Meslekleri Keşfet!
Meslekleri, profesyonellerden dinle. Hayalindeki mesleği bul.

Meslek Anlatımları > Satış

Advertising Operations Manager
Bence iletişim becerisi ve enerjisi yüksek, takipçi ve en önemlisi dijitale merakı ve hevesi olanlar, iş sürecinde riskleri öngörüp önlem almak için harekete geçen ve analitik düşünce ile destekleyerek çözüm arayanlar için uygun. Bu özelliklerin yanı sıra bu işi severek yapmak için empati duygusunun kuvvetli, ilişkilerde sözlü ve yazılı olarak etkili olunması, ikna kabiliyetinin yüksek olması yeterli olabilir.
Advertising Operations Manager
Operasyon yönetmeni işin tam merkezindedir. İş akışını yöneterek düzene girmesini ve bu süreçte doğacak her türlü riskin karşılıklı memnuniyete dönüşmesi için minimuma indirilmesini sağlar.

Bu doğrultuda Nokta’daki görevlerim; öncelikli olarak reklamverenlerin memnuniyetidir. Taleplere olabildiğince hızlı ve doğru cevap vermenin yanı sıra; her gün iş akışına yeni dinamikler katıp sektördeki farkı yaratabilmenin yollarını aramaktır.

Reklamveren ve ajanslar ile iletişimimiz gün boyunca mail üzerinden devam eder. Mail takibinin gün boyu hatta mesai sonrası dahil yapılması önemlidir. Gelen yayınların zamanında yayına alınması, sonrasında ise günlük takibinin yapılması, son yayın gününe ve hedefine göre gerekli optimizasyonların yapılması büyük önem taşımaktadır.

Sektör genelinde en başarılı sonuçlara ulaşabilmek için yeniliklere açık olmak ve rakipleri takip etmek görevlerimizin arasında yer alır.
Channel Sales Development Manager
Aslında herkesin düşündüğünün aksine satışta sadece sosyal tarafının güçlü olması yeterli değil. Aynı zamanda analitik düşünmeyi seven, hızlı bir çalışma ortamında ve değişen dengelerle değişen şartlarla anlık operasyon yönetiminden hoşlanan insanlar için uygun olduğunu düşünüyorum. Durağanlıktan uzak çok fazla risk aldığımız, diğer taraftan da çok fazla sorumluluk aldığımız bir görev. Sorumluluk almak dezavantaj olarak sayılmayabilir. Çoğu tarafta sorumluluk almak gençler için, özellikle kendilerini geliştirmek için, çok ciddi bir fırsat aslında. Satış kendilerini, iletişim becerilerini geliştirebilecekleri, inisiyatif alıp bir işi tamamen baştan sona yönetebilecekleri ve analitik taraflarını geliştirebilecekleri bir alan. Dolayısıyla biraz daha sosyal ve biraz daha aktif bir iş hayatı seven kişiler için satışı önerebilirim.
Channel Sales Development Manager
Aktif satış yaptığım dönemlerde günümün çoğu telefonda operasyon yöneterek ve toplantılarla geçiyor. Şu anda da yaptığım görevin ana kısmı, şirketin ana karar mekanizmasının içinde yer alıp kendi kanalımla ilgili olan toplantılara ve birtakım görüşmelere katılmak. Ama bunun yanında çok fazla operasyon ve koordinasyon görevim var. Diğer taraftan da ciddi bir analiz yürütüyoruz, yaptığımız işlerin performanslarını değerlendiriyoruz, bunların performans sunumlarını yapıyoruz. Dolayısıyla hepsinin iç içe olduğu bir görevim var şu anda.
