Selen Ertem
Dijital Müşteriler Segmenti Pazarlama Müdürü
2008 yılından beri Vodafone şirketinde çalışıyor.
Vodafone’da çalışırken beni en çok motive eden şey, bulunduğu sektör ve bulunduğu sektöre göre Vodafone’un kendini konumladığı yerdir. Biz attığımız her adımda dijital dönüşüme liderlik etmek istiyoruz ve buradaki kritik kelime liderlik etmektir. İkinci bir markanın lider olma isteğini bu kadar güçlü hissetmesi ve uygulaması; içerideki şirket kültürüne, çalıştığınız ekiplerle olan çalışma prensiplerine ve iş yaparken oluşan ruh halinize çok yansıyor. Türkçede hırs kelimesinin negatif bir anlamı vardır ama aslında öyle değil. Hırslı bir insansanız ve hırslı olmayı seviyorsanız Vodafone’la olan o bağı çok kolay yakalıyorsunuz çünkü daha iyisini yapmak ve kısa sürede daha iyi sonuçlar elde etmek için çalışan birçok ekip var. Beraber çalıştığınız insanın işe bakış şeklini sadece bunu üniversiteyle sınırlayamazsınız. İyi bir üniversiteden veya daha ortalama bir üniversiteden mezun olmuş olabilir, bu hiç problem değil ama işe bakış şekli ve işe ne katmak istediğiyle ilgili tavrı çok kritik. Burada da bu konuyla ilgili sessiz bir kabul var. İnsanlar buna saygı duyuyorlar ve her projeden bağımsız olarak aynı şeyi yapmaya çalışıyorlar. Bu sektörün dinamizmini ve içerideki şirket kültürünü Vodafone’a özgü buluyorum. Bu da benim için çok önemli bir motivasyon kaynağıdır.

Diğer Cevapları

2009 yılında üniversitenin son yılında bir kozmetik firmasında staja başlamıştım ve oldukça keyifliydi. Bir kadının güzellik sektöründe geçirebileceği çok güzel bir 7 ay yaşadım. Sonrasında Telekom biraz aklımı çeldi. Telekomla ilgili bir alanda çalışmayı merak ediyordum çünkü oldukça dinamik bir sektördü. 2009 yılında da Discover programıyla Vodafone'a katıldım. Üniversiteden mezun olunca da önce yarı zamanla sonra da tam zamanlı olmak üzere Vodafone'da çalışmaya devam ettim. Yaklaşık 6 yıldır da Vodafone'da çalışıyorum. 2009 yılında Etkinlik Sponsorluk Ekibi'nde işe başladım. 1 yıl orada çalıştıktan sonra Marka Stratejisi ve İletişim Ekibi'ne geçerek 3 yıl da orada çalıştım. Marka Ekibi benim için çok iyi bir deneyimdi. Pazarlama ile ilgili üniversitede öğrendiğim bilgiler varken bunun üzerine Vodafone gibi yılda 70-80 adet reklam filmi ve büyük lansman yapan bir firmada çalışmak iyi bir tecrübeydi. O 3 yıllık tecrübemde şu anda büyük markalar olan; Vodafone İş Ortağım, Freezone ve Vodafone Red gibi belli markaların doğuşuna şahitlik ettim. Bu yüzden çok keyifli ve güzel bir 3 yıldı. Ardından Vodafone'da kalmak istediğime karar verdim. Biraz daha Business'ın içinde olmak istiyordum. Marka İletişimi ve Reklam'dan biraz daha çıkıp Core Business'a geçmek istedim. Pazarlama Ekibi'nde segmentler vardı. Farklı hedef kitlelerini segmentlere bölerek yönetiyoruz. Bunlardan bir tanesi de dijital müşteriler yani Vodafone Red'tir. Böylece Vodafone Red segmentine geçerek 2 yılı tamamladım ve burada çalışmaya devam ediyorum.
