Ozan Öncel
İş Çözümleri Direktörü
2006 yılından beri Microsoft şirketinde çalışıyor.
Müşteri sayısının fazla olması, ürün sayısının fazla olması ciddi bir yoğunluk getiriyor. Tabi işimizi de teknolojik ürünler kullanarak yaptığımız için, her zaman her yerde telefondan, maillerden, anlık mesajlaşmalardan, aklınıza gelebilecek her türlü teknoloji kanalından size erişilmesi ve işinize ilgili bir bilgi akışına maruz kalma durumu söz konusu. Dolayısıyla bu yoğunlukta da zaman planını iyi yapabilmek her zaman çok kolay olmuyor. Çünkü zaman planlamasında öncelikli ve acil olanı yapmak esastır. Ama zaman zaman, insan daha kolay olanı ve belki daha az öncelikli olan tercih edebiliyor. Bu zaman planını öğrenmek, kendini bu konuda geliştirebilmek önemli. İkinci bir zorluk da teknolojinin sürekli değişmesi. Sizi sürekli ilgili olduğunuz alanla ilgili gelişmeye sevk ediyor ve sürekli öğrenme ihtiyacı ortaya çıkıyor. Dolayısıyla, “Tecrübe edindim. Bu ürünleri öğrendim artık bundan sonra sadece işin uygulamasına bakarım.” diyemiyorsunuz. Bütün yenilikleri sürekli öğrenmek zorundasınız. Bu bir anlamda zorluk bir anlamda da keyif olarak algılanabilir. 6 ayda bir değişen bir teknolojiden bahsediyoruz. Dolayısıyla sürekli çeşitli kaynaklardan kendimizi güncel tutmamız gerekiyor.

Diğer Cevapları

1999 yılında üniversiteden mezun olduktan sonra IT sektörüne teknik bir çalışan olarak başladım. Microsoft’la olan maceram aslında o dönemlere dayanıyor. Tamamen teknik olarak geliştirdiğimiz çözümler, Microsoft platformu üzerindeydi. Zamanla farklı şirketlerde teknik başlayan süreç, teknik satışa daha sonra da doğrudan satışa doğru evrildi. Microsoft’ta 2006 yılında Kurumsal Satış Temsilcisi olarak başladım. Yaklaşık 5 yıl kadar bu görevi sürdürdükten sonra iki iki buçuk yıl kadar da Telif Hakları Yöneticiliği görevini yaptım. Son iki buçuk senedir de IT Çözümleri Direktörü olarak çalışıyorum. Baktığımız zaman teknik ile başlayıp, sonra teknik satışta ara bir rol gerçekleştirip, sonunda da doğrudan satış rollerine geçmiş bulundum. Ben Elektronik Mühendisi’yim. Onun üzerine İşletme masterı yaptım. Zaten benim aklımda bu geçiş hep vardı. Teknik olarak başlayıp IT ürünlerinin ne olduğunu, teknik bağlılığı iyi bir şekilde anladıktan sonra, yavaş yavaş bu ürünlerin satış ve pazarlamasına doğru kaymak gibi bir kariyer amacım vardı. Bu plan çerçevesinde de bunu çeşitli firmalarda ve son olarak da Microsoft’ta gerçekleştirdim.
İş çözümleri, herkesin Microsoft’la ilgili bildiği ürünlerden biraz daha farklı. İş çözümleri dediğimiz şey, daha çok kurumsal şirketlerin işlerini gerçekleştirirkenki süreçlerde kendilerine destek olacak teknolojik çözümleri ifade ediyor. Microsoft'un burada da “Microsoft Dynamics” adını verdiğimiz bir ürün ailesi var. Burada da temel olarak kurumsal kaynak planlama çözümleri (ERP) ve diğer taraftan müşteri ilişkileri yönetimi (CRM) dediğimiz çözümleri barındırıyor. Ben bu ürünleri ekibimle birlikte hem satışı, hem pazarlaması ve bunların müşterilere uygulanmasındaki bayilerimizin sorumluluğunu yürütüyorum. Dolayısıyla görevimi satış, pazarlama ve bir kanal yönetimi rolü olarak değerlendirebiliriz.