Customer Marketing Director
Unilever Türkiye’deki en iyi satış organizasyonuna sahip. Bunun altında da iş kaynağımız var. Çalışma arkadaşlarımızın kalitesi, teknolojimiz, operasyon gücümüz ve azmimiz. Toplam organizasyon içerisinde benim rolüm teknoloji ve operasyondan sorumluluk. Sahada beraber çalıştığımız mağazalardaki arkadaşlarımızın root planından tutun, bütün datalarımızın sistemlerimizin cloud sistemi üzerinde çalışmasına kadarki sürecin tamamı, en operasyonel yerden en teknolojik noktaya kadarki geçiş, satış organizasyonunun düzgün çalışıyor olması benim sorumluluğumda. Aynı zamanda çok hızlı büyüyen e-ticaret kanalının da yöneticisiyim. Bir diğer işim de 2020 yılına giderken Unilever Müşteri Geliştirme Departmanı’nın hayata geçirmeye çalıştığı bir stratejisi var: alışverişlerle, mümkün olduğu kadar onları işin içerisine katarak büyümek istiyor. Bunun da 34’e yakın ülkede bifiil etkin şekilde hayata geçmesi için çalışıyorum.
Profilo Special Products Manager
Asistan olarak baktığımız zaman benim kariyer hedeflerime başladığım noktada belki insanlar şöyle diyebilir: “İstanbul Üniversitesi İşletme Yönetimi mezunu, Marmara Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Para Yönetimi yüksek lisansı var. Hedefleri farklı. Niye asistan olarak başladı?”. İşte burası bence kilit nokta. Çünkü ben profesyonel iş hayatı boyunca şunu öğrendim: sıfatlar hiçbir şey. Ama o işi neden ve nasıl yaptığın çok önemli. Çünkü o sana bir şeyler katıyor. O yüzden asistan olarak başlamaktan mutluluk duyuyorum. Orada kurduğum ilişkiler, öğrendiğim iş çok değerli. İşin mutfağını, satışın mutfağını ve backgroundını gördüğüm işlerin sahaya girdiğim zaman bana çok büyük bir doluluk sağladığını gördüm. O yüzden iyi ki orada başlamışım diyorum. Tabi ki yaptığınız işi nasıl yaptığınızla ilgilenince ve o işin aslında felsefesine bakınca, o işte kendinizi daha donanımlı hale getirmeye çalıştığınız zaman şu ortaya çıkıyor: masaya sığmıyorsunuz. Masaya sığmamak ne demek? Yaptığınız işin tanımının dışına çıkıyorsunuz artık. Farklı birimlerle irtibata geçiyorsunuz, şirketin süreçlerini öğrenmeye başlıyorsunuz. O süreçlerde size daha fazla katkı sağlayacak noktaları görüyorsunuz. Bir aşamadan sonra artık masa size yetmiyor. O zaman işte, bir sıçrama yapmanız lazım. Zaten bunu yöneticiniz de görüyor. Bir şekilde bir fırsat doğması lazım ve sizin fırsatları kovalamanız lazım ki şirketinize daha verimli olun. Hem de kariyer ve kişisel gelişmenizi daha iyi noktalara çıkartabilin. Yani bu basamakları yavaş yavaş çıkmak aslında. Bu noktada Profilo markasında ilk defa kurulan ankastre birimi ortaya çıktı. Ve bu ankastre biriminin başına ben getirildim. Şirkette Profilo markasının ankastre birimi yoktu. Orada Satış Alan Yöneticisi olarak geliştim. Ve birimi sıfırdan, bir bebek halinde alarak, hep birlikte bugünlere getirmeye çalıştık. Tabi o zamanlarda tek kişiydim. Şimdi 10 kişilik bir ekip var. Ve tabi ki tüm Profilo satış ekibi var. Yaklaşık 5 yıl boyunca ankastre Satış Alan Yöneticiliği’ni yürüttüm. Artık az önce söylediğim gibi işin mutfağından daha da sahaya girmiş olduk.
