Emre Çavuşoğulları
İnsan Kaynakları Direktörü
2013 yılından beri EY Türkiye şirketinde çalışıyor.
Adaylara en önemli tavsiyem mülakat süreçlerinin aslında firmayla ilk irtibatla başladığı yönünde. Hep deriz ya ilk irtibat sonsuza kadar devam eder ve değişmez, dolayısıyla bunun bilinciyle ilgili firmaya yanaşmak. Mülakat öncesindeki telefon konuşmalarında veya mailleşmelerde çok profesyonel bir tarz sergilemek kesinlikle çok kritik. Gideceğiniz firmayı tanıyın: hangi sektörde, hangi alanda hizmet veriyor, ne tip hizmetleri veya ürünleri var... Bunları iyi tanımanız size mülakatta neleri sormanız gerektiği konusunda da bir fikir verecek. Ön çalışmanızı yapın, gitmeden önce o firmayla ilgili bir sınava çalışır gibi hazırlığınızı yapın hatta gitmeden önce görüşeceğiniz kişileri araştırın (kimdir, ne alanda uzmandır, ne projelerde çalışmış, ne tip başarıları var gibi). Bunlar size konuşmayı yönlendirebilmeniz için, bazı doğru soruları sorabilmeniz için bazı ipuçlarını da veriyor olacak. Kişiyi tanırsanız onunla o diyaloğu yakalamak, iletişimi kurmak çok çok daha kolay olacak. Mülakatlarda mutlaka isteğinizi gösterin, firmayı tanıdığınızı, işi tanıdığınızı gösterin. Karşı tarafa güven vermeniz gerekiyor, bunun için de öncelikle kendinize güven duymanız kesinlikle gerekli. Karşınızdaki kişiye istiyorum mesajını çok net vermeniz sizin o işi almanızı sağlayacak ve kariyer yollarını kesinlikle açacaktır. Muhakkak bir profesyonel duruş çok önemli. O gün belki de hayatınızdaki en önemli günlerden biri, hazırlıklı olun, kılık kıyafetinize dikkat edin, o firmanın nasıl bir kıyafet politikası olduğunu da önceden araştırın. Bu şekilde hazırlıklı giderseniz, kendinizi çok net iyi cümlelerle ifade ederseniz büyük bir başarı sağlayacaksınız. Ne tip sorular gelebilir diye öncesinde düşünün, cevaplarınızı hazırlayın çünkü sizden örnek vermenizi isteyecek. Kesinlikle kendinizi burada doğru ifade etmeniz çok önemli, örneklerinizi önceden düşünün, gözden geçirin, örneğin karşı tarafı ikna kabiliyetiyle ilgili neler yaptım. Eğer tecrübeli işe alımsa son iş çalışmalarımda neler yaptım, birlikte çalıştığım arkadaşlarımı nasıl ikna ettim. Çok hazırlıklı olursanız, istekli olursanız, o isteğinizi karşınıza yansıtırsanız emin olun ki karşı taraf da sizdeki isteği alacak ve siz bu süreçte başarılı olacaksınız.
EY'da çalışmak için bizim için en önemli olan şey EY'ın değerleri. Global değerlerimiz var ve Türkiye'de de her çalışanımızın bu değerleri yerine getirmesini bekliyoruz. Dolayısıyla aramıza katılacak arkadaşlarımızda da özellikle EY değerlerini taşıyabilecek kişileri belirlemeye çalışıyoruz. Bizim için öncelikle olmazsa olmaz şey takım çalışması, takım çalışmasına yatkınlık. Bunun yanı sıra saygılı olmak, çevremizde birbirimizi dinlemeye ve anlamaya saygılı olmak. Diğer bir EY değerimiz enerjik ve istekli olmak. Çünkü burada çalışıyorsanız muhakkak enerjik olmanız lazım, yüksek performanslı bir ekiple çalışmaya hazırlıklı ve istekli olmanız lazım. İntegrity dediğimiz ve bizim Türkçeye bütünlük, özü sözü bir olmak diye çevirdiğimiz bir değerimiz var. Çünkü yaptığımız işlerde özellikle bir çalışanın özünün sözünün bir olması çok önemli. Bunun yanı sıra çalışanımızın zorlu durumlarda liderlik yapmaya cesaretinin olması önemli. Liderlik yapma vasfının olması ve buna cesaretinin olması kritik bir konu. Son olarak da işlerimizi yaparken biz muhakkak doğru ve dürüst olmak zorundayız ve kurduğumuz ilişkilerde de buna dikkat etmek durumundayız. Çünkü hem topluma hem çalışanlarımıza hem de birlikte çalıştığımız müşterilere karşı sorumluluğumuz bunlar. Özellikle yüksek performanslı ekipler kurmak hedefimiz. Çünkü başarının oradan geçtiğini düşünüyoruz. Bu doğrultuda da aramıza katılacak arkadaşların muhakkak hedeflerinin olması, o hedeflerin peşinde de ne yapmaları gerekiyorsa bunları doğru tespit edip bizlerin desteğiyle onları sonuna kadar yerine getirmesi ve kariyer basamaklarını tırmanması en büyük hedefimiz.
