Ece Çakmak
Bireysel Kitle Bankacılığı Yetkilisi
2014 yılından beri Garanti Bankası şirketinde çalışıyor.
Beni Garanti Bankası'nda en çok motive eden şey ekibim çünkü ekibimi gerçekten çok seviyorum. Artık ekibimdeki insanlar gerçek hayatımda da arkadaşım oldular. Aynı zamanda ekibimdeki insanların profiline çok güvendiğim için onlardan çok şey öğrendiğimi hissediyorum ve onlara bir şey sorduğumda herkesin yardımcı olduğunu görebiliyorum. Çok fazla eğitim olanağı var. Herhangi bir alanda eğitim talep edersem istediğim eğitimi alabilirim. Sunum alanında bir eğitim olabilir bu, ekonomi eğitimi olabilir, çok farklı alanlarda size kendinizi geliştirme imkanı sunuyor. Farklı departmanlarda rotasyon yapabiliyorsunuz. Bu şekilde kariyerinizle ilgili kendinizi istediğiniz şekilde geliştirebiliyorsunuz. Aynı zamanda sosyal olanakları da iyi, birçok kulüp var Garanti'de katılabileceğiniz, aşağıda spor salonu var. Henüz bir yılı dolmuş bir çalışan olarak böyle büyük bir bankanın stratejilerinde etkili olmak benim için büyük bir motivasyon kaynağı. Çünkü ben daha yeni başladım işe ve benim yaptığım analizler sonucunda bankayla ilgili belli kararların alınması beni mutlu ve motive ediyor.

Diğer Cevapları

Bireysel Kitle Bankacılığı Pazarlama ekibinde 4 ekip var. İlk ekip maaş ödemeleri ekibi, Garanti Bankası’nın maaş müşterilerinin sayısını arttırmaya ve bunları işlemeye çalışıyorlar. Bir diğer ekip müşteri bağlılık ürünleri ekibi, bu ekip de otomatik fatura gibi ürünlerin pazarlamasından sorumlu. Bir başka ekip segment kampanya ve iş geliştirme ekibi, bu ekibin amacı bir teknolojik gelişme olduğunda bunların proje yönetimini yapmak, segmentlerin yönetimi ve kampanyadaki iletişimleri yapmak. Benim içinde bulunduğum ekip de destek kredisi pazarlama ve kitle müşteri yönetimi ekibi. Bizim de 2 tane temel sorumluluk alanımız var, birincisi destek kredisinin pazarlanması konusunda her şey: nasıl iletişim sağlanır, kime nasıl bir iletişimle gitmeliyiz, kime sms atmalıyız, kimle telefonda konuşmalıyız gibi çeşitli stratejiler ve bunlarla ilgili kampanyalar düzenlemek ve bunların sonuçlarını incelemek. Bir diğer kısım da kitle müşteri yönetimi, burada kitle müşterilerini nasıl daha fazla etkinleştirebiliriz, onları nasıl daha fazla işleyebiliriz ve hangi ürünleri onlara sunmalıyız gibi çalışmalar yapıyoruz.
Bankacılık çok geniş bir alan, bankayı sadece bir banka olarak değil bir şirket olarak görmek lazım bence. Çünkü bankacılıkta çok farklı özelliklere sahip insanlar kendilerine yer bulabilirler. Hazineden tutun pazarlamaya kadar birçok alan var. Aynı departman içinde bile farklı özelliklere sahip insanlar çalışıyor. Örneğin ben pazarlama departmanındayım, burada çok yaratıcı insanlar da var, çok analitik düşünenler de. Herkes kendi özelliklerini katarak bu ekibi oluşturuyor ve bu şekilde zaten iyi işler ortaya koyabiliyoruz. Bankacılığı düşünen öğrencilere önerim ise mümkün olduğu kadar aktivitelere, kamplara katılsınlar. Çünkü bu kamplar veya seminerler öğrencilere bankaları tanımak için iyi bir fırsat oluyor. Eğer daha erken zamanda bankacılığı düşünmeye başladılarsa stajlara başvursunlar, staj da iyi bir olanak.