Profilo Special Products Manager
Güne mutlaka erken başlamayı tercih ediyorum. Çünkü o güne ait “Türkiye’de, dünyada ne olmuş? Politika, ekonomi, sosyal ve teknolojik olarak neler olmuş?” bilmemiz lazım. Günlük olarak ekonomik verileri takip ediyoruz mutlaka. “Pest Analizi” diyoruz aslında buna. Bizim için çok önemli. Gazetelerimizi mutlaka okuruz. O yüzden sabah erkenden günümüze başlarız. Çünkü biz bayiye gittiğimiz zaman sadece satış konuşamayız. “Ben gittim, sadece siparişlerimi yazdım, hadi eyvallah” diye bir şey yok. Tabi ki günlük bir şeyleri konuşacaksınız. Yeri geliyor siz bayinin danışmanı haline geliyorsunuz. Bir şekilde biz zaten bayi satış yönetmenlerimizi satış danışmanı olarak yetiştiriyoruz. Bizim aylık toplantılarımızda “pest”in her bir harfinin arkadaşlara verildiği, ve o konuda aylık olarak yorumlar yapıldığı bölümlerimiz olur. Bu bizim için çok önemli. O yüzden günlük ekonomik verileri, dünyada olup bitenleri ve siyasi verileri mutlaka takip ederiz. Bunlarla ilgili bilgi sahibi oluruz, kendimizi güncelleriz. Bunun dışında, tabi ki işin odak noktası satış. Aylık satış olarak takip etmemiz gereken durumlar var. Haftalık, günlük hedeflerimiz var. Bunlarla ilgili ne durumda olduğumuzu günlük olarak analiz edip, raporlarımızı inceleriz. Onun hemen akabinde de tüm arkadaşlarımızla bir konferans yaparız ki arkadaşlar rootlarına çıkar. Akıllarında soruları var mı? Nasıl hareket ediyorlar? Sahada satış argümanlarını nasıl kullanıyorlar? Bu konularda ortak bir dil oluşturmaya çalışırız ve mutlaka o hedefleri birlikte güncelleriz. Herkesin bir şekilde aynı noktada olduğundan emin olduktan sonra sahada herkes çalışmalarına başlar. Gün içerisinde satışları kontrol ederiz, bakarız, takip ederiz. Onun dışında tabi ki ofis içerisindeysem yoğun toplantılarım olur. Çünkü satışı şöyle düşünün: orta yere koyduğunuz zaman satışı; yanlarındaki pazarlamasıyla, planlamasıyla, ürün müdürleriyle mutlaka irtibat halinde olunması lazım. Servis kanadıyla mutlaka irtibat halinde olunması lazım. Çünkü bu işin 4P’si bu. 5P’si bu. Philip Kotler’in durumu bu. Ürünü, fiyatı, bayi kanalını, satış ekibini, pazarlamasını, satış sonrası servis kanalını, hepsini, zincirin tüm halkalarını çok sağlam bir şekilde tutmanız gerekiyor. Satışın da bu şekilde koordinasyon sağlaması gerekiyor ki en önemli işlerimizden biri de bu koordinasyonu sağlamak ve sahaya daha donanımlı, daha güçlü bir şekilde çıkabilmek. O yüzden ilgili departmandaki tüm arkadaşlarımızla toplantılarımız oluyor. Onları takip ediyoruz. Bir şekilde olumsuz olabilecek, sorun çıkabilecek konularla ilgili önceden önlemler almaya çalışıyoruz. Hızlı hareket etmeye çalışıyoruz. Çünkü dediğim gibi her şey hızla değişiyor. Türkiye pazarı çok dinamik. Satışta da çok dinamik olup hızlı karar almanız lazım. O yüzden de bir şekilde tüm arkadaşlarla aynı seviyede, aynı güçte ve bağlılıkta olup onların da gücüyle birlikte, sahaya markanın gücünü, şirketin gücünü yansıtmamız lazım. O yüzden de bunların hepsinin koordinasyonu ve akşam da yine “Satışımız ne oldu?” kapanışımızı mutlaka yaparız. Yine ertesi gün bu şekilde devam eder. Ama bunun yanında tabi ki çok yoğun bayi ziyaretlerimiz var. Ben tüm Türkiye’den sorumluyum. O yüzden Edirne’den Kars’a bir ritüelimiz var. Bütün Türkiye’deki bayilerin root root ziyaretlerini yapıyoruz. Orada sahadaki ekibimizle birlikte ürünlerimizin teşhirinden, markanın stratejisine, yeni kanalların oluşturulmasına kadar tüm koordinasyonun bayilere aktarılması ve biz “Profilo satış kanalını, küçük ev aletleri ve ankastreyi daha verimli nasıl geliştiririz?” bunun yollarını arıyoruz. Ve bunları da sahada bayilerimize aktarıyoruz.