Yeni mezun süreçlerimizde özellikle İktisadi ve İdari Bilimler, Mühendislik Fakülteleri üniversitelerin Fen Bilimlerinde okuyan öğrencileri hedeflemekteyiz. Tabi bölümlerimiz arasında farklılıklar var. Örneğin vergi ve denetim bölümlerimizde İktisadi ve İdari Bilimler öğrencilerini aramıza katıyoruz. Çünkü yasal olarak, özellikle SMMM süreçlerinde Serbest Muhasebeci ve Mali Müşavirlik Sertifikası ve lisansı süreçlerinde özellikle İktisadi İdari Bilimler öğrencilerinin sertifika alabilmesine imkan vermekte. Tabi bunun yanı sıra farklı bölümlerden mezun olmuş olmasına rağmen yüksek lisansını bu bölümlerde yapan arkadaşlarımız varsa onlara da eşit fırsatları tanıyoruz. Tamamen bu sertifikasyonun yasal anlamda gereksinimlerinden dolayı olmakta. Yine vergi ve denetim bölümlerimizin bazı alt bölümleri var ki onlar da Mühendislik Fakültesi veya farklı bölümden arkadaşlarımız aramıza katılabilmekte. Danışmanlık ve Kurumsal Finansman departmanlarına baktığımızda yine İktisadi İdari Bilimler, Fen Bilimleri (matematik, istatistik,fizik, kimya gibi) ve mühendisliğin hemen hemen her bölümünden arkadaşlarımız çalışmaktalar. Üniversite için belirli bir belirlediğimiz kriter bulunmamakta, tüm adaylarımıza eşit fırsatları veriyoruz. Onların arasından özellikle bölümleri bizim ihtiyaçlarımıza uyan arkadaşlarımızı aramıza katıyoruz. Deneyimli işe alımlarda ise yine benzer bölümlerden mezun olmuş olmak temelde olmakla beraber, tabi ki farklı bölümlerden mezun olup (özellikle danışmanlık bölümünü örnek verebilirim) bir alanda çok uzun süre deneyim kazanmış arkadaşlarımız da aramıza katılmaktalar. Konunun uzmanı olması bizim için deneyimli işe alımlarda ön plana çıkıyor.
Biz üniversite öğrencisi arkadaşlarımızın doğru tercihler yapabilmeleri için özellikle kendilerine mümkün olduğunca fazla staj imkanı sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü arkadaşlarımız bu süre zarfında bizi yakından tanıma imkanı elde ediyorlar ve bu mesleğin onlara uygun olup olmadığını görebiliyorlar. Bunun yanı sıra da biz adayları daha önceden tanıyabilmekte ve aramıza ileriki yıllarda katılacak geleceğin yeteneklerini belirleme imkanına ulaşabilmekteyiz. EY olarak hem kısa hem uzun dönem staj imkanlarımız var öğrenciler için. Hatta öğrencilerimizden bir kısmı yıl içerisinde derslerini de ayarlayarak full time, haftanın belirli günleri bizde staj yapabilmekteler. EY'da staj imkanları gerçekten sınırsız. Ben geçen seneye baktığımda yaklaşık 400-450 öğrencinin bizde kısa veya uzun dönem staj yaptığını görüyorum ve bu da beni gerçekten mutlu ediyor.
İnsan Kaynakları departmanımız temel olarak 4 bölümden oluşmakta, her birinin farklı uzmanlık alanları var. Bunlardan ilki İnsan Kaynakları İş Ortakları ekibi. Tepe yöneticileri ve çalışanlarımızı iş ortağı olarak düşünebiliriz; yani her zaman onların yanında olan, şirket hedeflerini İnsan Kaynakları stratejilerine dönüştüren, bunun yanı sıra performans yönetimi, çalışan bağlılığı gibi konularda yöneticilerimizle çokça yakından çalışan arkadaşlarımız bunlar. Diğer bir ekibimiz İşe Alım ve özellikle üniversite öğrencisi arkadaşlarımız üniversite aktivitelerinde daha çok İşe Alım ekibimizdeki arkadaşlarımızla bir araya geliyorlar. Temel fonksiyonu işe alım olmakla beraber, özellikle uluslararası iş fırsatları ve bunun yanı sıra iş veren markası üzerine de çalışıyorlar. Çalışanlarımıza özellikle odaklanan Eğitim ve Gelişim departmanımız var, o da çalışanlarımızın kariyer yolculukları boyunca her zaman yanında oluyor ve onların gelişimine nasıl katkıda bulunabiliriz, hem Türkiye'de yapılan eğitimler hem de uluslararası düzenlenen eğitimlerin organizasyonu ve bütün takibini bu ekip yönetmekte. Diğer bir ekibimiz ise İnsan Kaynakları Ücretlendirme ve Operasyon ekibi. Bu ekip ise ücretlendirme stratejilerimizi belirleyen, piyasayı takip eden, nabzını tutan, daha sonra onu şirket stratejilerimize uygun bir şekilde adaptasyonunu sağlayan bir ekip. Bunun yanı sıra da çalışanlarımızın fazlaca görmediği ama şirkete çok büyük katma değeri olan HR operasyonlarını gerçekleştiriyorlar.
