Matematik Mühendisliği
9 öğrenci ve mezun anlattı.

Bölüm Anlatımları

Matematiği sevenlere göre bir bölümdür. Ayrıca analitik düşünce yeteneğine sahip olmalıdır.
Tüm cevapları (1) görmek için tıklayın.
Endüstri Mühendisliği müfredatına en yakın olup, yazılım derslerinin çok daha yoğunlaştığı bölüm. Ben yazılım uzmanı değilim, o sektörde de değilim ancak yazılım mantığını, kültürünü, trendlerini bilmek teknolojik çağda işime yarıyor.
Klasik olarak matematiği çok seviyorum diyebilirim. Direkt bölüm olarak okumaktansa mühendislik artısı da olsun istedim, mezun olduğumda yazılım alanında çalışabileceğim bölüm olduğu için ve İTÜ'de olduğu için tercih ettim.
Tüm cevapları (4) görmek için tıklayın.
Birçok kişi iş analisti oldu. Bir kısmı da yazılım geliştirme alanında çalışıyor. Ama ben bir kurumsal akademide firma ve tedarikçilerinin teknik gelişim uzmanı olarak çalışıyorum. İnsan Kaynakları bu bölüm mezunları için keşfedilmemiş bir derya aslında. Endüstri Mühendisleriyle benzer iş alanlarında görev alabilirler.
"Matematik mühendisliği matematiğin uygulama alanı olup matematik mühendisi çalıştığı kurumda; Ortaya çıkan problemlerin matematiksel modellerini kurar, çözer ve yorumlar. Problemlerin çözümü için yöntemler geliştirir.
Matematik mühendisleri; Kamu veya özel sektöre ait bankalarda, Sigorta şirketlerinde, Endüstri kuruluşlarında, Devlet İstatistik Enstitüsü, Milli Prodüktivite Merkezi gibi kamu kuruluşlarında, Matematik mühendisi unvanını alan kimseler TÜBİTAK, MTA gibi kurumlarda , özel ve resmi fabrikalar ile üniversitelerin araştırma laboratuarlarında, çeşitli kuruluşlarla bankaların bilgiişlem birimlerinde çalışabilmektedirler. Bilgisayar yazılım şirketlerinde görev alabilirler. Endüstri ve bilgisayar bilimlerinin gelişimi matematik mühendislerinin iş bulma olanaklarını artırmıştır.
Matematik mühendisleri kamu kuruluşlarında çalıştıkları takdirde Devlet Memurları Kanununda belirtilen aylıkla görev yaparlar.Özel sektörde ücretler anlaşma ile belirlenir.Lisans eğitiminden sonra yüksek lisans, doktora yapabilir, araştırma görevlisi olabilir ve akademik kariyer yapabilirler.Çalıştıkları işyerinde yöneticilik konumlarına gelebilirler."
Alıntıdır.
Tüm cevapları (4) görmek için tıklayın.

Video Anlatımlar

Süreç Geliştirme, İş Ve Sistem Analizi Uzmanı
Oldukça ağır bir eğitimi var. İlk 2 senede hiç sayı görmüyorsunuz. Sürekli ispatlarla, teoremlerle geçiyor. Üniversite sınavının dinamiği çok farklı ve sanki üniversiteyi kazanınca her şey bitecekmiş gibi hissettiriyor ama öyle değil. Zor noktası şu; ispatlarla, teoremlerle çalışıyorsunuz. Soyut matematik var ama sonrasında iş hayatının içerisine girdiğinizde neler kattığını görüyorsunuz. Bir konuyu çok boyutlu analiz edebilmeyi öğreniyorsunuz. Örneğin; problemin daha detaylı derinlemesine analizi için, orada size gösterdikleri Oyun Teorisi dersleri, Diferansiyel Denklemler dersleri sizin daha güçlü analiz kabiliyeti almanızı sağlıyor. Bunu da seneler geçtikten sonra algılıyorsunuz. Hocalarımın hepsine teşekkür ediyorum. Üniversite kelimesinin kökeni Latince'de universiyum‘dan geliyor. Bu da evrensel demektir. Siz dünyanın en iyi üniversitesinde de, Türkiye'nin en iyi veya en kötüsünde de okuyabilirsiniz. Siz kendinize bir birey olarak kendinize ne katıyorsunuz o önemlidir. Einstein’ın da dediği gibi "Eğitim bütün öğrendikleriniz bittiğinde arta kalan şeydir." Matematik Mühendisliği'nin bana kattıkları; çok yönlü düşünebilmek, kompleks problemleri çözebilmek, derinliğine inebilmek, analiz edebilmektir.
Süreç Geliştirme, İş Ve Sistem Analizi Uzmanı
Temelinde problem olan ve ne iş olsa yaparız diyenlerdir. Arkadaşlarım arasında; Bankacı, Stratejik Planlamaları ve Üretim Planlamaları Sorumlusu, İş Analisti ve Yazılımcı olanlar var. Endüstri Mühendisliği'ne çok benziyor ve iş skalası oldukça geniş. İnsanların %80'i mezun oldukları bölümün işini yapmıyorlar, böyle bir gerçek var. Bir keresinde konferansa gitmiştik, Ali Poyrazoğlu geldi. Teknoloji konusunda acayip uzman bir adam çıktı. Herkes ne kadar enteresan bir tiyatrocu diye şaşırdı. Bence burada çok yönlülük çok önemli. Yani insanın okuduğu bir şey var ama meraklı olduğu da bir şey var. Bu ikisini birleştirebiliyorsanız iş hayatında sizden daha mutlu kimse yoktur. Bence hayatta insanın kendisine bir rol model belirlemesi güzel bir durum.
Süreç Geliştirme, İş Ve Sistem Analizi Uzmanı
Yıldız Teknik Üniversitesi Alman ekollü olduğu için biraz da Alman eğitimi var. Boğaziçi Üniversitesi'nde ise tam bir Amerikan ekolü var. Dolayısıyla ben bu anlamda suyun iki tarafını da gördüm bu sayede kıyaslama yapabiliyorum. Boğaziçi Üniversitesi'nde çok sosyal ve özgür bir ortam var. Her konuda bir kulüp mevcut. Bunun dışında doğru bildiğinizi savunmayı ve eğitim gibi konulara eleştirisel yaklaşabilmeyi öğretiyor. Örneğin; hocalarımız yüksek lisansta bize bir konu söylerdi, biz de bu konuyu tartışırdık. En sonunda da bir toparlama seansı yapılırdı ve orada insanlara geri bildirim verilirdi. Buna bir nevi koçluk da diyebiliriz.