Profilo Special Products Manager
Öncelikle, kişi çizgi üstü başarıyı hedefliyor mu? Bir 100 vardır, 100 mü senin başarın? Biz 100’ü kabul etmiyoruz. Biz 100’ün üzerini hedefleyen arkadaşları istiyoruz. Bizim için başarı çizgi 100 ise 100’ün üzerindekini hedefleyen kişi olman lazım. Bu önemli. İkinci olarak, kişinin bilgiyi sürekli kaydedebilmesi lazım. Sürekli uygulamalar geliyor, iş değişiyor, ortam değişiyor, güncel hayat, ekonomik veriler, piyasa değişiyor. Rakipler geliyor, yeni ürünler gelişiyor. Ürün özellikleri, bayi kanalının özellikleri var. Bunları kaydedebiliyor mu, bunları kullanabiliyor mu? Bunu iyi bir şekilde karşı tarafa aktarabiliyor mu? Kaydetmek, kullanmak ve aktarmak çok önemli. Empati kurabiliyor mu? Bu da çok önemli. Zamanını iyi yönetebiliyor mu? Çok önemli. Bir günün var ama yapacak çok işin var. Bunu çok iyi yönetmen lazım. Sonuçta da sayısal bir veriye, bir yüzdeye, çizgi üstü başarıya ulaşman lazım. O yüzden o zamanı çok iyi kullanman lazım. Tabi ki etkili iletişim ve ikna kabiliyetinin olması, prezentabl olman, karizmatik olman lazım. Yaratıcı olman ve kendine güvenmen lazım. Bunlar çok çok önemli şeyler. Aynı zamanda kişinin şirketin misyon, vizyon ve değerlerini iyice içine sindirip, bunu sahaya yansıtabiliyor oluşu çok önemli. Piyasayı takip edip, rakip analizlerini doğru yapabiliyor mu? Müşteriye doğru çözümler sunabiliyor mu? Bunlar çok önemli. Böyle uzayan bir liste. Bir kere işi çok sevmek lazım. Fedakarlık göstermek lazım. Hayatın odak noktasına satışı koymak lazım. Bu demek değildir ki hiçbir şekilde yaşamayacağız, sosyal hayatımız gidiyor. Zaten satış hayatın orta noktasında olunca diğer taraflarda sosyal olmak zorundasın. Çünkü satış öyle bir iş ki, insanlarla iletişim kuruyorsun, dünyayla iletişim kurmak zorundasın. Farkında olman lazım. Farkındalığının yüksek olması lazım. O yüzden bunlarla birlikte zaten sosyal hayat mecburen gelmek zorunda. O yüzden satışı orta noktaya koyun derken bütün hayatla irtibatı kesin demiyorum. Keserseniz zaten satışı orta noktaya koyamazsınız. O yüzden bu özelliklerin, bu yetkinliklerin yanı sıra tabi ki de sosyal olmak çok önemli. İnsan tanımak önemli. Yaptığınız işi çok sevmek önemli. Ve tabi ki çok fedakarlık göstermek ve çok çalışmak önemli.