Şirketin vizyonu dijital dönüşümdür. Dijital dönüşümde, bireylerin ve kurumların mobil teknolojilerle hayatlarını kolaylaştıracağımız çözümler üretmeye çalışıyoruz ve onların dijital dönüşüm süreçlerine liderlik etmek istiyoruz. Tüm adımlarımızı da ona göre atıyoruz. Kendi yaptığım iş de bununla çok ilintilidir. Vodafone Red'te ulvi amacımız bireylerin dijital dönüşümüne liderlik etmektir. Bu yüzden de bu segmentin adı Dijital Müşteriler'dir. Hali hazırda dijital olan ve dijital olmak isteyen insanlar benim şu anda bulunduğum görevdeki hedef kitlemdir. Bu insanların teknolojiye daha hızlı adapte olması, akıllı telefonunu değiştirip yeni bir telefon alması, interneti daha fazla kullanması gibi farklı durumları oluşuyor. Vodafone Red ile çok yakın zamanda Fikret Kuşkan'la beraber Yedi Artısı lansmanı yaptık. Tüm bunlar zamanı olmayan ve teknolojiye gerçekten ihtiyacı olan insanların dijital olarak dönüşmesine liderlik etmek için yapıldı. Vodafone Red, şirketin bireysel kısmında bireylerin dijital dönüşümleriyle ilgili aksiyonların tam kalbinde bulunuyor. Bu da benim için çalışması çok keyifli ve gurur verici bir alan. Şirketin vizyonuyla Vodafone Red'in de böyle bir ilişkisi var.
Keyifli geçiyor, günüm genelde Lavazza’da başlıyor. Kahveleri çok güzel olduğu için sabahtan herkes oraya bir uğruyor. Oldukça yoğun, toplantılı geçiyor ve bol bol çalışıyoruz. Eğer bir lansman hazırlığındaysak, kendi yaptığımız hazırlıkları ekiplerle beraber olgunlaştırma, son haline getirme ve onların tek tek hayata geçmesi için çalışıyoruz. Burası çok ciddi ve kendinizi kasmanız gereken bir şirket değil. Çok kritik bir konuyu asansöre giderken de konuşabilirsiniz veya birinin koluna girip kahve içmeye giderken de işinizi halledebilirsiniz. Dolayısıyla bütün gün bir sonuca varmayan toplantılar yapmıyoruz. Sorumlu olduğum işleri düşündüğümde o lansmanın hazırlık aşaması, diğer ekiplerin fikirlerini alıp onlarla tartışma kısmı beni daha çok besliyor. Çünkü ben şu anda bir hedefi olan ve bununla ilgili ne planlar yaptığım hakkında soruların sorulduğu bir görevdeyim. Dolayısıyla önümde hazır bir şey yok. Ekiplerle tartışıp onlarla bir şeyleri planlarken oldukça fazla vakit geçiriyorum.
Biz Pazarlama Departmanı’nda oldukça farklı ekiplerle çok yakın çalışıyoruz. Bireysel ve kurumsal müşterilerle ilgili tüm operasyonları, plan ve programları yürüten büyük bir ekibiz. Bu büyük yapının sırrı tüketicidir. Şu an içeride olan yapımız, tamamen kazanmak istediğimiz hedef kitlelere göre yapılanmış durumda. Bu yüzden de bazı Segmentlerimiz var. Vodafone Red bu segmentlerden bir tanesidir ve bu Dijital Müşteriler Segmentidir. Dijital olan ve dijital olmak isteyen abonelerin her türlü ihtiyaçlarını en iyi ve tam bir şekilde karşılamak için çalışıyoruz. Eğer Pazarlama’da çalışıyorsanız çok yakın çalışmanız gereken ekipler var. Bunlardan bir tanesi Ürün ve Fiyatlandırma Ekipleridir. Onlarla birlikte ciddi bir mesai harcıyoruz. İşin biraz daha hazırlık tarafında bu ekiplerle kol kolayız. Vodafone Red’in şu anda ciddi bir müşteri bazı var ve onları yönetip mutlu etmek, onların tavsiyelerini takip etmek gibi bir görevimiz var. Vodafone Red’in dijital müşteriler arasında en çok tavsiye edilen bir marka olması için çaba harcıyoruz. Dolayısıyla