Cafer Sefer
Teknik Operasyonlar Müdürü
2007 yılından beri Pronet şirketinde çalışıyor.
Yeni mühendis olarak tabii ki birçok sektörde mühendislik yetkinliklerime uygun bir iş arayışındaydım. Pronet’e başvurdum. Kısa süre içerisinde bana döndüler. Birkaç mülakat sürecinden sonra aslında onların da beklediği tam olarak mühendislik fonksiyonunu doldurabilecek bir pozisyon arayışlarıydı. Şöyleydi ki, teknik servis bünyesi içerisinde, teknik servis mühendisi olarak bir arayışları vardı. Ben de mühendislik yapmak istiyordum ve aslında ihtiyaçlarımla, arzulanan örtüştü. Teknik servisin içerisinde Teknik Servis Mühendisi olarak kariyer hayatıma başladım.

Diğer Cevapları

Kariyer hayatıma bundan yaklaşık 10 sene önce Pronet içerisinde Teknik Servis Mühendisi olarak başladım. Görev ve sorumluluğum, teknik servis içerisinde kullandığımız ürünlerin tamamının teknik donanımını incelemek ve sahada uygulanabilirliği ile ilgili gerekli teknik eğitimleri, teknik donanımları ve uygulama platformlarını oluşturmaktı. Bu çerçevede saha kadrosunun tamamıyla temas içerisinde gerek sunumlar, gerek eğitimler, gerek paylaşımlar, gerekse geri bildirimlerin tamamında bir arada çalıştık. Sonraki süreçte, Pronet’in hızlı büyüme çağında, özellikle kurumsal müşteri diye taglediğimiz veya segmente ettiğimiz müşteriler hızlı bir yükselişe geçti. Birçok kurumsal projeyi bünyemize kattık ve bu dönem benim kariyer hayatımın biraz değiştiği, mühendislik alanından proje yönetimi alanına kaydığım bir dönemdi. Özellikle kurumsal proje yönetimini yaptığım büyük projelerin, müşteriyle toplantılara katıldığım, taleplerini, beklentilerini aldığım, uygulamada Pronet içerisinde nasıl hayata geçirilebileceğini analiz ettiğimiz, sentezlediğimiz, yine ekiple iç içe çalıştığımız bir iş tanımıyla şekil değiştirdi. Açıkçası burada yaptığım kurumsal proje yönetimi. Ve sonrasında portföy çok hızlı gelişti. Portföyün hızlı gelişimiyle beraber aslında tek kişiyle yapılabilirliğini kaybetmeye başladı ve bir ekip kurma arzusuyla yola devam ettik. Burada kurumsal proje yönetimi ekibini kurduk. Yaklaşık 10-15 kişilik, gerçekten yaptığı işi bilen, müşteri yönetimini bilen, kurumsal müşteri portföyünün beklentilerini çok iyi analiz edebilen, içeride uygulama sahasında bunu hayata dönüştürebilecek kişilerle çok etkin ve etkili bir ekip kurduğumuzu düşünüyorum. Aslında Türkiye’nin genelinde çok hızlı bir büyüme trendine girdik. O zamanlar müşteri portföyümüz, 100 - 120 bin civarıydı ve gitgide çok hızlı bir şekilde artıyordu. Dolayısıyla Türkiye’nin tamamında arzuladığımız Pronet’in hizmet kalitesine uygun ve Türkiye’nin tüm illerinde yaygın bir şekilde vermeye vakıf ekipler kurma eğilimimiz başladı. Ve Türkiye’nin tüm illerinde bu hizmeti verebilecek teknik kadroları yapılandırmak, eğitimlerini vermek, kadrolarını gerçekten arzuladığımız, Pronet teknisyeni diye tabir ettiğimiz seviyelere ulaştırmak ve devamlılığını sağlamakla görevlendirildim. Yaklaşık 4 yıldır da Teknik Operasyonlar Müdürü olarak görevime devam etmekteyim.
Teknik Operasyonlar olarak, müşterilerimizin teknik anlamda tüm ihtiyaçlarını sahada karşılamak için örgütlenmiş bir operasyonuz. Sahada oluşabilecek herhangi bir teknik ihtiyaçta müşterilerimizin yanında olmaya çalışıyoruz. Müşterilerimiz oluşabilecek herhangi bir arızada 444 1 911’i aradığı an itibarıyla hedefimiz 24 saat içerisinde müşterilerimize ihtiyaç duydukları teknik servis hizmetini veriyor olmak.