EY çalışanları için hem yurt içinde hem yurt dışında çok farklı eğitim fırsatları bulunmakta. Her bir bölümümüz için eğitim haritalarımız var, hatta her bir ünvan için eğitim haritamız var. Çalışanlarımızın kariyerleri boyunca bazı kilometre taşları mevcut. Mesela çalışanlarımız senior olduklarında, manager olduklarında, senior manager olduklarında, hatta partner olduklarında yine bir eğitim programına katılırlar ve bunlar hep yurt dışında, çok geniş katılımlarla gerçekleşir. Özellikle de arkadaşlarımız bu eğitim programlarına katılıp iki bin yeni terfi etmiş kişiyle bir araya geldiklerinde aslında EY'ın ne kadar global ve ne kadar eğitimi destekleyen bir kuruluş olduğunu daha net görmekteler. Sınıf içi eğitimlerin yanı sıra iş başı eğitimine, online eğitimlere veya virtual eğitimlere de yatırım yapmaktayız. Özellikle online eğitimlerimiz iş ihtiyaçlarına bağlı olarak sürekli geliştirilmekte ve tüm çalışanlarımızın evden, ofisten, nereden isterlerse bu eğitim olanaklarına ulaşmalarını 24 saat sağlayan teknik altyapıya sahip. Ayrıca virtual eğitim dediğim, diyelim ki o eğitimi alması gerekiyor ve eğitimi verecek eğitmen aslında yurt dışında bir EY ofisinde çalışıyor, bu durumda video konferans veya farklı teknolojik altyapıları da kullanarak bu eğitimin Türkiye'deki katılımcı grubuna ulaşmasını sağlıyoruz. İş başı eğitim programlarında ise çalışanlarımız özellikle kendilerinden daha tecrübeli kişilerle birlikte çalışıyorlar. Tabi burada odaklanan şey işin gerektirdikleri nelerdir ve hangi sistemler kullanılır, EY'da o süreç nasıl yönetilir. Bunların hepsini birlikte çalıştıkları kişilerden iş başı eğitimleriyle yeni aramıza katılan arkadaşlar almaktalar.
EY'da temel politikamız çalışanlarımızın aslında belli bir alanda uzmanlaşması. Çünkü biz denetim ve danışmanlık sektöründe hizmet veren bir grubuz, profesyonel hizmetler veriyoruz ve bütün çalışanlarımızın kendi alanında Türkiye'nin en iyilerinden olması gerekmekte. Dolayısıyla da özellikle tercihimiz kişilerin kariyer yolculukları boyunca o alanın uzmanları, Türkiye'de rol model olarak gösterilebilecek kişilerden olması. Tabi ki bunun yanı sıra şirket stratejileri doğrultusunda departmanlar arasında geçişi de destekliyoruz, bunun geçmiş yıllarda örnekleri oldukça fazla oldu. Fakat bunun için öncelikle kişinin yetkinliklerinin ve şirket içerisindeki tecrübesinin ve geçeceği pozisyonun uygunluğu temel olarak ön planda. Fakat şirket içerisindeki geçişlere ilave olarak bir yandan biz de ekip çalışmasını teşvik den bir yapı var. Kişi, ekip değiştirmese bile farklı departmanlardan kişilerle bir arada çalışabilir, projenin bir parçası olur ve böylelikle yalnızca kendi alanındaki işlerde uzmanlaşmaz, işin devamında diğer departmandaki çalışma arkadaşlarının da neler yaptığını görür. Bu da kişilere aslında kariyer anlamında farklı fırsatlar yaratan unsurlardan bir tanesi.