Ben Bilkent Üniversitesi 3. sınıfta bir yıl boyunca Georgia Institute of Technology'de Exchange öğrencisiydim. Bence büyük bir şans. Benim Bilkent'i seçmemdeki nedenlerden biriydi aslında. Georgia Tech dünyanın en iyi üniversitelerinden bir tanesi. Orada bir yıl okumak hem akademik anlamda bir şeyler katıyor, aynı zamanda çok da eğlenceli. Amerika'ya gittiğimde çok gezme fırsatı buldum, Exchange benim için çok eğlenceli geçti. Hem kendimi geliştirmek açısından, bağımsız bir şekilde bir yıl başka bir ülkede yaşamayı öğrenmek açısından keyifliydi; hem de farklı kültürleri tanımak açısından önemliydi. Herkese tavsiye ediyorum.
Henüz bir yılın yeni dolmasına rağmen çok fazla inisiyatif alıyorum. Kendim bile bu kadar bu aşamaya gelebileceğimi beklemiyordum. Geçen sene buraya geldiğimde bir yılı geçmiş bir arkadaşım vardı ve onun bu kadar bilgisi olduğunu görüp şaşırıyordum, kendini nasıl bir yılda bu kadar geliştirebilmiş diye düşünüyordum. Şimdi kendime bakıyorum gerçekten ben de kendimi o kadar geliştirdim. Yöneticim bana çok destek oluyor, Ceren. Mesela bir analiz yaptığımızda başta tartışıyoruz neyi nasıl yapmamız gerektiğiyle ilgili, ardından bütün işleri kendim yürütüyorum. Bir problem olduğunda, panik olup gidip ona sorduğumda, sence ne yapmalıyız senin çözümün ne olur diye beni düşünmeye yönlendiriyor. Bu da benim inisiyatif alıp kendimi geliştirmemi sağlıyor.
Talent Camp'ın o konuda büyük bir şansı var aslında. 2 yıl önceki MT'ler başınızda oluyor dolayısıyla herkese istediğiniz soruyu sorabiliyorsunuz, birçok departmandan MT'ler oluyor. Aynı zamanda İnsan Kaynakları da orada oluyor, dolayısıyla insan kaynaklarına da istediğinizi sorabiliyorsunuz. Bir de bütün departmanları tanıtan seminer oluyor. Dolayısıyla kafanızda hiçbir soru işareti kalmadan departman tercihlerinizi Talent Camp'ın sonundaki 3 günde yapabiliyorsunuz. Zaten sonrasında İnsan Kaynakları mülakatında da İnsan Kaynaklarıyla beraber hangi departmana uygun olduğunuzu tartışıyorsunuz ve böylece kararınızı veriyorsunuz.
İşe geldiğimde kullandığım bazı bilgisayar programları var SAS ve SQL gibi. Bunları açıyorum ve bunlarda data analizleri yapıyorum. Pazarlama departmanı olmasına rağmen çok fazla analitik iş yapıyoruz, hatta işimizin büyük bir kısmı analitik diyebilirim. Çünkü müşterilere destek pazarlayabilmek için çeşitli kampanyalar düzenliyoruz ve bunların sonuçlarının takibi ve buna göre aksiyon almak gibi işlerimiz var. Dolayısıyla bunların hepsi analiz demek. Bu analizleri yaparken de SQL ve SAS'ı kullanıyoruz. Yeni kampanyalar oluşturmak için toplantılar düzenliyoruz; hangi tip müşteriye hangi iletişim aracılığıyla, hangi kampanyayla gidelim diye karar vermeye çalışıyoruz. Bunları yaparken analitik veriler çok önemli çünkü geçmiş datalara bakarak geleceğe yön vermeye çalışıyoruz.
