Kadir Şener
Windows ve Cihazlar İş Grubu Yöneticisi
2005 yılından beri Microsoft şirketinde çalışıyor.
2003 yılında üniversitede üçüncü sınıf öğrencisiyken bir arkadaşımla beraber ortak şirket kurarak iş hayatına başladık. Arkadaşım doktordu, ben de Bilgisayar Mühendisliği okuyordum. İş hayatına sağlık sektöründe teknoloji alanında başarılı bir şirket kurarak başladık. 2005 yılında şirketimizi başarılı bir şekilde sattık. 2005 yılında üniversiteden mezun olduğumda geçiş süreci olarak bir bankanın teknoloji departmanında çalıştım. Bilgisayar Mühendisliği okurken ağ güvenliği konusuna ve bilgi teknolojileri güvenliği konusuna bayağı ilgiliydim. Etik hackerlık gibi sertifikasyonları tamamlamıştım. Sonrasında mezun olduktan 4 ay sonra Aralık ayında Microsoft’un Avrupa Ortadoğu bölgesinde güvenlik danışmanı olarak çalışmaya başladım. İngiltere'den Dubai'ye kadar çeşitli ülkelerde büyük firmalara güvenlik danışmanlığı vermeye başladım. İki buçuk sene bu görevi devamlı yurt dışına gidip devamlı müşteri ziyaretleri gerçekleştirdiğim bu görevi yaptım. İki buçuk sene sonunda biraz daha planlamaya, biraz daha ürün geliştirmeye yönelik bir rol yapmak istedim. O zaman Windows 7’nin çıkış zamanlarıydı. Program Yöneticisi ve İş Geliştirme Yöneticisi olarak Microsoft Amerika ekibinde Windows Planlama ve Ekosistem ekibine geçtim. Burada Windows 7’nin planlanmasına katıldım. Windows 8’in planlamasının başlarında bulundum. Esasında iki buçuk sene boyunca ürünü yani Windows'u şekillendiren ekipte çalıştım. Burada çok güzel projeler yaptım. Yurt dışında global olarak iki üç tane proje yönettim. Telekom operatörleri ile beraber 3G, üçüncü jenerasyon USB bağlantıların uyumlu olması için global projeyi yönettim. Yani birçok projede çalıştım. Bugün Windows'un içinde gördüğümüz bazı özelliklerin dizayn ekibindeydim. Sonrasında artık Microsoft Türkiye'ye dönmeye karar verdim ve 2011 yılında Sunucu ve Bulut Platformlarından Sorumlu İş Yöneticisi olarak Türkiye'ye döndüm. Tabi o zaman daha bulut yeni yeni şekilleniyordu. Gerçekten orası da bir startup ortamıydı baktığınızda. Türkiye'de bunun tanınmasında, veri merkezlerinin yaygınlaşmasında çok keyifli bir rolde bulundum. Son olarak da geçen sene itibariyle şu anda bulunduğum göreve geldim. Türkiye'deki Windows ve Cihazlar Grubu’ndan sorumluyum şu anda. Hem Windows’un bir işletim sistemi olarak kurumsal dünyadan son kullanıcılara kadar, hem de ekosisteminde olan cihazlardan PC’sinden, tabletinden, telefonundan, akıllı gözlüğünden ve oyun konsollarından vesaire, tüm cihaz ekosisteminden sorumluyum.

Diğer Cevapları

Benim en büyük sorumluluğum Windows’un ve cihazların Türkiye'deki stratejisinin oluşturulması. Buna pazara nasıl sunacağımız, nasıl pazarlayacağımız, satış kanallarını beraber nasıl geliştireceğimiz, müşterilerimize hangi değerleri sunacağımız ve Türkiye üzerinde farklı neler yapacağımız konuları da dahil. Tüm bu stratejinin oluşturulması, pazarlama bütçesinin yönetilmesi, ülke içindeki pazar payının ve cirosunun yani şirket içi metriklerinin yönetilmesinden sorumluyum. Ekibimde pazarlama yöneticileri, teknik satıştan sorumlu arkadaşlar var. Bir ekip olarak Windows'un Türkiye’de müşterilerimiz tarafından daha iyi, daha rahat, daha faydalı kullanılmasını ve yaygınlaşmasını sağlıyoruz Ben Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği’nden mezun oldum. Bilgisayar Mühendisliğinde master yaptım. Ondan sonra teknoloji yönetimi masterı yaptım. Şu anda da pazarlama alanında İşletme doktorası yapıyorum. Şu an yaptığım işte, teknoloji backgroundını kullanarak ürünlerin satışı, pazarlaması ve teknoloji yönetimini yapıyoruz.