EY'ın çalışma saatleri yaptığımız işe bağlı olarak dönemsellik göstermekte. Özellikle kış aylarında, biz buna yoğun sezon diyoruz, daha uzun çalışmaktayız. Daha sonra bahar döneminde ve sonbaharda özellikle çalışma saatlerimiz kış dönemine göre biraz daha kısa. Çalışanlarımızın en çok sevdiği şeylerden bir tanesi de özellikle yaz aylarında en kısa çalışma saatlerimizin olması. Dolayısıyla çalışma saatlerimiz tamamen dönemsel çalışmamıza paralel olarak kurgulandı. Fazla mesai uygulamalarımıza gelince de biz aslında öncelikle çalışanlarımızın iş-hayat dengesini sağlamalarını istiyoruz ve destekliyoruz. Tabi ki çalışanlarımızın sürekli fazla mesai yapması kesinlikle istediğimiz bir şey değil. Bunun yanı sıra biraz önce bahsettiğim dönemsellikten kaynaklanan, belli dönemlerde çok daha yoğun çalışmamızdan kaynaklanan, fazla mesai yapılması gerekliliği de iş ihtiyaçları doğrultusunda ortaya çıkabilmekte. Çalışanlar dilerlerse fazla mesai karşılığında kazandıkları saatlerini serbest zaman izni olarak kullanırlar, bu ilave bir tatil olarak düşünülebilir. Karşılığında hesaplanan güne kaç gün denk geliyorsa çalışanlar isterlerse bunu toplu olarak alabilirler ya da bunu ihtiyaçları doğrultusunda farklı zamanlara bölerek özel hayatlarındaki ihtiyaçları doğrultusunda, iş-hayat dengelerini kurmak adına kullanabilirler.
Workplace of the future konsepti EY'ın 2020 vizyonu doğrultusunda hayata geçirdiği bir konsept, global bazda, tüm ülkelerde hayata geçmeye başlayan ve şuanda oldukça fazla sayıda uygulamaya geçmiş bir konsept. Türkiye'de de 2014 yılında bu konsepti hayata geçirdik. Bildiğiniz gibi dünya artık değişiyor, çalışma dünyası değişiyor, çalışma dünyasının iş yapış şekilleri değişiyor, bunun yanı sıra aslında en önemlisi çalışan demografiği değişiyor. Biz şuanda EY'ın profiline baktığımızda çalışanlarımızın yaklaşık %85'i Y kuşağı ve Y kuşağının da işten beklentisi çok daha farklı. Normal, alışılagelmiş iş alanlarının dışına çıkmak istiyorlar ve buradaki amaç teknolojiyi, çalışma ortamını ve işi yapış şekillerini daha farklı bir boyuta götürmek. Workplace of the future konsepti dahilinde artık bir ofis konsepti veya benim masam konsepti ortadan kalkmış durumda. Çalışanımız isterse ofiste, isterse müşteride, isterse evinde, istediği ortamda teknolojik altyapıyı kullanarak buradaki diğer çalışma arkadaşlarıyla iletişim sağlayabilmekte. Bizim için en önemlisi çalışanlar arasında iletişim ve iş birliğinin arttırılması ve Workplace of the future konsepti aslında bu eksen üzerine kurulmuş durumda. Daha çok takım çalışmasını, proje çalışmasını destekleyen ve nerede çalışırsanız çalışın, hangi saat diliminde çalışırsanız çalışın, her türlü teknolojik ve fiziksel altyapıyla buna destekleyen ve işinizi en iyi şekilde yapmanızı sağlayan bir uygulama.
Mayıs ayının sonuna kadar bizim yeni mezun başvurularımız olur, arkadaşlarımız bizim ilanlarımız üzerinden başvururlar. Ardından kendilerini İngilizce ve Genel Yetenek sınavına alırız ve bazı ekiplerimiz için teknik sınavımız da mevcut. Bölüm farklılığı olabiliyor, bazı bölümlerimizde özellikle business case (vaka) çalışması yapılmakta, sonrasında yine başarılı bulunan öğrenciler şirket ortaklarımızla bir araya gelirler ve sonrasında tümüyle bu süreçlerde başarılı olan arkadaşlarımıza da iş teklifinde bulunuruz. Bu sürecin sonuçlanması da yaz aylarında oluyor, ardından da yeni mezun arkadaşlarımızı güz döneminde A1 olarak aramıza katıyoruz. Teklif sürecinden sonra tabi ki arkadaşlarımızın biraz da dinlenmeleri için kendilerine zaman ayırıyoruz. Yaz aylarında teklifimizi yapıyoruz ardından arkadaşlarımız belki de kariyer hayatlarındaki en uzun tatillerden birisini yapıyorlar. Fakat bu tatil sürecinde arkadaşlarımızdan bir beklentimiz de var: hem tatil yapsınlar eğlensinler ama bir taraftan da özellikle sertifikasyon süreçlerine başlasınlar. Çünkü kendilerinden beklediğimiz, güz döneminde aramıza katıldıklarında açılacak ilk sertifika sınavlarında hızlı bir şekilde ilerleyip yol kat etsinler. Dolayısıyla özellikle arkadaşlara vereceğim tavsiye bizden teklif aldıktan sonra tatilinizi yapın ama bunun yanı sıra eğer departmanınızın zorunlu bir sertifikasyonu varsa (SMMM gibi) bu konuda muhakkak çalışın.