Baz Yönetimi Ekipleri ile de çok yakın çalışıyoruz. Ürünler ve servisler hakkında tüketiciye ne söyleyeceğimiz netleştiği zaman, Pazarlama İletişimi ve Marka Stratejisi Ekipleri bizim için çok önemli bir rol oynuyor. Ben 2 yıldır Segment’te çalışıyorum. Ondan önce de 3 yıl boyunca Marka Stratejisi ve İletişim Ekibi’nde çalıştım. Segmentlerin Brief’lerini yazdıktan ve tüketiciye ne söyleyeceklerini netleştirdikten sonra kapılarının çalındığı ekipteydim. Şu anda da Marka Ekibi’nin çok yakın çalıştığı Segment Ekibi’ne geçiş yaptım. Bu yapıda Marka Ekibi kritik bir rol oynuyor. Çünkü belirttiğim gibi 70-80 tane reklam filmi yapıyoruz. Bunların belli strateji ve hedef kitlelerde başarılı olması için çalışıyoruz. Hem tüketici için keyifli olan hem de bizim için iş sonuçlarına katkısı olan lansmanlar yapmaya çalışıyoruz. Tüm bu lansman aşamasında belli ekipler gündemimize daha çok giriyor ve beraber mesaiye kalıyoruz. O dönem bittikten sonra sıra diğer ekibe geliyor ve onlarla daha yakın bir takım çalışması oluyor. Bunun dışında Satış bizim için çok kritik ve Türkiye’nin her yerinde iyi bir iş ağı var. Ürün lansmanı yapıldığı zaman ertesi gün cep merkezine gidip o ürünü oradan satın alabiliyorsunuz. Bir şeyi sattıktan sonra o aboneyle ilişkiniz bitmiyor. Onun memnun olması için yeni tarifeler, yeni ürünler ve yeni servisler kullanması için de bir çaba sarf ediyorsunuz. Dolayısıyla o ay kazandığınız aboneler ve sizinle beraber geçmişten gelen mutlu aboneleriniz oluyor. Bunun için de yine Baz Ekipleri ve Müşteri Deneyimi Çağrı Merkezleri ile de çok yakın çalışıyoruz.
Arkadaşlık ortamı çok iyidir. İlk işim olduğu için diğer şirketleri bilmediğimden dolayı kıyaslama yapamıyorum ama böyle bir arkadaşlık ortamının başka bir yerde olabileceğini düşünmüyorum. Bütün gün burada beraber değilmişiz gibi dışarıda da görüşüyoruz. Bu yüzden de çok samimi bir ortam var. Günümün büyük bir kısmı da sohbet ve muhabbetle geçiyor. Bu yüzden de çalışırken çok eğleniyoruz. Benim eski ekibim olan Marka Ekibi’nde Can adında bir arkadaşımız vardı. Can bizi fındık, fıstık ve organik sebzeyle beslerdi. Bir akşamüstü eğer kimsenin doğum günü yoksa ve pasta kesmiyorsak, Can’ın meyveleriyle besleniyorduk. Dolayısıyla hem işe odaklanıp bol bol çalıştığınız hem de o samimiyet ortamında arkadaşlıkları kaybetmeyeceğiniz bir ortam var.
Meraklı, çalışkan olmanız ve çalışmaktan korkmamanız gerekiyor. Hem kendiniz hem de kariyerinin başında olan insanlar için bu kriterler önemlidir. Meraklı olunca ister istemez proaktif oluyorsunuz. Bir şeyleri önceden araştırıp sunarak üzerini düşünüyorsunuz. Bu da çok ayrı yerler açıyor. Gözünüzü sonuca dikmeniz gerekiyor. Sonuç odaklı olmalısınız ve o iş yarıda kalmamalıdır. Vodafone için olmazsa olmazlardan biri de takım çalışmasıdır. Biz çok kalabalık bir şirketiz. Özelikle Pazarlama’da yaptığımız bir ürün tahmin edemeyeceğiniz kadar fazla departmana dokunuyor. Bu yüzden de ekiplerle olan hazırlık aşamasında kısa sürede çok hızlı bağlantıya geçmeniz, çok hızlı bir şekilde onları ikna etmeniz, onlar ikna olduktan sonra tek bir planı oluşturmanız ve onu hayata geçirmeniz gerekiyor. İyi bir takım oyuncusu değilseniz çok uzun sürede iyi işler çıkartamayabilirsiniz. Bu yüzden de ekip çalışması çok kritiktir.