Bugünden bahsedeyim; bugün sabah bir iş ortağımızla toplandık. Beraber çok yeni, yaratıcı bir uygulama geliştirme üzerine konuşuyoruz. Onu nasıl yaygınlaştırılabileceğimiz üzerine tartıştık. Sonra başka bir iş ortağımla buluştuk. Gençlere yönelik içinde filmlerin, dizilerin olduğu özel bir kampanyayı nasıl dizayn edeceğimizi konuştuk. Şimdi sizinle beraberim. Ondan sonra basınla bir toplantım var. Ondan sonra bir iş ortağımızla beraber Windows 10 kurulumlarını genele nasıl yayacağmız ve nasıl destekçi olacağımız üzerine konuşacağımız bir toplantım var. Akşam da Amerika’yla telekonferansım var. Bu, bugünüm. Ama genele baktığımızda zamanımın belki %30’u ofiste geçiyor. Microsoft un en sevdiğim özelliklerinden biri de her kişinin rolünü kendi tanımlaması. Gerçekten bütün firmalarda her rolün bir belli gereksinimleri vardır. Önemli olan siz o rolün üstüne neler koyduğunuz, farklı neler yaptığınız. Ben zamanımın az kısmını ofiste geçiriyorum. Büyük kısmını ya müşterilerle ya iş ortaklarımızla sahada geçiriyorum. Çünkü ister kendi şirketiniz olsun, ister bizim gibi kurumsal dünyada çalışıyor olun müşterilerinize ve iş ortaklarınıza yakın olursanız, sahada olursanız o zaman gerçekten gerçekleri görüyorsunuz ve geri bildirimleri alıyorsunuz. Yani o fildişi kulede yaşamak çok doğru bir şey değil. Ben de Microsoft’taki birçok arkadaşım da bu şekilde çalışıyor, zamanımızın bir kısmını sahada geçiriyoruz.
Herkesin kariyerden beklentileri farklı olabiliyor. Bazıları gerçekten kariyer olarak görüyor, bazıları para olarak görüyor, bazıları etki olarak görüyor. Ben gerçekten bunu etki olarak görüyorum. Şu anda sorumlu olduğum rolde Türkiye ekosistemine yani, bulunduğumuz ekosisteme yarattığımız etki. Eğer bir müşterinize gidip ona bir ürün satmak yerine, gerçekten onun iş yapış şeklini değiştiriyorsanız ve gerçekten daha çok kar elde ediyor, daha modern oluyor, daha globale yayılıyor, daha inovatif işler yapıyorsa bu bir etkidir. Veya Türkiye'de KOBİ'ler yaratıcı işler yapabiliyor, maliyetleri düşürüyor, bulutla beraber globale açılyor, farklı işler yapabiliyorsa, farklı kazanımları elde ediyorsa ve sizinle beraber iş ortakları ekosisteminizde de onların büyümesini sağlıyorsanız, o etkiyi görüyorsanız zaten insanlarla konuştuğunuzda bunu gözlerinden görüyorsunuz. Beni en çok keyiflendiren şey bu. Şimdi mesela Windows 10 lansmanı çerçevesinde biraz sosyal sorumluluk tarafına ağırlık veriyoruz. Globalde de Türkiye'de de global lansmanımızı görmüşsünüzdür. Global CEO’muz Kenya'ya gitti. Kenya'da öğrencilerle beraber onların makinesini Windows 10’a yükselti. Global lansmandı bu. CEO, Windows 10 lansman günü Kenya’daydı. Biz de bunun Türkiye'de benzerlerini yapıyoruz. Şu an duyurmadık, çok yakın zamanda duyuracağız. Mesela son üç beş senedir belki de benim en keyif aldığım proje zor durumda olan gençlere yardım ettiğimiz, onlarla beraber eğlendiğimiz, onlara bilgisayar kullanmayı öğrettiğimiz proje. Burada aileleri tarafından terk edilmiş zor durumda olan 8-10 yaşında çocuklardan bahsediyoruz. Onlara bilgisayar veriyoruz, basit bir şekilde bilgisayar programlamayı öğretiyoruz. Belki o çocuklardan birinden ilerde bir gün Steve Jobs, Bill Gates gibi öyle projeler çıkartırsak beni en çok tatmin eden şey o olur. Microsoft’u bu kadar çok sevmemin sebebi Microsoft’un buna olanak sağlıyor olması. Mesela bu bahsettiğim şey benim insiyatifimde bir proje. Normal iş sorumluluklarının dışına çıkıp keyif aldığınız projeleri yapabiliyorsunuz.