Bu aslında karşılıklı kazan-kazan modeli, hem biz stajyer arkadaşlarımızın kendilerini tanıyoruz hem de onlar EY'ın iş yapışını tanıyorlar. Tabi ki biz bu staj süreçlerinin sonunda onların performanslarını değerlendiriyoruz ve staj yapan arkadaşlarımız bizim yeni mezun sürecimize girip oradan da aramıza A1 yeni mezun olarak katılıyorlar.
Her bir çalışanımız 'counselee'dir, yani yönlendirme alan diyebiliriz. Yöneticilerimiz de 'counselor'dır, yani yol gösteren, onların kariyer gelişimlerinde ellerinden tutup bir sonraki adımı atmalarını sağlayan kişilerdir. Bunlara bir ekip yöneticisi diyemeyiz. Counselor arkadaşlarımız özellikle performansa odaklanıyorlar çünkü bizim şirket yapımız gereği çalışma arkadaşlarımız farklı projelerde görev almaktalar ve her bir projenin farklı bir ekip lideri var. Onlardan geri bildirimleri almaktalar ama bunları tek bir elde toplayan ve çalışana bunu yapıcı, geliştirici mesajlara çeviren kişi counselordır.
EY Key Friend uygulamamız özellikle aramıza yeni katılan çalışma arkadaşlarımız için oluşturduğumuz bir yapı. EY'a her yeni katılan arkadaşımızın bir Key Friendi oluyor, yani ona buradaki ilk günlerinde, ilk haftalarında, ilk ayında yol gösterecek; EY'ın kurum kültürü nedir, EY'da işler nasıl yapılır, EY'da bir müşteriye gidildiğinde nasıl davranılır, EY'da hangi sistemler kullanılır gibi konularda yardımcı olabilecek biri. Temel olarak yeni aramıza katılan arkadaşlar hep bu sorularla geliyorlar ve Key Friend aramıza yeni katılan arkadaşlarımıza ilk bir kaç günde EY'ın ofisini tanıma ve burada fotokopi nerede çekilir, nerede yemek yiyebilirim, telefonu nasıl kullanırım gibi daha çok günlük hayatlarında karşılaştıkları bazı uygulamaları sorma veya yön göstermelerini destekleyen bir program.
EY Mobility Programı aslında çalışanlarımızın ve diğer ülkedeki çalışanların farklı kültürlere gitme, farklı ortamlarda, farklı EY ofislerinde çalışma imkanlarını sağlayan bir programımız. Çalışanlarımız özellikle 2 yıllarını doldurduktan sonra bu programlara başvurabilmekteler. 3 aydan başlayıp 2 yıla, 3 yıla kadar uzayan; farklı mobilite fırsatlarını edinebilmekteler. Bunun yanı sıra özellikle farklı ülkelerden de yine aynı programlar kapsamında bizim ülkemize gelen ve çalışma arkadaşlarımızla kültür ve iş paylaşımını sağlayan yurt dışından gelen çalışma arkadaşlarımız da var. Bunun da yanı sıra çalışanlarımız özellikle bizim kariyer sitemizde yer alan uluslararası iş fırsatlarını kendileri de takip edebilmekteler ve orada uygun gördükleri pozisyonlara yine Mobility kapsamında belli bir süreyle diğer ülkeye gidip orada tercih ettikleri pozisyonda çalışma fırsatı da yakalayabilmekteler.
Staj imkanlarımız yaz stajı- kış stajı olarak ve yıl içerisinde olan staj imkanları olarak gruplanmakta. Aslında temel olarak vergi ve denetim bölümünde oldukça büyük sayılarda stajyerlerimiz yıl içerisinde bizimle beraber çalışmaktalar. Bölüm ihtiyaçları doğrultusunda hem danışmanlık hem kurumsal finansman bölümlerimizde de stajyerlerimiz kısa dönem veya uzun dönem bizimle beraber çalışmaktalar. Dolayısıyla her bölümümüz için stajyer alımlarımız söz konusu.