Microsoft'un iş çözümleri olan kurumsal kaynak planlama ve müşteri ilişkileri yönetimi dediğimiz şeydeki amaç temel olarak, müşterinin iş süreçlerindeki verimliliğini artırmak. Bunlar içinde; finans departmanının kullandığı yazılımlar, insan kaynaklarının insan performans yönetimi, bir perakendecinin mağaza operasyonları, depo yönetimi, bir üretici ise üretim faaliyetlerinin yönetilmesine kadar bütün işletme içerisindeki süreçlerin üstünde yürüdüğü bir yazılımı müşterilerimize sunuyoruz. Keza müşteri tarafında da bir firmanın, bir organizasyonun veya bir kamu kuruluşunun müşteri ilişkilerinin yönetilmesi, buralarda şikayet taleplerinin alınması, arka planda bunların iş akışları ile çözülmesi gibi süreçlerin yönetildiği çözümler olarak adlandırabiliriz bunları.
Müşterilerle olan iletişim söz konusu olduğu için teknik bir kişi de söz konusu olsa, müşteri ilişkilerinde iletişimi kuvvetli arkadaşlar bizim ortamımızda genelde tercih ediliyor. Microsoft yoğun bir ortam olduğu için çeviklik çok önemli. Zaten teknoloji sektörü de bunu getiriyor. Devinimi çok yüksek, sürekli yeni teknolojilerin çıktığı bir sektör. Günceli sürekli takip edebilen, bu noktalarda istekli ve hevesli kişiler bizim için çok önemli. Ama bana sorarsanız Microsoft için aranan en temel özellik sorumluluk sahibi olmak. Çünkü burası kişilere bir fiil görevlerin verilip sorgulandığı bir ortam değil. O görevleri biz daha çok ana başlık halinde alıyoruz. Kişilerin aldığını sorumluluğa sahip olması ve sonuçlarının da kendisinin sunması bekleniyor. Sürekli bir sorgu hali yoktur burada. Bir sorumluluk çalışana verilir ve o sorumluluğu alması ve onu yerine getirmesi beklenir. Dolayısıyla en azından benim ekibimde görmek istediğim arkadaşlarda aradığım en temel özellik sorumluluk sahibi oluyor olmaları. Bu bizde çok önemli. Bunun dışında, Microsoft çok yoğun bir ortam olduğu için çalışkanlık, atiklik, çeviklik çok önemli. Microsoft tüketiciden büyük kurumsal şirketlere kadar çok fazla müşterisi olan ve ürün portföyü de geniş olan bir şirket. Kişinin önceliklendirmeyi, zaman yönetimini çok iyi yapabilmesi gerekiyor. Dolayısıyla bu gibi konularda kendini geliştirmiş olan arkadaşlar rahatlıkla ve keyifle Microsoft’ta çalışıyor olacaklardır.
Satış, pazarlama ve kanal yönetimini ekibimle birlikte icra ediyoruz. Dolayısıyla çok yoğun satış ağırlıklı bir faaliyet içerisindeyiz. Günümüzün çok büyük bir kısmı satış fırsatlarının takibi ve müşteri ile ilgili olan ilişkileri yönetimi ile geçiyor. Bununla birlikte pazarlama kampanyaları, web sitesinden tutun da farklı pazarlama kanallarındaki programların kampanyalarının yönetilmesi söz konusu. Bununla da birlikte bir kanal yönetimi var. Müşterilere çözümlerimizi bayi kanalından sunduğumuz için, bayilerle ilgili olan operasyonların yönetimi ekibimiz tarafından gerçekleştiriliyor. Ben de şahsen bir yönetici olarak bu görevleri yürüten arkadaşların bu faaliyetleri yürütülmesine destek olmaya çalışıyorum ve takibini yapıyorum. Raporları alıyorum. Verilmesi gereken stratejik veya taktiksel kararlar varsa, bunları almaya çalışıyorum. Temel olarak günümüz mail ortamında ilerliyor. Dolayısıyla Microsoft’ta çok fazla mail alışverişi söz konusu. Bol bol toplantı ve bunun dışında ağırlıklı olarak bilgisayar başında veya telefonda geçen yoğun bir mesai söz konusu.