Windows ve Cihazlar Grubu olarak baktığınızda çok büyük bir ekosistemden bahsediyoruz. Windows ve cihaz ekosisteminde biz burada işletim sistemiyle varız. Lumia, Xbox, Hololens gibi cihazlarımız var. Ama birçok iş ortağı, donanım üreticileri, bu donanım çözümlerini satan iş ortakları, bunun distribüsyon yapısı, parekende iş ortakları, telekom operatörleri ve yazılım geliştiriciler var. Baktığımızda, küçük bir kısmını söyledim. Siz küçük bir ekiple çok büyük bir ekosistem içerisinde, bütün işletim sistemini ve donanımı yani bilgisayar dünyasının kalbi olduğu için bütün ekosistemi yönlendiriyorsunuz. Bütün bunları Türkiye'de veya globalde yapıyorsunuz. Onu yönetmek zor bir şey, ama yönettiğiniz anda da çok keyifli bir şey. Bence en zorlayan noktalardan veya en çok zamanımızı alan noktalardan biri bu genel ekosistemi yönetmek. Dediğimiz gibi Türkiye'ye bakıyorsunuz; binlerce kurum, yüz binlerce KOBİ, binlerce iş ortağı, onlarca donanım ortağı var. Genel olarak ister Windows ve cihazında olsun, ister Türkiye'de çalışırken veri merkezi ve bulut tarafında olsun; ekosistemi yönetmek. Kısacası siz merkezde duruyorsunuz ve her tarafı koordine etmeniz lazım. Önemli ve zor olan ama aynı zamanda keyif katan şey bu.
Oradaki rolde planlama ve ekosistemden sorumluydum. Windows 7 zamanıydı. Bir işletim sisteminin geliştirilmesi 2-3 senelik bir süreç. Artık öyle bir dünyada değiliz sürekli güncelleme var ama eski zamanda Windows Vista çıkmadan önce Windows 7 nin planlaması başlıyordu. 3 senede bir geliyordu işletim sistemi. Planlamanın birinci senesi ürünün planlanmasıyla geçiyordu. “Şu özelliği alalım, şu özelliği şu ülkelerde kullanalım, şöyle iş ortaklarıyla çalışalım.” gibi tamamıyla ürünün planlanması. İkinci sene geliştirme işi yani ürünün kodlanması başlıyordu. Üçüncü senede yine ciddi bir sorumluluğumuz vardı. Mesela Windows 10’la gelen yüz tanıma özelliği. Artık bilgisayarınıza girerken parola girmek yerine sizi yüzünüzden tanıyacağından bilgisayarınız açabiliyor olacaksınız. Bunun yazılım bacağı var, onu biz geliştiriyoruz. Ama bunun bir de donanım bacağı var. Sizin yüzünüzü tanıyacak çeşitli kameralar veya parmak izi okuma cihazları vesaire. Biz o yüz tanıma sistemlerini, parmak izi okuma sistemleri geliştiren iş ortaklarıyla yani donanım üreticileri ile çalışmalara başladık. Benim çalıştığım şey 3G modemlerdi. Bütün dünyaya yayılmış telekom operatörleri var. Türkiye'de Turkcell, Vodafone; Hindistan'da, İtalya'da, Çin’de farklı farklı operatörler var. Bu operatörlerle beraber daha Windows 7 çıkmadan gizlilik anlaşması çerçevesinde ürünü çıkardığımızda gelecek özellikleri konuşuyoruz. Bu özellikleri onlarla da beraber kullanmak istiyoruz. Ondan sonra hem telekom operatörlerindeki, hem Microsoft’taki teknik ekipler geliştiriyor. Benim sorumluluğum o iş geliştirme kısmıydı.