Güne operasyonel raporları değerlendirerek başladıktan sonra, özellikle operasyonda hangi noktalara dokunmak ve değerlendirmek gerekiyorsa bu noktaları aksatmadan yapıyoruz. Sonrasında ilgili planlar, toplantılarımız, değerlendirmelerimiz, varsa aksiyonlarımız, varsa performansı değerlendireceğimiz ufak workshoplarla devam ediyoruz. Fakat bunun dışında takdir edersiniz ki birçok farklı departmanla çalışıyoruz ve zamanımın bir kısmını benden hizmet alan iç müşterilere de ayırarak devam ediyorum. Bunun dışında aslında olabildiğince planlı, organize ve ön hazırlığı yapılmış bir şekilde çalışmaya özen gösteriyorum. Tabii ki bizim için günün plan ve programını değiştirebilecek en önemli etken müşteri. Müşterimizin şayet bu noktada önemli, hassas bir beklentisi veya bir arzusu veya bir talebi varsa, tüm plan ve programı ufak da olsa aksatabiliyoruz. Bunun dışında genelde planlı ve organize bir şekilde ilerlemeye çalışıyoruz.
Teknik operasyonlar Türkiye’nin tamamına dağılmış yaklaşık on farklı bölge ve bölge yöneticisi tarafından yönetilmekte. Bunun yanında her bir bölge, bölge portföyüne daha iyi hizmet verebilmek adına farklı koordinatör arkadaşlarla koordine edilmekte. Bunun yanı sıra tüm sahayı kapsayacak farklı farklı bölgelerde ekip yapılanmalarıyla destekleniyor. Türkiye’nin genelinde 500’den fazla ekibimiz, 20 adet koordinatörümüz ve 10 tane Bölge Yöneticimizle arzuladığımız teknik servis hizmetini vermek için çalışıyoruz.
Aslında Pronet’te bir hikaye yazıyorsunuz. Müşterilerimizin herhangi bir anında değil, hayatlarındaki en önemli anlarında size ihtiyaç duyuyorlar ve duydukları anda o sistemin teknik olarak çalışması çok ama çok önemli. Çalıştığı anda bir hayat kurtarabiliyorsunuz, bir hırsızlık girişimini engelleyebiliyorsunuz, bir yangını haber verebiliyorsunuz, bir can veya mal kaybını engelleyebiliyorsunuz. Bu yaptığım işte benim için gurur veren en önemli yanlardan biri.
Açıkçası ben bunu kendi kendime her sabah sorduğumda verdiğim çok basit bir cevap var. “Pronet ruhu” diyebilirim. Pronet bünyesi içerisinde çok popüler bir cevap. Benim için anlam ve önemi şu: Kendimi Pronet içerisinde özgür hissediyorum. Özgürlükten kastım şu: Aklıma gelen bir fikri uygulama aşamasına kadar biriyle paylaşmak, aksiyona dökmek, tartışmak, başarılı olmak veya başarısız olmak gibi çekincelerim olmuyor. İstediğimi, arzuladığımı, fikir olma aşamasıyla, gerek yönetim kurulu, gerekse çalışanlarımla paylaşabiliyorum. Çok objektif ve samimi paylaşım ortamlarını bana sunabiliyor. Sanırım mühendis olarak da benim arzuladığım çalışma ortamı bu. Zira sürekli yerinde kalıyor olmak veya sürekli aynı işi yapıyor olmak beni tatmin etmiyor. Biraz daha özgür çalışma ortamlarını arzuluyorum. Açıkçası 10 yıldır bu çalışma ortamını bulduğum ve kendi karakterime yakın bir kültürde çalıştığım için mutluyum.
Pronet’in aramakta olduğu mühendis adaylarında beklemekte olduğu özelikleri şöyle sıralayabilirim: Öncelikle mühendis adaylarında araştırmacı yanının güçlü olması bizim için önemli. Sürekli yenilikçi ve ürün yelpazemizi yenileyen bir firmayız. Dolayısıyla sektörde veya sektör bağımsız tüm teknolojik gelişmeleri yakından takip ediyor olmasını bekliyoruz. Bunun dışında tabii ki takdir edersiniz ki, yabancı dilinin de belli bir seviyede olması gerekiyor. Bunun yanında araştırdığı ve bulduğu yenilikleri bir fikirle beraber yapılandırıp uygulamaya dönüştürülebilecek şekilde projelendirmesini bekliyoruz. Mühendis arkadaşların, özellikle mühendislik vasıflarını sergilerken, stili itibarıyla açık iletişime uygun, fikirlerini rahatlıkla paylaşabilen ve açıkçası karşı tarafı ikna edebilen karakterde olmaları arzu ettiğimiz özelliklerin arasında geliyor.