Benim görevimin beni tatmin eden en önemli kısımlarından bir tanesi teknolojiyi ve yazılımı iş süreçleri ile harmanlayan bir rol olması. Neyi kastediyorum? Çoğu yazılım daha çok altyapıya veya üretkenliğe yöneliktir. Örneğin Microsoft Office yazılımların düşünebilirsiniz. Her sektör bunu çeşitli amaçlar için kullanıyor olabilir. Ama iş çözümleri içerisindeki ürünler firmaların ana işlerini üretimde, perakende süreçlerinde, operasyonel hizmetlerinde yani bir fiili hizmet sağladığı alanlardaki ilgili süreçlerine katkı sağlayıp, bu konuda verim artışı sağlayan çözümler sunuyor. Dolayısıyla bir firma verdiğiniz çözümleri kullanmaya başladıktan sonra o firmaya olan katkılarını görmeniz müthiş bir motivasyon, müthiş bir tatmin sağlıyor. Bu katkılar satış arttırma, maliyetlerin azaltılması ve daha birçok başka şey olabilir. Bu bir kamu kurumu da olabilir. Dolayısıyla doğrudan bir kamu kurumunun vatandaşa sağladığı hizmetlerde kalite artışının görebilirsiniz. Ya da bir üretim şirketinin üretimindeki verimlilik artışı olabilir, bir perakendecinin müşterilerine sağladığı kampanyalar olabilir, mağazalardaki insanların müşteri deneyiminin artışı söz konusu olabilir. Bunlar insanlara tatmin duygusu sağlayan büyük şeyler. Bunun önemli bir alan olduğunu düşünüyorum ve tamamen de iş çözümlerine özel bir alan.
Microsoft çok özel bir şirket. Dünyanın geleceğine dokunan çok kısıtlı sayıda firma var. Microsoft'un ürettiği çözümler tüm dünyadaki bireylerin ve kurumların iş yapısına, hayatına, hayatındaki deneyimine farklılık katıp, zenginlik katan çözümler üretiyor. Dolayısıyla Microsoft’u dünyanın değişimine sebep olan firmaların arasında sayabiliriz. Bu, Microsoft çalışanları için de müthiş bir zenginlik, müthiş bir motivasyon kaynağı sağlıyor. Sürekli yeniliklerin çıkması, sürekli gelişimlerin, sürekli bir araştırma geliştirme faaliyetinin olması, size sunulan sınırsız fırsatlar büyük bir motivasyon ve heyecan kaynağı. Sürekli o heyecanlı çalışma temposu insanı zinde ve zengin tutan bir imkan sağlıyor. Dolayısıyla insanlar Microsoft’tan kolay kolay ayrılmazlar. En temel sebeplerinden bir tanesi bu, dünyayı değiştirdiğinize ve dünyanın değişimine katkı sağladığınıza inanmanızdır. Baktığımız zaman bu da en motive edici ve mutluluk verici konu diye düşünüyorum.
Microsoft'un genel profili sorumluluk sahibi olmak, çalışkan olmak, günceli ve teknolojiyi takip ediyor olmaktır. Stajyerlerde benim iş görüşmelerinde beklediğim şey kendilerinin farkında olmaları. Bu çok önemli çünkü genelde çağımızda anne babalar çocuklarını çok büyük bir öz güvenle yetiştiriyor. Bu çok güzel bir şey. Geçmiş jenerasyonlarla karşılaştırdığımız zaman yeni jenerasyonlar ciddi bir öz güvenle geliyorlar. Çünkü iyi bir eğitim alıyorlar. Aile mümkün olan bütün kaynaklarını çocukları için seferber ediyor ve dolayısıyla bunun da getirdiği ciddi bir öz güven söz konusu oluyor. Ama şirketler ve şirketlerin içerisinde bulunduğu yaşamla, öğrenci olduğunuz dönem arasında farklı bir dünyada var. Dolayısıyla farklı dinamikler işliyor. Biraz bunlara açık olmak, öğrenmeye açık olmak, öz güvenin üzerine bilgi ve tecrübe katmaya aç olmak çok çok önemli. Nelerde iyi olduğunun biraz farkındalığının olması, ne istediğini bilmek. Bunlar gelen kişinin hem konuşmasından, hem beklentilerinden çıkarılıyor ve sağlayacağı katkı konusunda ciddi bir fikir veriyor. Ama burada en önemli şey tabii ki o isteklilik. Zor bir alana giriyorsunuz. Öğrencilikten sonra birden çeşitli zorlukları olan bir çalışma temposunun içine giriyorsunuz. Burada o isteklilik o arzu çok büyük bir farklılık yaratıyor. Bunu zaten iş görüşmelerinde rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Bununla birlikte dediğim gibi sorumluluk sahibi olmak en büyük farkı yaratacaktır. Microsoft’ta staja başlamak, bir iş bulma imkanını da beraberinde getiriyor. Zaten çok sayıda arkadaşımız da bu istek ve arzuyla geliyor. Buradaki en büyük farkı yaratan, kendisinin sorumlu olacağı alanlarda gösterdiği performans.
