Önder Arsan
Unilever Food Solutions Türkiye, Orta Asya, Kafkasya ve İran Genel Müdürü
1994 yılından beri Unilever şirketinde çalışıyor.
25 yıl önce Unilever’in satış temsilcisi olarak girdim. Açıkçası üniversiteyi bitirdikten sonra bankacı olmak gibi bir hırsım vardı. Sınavlara giriyordum ama bu arada da babama fazla yük olmuştum, bir iş bulmam gerekiyordu. O zaman bir ilan gördüm Unilever Satış Temsilcisi arıyor diye, askere gidene kadar bu boşluğu doldurayım bir firmada çalışayım dedim, Unilever ne yapıyor tam da bilmiyordum açıkçası. O sınava girdim, kazandım ve satış temsilcisi olarak başladım. Fakat aradan 3-5 ay geçtikten sonra Unilever’i anlamaya, tanımaya başladıktan sonra bankacılık hırsım bir anda kayboldu. O tutku Unilever tutkusu haline dönüşmeye başladı. Askere gittim geldim, sonra bir baktım 25 yıl geçmiş. Bu 25 yılda satış ağırlıklı, bir miktar pazarlamada da görev yaptığım işler oldu hayatımda. Satış Müfettişi oldum, Zincir Mağazalar Müdürü oldum, Zincir Mağazalar Kategori Yöneticiliği yaptım, bir ara pazarlama grubunda Ticari Pazarlama Yöneticiliği yaptım ve Modern Ticaretten Sorumlu Satış Direktörlüğü görevini üstlendim. Bu 20 yıl kadar sürdü, 20 yıl hem satışta hem pazarlamada muhtelif bölümlerde ve kategorilerde yani deterjan, kozmetik, gıda kategorilerinin hepsinde çalışma fırsatı buldum. 20 yıl sonra bir gün, o günün Chair Man’i beni çağırdı ve Food Solutions diye bir işten bahsetti, açıkçası 20 yıl retail tarafında çalıştıktan sonra çok bildiğim bir iş değildi. Unilever Food Solutions Genel Müdürlüğü görevine geldim, son 4,5 yıldır da Unilever Food Solutions’ta görev yapıyorum.
Unilever Food Solutions çok güçlü markalara sahip, Unilever’in markaları Knorr, Lipton gibi büyük markaları bütün dünyada ev dışı sektöründe görebiliyoruz. Bu markaların yanında aynı zamanda büyük bir servis ağımız var, yani çalıştığımız müşterilere birtakım faydalar sağlıyoruz. Bunda global tecrübemiz çok büyük bir fayda sağlıyor, çünkü dünyada her gün binlerce şef bizim tarafımızdan ziyaret ediliyor ve onlardan öğrendiklerimiz var ve bu global tecrübeleri onlara aksettirdiğimiz bir ortamdan bahsediyoruz. Dolayısıyla müthiş bir sektörde önemli bir bilgiye sahip Unilever. Bu bilgileri nasıl kullanıyoruz: müşterilerimizin menülerini daha lezzetli ve sağlıklı hale getirme, onların maliyetlerine yardımcı olmak ve de onların müşterilerine, yani tüketicilere daha iyi servis vermelerini sağlama anlamında onlara büyük bir katkı sağlıyoruz. Burada yaptığımız biraz daha be to be marketing, be to be business yapıyoruz, bu Unilever’den, genel işinden biraz daha farklı bir yapı. Dolayısıyla iş yapış modelleri genel anlamda biraz daha farklı. Ama buradaki en kritik konu bizim için bir kere gıda aşkı son derece önemli. Yani gıdayı, yemek yemeyi, yemek kültürünü sevmek bizim işimizde son derece önemli. Çünkü insanlara yemek yemenin bir aşk olduğu gerçeğiyle şefler kendilerini bir sanatçı olarak görüyorlar ve bence bunda da haklılar, onlara yaklaşırken bu aşkınızı hissettirmeniz gerekiyor, bunu içten yapmak gerekiyor. Dolayısıyla gıda aşkı bizim için son derece önemli.