EY'da 2013 yılında İnsan Kaynakları Direktörü olarak başladım. Onun öncesinde yaklaşık 20 yıllık bir kariyer geçmişim var. Aslında ben mühendislik okudum, ardından MBA yaptım ve İnsan Kaynakları üzerine eğitim aldım. Geçmiş dönemde Finans, Telekomünikasyon ve Kamu sektörlerinde İnsan Kaynaklarının değişik pozisyonlarında bilfiil görev aldım. EY'la tanışmam aslında çok eskiye dayanıyor, yaklaşık bundan 15 sene önceye. Ondan sonra da bulunduğum kuruluşlarda muhakkak farklı vesilelerle EY'la danışmanlık veya denetim alanlarında hizmet alarak çok yakından iletişimim oldu. Bu süreç içerisinde gerçekten EY çalışanlarını hep profesyonel olarak gözlemledim, işlerinin uzmanlarıydılar ve bu sürecin sonucunda bundan 3 sene önce böyle bir iş teklifi bana gelince EY'a hiç düşünmeden başlamayı tercih ettim.
EY'ın 2020 vizyonunun temelini bizim amacımız oluşturuyor, daha iyi bir çalışma dünyası yaratmak. Aslında biz her alanda, yalnızca çalışanlarımız ve müşterilerimiz için değil, içinde bulunduğumuz toplum için ve bunun yanı sıra çevre için elimizden geleni yapmak. Bunu yapmak içinde bizim 3 farklı stratejimiz bulunmakta. Bunlardan ilki pazarda kazanmak. Biz pazarda kazanmaya odaklanmış bir şirketiz fakat bunu yaparken de bütünlüğümüzden, entegrasyonumuzdan ödün vermeden bunu yapıyoruz; yasalara, kanunlara ve şirketimizin kurallarına, değerlerine uyarak. Diğer bir stratejimiz yüksek performanslı ekipler oluşturmak. Diğer bir stratejimiz ise globaldeki gücümüzü kullanarak yerelde de elimizden gelenin en iyisini yapmak, yani hem global düşünüyoruz hem yerel düşünüyoruz. Tüm bu stratejiler doğrultusunda biz vizyonumuzu şekillendirmiş bulunmaktayız. Tabi buradaki en önemli faktörlerden bir tanesi de bizim 'exceptional client service' dediğimiz, Türkçeye olağanüstü müşteri deneyimi olarak çevireceğimiz stratejimiz. Bu da diğer 3 startejiyi destekleyerek bizim daha iyi bir çalışma dünyasına ulaşabilmemiz için en temel yapmamız gereken şey. Eğer biz olağanüstü bir müşteri deneyimini sağlarsak bu bize sonuçta nihai hedefimiz olan daha iyi çalışma dünyasının kapılarını aralayacak.
Çalışanlarımızın mesleki sertifikasyonları edinmeleri EY için gerçekten çok önemli. Biz her yönden çalışanlarımızı gerekli mesleki sertifikaları almaları için hem operasyonel hem de süreç açısından destekliyoruz. Ne tür destekler var derseniz: öncelikle sınav süreçlerine başvuru, sınav ücretlerinin karşılanması, hatta çalışanlarımız eğer sınava hazırlanmak için bir kursa katılmak istiyorsa bunun da karşılanması, kitapların karşılanması için talepte bulunuyorsa bunun karşılanması, sertifikasyonu aldıktan sonra sertifikasyonun devamı için gereken oda ve benzeri masrafların karşılanması konusunda kendilerinin her zaman yanındayız. Bunun yanı sıra operasyonel destek anlamında da her türlü desteği sağlamaktayız. Özellikle sertifikasyonları boyunca almaları gereken bazı eğitimler ve girmeleri gereken bazı sınavlar var. Biz çalışanlarımızın o süreçte hangi aşamada olduklarını görüp, hatta zaman zaman şirket içerisinde o sertifikasyona yönelik kendi kaynaklarımızla veya dış kaynaklarla eğitim programı hazırlayarak çalışanlarımıza destek imkanı sunuyoruz. Tüm bu desteklere ek olarak bir de çalışma iznimiz var, bu bir mazeret izni gibi düşünülebilir. Çalışanlarımız sertifikasyon final sınavları öncesinde isterlerse yöneticilerinden izin alıp 1 haftaya kadar çalışma izni alabilmekteler. Yani özetlemek gerekirse sertifikasyon için her türlü desteği EY sağlamakta.