Hızlı karar verebilmek önemli bir özellik bence, çünkü çok fazla değişim oluyor. Ekonomide değişim oluyor, yeni yasalar çıkıyor, hepsi bizi etkiliyor pazarlama departmanı olduğumuzdan dolayı. Çok dinamik bir yapı var dolayısıyla her gün farklı işlerle uğraşabiliyorsunuz ve bunlara uyum sağlayabilmek önemli. Analitik olmak önemli bir şey. Çünkü biz kararlarımızı verirken hep analizler yapıyoruz ve bunun doğrultusunda ne yapacağımıza karar veriyoruz. Büyük resmi görebilmek önemli. Dışarıdaki olayları bir şekilde bize nasıl yansıtabiliriz, bizi nasıl etkiler bunları görebilmek ve bunları yorumlayabilmek önemli. Bir de takım çalışmasına yatkın olmak önemli. Çünkü biz tek başımıza iş yapmıyoruz, hep beraber beyin jimnastiği yapıyoruz, beraber kararlar alıyoruz, beraber analizler yapıyoruz. Dolayısıyla takım çalışması da önemli bir özellik.
Ben üniversitede bankacılığı hiç düşünmüyordum, baya soğuktum bankacılığa karşı. Çünkü bence mühendislik ve bankacılık çok ayrı kavramlardı. Ama aslında bankacılık hiç böyle korktuğum gibi bir yer değilmiş. Eminim birçok öğrenci bankacılığı çok sıkıcı bir sektör olarak görüyordur, oysaki herhangi bir şirketten hiçbir farkı yok. Burada da her türlü iş bir şirket gibi işlediği için her türlü iş burada da dönüyor. Dolayısıyla bence mühendisler bankacılığı sıkıcı olarak görmekten vazgeçsinler. Mühendislerin de burada yapacağı çok fazla şey var ve çok fazla mühendis de var zaten. Benim ekibimde mühendis olmayan 1-2 kişi var sanırım ve herkes de analitik iş yaptığı için kendilerini tatmin edebiliyorlar. Ben o kadar mühendislik okudum, mühendislikle ilgili bir iş yapayım diye düşünmelerine gerek yok. Çünkü burada da gerçekten dolu dolu işler yapılıyor yaptıktan sonra tatmin olduğunuz, iyi hissettiğiniz. Mesela bazı stratejilere karar veriyorlar sizin analizleriniz sayesinde. Bunların hepsi mutlu eden şeyler, dolayısıyla bankacılığı bu şekilde görmeleri lazım.
Eğitim dönemi bence çok eğlenceliydi. 1,5 ay sürüyor. Mezun olur olmaz işe başlamaktansa böyle bir eğitim döneminden geçmek daha yumuşak bir geçiş olmasını sağlıyor. Başka bir yararı da, ben endüstri mühendisliği mezunuyum dolayısıyla bankacılıkla hiçbir alakam yoktu. Staj da yapmamıştım düşünmüyordum da. O eğitim dönemi sayesinde bankacılıkla, bankacılıkta pazarlama nasıl yapılır, bankacılıktaki temel işleyişler, krediler nasıl yönetilir bunlarla ilgili temel eğitim aldım ve bu sayede mezun olur olmaz hiçbir şey bilmeden işe başlamadım da biraz bilgi sahibi olarak işe başladım. O yüzden çok yararlı oluyor bence eğitimler. Bir de başka bir avantajı daha var: bir bankaya giriyorsunuz hiç kimseyi tanımadan yeni bir ortama giriyorsunuz, çok yabancı bir ortam ve biraz korkutucu aslında. Yine seninle birlikte başlayan 20 kişi olduğunu bilmek, çevrende tanıdık yüzler görmek de rahatlatıcı ve keyifli oluyor.

Benzer Kişiler

Proje Finansmanı Yetkilisi
Global Account Director, Unilever Food Solutions
Home and Personal Care Vice President
Laundry Regional Category Vice President
Kurumsal Bankacılık Müşteri İlişkileri Temsilcisi
Ticari ve Kurumsal Krediler Yetkilisi
Yetkili Müfettiş Yardımcısı
Assistant Brand Manager
Customer Development Vice President