Ben Bilgisayar Mühendisi olduğum için her zaman bunu önemsemişimdir. Teknoloji dünyasında çalışıyorsanız teknoloji geçmişi veya teknolojiye ilgi önemli bir şeydir. Biir satış ve pazarlama olsun müşterilerimizle, iş ortaklarımıza konuşurken sadece bugünü anlatırsanız sadece ürün satıyormuş pozisyonunda olursunuz. Ama eğer müşteri ihtiyaçlarını anlayıp, ona bir çözüm geliştirirseniz; onun bugün bildiği veya bilmediği ve gelecekte karşısına gelecek çözümlerden bahsediyor olursanız, ona çözüm sunuyor olursanız çok farklı bir noktada olursunuz. Çünkü artık o sizin için müşteri-satıcı veya müşteri-kurum ilişkisi olmuyor, müşterinizle beraber iş ortağı konumuna geliyorsunuz. O yüzden ben teknoloji sektörünün, geleceğin nereye gittiğini çok önemsiyorum, yani teknoloji ilgili çok önemli. Tabii ki bizim gibi kurumlarda çalışkanlık çok önemli. Çalışmadan hiçbir şey olmuyor. Bence en önemli şey bu. Ben kariyerim boyunca çok çalıştım, karşılığını gördüm. Belki bazen biraz daha geç, bazen biraz daha yavaş görüyorsunuz; ama o işin karşılığını her zaman görüyorsunuz.
Üniversitelerde sunumlar yaptığımda veya kendi ekibimde genç arkadaşlarla konuştuğumda genç arkadaşlara hep şunu söylerim; kariyer dediğiniz şey bence bisiklet gibi bir şeydir. Devamlı pedal çeviriyorsunuz. Bazı dönemlerde hızlı çeviriyorsunuz, bazı dönemlerde daha yavaş. Bazı dönemlerde yokuş yukarı gidiyorsunuz, bazı dönemlerde yokuş aşağı hızlanıyorsunuz. Tek önemli şey pedal çevirmeyi bırakmamanız. Bıraktığınız anda düşersiniz. Bazı noktalarda hızlanacak, bazı noktalarda çabalayacaksınız. Bazı noktalarda daha rahat gidecek, bazı noktalarda rüzgarın etkisi olacak. Ama her yerde en önemli şey çalışmak, ilgi ve o heyecanı duymak. Ben şimdi büyük bir proje yaptığımda, iyi bir satış, bir pazarlama kampanyası yaptığımda gerçekten kendi işimmiş, kendi şirketimmiş gibi heyecanlanıyorum. Bunda Microsoft etkisi çok büyük. Ben buraya üniversiteden mezun olan bir genç olarak girdim. Şimdi ise grup yönetiyorum. Yaptığım işten çok keyif alıyorum, heyecan duyuyorum. Gençlere de bunu tavsiye ediyorum. Yaptığınız işten keyif almıyorsanız, o gerçekten “iş” oluyor. Benim için Microsoft yani yaptığım iş, çok doğal bir süreç. İş olarak düşünüp gelmiyorum ben buraya. Geldiğimde keyif alıyorum. Hangi bölümden mezun olursanız olun burada o kadar çok öğrenecek şey, o kadar çok kendinizi geliştirebileceğiniz alan var ki; ben 10 senedir Microsoft’ta çalışıyorum ve kendimi çok geliştirdim ama her öğrendiğim şeyle beraber daha ne kadar öğrenmem gerektiğinin farkına varıyorum. Mezun olduğunuzda siz sadece bisikletin pedalına oturmuş oluyorsunuz. Önemli olan şey devamlı öğrenmeye, kendini geliştirmeye açık ve bundan keyif alan kişiler olmanız. Yani benim stajyerlerimde de en çok keyif aldığım şey işle ilgili faydalı olduğunu düşündüğü, sorumluluğu dışında bir şey yapmaya hevesli olmaları. O çizgileri aşıp sorumluluk alması, denemesi, uğraşması. Tabii ki biz onları yönlendiriyoruz. Ama bazı şeyleri de deneyip görmeler gerekiyor. Bence en önemli şey bu deneme isteği.