İş Ortağı Yöneticisi
İlk senelere göre rol tanımımızda çok ciddi bir değişiklik var. İlk senelerde iş ortağına gidip Microsoft'un değişikliklerini, ürünlerini onlara anlatan, onların bir şekilde Microsoft’la daha iyi çalışması için onları motive eden bir pozisyondu. Ama şu an bu yeni ürünlerimiz, bulut vizyonumuz bizim daha satışçı rolünde çalışmamızı sağlıyor. Bu yüzden aslında bir senenin başından itibaren o iş ortağının bütün hedef çalışmaları, hedef çalışmalarından sonra organizasyon çalışmaları, pazarlama bütçelerinin sene içinde nasıl kullanılacağı ve bütün satış süreçlerinin içinde yer alarak neredeyse o iş ortamında bir satış yöneticisi gibi çalışmamızı olanak sağlıyor. Microsoft’un da diğer uluslararası şirketlere göre belki biraz daha farklı olarak yaptığı bir şey, iş ortaklarıyla çok yakın ilişkileri olması. Bizim işimizin yaklaşık %90’ın üzerindeki kısmı direkt satış modeli yerine iş ortakları üzerinden geçiyor. O yüzden Microsoft’un iş ortaklarıyla çok farklı bir bağı var.
İş Ortağı Yöneticisi
Bir günümüz aslında çok yoğun. Görmek için belki gelip burada yaşamak lazım. Bu bir korkutma gibi olmasın hiçbir zaman ama gerçekten oldukça yoğun yaşıyoruz bir günü. Günün satış zamanından çalmamak, iş ortaklarını müşteriye daha erken göndermek için bazen güne çok erken başlıyoruz. Genellikle ben hafta başında Pazartesi günlerimi ofiste geçirmeye gayret ediyorum. Bizim kendi iç toplantılarımız oluyor. Genelde satış toplantıları ve kendi grup toplantılarımız olan bu toplantılarda haftanın değerlendirmesini yapıp, aksiyonları belirliyoruz. Planlamamızı yapıyoruz. Ondan sonraki dört gün ise sorumlu olduğumuz iş ortağında satış, pazarlama, yönetim birimleri ile aldığımız aksiyonun uygulaması şeklinde geçiyor. Çok dinamik bir satış ekibi var arkamızda. Onların sahada bütün yaptıklarını, iş ortakları üzerinden müşterilerdeki süreçleri sonlandırmak için maksimum eforla çalıştığımız dolu dolu bir çalışma tempomuz var.
İş Ortağı Yöneticisi
Microsoft'un içinde ürün grupları, satış grupları, pazarlama grupları, servis grupları gibi çok farklı gruplar var. Bizim bütün bu hizmetlerimizi müşteriye ulaştıran aslında iş ortağı. O yüzden biz bütün bu segmentlerle iş ortağı arasında bir köprü görevi görüyoruz. Onların bir araya gelmesi, plan yapması, proje geliştirmesi, müşteriye ulaştırılması için bütün bu toplantıların organizasyonu ve aksiyonların takibi hepsi bizim üzerimizden gerçekleşiyor. Microsoft’ta ilk geldiğimiz günden bugüne gelene kadar iş ortağının geçirdiği süreç, ne kadar büyüdüğü gibi veriler bizim açımızdan en büyük tatmin edici sonuçlar. Ayrıca yaşadıkları bütün sorunları bizim üzerimizden çözüyorlar. Aslında biz orada bir arabulucu şeklinde yaşadıkları sorunlara olabildiğince hızlı çözüm bulmakla görevliyiz. Bunlar da aslında bizim bu işle alakalı gerçekten motive edici sebeplerimiz.
İş Ortağı Yöneticisi
İlk zorluk, işimizde çok farklı insanlarla çalışmamız. Hem Microsoft içinde ayrı gruplarla, hem iş ortamında çok farklı gruplarla çalışıyoruz. O yüzden hepsini anlayıp, hepsine ayrı çözüm üretmemiz gerekiyor. Satış birimini, pazarlama birimini, yönetim birimini bir araya getirip ortak bir hedefte buluşturmamız gerekiyor. İkincisi, neredeyse her gün bir sorunla uyanabiliyorsunuz. Genelde sorumlu olduğumuz kesim aslında bir iş ortağı. Ama yüzlerce müşteriye satış yapıyor. O yüzden neredeyse her gün bu müşterilerle ya da iş ortağının kendisiyle ilgili problemler çıkabiliyor. Sizin de bunlara çok hızlı ve hem müşteriyi, hem de iş ortağını memnun edecek çözümler üretmeniz gerekiyor.