Vodafone’da çalışmak güzel bir duygu ve iyi şeyler yaptığınız hissi kolay kolay kaybolmuyor. Bu yüzden de yaptığınız işleri hızlı yapmanız ve sonuçlarını doğal olarak hızlı görmeniz motivasyonunuzu oldukça diri tutuyor. İlk işimde 6 yıl boyunca ilerleyerek devam etmeyi biraz da şirketin dinamizmine borçluyum. Bunun dışında şirketin öncelikleri çok net olduğu için sizin de öncelikleriniz netleşiyor. Hem içinde bulunduğunuz ekip hem de yönettiğiniz ekipte şirketin netliğini ve nereye odaklandığını bildiğiniz için siz de aynı odaklanmayı gösterebiliyorsunuz. Bu sayede sonucu çok yakın zamanda görüyorsunuz ve o başarıyı sonrasında kutluyorsunuz. O açıdan hem dinamik hem de rekabetçi bir sektör. Ne yaptığınıza baktığınız kadar rakiplerin ne yaptığına da bakıyorsunuz. Bu adrenalin de sizi gerçekten mutlu kılıyor. Çok çalışıp merak etmeniz ve hızlı ayak uydurmanız gerekiyor. Dolayısıyla Vodafone genel olarak iyi şeyler yaptığınızın hissini veriyor ve bunu kolay kolay kaybetmiyorsunuz.
Yanılmıyorsam bundan 2 yıl önce Mart ya da Nisan ayında Vodafone’u temsilen Cannes Young Lions yarışmasına katıldım. Genç Pazarlamacılar arasında olan Genç Aslanlar yarışmasıydı. Bunun Türkiye elemelerine katıldık. Kazananlar Cannes’daki büyük Reklamcılık Festivali’nde Türkiye’yi temsil ediyordu. Pazarlama Departmanı’ndan Genç Pazarlamacılar olarak ben ve bir arkadaşım seçildik ve Cannes Young Lions’ın Türkiye elemelerinde, Vodafone’u Türkiye’deki Pazarlama Ekipleri’ne karşı temsil ettik. Özetle size bir Brief veriyorlar. Verilen konu hakkında öncelikle bir iletişim stratejisi oluşturuyorsunuz. Daha sonra bununla ilgili bir İletişim Brief’i yazıp bunu bir ajansa anlatıyorsunuz. Bizim konumuz Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ydi. Yazmak için 24 saat, sunum yapmak için de 24 saat olmak üzere stresli ve uykusuz bir 48 saat geçirdik. Seçilmiş olmak beni çok mutlu etmişti ve Kırkpınar gibi enteresan bir konu bizi enteresan bir şeyi bulmaya yönlendirdi. Şu an Kırkpınar’la ilgili oldukça bilgi sahibiyim. Bu yarışma her yıl devam ediyor. O yıl bir tek biz katıldık. Pazarlama katında beraber çalıştığımız ekip ve yöneticilerim olayın çok içindeydiler. Biz ödül törenine giderken onlar da en az bizim kadar heyecanlıydı. Bu gerçekten benim için iyi bir deneyimdi. Bir de üstüne kazanınca çok güzel bir haber oldu. O mutlu olduğum 2 günün sonunda da Gökhan Bey’den “İşte benim Pazarlama Ekibim!” şeklinde bir mail aldık. O mailden sonra rahat rahat uyuduk. Çünkü Vodafone’da iyi bir Pazarlama Ekibi var ve iyilerin arasından seçilip katıldık. Yolda hem bize destek olan hem de beklentisiyle heyecanlandıran bir yapı vardı. Dolayısıyla Vodafone’un hırslı dediğim yapısı her şeyde karşınıza çıkıyor. İyi bir sonuç almak hem benim için çok büyük bir tatmindi hem de şirketin ve yöneticilerin bana ve konuya olan bakış açısıyla ilgili çok önemli bir ders çıkarmış oldum.