Microsoft’ta çalışmanın en sevdiğim yanı şirket içindeki girişimciliğe olanak sağlıyor olması. Önünüzde çok iyi ürünler, geniş bir ekosistem, geniş bir müşteri portföyü var. Eğer gerçekten iyi bir fikriniz varsa, iş sorumluluklarımızın içinde veya dışında, gerekli destekleri alarak bu projeleri yönlendirebiliyorsunuz. Bu benim gibi hem girişimci hem kurumsal kökenli bir kişi için en keyif veren şey. Ben birçok kendi projemi dizayn ediyorum. Tabi ki globalde belli kurallar var, belli çerçeveler içinde ilerliyorsunuz ama o çerçevelerin esnetilmesine olanak sağlaması benim Microsoft’ta en sevdiğim şey. Microsoft kendinizi geliştirmenize çok destek olan bir kurum. Ben 10 senede ikisi yurt dışında, ikisi ülkede hem bireysel olarak hem yaptığım iş sorumluluğu olarak farklı işler yaptım. Her birinde tabi ki çok çalıştım. Her birinde tabi ki kendimi çok fazla esnettim. Ama işte Microsoft buna olanak sağladı. Çoğu kurum buna olanak sağlamıyor. Microsoft’ta farklı kariyer merdivenlerine geçebiliyorsunuz. Sizin kendinizi geliştirmenizde devamlı olanak sağlıyor. Dinamik bir şekilde kendinizi geliştiriyorsunuz ve etkinizi arttırıyorsunuz.
İlk rolümde bütün Avrupa'da geziyordum. İkinci rolümde Amerika'dan büyük resmi görüyordum. Beş senedir Türkiye organizasyonundayım ve beş senedir Türkiye'de öğrendiğim şeyler de çok farklı tecrübeler. Sizin bir alet çantanız var. Alet çantanızda farklı tecrübeler, farklı yetenekler, farklı deneyimler var. Her birinden olması bence çok faydalı. Tabi biraz kariyerden beklentilerimiz ile de ilgili. Amerika beraber gidip hala Amerika'da yaşayan arkadaşlarım da var. Hala girdikleri ekiplerde çalışıyorlar. Orada hızla da yükselebiliyorlar. Ama var oldukları sorumluluk içerisindeler. Yazılım geliştiricisi olarak gittiler hala yazılım geliştiriciliği yapıyorlar. Tabi artık yazılım geliştiricisi olarak inanılmaz uzmanlaştılar alanlarında. Onların gerçekten belli bir alanda ciddi bir tecrübesi var. Benim kendi kariyer tercihim farklı alanlarda, farklı tecrübeler yaşamak. Microsoft’ta en güzel özelliklerden biri kariyer yolunuzun açık olması. Ben belki 2 sene sonra tekrar Amerika'ya dönmeyi düşünebilirim. Belki Dubai'ye giderim, bölgesel bir rol yaparım. Yani Microsoft buna olanak sağlıyor gerçekten. Türkiye ofisinden Singapur'a gidip, Fransa'ya gidip, İngiltere'ye gidip çalışanlar var vesaire. Amerika'da zaten çok var. Söylediğim gibi istediğiniz yerlere gidebiliyor ve çok farklı tecrübeler kazanabiliyorsunuz.
Microsoft’ta farklı opsiyonlar var. Ben rol değiştirerek gittim, genelde yapılan da bu. Ama var olduğum rol içinde gidip iki ay, üç ay Amerika'da çalışabiliyorum. Yani o süreçte Amerika'daki Windows Cihaz Grubu Yöneticisi’nin yanında çalışıp onların neler yaptığını, nasıl yaptığını, benim orada neler öğrenebileceğimi, onlara neler katabileceğimi vesaire daha kısa süreli çalışarak ve tabii orada iki rolü de birlikte götürerek görüyorsunuz. Sonrasında buraya dönüp o tecrübelerinize devam ediyorsunuz.
