlaşabileceğiniz insanlarla çalışın. Ben birçok start-up görüyorum, içinde 5 yazılımcı var ama diğer işlerin elinden tutabilecek kimse yok veya o işin satış tarafıyla ilgilenen insanlar var ama yazılım yapacak kimse yok. Böyle yapmayın. Bunu arkadaşlarınızla kurmak zorunda değilsiniz çünkü bu bir iş. Bu yüzden hem uyum hem de iş bölümü çok önemli olduğu için takıma fikirlerinizden daha çok önem verin. Emin olun ki aklınızdaki fikir birçok insanın aklında da var. Bu yüzden fikrinize çok önem vermeyin ve fikrinizi çok değerli görmeyin. Fikrinizi anlatmaktan korkmayın ve olabildiğince geribildirim toplayın. Bunun yanı sıra, Türkiye start-up için en uygun bir ekosistem değil ama bununla ilgili sürekli yakınmak da doğru değil. Bu yüzden bunlardan yakınmaktan vazgeçin. Ya bu işi Türkiye'de yapmayın ya da Türkiye'de yapacaksanız bunları söylemekten vazgeçin çünkü bunlar sizi ileriye götürmeyecektir. Oturun ve çalışın çünkü start-up tarafı bu şekilde ilerliyor, hiçbir şey stratejide ya da kağıt üstünde kalmıyor. Başarılı olmak için oturup çalışmanız gerekiyor.

4

Eşit ağırlıktan sınava girip analitik düşünmeyi seven, matematikten çok da kopmak istemeyenler ve fazla sözel-ezberden sıkılanlar için mükemmel bir bölüm. Sözel-matematik dengesini kurarken varsayımlar üzerinde gitmeniz sanki derste bulmaca çözüyormuş hissi veriyor ve şahsi düşüncem İİSBF fakültesi bölümleri içerisinde en eğlenceli bölüm. 

Akademik alanda kariyer yapmak isteyenler için bölümde halen geliştirilebilecek ve öğrenilecek çok şey olduğunu görüyor ve kendinizi "sosyal bilim insanı" olarak görebiliyorsunuz. Ayrıca "ekonomist" olacak olmanın verdiği heyecanı daha ilk senelerde hissedebiliyor ve bölümü anlamak için diğer bilim dallarından yararlanmayı kendinize bir yük olarak görmekten çok fırsat olarak görebiliyor ve her öğrendiğinizi ekonomi ile bağdaştırmaya çalışıyorsunuz. 

Özel sektör isteyenler için de kazandırdığı analitik düşünce yapısı çoğu zaman çok büyük bir avantaj. Ayrıca birçok şirketin kurumsal ilişkiler, pazarlama, insan kaynakları, satış vb. gibi departmanlarında birçok bölümden insan çalışabilecekken üstüne bir de finans gibi bir departmanda çalışabilecek kabiliyette olabilmek yine büyük bir avantajı.

4,020 görüntülenme

Öncelikle İngiliz/Fransız/Alman/İspanyol kültürünü bir araştırın derim. Bölüme geçmeden önce hem gerçekten o tarafa ilginiz var mı öğrenmek hem de içgörünüzü geliştirmek adına faydalı olacaktır. Dil olarak sizi zorluyor mu ona da bakmalısınız, 4 sene boyunca belki de hiç bilmediğiniz bir dilin Edebiyatını öğreneceksiniz ve minimum 1 sene Hazırlık senesinin size zulüm gelmeyeceğinden emin olmalısınız :) Hazırlık senesinde öğreneceği dilden nefret ederek okulu bırakan ve sınava tekrar hazırlanan çok arkadaşım oldu. Bu yüzden o dile yatkınlığınız var mı önce bunu sorgulamalısınız. Mezun olduktan sonra büyük ihtimalle ana diliniz gibi konuştuğunuz bir dil olacak bölümünüzün dili. Hazırlık senesinden önce dil kurslarına da gidebilirsiniz fakat üniversite sınavı esnasında buna vaktiniz olmayabilir. Sonuçlar açıklandıktan sonra hızlandırılmış bir dil kursu mantıklı olabilir. Ya da üniversiteye geçme senesinden önceki senelerde istediğiniz bölümün kültürünü iyice öğrenmek adına yurt dışına gidip oralı arkadaşlar edinin ve onlarla hep iletişimde kalın derim :) Yurt dışı bağlantıları Dil bölümü mezunlarının her zaman işine yarar!

3,987 görüntülenme
3
3,885 görüntülenme
·
Transkripti Göster

TOBB ETÜ’de okurken üçer tane üç aylık zorunlu stajımız vardı ve ben de bu stajlarım dolayısıyla kurumsal şirketlerin yapısını ve işleyişini görme fırsatı buldum. Bu şirketler çok disiplinliydi. İşe giriş-çıkış saatlerini ve insan ilişkilerini çok soğuk bulmuştum. Daha sonra start-up kültürünü gördükten sonra buranın çok arkadaş canlısı bir ekosistem olduğunu fark ettim. Burada hata yapabilirsiniz çünkü hata yapmanıza tolerans gösteriliyor. Anlatsın.com’un kurucularından Eril’le görüşürken, ona karşı argümanlarla gelmemi, tartışma veya toplantı sırasında onun düşüncesinin aksine onu farklı şeyler düşünmeye sevk etmemi söylemişti. Bu beni çok mutlu etti çünkü kurumsal bir yapıda çalışırken bunu çok fazla görmedim. Bir yöneticiyle çalışırken arada bir mesafe veya yaş ve deneyimden kaynaklı bir gerginlik olmasından yeni mezun öğrenciler çekiniyor. Benim bu konuda çekinmemem ve kendi fikrimi rahatça beyan edebilmem beni çok rahatlatıyor ve motive ediyor.

1