Yaratıcı ve yapıcı fikirleri hayata geçirmek anlamında yeteri kadar iyi deneyimler kattığını düşünüyorum. Özellikle sektör bağımsız bulduğunuz ve uygulanabilir güzel fikirlere yeteri kadar da iyi yapılandırabiliyorsanız Pronet’te uygulamak için herhangi bir tereddüt duymanıza gerek kalmıyor. Çünkü bu fikirleri yeteri kadar samimi bir şekilde paylaşabiliyorsunuz ve uygulanabilir olduğu görüldükten sonra ihtiyacınız olan tüm desteği alabiliyorsanız. Bu bana Pronet’te mühendis olarak çalışmanın kattığı en önemli özellik diyebilirim.
Eğer mühendislik fonksiyonlarını yeteri kadar iyi değerlendirebiliyorsa, güzel analiz edebiliyorsa, konjonktürü yakından takip edebiliyorsa, özellikle iletişim yetkinlikleri itibarıyla kendini güzel ifade edebiliyor ve uygulama alanına yarattığı projeleri, oluşturduğu projeleri güzel hayata geçirebiliyorsa bence çok kaliteli yöneticiler çıkıyor. Yani mühendis olmanın getirdiği zaten avantajlı yanlar var. Dezavantajlı yanı aslında çokça konuşulan iletişim alanı. Mühendisler genelde bilindik tabiriyle iletişim kurmaya biraz kapalı profillerdir. Aslında bunu kırdıkları noktada, analitik yetkinliğini projelere yansıtıp uygulama sahasına yansıtabiliyorsa çok kaliteli yöneticiler oluyor.
Aslında Teknik Servis Mühendisi olarak kariyer hayatıma başladım. Teknik Servis Mühendisi olarak ilk yaptığım, ürün yelpazemizdeki ürünlerin tüm teknik donanımına hâkim olmak ve sahadaki uygulama alanlarını da kusursuz bir şekilde hayata geçirmek adına tüm desteği vermekti. Fakat sonrasında, sanırım bu biraz da mühendisin karakteristik özellikleriyle şekil alan bir şey, kurumsal proje yönetimiyle devam ettim. Fakat Pronet’in içerisinde özellikle ürün geliştirme, IT ve yazılım ekiplerinde yüksek donanımlı mühendis arkadaşlara ihtiyaç duyuluyor. Ben kariyerimi yönetici olarak şekillendirmeyi tercih ettim. Yönetici olarak şekillendirdiğim kariyer hayatımda, kurumsal proje yönetiminden sonra teknik operasyonlarda tüm saha kadrolarının arzuladığımız hizmet seviyesinde yaptıkları işi icra ederken tüm fonksiyonlarını kontrol etmek ve yönetmek benim kişisel tercihim oldu. Fakat bunun dışında birçok alanda çalışmak fırsatı bulabilirsiniz.
Şayet ileride mühendislik yapacaksanız, uzmanlaşacak veya yöneticilik alanında kendinize bir kariyer hedefliyorsanız, öncelikle arzu ve isteklerinizi çok iyi tanımlayabiliyor olmanız gerekiyor. Bunu mümkünse üniversitenin son yıllarında staj yaparak, farklı kurum kültürlerini de tadarak deneyimlemeniz çok önemli. Yaşadığınız bu deneyimlerde aslında sizin ilerideki beklentilerinizin, arzu ve isteklerinizle örtüşüp örtüşmediğini anlıyor olacaksınız. Uzmanlaşmak veya yönetici olmak sizin en önemli trade off noktalarınızdan biri. Bu kararı verdiğiniz noktada aslında mühendis olarak kariyer hayatınıza nerede başlayacağınızı belirlemiş oluyorsunuz.

Benzer Kişiler

Bilgi Teknolojileri Proje Müdürü
Satış Direktörü
Genel Müdür Yardımcısı
Müşteri Hizmetleri Birim Yöneticisi
İşe Alım Müdür Yardımcısı