Ensar Güneşdoğdu
Solution Consultant
2015 yılından beri Siemens şirketinde çalışıyor.
Sabah geliyoruz ve bir önceki günden mesaiye kalan arkadaşların problemlerini çözüyoruz. O dönemde ilgilendiğimiz projeyle ilgili toplantılar ve araştırmalar yapıyoruz. Sonrasında onu kodlamaya başlıyoruz. Akşama doğru kodlama neredeyse bitiyor ve testlerimizi yapıyoruz. Belli bir süre sonra iş birimleriyle konuşup onların teyidini aldıktan sonra işe devam ediyoruz. Bazı günler Workshop’larımız oluyor. Burası global bir şirket olduğu için Avusturya ya da Almanya’da da bizim co-worker’larımız var onlarla birlikte çalışıp onların da bilgilerini alıyoruz. Bazen sadece 1 gün boyunca eğitim yaptığımız oluyor.

Diğer Cevapları

Bizim görevimiz Solution Consultant olarak geçiyor. Piyasada Full Stack Developer olarak çalışıyoruz. Esas olarak iş birimleri bize gelerek problemlerini ve isteklerini belirtiyorlar. Biz de onların isteklerini algılayan ve bizim dilimize çeviren Demand Manager’larımız sayesinde bilgisayar diline döküp program yazıyoruz. Bu programın her şeyiyle biz ilgileniyoruz. Bunun sonucunda iş birimleri, işlerini çok daha güzel bir şekilde görebiliyorlar çünkü işleri dijital bir ortama aktarıyoruz. Böylece raporlaması ve takibi daha kolay oluyor. Bunun yanı sıra 1995 veya 2000 yılından kalan çok eski projelerimiz var çünkü şirket çok uzun yıllardır var olduğu için bu projeleri yenilemeye çalışıyoruz ve daha yeni teknolojilerle bu projeleri hayata geçirmeye çalışıyoruz. Bunların bakımlarıyla ve karşılaşılan sorunları çözmeyle uğraşıyoruz.
Çocukluğumdan beri matematik beni hep tatmin etmiştir. İlkokulda zorlayıcı bir matematik problemini çözerken zevk alırdım, burada da aynı şekilde zevk alıyorum. İnsanların problemlerine dışarıdan bakıldığında çok daha kısa sürede ve verimli bir şekilde yapılıyor. Biz de temelde bunu yapıyoruz. İnsanların problemlerine dışarıdan bakıp, onları otomatize etmeye çalışıyoruz. Zaten yazılım yapmak biraz matematik yapıp geometri sorusu çözmek gibi olduğu için, bir problemi çözüp akşam eve gittiğimde içim rahat oluyor ve çok memnun oluyorum.
Problemleri genelde çözüyoruz fakat çözemediğimiz anlar da olabiliyor. Bu anlar bizim için çok zorlayıcı olabiliyor. Ben 1 yıldır tam zamanlı olarak çalışıyorum. Bundan önce 2 yıllık bir yarı zamanlı tecrübem oldu ama bu çok yetersizdi. Binlerce faktör olduğu için daha tecrübeli insanlara danışmamız gerekiyor. Onlara danışıyoruz, onlar yapamazsa internete danışıyoruz ve uzun bir arayış içerisinde oluyoruz. Örneğin; geçen hafta bir şeyi optimize etmemiz gerekiyordu fakat optimizasyon saatler alıyordu veya yapamıyorduk. Bu gibi durumlarda gece rüyamda kodladığımı görüp kalkarak rüyamda gördüğüm kodlamayı yapmaya çalışıyorum. Olmadığı zaman haftasonu aklıma bir şey geliyor, onu yapmaya çalışıyorum. Bu tür şeyler zorlayıcı olabiliyor ama o zorluğun sonunda başarıya ulaşınca çok tatmin oluyorum.
Bugüne kadar tanıştığım Bilgisayar Mühendisleri ile aynı kefeye koyduğumda, matematik sorusu çözüp keyif alıyorsanız ve analitik düşünebiliyorsanız bu iş size göredir. Bir matematik problemi çözerken keyif almayanlar için bu alan çok zor diye düşünüyorum.