Teknoloji sektörünü özel kılan temel şeylerden bir tanesi sürekli güncelleniyor olması. Sürekli yeni ürünler, yeni çözümler çıkıyor, teknoloji ciddi anlamda değişiyor. Eğer bu sektöre girmek istiyorlarsa bunlara da bir miktar yakın olmak önemli. Dolayısıyla söyleyebileceğim en temel şeylerden bir tanesi günceli takip etmek ve araştırmaya, kendini geliştirmeye sürekli devam etmek. Bu kitap okumak olur, internetten blogları takip etmek olur, YouTube'dan video seyretmek olur. YouTube mesela bunun için çok iyi bir kanal. Yani kitap okumak veya blog okumak sizi yoruyor olabilir. Teknoloji sektörü çok yoğun bilgi bombardımanına maruz kaldığınız bir sektör olduğu için ve teknoloji sektöründe çalışan insanlar da genelde bilgisayar başında vakit geçirmeyi seven insanlar olduğu için burada genç arkadaşların özel bir dengeye dikkat etmesini istiyorum. Verimli çalışma belli bir yerden sonra çok kritik hale geliyor. Çünkü insan kapasitesi her gelen şeyi istediğiniz üretkenlikte çıkarmanıza imkan vermiyor. İş dünyasında bir müddet sonra öyle yoğun bir bombardıman oluyor ki, balataları yakmak tabiri ile ifade edebileceğimiz bir noktaya geliyorsunuz. Ne kadar zeki olursanız olun, bu bir kapasite meselesi. Her insanın belli bir kapasitesi var. Dolayısıyla benim genç arkadaşlara söyleyeceğim şey; bir zaman planlaması. Verimli çalışmalarında neyin öncelikli ve acil olduğu konusunda hep bir farkındalıklarının olmasını özellikle tavsiye ederim. Bunu da özellikle bizim gibi yoğun çalışan şirketlerde dengeleyebilmek için, farklı bir hobinin muhakkak olmasını öneriyorum. Bu biraz sosyal tarafı yani belki kişisel bir öneri olacak ama bu bir spor olabilir bir müzik olabilir ya da farklı sanatsal bir şey olabilir. Ben örneğin uzun koşu yapmayı seviyorum. Zaman zaman gitar çalıyorum. Bu sizi gerçekten iş dünyasını verdiği yoğun tempodan bir miktar alıp kafanızı boşaltmanızı sağlıyor. Tekrar işe döndüğünüzde ise daha verimli çalışmanıza ve daha üretken olmanıza imkan sağlıyor. İkinci söyleyeceğim şey de eğer teknoloji sektörüne giriyorsanız; İngilizce, İngilizce, İngilizce. Yani bu olmazsa olmaz bir konu. Günümüzde bu alanda kariyer yapmak istiyorum diyorsanız İngilizce konusunu çözüyor olmak çok önemli. Kaynakların büyük bir çoğunluğu İngilizce geliyor. Türkçe’ye çevrilen kaynaklar çok az. Çünkü o kadar sürekli değişen ve yenilenen bir sektörden bahsediyoruz ki, hem ürünler hem çözümler dolayısıyla bunları sürekli Türkçe'ye çevirmek maliyetli oluyor ve kimse bununla uğraşmıyor. Bir kez yapıyorsun, eskide kalmış oluyor. Dolayısıyla bir bilgiyi, en hızlı şekilde ilk çıktığı zaman elde edebiliyor olmak fark yaratan bir şey olduğu için, dil konusu çok çok önemli. Bunu bütün genç arkadaşlara söylüyorum; ne yapın ne edin, İngilizce’yi muhakkak öğrenin.

Benzer Kişiler

Profilo Special Products Manager
Ruhsatlandırma ve Pazar Erişim Direktörü
Teknik Operasyonlar Müdürü
Bilgi Teknolojileri Proje Müdürü
Genel Müdür Yardımcısı