İş Ortağı Yöneticisi
Bunun bir doğrusu var mı onu bilmiyorum, ben kendi yaptığımdan yola çıkabilirim. Sonuçta herkesin farklı bir yönetim şekli var ama İş Ortağı Yöneticisi’nin biraz sakin, sabırlı, karşı tarafı dinleyebilen ve karşılaştığı sorunlar karşısında pratik çözümler bulabilen biri olması gerekiyor. Kendimizi sürekli motive tutmamız lazım. Her sabah işe geldiğinizde bir sorunla karşılaşabiliyorsunuz. Bu sorunun sizin motivasyonunuzu bozmasına fırsat vermemeniz gerekiyor. Çünkü bu tarz durumlarla çok fazla karşılaşabiliyorsunuz. O yüzden sakin olup, herkesi dinleyip, şirket içinde doğru insanlarla iletişim kurarak bu sorunlara çözüm üretmeniz gerekiyor. Bu sebeple de iletişim kabiliyetinizin kuvvetli olması olmazsa olmaz özelliklerden.
İş Ortağı Yöneticisi
Benim mezun olduğum dönemde Türkiye'de startuplar, yeni kurulan firmalar bu seviyede değildi. Yazılıma çok fazla değer verilmiyordu. O yüzden ben mezun olduktan sonra bir dönem CRM tarafında yazılım geliştirme yapmıştım. O dönem şirketler biraz satışa odaklı kimi bulsalar hemen satış bölümüne kaydırıyorlardı. Çünkü; orada daha fazla katma değer elde edebiliyorlardı. O yüzden benim de satışa geçişim öyle olmuştu. Bugün bakıldığı zaman çok da pişman değilim. O gün o kararı verdikten sonra kariyerimde arka arkaya hızlıca ilerledim. Ama şu anki dönemde Türkiye yazılıma, iş geliştirmeye, çözüm üretmeye çok açık bir durumda. Benim üniversite öğrencilerine de buradan tavsiyem; sektörde nerede açıklık olduğu ve nerede bir çözüm üretebildikleri üzerine kafa yormaları. Şu anki firmalar bunların yapılmasına olanak sağlıyor. Aslında Microsoft olarak bizim de iş ortaklarıyla yapmaya çalıştığımız, satıştan çok müşteriye çözüm üretip, değer katacakları projeler geliştirmeleri.
İş Ortağı Yöneticisi
Şirket içinde çalıştığım grup Microsoft'un hem iş ortakları, distribütörleri ve belli bir segmentinin altında kalan müşterilerini yöneten ekip. Bu ekip içinde bizim bir müşteri yöneten grubumuz var, bir de iş ortakları yöneten grubumuz var. Benim çalıştığım bölüm iş ortaklarını yöneten ekip içinde. Bu ekip içinde de biz iş ortaklarını uzmanlıklarına göre sınıflandırıyoruz. Microsoft'un büyük müşterilerle anlaşma yapabilen, yetkinliği olan bazı iş ortakları var. Ben bu grup içinden iki tane iş ortağını yönetiyorum. Bunun dışında bizim çözüm iş ortaklarımız var. Yine aynı ekip içerisinde bu çözüm iş ortaklarını yöneten arkadaşlarımız var. Microsoft’un müşterilere direk bir satış olmadığı için temel olarak burada yaptığımız; müşteriye bu iş ortakları üzerinden hem çözüm, hem lisans ile ilgili bilgi ulaştırıp bu çözümleri de mümkün olduğu kadar bu lisanslarla birleştirip ihtiyaçlarını karşılamaya çalışmak.

Sorular