Vodafone’la ilgili ilk fikrim 4. sınıftaki bir dersimde oluştu. Derse Vodafone’dan bir konuk gelmişti ve Telekomla ilgili bilgiler vermişti. Böylece Vodafone ilgimi çekti. O sırada başka bir staj da yapıyordum. Yanılmıyorsam Vodafone’un internet sitesinden araştırarak Discover Programı’nı buldum. Discover Programı, iyi bir staj yapmak için sürekliliği olan bir programdır. Böylece internette bularak başvurdum. Sonrasında bazı süreçlerden geçtim ve çalışmaya başladım. Bu şekilde 6. yılımı doldurdum.
Vodafone’da Discover olmanız, genç bir yetenek olduğunuzun baştan belli olması demektir. Ben artık eski Discoverlardanım. Şu andaki yöneticilerin yeni gelen Discoverlara bakış açısını bildiğim için, Discover döneminin kritik olduğunu düşünüyorum. En bazından Pazarlama Departmanı’nda böyledir. “En iyi Discover’ı bizim ekibe alalım.” tartışması çok yaşanır. Üniversitelerde öğrencilerin Vodafone’u tanıması ve Vodafone’un da öğrencileri tanıması için sunduğu çok iyi bir fırsat ve Vodafone’un global bir firma olması en önemli bileşenlerden biridir. Vodafone’da Discover’sanız İnsan Kaynakları yolunuzun sonrasını da çiziyor. 2 yıl sonra yurt dışıyla ilgili fırsatlar önünüze çıkıyor. Eğer gerçekten devam etmeye istekliyseniz, başarılıysanız ve bunu şirkete gösterebiliyorsanız bir Discover olmak bir ayrıcalık oluyor. Önünüze birçok program ve fırsatlar açılıyor.
Teknoloji ve gözlem iş hayatında çok önemlidir. Çalıştığınız ortamda ya da yeni bir işe başladığınızda, bir insan bir işi sizden daha uzun sürede yapıyorsa durup onu dinleyin. Dinlediğinizde eminim çok şey öğreneceksiniz. Bu egzersizi sürekli yaptığınızda insanları çözme ve şirkette olanları anlamlandırmada çok enteresan bir kasınız gelişecek. Bu yüzden de bol bol dinleme ve tecrübeli kişileri gözlemleme iş hayatının çok kritik bir kısmıdır. Bulunduğunuz alanda işinizin uzmanı olun. Ben bunu iş hayatında uygulamaya çalışıyorum. Vodafone Red’le ya da Pazarlama’da sorumlu olduğum alanla ilgili uzman olmaya çalışıyorum. Benden çok daha büyük sorumluluklar beklenmeyen konulara da burnumu sokuyorum. Onlarla ilgili mutlaka bir fikrim oluyor. Eğer şirketin bir yerinde bir konu konuşuluyorsa ben o konuyu bilmek istiyorum. Bunların hepsi birbirine bağlanıyor. Dolayısıyla gözlemlediğinizde veya proaktif olduğunuzda bunları edinebilirsiniz. Bu yüzden tavsiyem biraz dışa dönük olmanız, meraklı, proaktif olmanız, dinlemeyi ve gözlemlemeyi bir alışkanlık haline getirmeniz gerekmektedir.

Benzer Kişiler

Çalışan Etkinlikleri Müdürü
Vodafone Kurumsal Çözümler Direktörü
Assistant Brand Manager
Global Account Director, Unilever Food Solutions
Home and Personal Care Vice President
Customer Development Vice President
Network & IT Karar Destek Analiz Uzman Yardımcısı
Kurumsal Ürün ve Servisler Uzmanı
Laundry Regional Category Vice President