Vergi Maratonu yarışmamız üniversite öğrencilerini hedefleyen en önemli etkinliklerimizden bir tanesi. Biz her yıl bunu geleneksel olarak tekrarlıyoruz. Yarışmamızın amacı geleceğin vergi profesyonellerini bugünden belirlemek, keşfetmek ve şirketimize kazandırmak. Finalistlerimiz ilk gün vakalarını sunuyorlar; ne karar vardılar, nasıl o karara vardılar gibi bütün detayları bizimle paylaşıyorlar. Sonrasında da tabi ki her yarışmada olduğu gibi dereceye giren arkadaşlarımız belirleniyor, ama bizim gözümüzde bu yarışmaya katılma cesareti gösteren tüm öğrenci arkadaşlarımız aslında kazanıyor. Biz bu arkadaşlarımıza farklı bir kariyer yolu gösterdiğimiz gibi onlara staj imkanları da sağlıyoruz. Geçmiş yıllara baktığımda finalist arkadaşlarımızın çok büyük bir çoğunluğu, neredeyse tamamı bizde staj imkanına ulaştı. Ardından büyük bir çoğunluğu da bizim yeni mezun süreçlerimize katılıp aramıza çalışma arkadaşı olarak da katıldılar. Bir de tabi yarışmanın para ödülleri de var; hem bir haz hem bir para, bakıldığı zaman öğrencileri her yönüyle cezbedecek bir yarışma. Her yıl aslında ilgi büyüyor, sayılar her yıl daha da artıyor ve bunun sonucunda ayrı bir mükafat da var: yarışmayı kazanan arkadaşımız bizi yurt dışında yapılan Uluslararası Genç Vergi Profesyoneli Yarışmasında da temsil ediyor. Orada da vaka çalışmalarına katılıyor, hatta orada farklı ülkelerden gelen ülke birincileriyle zaman geçiriyor, onlarla proje çalışmasında yer alma fırsatı yakalıyor ve ardından EY'ın ne kadar global bir firma olduğunu da birinci elden gözlemleme fırsatı buluyor.
Tecrübeli adaylar için belli bir işe alım dönemimiz yok, yeni mezundan bu yönüyle ayrılmakta. Yıl içerisinde ihtiyaçlarımız, yeni oluşan projeler, yeni çalışmalar doğrultusunda tecrübeli arkadaşlarımızı aramıza katıyoruz. Buradaki temel unsur aradığımız alanda derinlemesine geçmiş tecrübe, geçmiş eğitim gibi unsurlar. Tecrübeli işe alım sürecine dahil olan adaylarımız öncelikle görüşmeye dahil olmaktalar. Hem yöneticilerimizle, şirket ortaklarımızla görüşüp şirketi tanıyorlar; biz de kendilerini tanıyoruz ve ardından karşılıklı beklentilerin karşılanması durumunda aramıza katılıyorlar.
Her yıl yeni mezun sürecimiz doğrultusunda aramıza 200'ün üzerinde yeni çalışma arkadaşımız katılıyor. Bunun yanı sıra stajyer süreçlerimizde de yıl içerisinde aramıza çok fazla arkadaşımız katılmakta, geçen yıla baktığımda 400-450 civarında kısa veya uzun dönem stajyerimiz oldu.
İşe alım kriterlerimiz arasında askerliğini tamamlamış olmak şeklinde bir kriterimiz mevcut değil. Askerliğini henüz tamamlamamış olan adaylarımız, üniversiten yeni mezun olan öğrencilerimiz bize rahatlıkla başvuru yapabilirler. Başvurduklarında biz normal değerlendirme sürecine kendilerini dahil ederiz ve sürecimizde başarılı bulunmaları durumunda EY'da çalışmak üzere aramıza katılırlar. Şirket çalışanlarımızın, özellikle erkek çalışanlarımızın askerlik durumlarına baktığımda bizde birkaç yıl çalıştıktan sonra genellikle askere gitmeyi tercih ediyorlar. Askerlik hizmetlerini tamamladıktan sonra da EY'a geri dönüyorlar ve bizimle çalışmaya devam ediyorlar.
EY'da kariyer yolu tamamen tanımlanmış durumda, bu hem Türkiye'de hem diğer ülkelerde standart bir şekilde uygulanmakta. Kariyer yolu asistanlıkla başlar ve performansa bağlı olarak şunu görüyoruz ki 13-15 sene içerisinde çalışanlarımız Şirket Ortağı olmaya kadar kariyer basamaklarını tırmanmaktalar. EY'a asistan olarak başlanır, belli bir süre sonra performansta başarılıysa Senior seviyesine gelinir, Senior artık ekip liderliğinin bir başlangıcıdır. Seniorlıkta başarılı olduktan sonra Managerlığını elde eder ve daha sonra yine performansına bağlı olarak tabi ki Senior Manager olur, ardından Executive Director pozisyonumuz var ve sonrasında da başarı ve performansa bağlı olarak Şirket Ortaklarımız arasına katılır. Bunların hepsi çok önceden yıllarla tanımlanmış süreçlerdir, dolayısıyla bizim aramıza katılan arkadaşlar kaç yılda hangi kademeye geleceklerini bilirler.