Öncelikle kendilerini iyi analiz etmelerini öneririm, özellikle üniversite periyodunda. Başta verdiğim örnek buna güzel uyuyor, ben bankacı olmak istiyordum ama Unilever’le tanıştıktan sonra farklı bambaşka bir yola girip çok keyifli bir 25 yıl geçirdim. Bunu biraz geç anladım, Unilever’e girdikten sonra anladım. Zaman son derece önemli insan hayatında. Dolayısıyla onların kendilerini iyi analiz etmeleri ve hayat amaçlarını başta olabildiğince doğru belirlemeleri, seçecekleri meslek ve şirket açısından son derece önemli. Sonuçta günün sonunda iki amacın, yani kişisel amaçla şirket amacının veya mesleğin amacının birbiriyle uyumlu olması; hızlı hareket etmek, başarılı olmak ve yaptığı işten de keyif almak açısından son derece önemli. İkincisi klasik ama çok doğru olan bir şey, ne yapıyorsak yapalım en iyisini yapma mücadelesi, hem kendimiz için hem şirket için kuvvetli bir efor harcamamız gerekiyor. Kendimizi özellikle koyuyorum çünkü bu bir öğrenme süreci, kendini geliştirme süreci. Eğer kendimizi geliştiremezsek malesef bir noktada tıkanma oluyor. Dolayısıyla Unilever’de beni motive eden nokta: öğreti. 25 yıldır sürekli öğreniyorum, hala öğreniyorum. Dolayısıyla da daha hızlı hareket etme şansına sahip olabiliyorum. Bu açıdan bu konunun altını özellikle çizmek istiyorum. Onun dışında da hayat bir yerde kısa, hayatın her boyutunda keyif almayı unutmamak lazım. Yaşarken tabiki çalışacağız, hırslarımız var, amaçlarımız var ama hayatın da keyfini çıkarmak lazım.
Ben 25 yıldır öğreniyorum Unilever’de, hala mezun olamadım, öğrenmeye devam ediyorum. Kendimi ifade etme her seviyede, kendimi gerçekleştirme bunu her seviyede 25 yıllık kariyerimde bulma imkanı buldum. Yani bir girişimci gibi düşünün, bir şey yapmak istiyorsunuz ve o alan size tanınıyor. Bir şeyleri değiştirmek, bir şeyleri yaratmak için o fırsatlar her zaman sizin elinizde. Bu bence çok önemli bir özellik, onun için Unileverli olmayı gerçekten bir ayrıcalık olarak düşünüyorum. Kendinizi ifade edebildiğiniz, kendinizi gerçekleştirebildiğiniz bir ortamda çalışıyorsunuz. Bu da benim zaten kendi hayat amacım. Değer eklemek, bir şeylere katkı sağlamak benim hayat amacım. Sonuçta ben bu hayat amacımı Unilever’de mükemmel bir şekilde gerçekleştirme fırsatı buluyorum.
Unilever Food Solutions bir anlamda zor çünkü kompleks bir iş. Türkiye’de yaklaşık 100 bin civarında restoran, otel, yemek şirketi var. Bunlara ulaşmak için, her gün onlara ilham kaynağı olmak için müthiş bir mücadelemiz var. Be to be işi yaptığımız için tabiki nokta itibariyle, onlara dokunabileceğimiz sayı birebir olarak Unilever assetleriyle çok limitli. 3 bin-5 bin noktaya bilfiil dokunabiliyoruz ama diğerleri bu sistem içerisinde çok zor. Onun için be to be marketing yanında CRM, dijital gibi birçok aracı çok etkin bir şekilde kullanmamız son derece önemli. Bunun için de müthiş bir uzmanlık gerekiyor. Dolayısıyla bizim pazarlama departmanımız bu konuda müthiş bir efor harcıyor. Sektör gelişen bir sektör, daha altyapısını oturtamamış bir sektör. Unilever olarak da biz bu sektöre 74 ülkedeki tecrübemizle katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bu söylediklerim Orta Asya için de geçerli, Kazakistan, Azerbeycan, Gürcistan gibi ülkelerde de aynı gelişmekte olan bütün ülkelerdeki ortak konu. Onun için bütün gücümüzle bu 100 bin tane noktaya ulaşmaya, sesimizi duyurmaya çalışıyoruz. Kolay değil ama iyi bir yolda olduğumuzu söyleyebilirim.