Aslında tercihlerimi yaparken Sabancı Üniversitesi’ni istemiyordum fakat ağabeyimin de baskılarıyla Sabancı Üniversitesi’ni araştırma fırsatı edindim ve Sabancı Üniversitesi’nin bölüm seçmeme özgürlüğünü fark ettim. Kafamda birçok soru vardı. Fen Lisesi okuyup mühendis eğilimli olan herkes Elektrik Elektronik Mühendisliği ister. Ben de herkes gibi o tercihi yapıyordum fakat bu mesleğin bana göre olup olmamasıyla ilgili kafamda hep bir soru işareti vardı. Sonrasında ağabeyimin de baskılarıyla Sabancı Üniversitesi’ni kabul ettim. Okula geldiğimde çok doğru bir tercih yaptığımı anladım çünkü mesleklerle ilgili pek bir şey bilmediğimi fark ettim. Oradaki akademik danışmanlar mesleklerin ne yaptığını anlatıyordu. Daha fazla mezun insanları çağırıp günlük hayatta ne yaptıklarını soruyorlardı. Onlar da anlatınca kafamdaki meslek tanımı çok daha netleşti. 2. sınıfın ortalarında, bölüm seçme zamanında belli bölümlerden belli dersler almaya başladık. Örneğin; ben Elektronik Fakültesi, Ekonomi Fakültesi, Endüstri Fakültesi’ni denedim ve bu fakülteler arasında en mutlu olduğum fakülte Bilgisayar Mühendisliği oldu. Deneyerek buldum ama tercihimden çok memnunum.
IT tarafında daha çok ASP tarzı programlar kullanıldığı için ABAP tarzı yazılım dilleri kullanılıyor. Biz Web Developerlar olarak genelde Java tabanlı diller kullanıyoruz. Fakat Siemens’in temel dillerini soracak olursanız, Corper Technology dediğimiz başka bir bölümde genelde C seviyesinde diller kullanılıyor.
Siemens ile olan hikayem, Siemens Junior Club adında bir burs programına katılmamla başladı. Toplantılarla Siemens kültürünü bize anlatıyorlardı. Yaz stajım için buraya geldiğimde IT Departmanı’nda çalışmaya başladım. IT Departmanı’ndaki arkadaşlar bana çok yardımcı oldular. Ben Java bilmediğimi belirttiğimde bana öğreteceklerini söylediler ve 1 ay boyunca bana Java öğrettiler. Sonraki ay bana bir proje verip o projeyi yapmamı istediler. O 1 ayın sonunda beni beğendiklerini ve yarı zamanlı olarak çalışmaya devam edebileceğimi söylediler. Benim de okul yüküm çok olmadığı için kabul ettim. Çalıştıkça okulu değil de işi daha çok sevdiğimi anladım. Sonrasında Erasmus’a gidip geldim ve Siemens’te tam zamanlı olarak çalışmaya başladım.
Siemens ile olan hikayem, Siemens Junior Club adında bir burs programına katılmamla başladı. Toplantılarla Siemens kültürünü bize anlatıyorlardı. Yaz stajım için buraya geldiğimde IT Departmanı’nda çalışmaya başladım. IT Departmanı’ndaki arkadaşlar bana çok yardımcı oldular. Ben Java bilmediğimi belirttiğimde bana öğreteceklerini söylediler ve 1 ay boyunca bana Java öğrettiler. Sonraki ay bana bir proje verip o projeyi yapmamı istediler. O 1 ayın sonunda beni beğendiklerini ve yarı zamanlı olarak çalışmaya devam edebileceğimi söylediler. Benim de okul yüküm çok olmadığı için kabul ettim. Çalıştıkça okulu değil de işi daha çok sevdiğimi anladım. Sonrasında Erasmus’a gidip geldim ve Siemens’te tam zamanlı olarak çalışmaya başladım.
Daha öncesinde Siemens’i sadece beyaz eşyacı olarak bilirdim fakat içine girdiğimde her şeyin Siemens olduğunu fark ettim. Bir binaya girdiğinizde o binada herhangi bir Siemens ürünü olmaması imkansız ve bu beni çok şaşırtıyor. Dünyanın neresine giderseniz gidin bu böyledir ve böyle global bir şirkette çalışmak beni çok mutlu ve motive ediyor. Bunun yarı sıra Siemens’te çalışan insanlar aynı zamanda bütün dünyayla çalışıyor. Avusturya, Almanya, Çek Cumhuriyeti ve Macaristan’la çalışıp onların çözümleriyle beyin fırtınası yapıyoruz. IT’deki diğer arkadaşlar; Çin’le veya Japonya’yla çalışıyor. Dolayısıyla böyle global bir şirket olması ve her gün farklı milletlerle çalışmak, çalışanlar açısından çok tatmin edici diye düşünüyorum.

Benzer Kişiler

Gıdadışı Kategori Satınalma Uzmanı
Assistant Brand Manager
Ulusal Zincirler Satış Finans Müdürü
Satış Takım Lojistik Müdürü
Ulusal Zincir Takım Lideri
Sales Management Trainee