Partnerlik kariyerin son noktası değil, Şirket Ortaklığına ulaştıktan sonra kariyerlerine farklı alanlarda devam edebiliyorlar. Bu local olarak devam edebilmek ve localde farklı sorumluluklar almak olduğu gibi bölgesel anlamda veya global anlamda da farklı sorumluluklar almak olabiliyor. Yalnızca Türkiye'nin değil, hatta bazen Türkiye'nin değil globalin partneri noktasına da gelebiliyorlar. Bunun için başka bir ülkeye gitmelerine de gerek yok, Türkiye'de düzenlerini bozmadan tamamen yurt dışındaki bir ekiple farklı bir sektörün liderliğini yapıp globalde de çok önemli roller oynayabiliyorlar.
İlk işini seçerken yeni mezun arkadaşımıza tabi ki bazı önerilerim var. Özellikle öncelikle firmaları çevrenizdeki arkadaşlarınızdan araştırın, belki bir sene önce mezun olmuş bir arkadaşınız o firmada çalışıyor: o firmada yöneticiler nasıldır, çalışanlarına nasıl davranır, nasıl bir kurum kültürü var gibi sorular sorun. Hatta ailenizde ve etrafınızda daha önce o firmada çalışmış kişiler bulunabilir. Çevrenizden bilgi edindikten sonra mülakat süreçleri var önünüzde, bu da aslında sizin firmayı tanımanız için en önemli fırsatlardan bir tanesi. Firmaya gittiğinizde nerede konumlanmış, nasıl bir binada, içeriye girdiğinizde kendinizi nasıl hissettiniz, bazı firmalara girdiğinizde içinizden dersiniz ki evet ben burada olmak istiyorum, o zaman o süreçte sonuna kadar ilerleyin. Mülakatta size nasıl davranıldı, ne tip sorular soruldu, yöneticiler size nasıl değer verdiler, size konuşma imkanı verdiler mi, size şirketi nasıl anlattılar gibi sorularla bazı ipuçlarını yakalayabileceksiniz eminim. Öncesinde çok iyi hazırlık yapın ve firmayı tanıyın çünkü görüşmenin sonunda size diyecekler ki "Sizin bana sorunuz var mı?", eğer bu fırsatı iyi değerlendirip kişiye doğru soruları sorarsanız almanız gereken yanıtları da orada alırsınız. Bunlar size gerçekten o firmanın kurum kültürü hakkında ve orada nasıl bir hayat olduğu hakkında bilgi verir. İçeriye girdiğinizde de gözlemci olun, çalışanların yüzlerinde bir gülümseme var mı, aralarında bir gerilim var mı gibi bunların hepsini gözlemleyin. Çok iyi bir gözlemci olmanız gerekiyor.
EY çalışanı ve insanı ön plana koyan bir firma. Bizim için çalışanlarımız öncelikli çünkü bizim tek kaynağımız, tek sermayemiz çalışanlarımız. Dolayısıyla biz çalışana her türlü yatırımı yapmaya çalışan, tamamen gerçek anlamda global bir şirketiz ve rakiplerimizle kıyasladığımızda hem çalışma şeklimiz hem de kurum kültürümüz olarak Türkiye'de yer alan gerçek anlamdaki uluslararası firmayız. Eğer multinational bir tercihiniz varsa ve Denetim-Danışmanlık sektörü istiyorsanız EY sizin için doğru yer. Farklı sektörlerde tercihiniz varsa o sektörlerde yine multinational kavramına giren, sizin için beklentilerinizi karşılayacak firmalar nelerse onları belirleyip ilerleyebilirsiniz. Ama şunu söyleyebilirim ki Denetim-Danışmanlık sektöründe özellikle kariyerinize başlamak için EY en doğru yerlerden bir tanesi. Diğer bir firmada reel sektörde 6 ya da 8 yılda edineceğiniz deneyimi size garanti ediyorum ki burada 3-4 yıl içerisinde neredeyse yarı yarıya bir zamanda elde edeceksiniz. Çok daha hızlı bir şekilde istediğiniz noktaya varmanın yanı sıra, geldiğiniz noktada farklı bir sektörde başladığınız bir firmaya göre çok farklı olacaksınız. Bir de bakacaksınız ki EY'ın belki de farklı bir ofisinde hayatınızı devam ettiriyorsunuz, bir mobility fırsatıyla yurt dışına gitmişsiniz ve orada kalmışsınız. Böyle bir çalışma dünyasında bulunmak isterseniz de biz hepinizi süreçlerimize dahil olmaya bekliyoruz.

Benzer Kişiler

İnsan Kaynakları Müdürü
Kurumsal Finansman Müdürü
Human Resources Director
Siber Güvenlik Danışmanı
İnsan Kaynakları Direktörü
İnsan Kaynakları Birim Müdürü
Yetkili Müfettiş Yardımcısı

Sorular