Unilever Food Solutions, Unilever’in içinde bir birim. Kendi örneğimden yola çıkarak 20 yıl retail perakende hayatında deterjan, kozmetik satarken bir anda ev dışı sektöründe görev almaya başladım. Bizim çalışanlarımıza baktığımız zaman 20-22 tane yönetici arkadaşımız var. Bunların bir çoğu yine aynı şekilde perakende kanalından bize gelmiş veya başka perakende işlerinden aramıza katılmış arkadaşlar. Sonuçta burada tabiki bir tecrübe ve farklı bir iş yapış modeli olsa da, biz Unilever’in ortak kaynakları olarak değerlendiriyoruz ve bir yandan perakende alanına geçiş varken bir yandan da Food Solutionsa geçişler oluyor. Unilever’in ortak assetleri farklı işleri öğrenme şansı buluyor bu şekilde. Örneğin genel marketingten be-to-be marketing öğrenmek istiyorsa bir marketingteki arkadaşımız, Food Solutions onun için müthiş bir fırsat. Aynı şekilde satışta çok daha farklı daha genel, geleneksel ticaret daha çok öğrenmek istiyorsa Food Solutions onun için çok büyük bir fırsat. Dolayısıyla bu farklı öğretileri Unilever içinde alabilme imkanı var. Food Solutions da bunun farklı biçimlerde öğretilerini alabileceğiniz bir yer. Dolayısıyla Unilever’in her yerinde olduğu gibi bunu yurt dışında da yakalama şansı var. Bunu gururla söylüyorum son 3 ayda 2 tane arkadaşımızı Hollanda’ya gönderme şansı bulduk. Bu da çok keyif verici bir şey. Yani Unileverli olduğunuz zaman Dünya’nın her yerinde her fonksiyonda çalışma imkanınız mevcut. Yalnızca dedike bir departman olarak düşünmemek lazım. Tabiki her departmanın getirdiği, getirmesi gerektiği bir takım özellikler var. Örneğin gıdada çalışıyorsanız gıdayı sevmeniz lazım. Ama diğer teknik özellikler veya bilgiler Unilever içerisinde zaten insanlara öğretiliyor, o konuda yetiştiriliyor, illa uzman olmanız da gerekmiyor.
Sürdürülebilirlik konusunda da birkaç tane şey söylemekte fayda var, Unilever Food Solutions Unilever’in sürdürülebilirlik ajandasının bir parçası. Bunun yanında spesifik olarak bazı konuları da Unilever Food Solutions sektörde sürükleyici rol oynuyor. Örneğin 2013 yılında biz Türkiye’de gıda atımını önleme kampanyasını başlattık. Birçok destekçemizle birlikte, özellikle sektörün büyük oyuncuları bu kampanyamıza destek verdi, son 2 yıldır bunun üzerine büyük bir farkındalık yaratmış durumdayız. Aynı zamanda büyük ölçekte otel ve restoranların gıda atıklarının indirilmesine ciddi katkı sağladık. Şuanda web sitemizde bununla ilgili broşürlere yaklaşık 10.000 tane tık gelmiş durumda, bu da konuya ciddi bir farkındalık yarattığımızı gösteriyor. Onun dışında buna paralel olarak “Yeşil Restaurant” konusu 2014 itibariyle Boğaziçi ve WWF liderliğinde ortaya çıktı. Unilever Food Solutions, TURYID ve Beşiktaş Belediyesiyle birlikte bu işin ana sponsoru. 2015 yılında İstanbul’da 100 tane Yeşil Restoranı umarım görüyor olacağız. Burada belki en kritik noktalardan biri de bu sponsorluk işlerinde parayı nereden buluyoruz sorusu. Bu parayı Unilever Food Solutions çalışanları kendileri yaratıyorlar. Nasıl yaratıyorlar, 1-2 sene evvel Kartopu Projesi adı verdiğimiz bir proje hayata geçirdik, bunu Unilever Food Solutions çalışanları olarak ortak bir kararla yaptık. Çok basit şeyler yapıyoruz, örneğin marketing grubumuz baskılı kağıt üretimini %50 düşürdü, dijitale ağırlık verdi, ağaçları koruduk. Bizim Unilever içinde Agile working sistemimiz var, flexible working sistemimiz var, bunu çok iyi uyguladık. Seyahat ve yakıt harcamaları ciddi biçimde düştü, böylelikle karbondioksit salınımına pozitif yardımcı olduk. Bunun gibi birçok aksiyon, mesela yine kendi içimizdeki gıda, ana depo ve fabrikalar gıda atıklarını azaltarak onunla ilgili aksiyonlar alarak, onda da ciddi bir iş çıkardık. Sonuçta bunlar bir para tuttu, bu tasarrufu da biz gittik yine Yeşil Restoran, Gıda Atığı gibi projelerin arkasına koyduk. Aslında güzel bir circle oldu. Bunu yapan, şuanda bu projelerin sahibi gerçekten Unilever Food Solutions’ta çalışan her bir arkadaşımız ve bunu gönülden yapıyorlar. Bu da bizim için en büyük gurur kaynağı.

Benzer Kişiler

Human Resources Director
Home and Personal Care Vice President
Laundry Regional Category Vice President
Assistant Brand Manager
Customer Development Vice President
Supply Chain Vice President
Finance Business Partner
Global Account Director, Unilever Food Solutions