Biz Windows 10 bütün cihazların işletim sistemi diyoruz, bu çok önemli bir şey. Bunu sonuçları farklı, bundan biraz detaylı bahsedeceğim. İkinci olarak da şöyle; baktığımızda Microsoft’ta da rakiplerimizde de farklı farklı cihazlar için farklı farklı işletim sistemleri var. Bizim bilgisayarlar, tabletler, PC’ler için Windows 8’imiz vardı. Telefonlar için Windows Phone’umuz vardı. Xbox’ımızın ayrı bir işletim sistemi vardı. Sensörler için ayrı bir işletim sistemi vardı. Rakiplerimize bakın bu durum yine bu şekilde. Ama tüm cihazlar birbirine yaklaşıyor. 15 sene önce kalın laptoplara biz mobil cihaz diyorduk. Sonra akıllı telefonlara mobil cihaz demeye başladık. Sonra tabletler geldi mobil cihaz oldu. Şimdi tabletler düşüyor, yine akıllı telefonlar artıyor. Cihazlar günden güne değişiyor ve değişmeye de devam edecek. Laptop diyorduk tablet laptop bir arada cihazlar gelmeye başladı. Hızlı bir şekilde klavyesi ayırıyorsunuz tablete dönüşüyor, klavyesini takıyorsunuz bilgisayar gibi kullanmaya başlıyorsunuz. Bütün cihazlar farklılaşıyor. Örneğin oyun konsolları. Çünkü oynama şekilleri değişiyor. Bu cihazlar değişirken ve değişmeye devam ediyorken bütün cihazların form faktörleri birbirine yaklaşıyor. Mesela ben bir tane telefon kullanıyorum, 7 inchlik şık bir cihaz. Böyle bir cihazın tabletten çok bir farkı yok. Hatta bunda telefon özelliği var. Bizde de rakiplerimizde de telefonla tablet birbirine yaklaşıyor. Mesela benim bir masaüstü bilgisayarım yok, laptopım da yok. “Surface” kullanıyorum. İkisi bir arada bir cihaz. Klavyesi takılıyken masamda ama klavyesinin söktüğüm veya kapak yaptığım an tablet olarak kullanıyorum. Ayrıca Windows 10’la beraber artık Xbox oyunlarınıza şöyle bir boyut geldi; Xbox evde oturma odasında duruyorsa ben mutfakta oturma odasındaki Xbox oyununu PC’den oynayabiliyorum. Mesela telefonumda Xbox oyunları var. Xbox oyunumu burada oynamaya başlıyorum, duraklatıyorum, eve gidip Xbox konsolunu açıyorum ve oyunuma kaldığım yerden devam ediyorum. Veya gündüz bilgisayarda bir hatırlatıcı ayarlıyorum. Akşam sekizde Xbox oynarken bildirim Xbox a geliyor. Windows 10’un özelliği tüm cihazlarda çalışacak tek işletim sistemi olması. Şu gördüğünüz telefon, baktığınızda donanımsal olarak 10 sene öncenin laptoplarından daha güçlü. Bu bir gerçek. Windows 10’la beraber biz şöyle şeyler yapabiliyoruz: tatile gittiniz, yanınızda bilgisayar veya tablet, hiçbir şey yok. Otel odasında bir televizyon var, bir klavye, mouse var. Telefonumu otel odasındaki televizyona bağlıyorum ve bilgisayar olarak kullanmaya başlıyorum. Çünkü aynı işletim sistemi çalışıyor. Yani Windows 10’un en önemli özelliği tüm cihazlar için her şeyi birleştirmesi. Girişimciler için de büyük bir fırsat sunuyor. Bir uygulama yazdığınızda o artık tüm cihazlarda çalışıyor. Uygulamanızı değiştirmeden tüm cihazlarda aynı uygulama çalışabiliyor. Windows 10’un diğer özelliği de bundan sonra onu devamlı güncelleyecek olmamız. Windows 11 olmayacak demiyorum ama bundan sonra yeni inovasyonu görmek için üç sene falan beklemek gerekmeyecek. Bu sonbaharda ve gelecek senenin ilkbaharında yeni özellikler gelecek. Bundan sonra yeni inovasyonları, yeni çözümleri sürekli bir şekilde son kullanıcılarla buluşturacağız. Bu da önemli major değişikliklerden bir tanesi.

Benzer Kişiler

Advertising Operations Manager
Home and Personal Care Vice President
Microsoft Office Ürün Pazarlama Yöneticisi
Laundry Regional Category Vice President
Global Account Director, Unilever Food Solutions
Customer Development Vice President
Assistant Brand Manager
NDG Business Manager
Interactive Marketing Manager
Yazılım Geliştirme Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı