Bilgisayar Mühendisliği
140 öğrenci ve mezun anlattı.

Bölüm Anlatımları

Kesinlikle yaratıcı insanlar için bir bölüm. Çok hızlı ve iyi düşünmeyi gerektiriyor.
Bilgisayarda vakit geçirmeyi seviyorsanız bilgisayar mühendisliğini yazmanızda bir sorun yok fakat sayısal düşünebilmeli matematiği ve mantığı sevmelisiniz.Algoritmalardan hoşlanmalısınız. Kodlama nedir bilmenize gerek yok ama kendinizi bu konuda yetkin hissetmelisiniz. 16 gb ramli laptobum var diyince heyecanlanmanız gerek :)
Tüm cevapları (7) görmek için tıklayın.
Bilgisayar mühendisliğini seçtim, çünkü hayatını bilgisayar başında geçiren biriyim ve bilgisayarlar hakkında yeni şeyler öğrenmekten kendimi asla alıkoyamam. Fakat belirtmeliyim ki bilgisayar mühendisliği seçmeden önce yazılım dilleriyle ilgili bir bilgim yoktu, ve birkaç araştırma sonucu yazılımın eğlenceli bir puzzle'a benzediğini farkettim. Bunun yanı sıra, tasarım yapma, planlama ve yaratıcılık yeteneklerimi en iyi kullanabileceğim bölümlerden biri olduğunu fark ettim ve bilgisayar mühendisliğini seçtim. İlk başta yazılıma alışmakta zorluk çeksem de başka yazılım dilleri öğrendikçe eğlendiğimi fark edip iyi ki bu bölümü seçmişim dedim. Bu bölümü seçmemin bir diğer nedeni ise teknolojik gelişmelerde bilgisayarların rolünü sürekli takip etmem, merak duymam ve bilgisayar sektöründe bir rol almak istememdi.
Bilgisayar ve teknoloji daha öncesinde ilgimi çeken bir sektördü. Bölümde okuduğumda anladım ki bu sektörün dünyayı şekillendiren, geleceği oluşturan kişi / kurumlara ihtiyacı günden güne artıyor. Geleceğinin çok parlak ve şekillendirilebilir olması sebebiyle Bilgisayar Mühendisliği.
Tüm cevapları (75) görmek için tıklayın.
Bölümden mezun olanları geniş bir yelpazede iş seçenekleri bekliyor. Hemen hemen çoğu kurumsal şirketin bir çok departmanında görev alabilirsiniz. Aynı zamanda "Girişimci" bir ruhunuz, kendi şirketinizi açma hayalleriniz varsa Bilgisayar Mühendisliği okuyarak buradaki analitik düşünme ve iş geliştirme becerilerinizi artırabilirsiniz. Benim ilgim olduğu gibi web / mobil vb. ürünlerin kullanıcı arayüz tasarımları, kullanıcı deneyimleri testleri üzerine de çalışabilirsiniz. Ama klasik bir şekilde bahsedecek olursak bilgisayar mühendisliğinden mezun olan birisi firmaların araştırma departmanlarında, savunma sanayi şirketlerinde ARGE projelerinde çalışabilir görüntü işleme ,yapay zeka gibi bilimsel ağırlıklı işler peşinde koşabilir. Ayrıca, varolan projelerin test ve analizini üstlenebilirler. Bunun yanı sıra kurumların, kişilerin, devletin gerçek hayat problemlerini piyasada zaten var olan teknolojileri ( programlama dilleri, veritabanları ..) kullanarak çözer. Aynı zamanda firmaların yine teknoloji odaklı departmanlarında satış, pazarlama, analiz gibi konular üzerine de çalışabilir.
Bilgisayar Mühendisliği mezunları yazılım firmalarında,telekominikasyon şirketlerinde,reklam ajanslarında,büyük şirketlerin IT ya da ar-ge departmanlarında kısacası yazılım ve programlamanın olduğu her alanda iş bulabilirler.
Belki bunlardan daha da önemlisi girişimci olabilirler.Kendi işlerini kurabilirler.
Bilgisayar mühendisliği okudun diye mühendislik yapmak zorunda da değilsin tabi.Özellikle de Boğaziçi mezunu olduğun zaman hangi bölümden mezun olduğun iş seçimini çok da etkilemiyor.Boğaziçi Bilgisayar Mühendisliği mezunu pazarlamacı da olabilir reklamcı da yazılımcı da.Tamamen kendini hangi yönde geliştirdiğiyle alakalı.
Tüm cevapları (41) görmek için tıklayın.

Video Anlatımlar

Head of Advertising Technologies
2005 mezunuyum. Türkiye’de insanların çok bilinçli tercih yapmadığı bir dönemdeydim. Şu anki jenerasyonu bilmiyorum. Çok basit yaklaşımla, bilgisayar çağındayız, IT gelişiyor, internet diye bir şey çıkmaya başladı, bu kapı açıldı, burası alıp yürüyecek gibi bir hissiyat benim tercih sebebim. Aslında o zamanki bilinçsizliğime göre bile çok iyi bir öngörüymüş. Ama çok basit bir öngörüydü bu. Yani araştırma yönlendirme içermeyen, biraz da o zamanlar ilgilendiğim bilgisayar oyunlarının beni yakınlaştırmasıyla alakalı bir şeydi bilgisayar bölümü. Bir mühendislik bölümü seçince ODTÜ’ye karar vermek nispeten daha basit bir karardı. Mühendislikte çok önde olduğunu sınırlı araştırmalarımızla öğrendiğimiz bir üniversiteydi. Sonra yüksek lisansa da ODTÜ’de devam ettim. Bilgisayar mühendisliği yüksek lisansımı tamamladım. Bir yandan iş hayatına da başlamıştım lisanstan mezun olur olmaz. Hem akademik olarak alanımdan kopmadım hem de iş hayatını tanımaya başladım. İş hayatını tanıdıktan 3-5 sene sonra da koordinasyon, yönetim alanlarının ilgimi çektiğini gördüm. O yüzden de MBA yapmaya karar verdim.
Head of Advertising Technologies
Şu an daha bilgili halimle yine aynı kararı verirdim. Mühendislik okuyacaksam ODTÜ’de okurdum. Onun da sebebi teknik üniversite olması ve akademik başarısı. Devlet üniversitesi olması da kendine has bir kültür oluşturmasını sağlıyor. Şu an Bilkent’te Executive MBA’i bitirmek üzereyim. Örneğin; Bilkent’te okusaydım da aynı memnuniyeti belirtecek olabilirdim; ama ODTÜ kararımdan da memnunum. ODTÜ’de lisans seviyesindeki akademik kültür ve araştırma ortamı benim için çok faydalıydı.
İş Ortağı Yöneticisi
Benim mezun olduğum dönemde Türkiye'de startuplar, yeni kurulan firmalar bu seviyede değildi. Yazılıma çok fazla değer verilmiyordu. O yüzden ben mezun olduktan sonra bir dönem CRM tarafında yazılım geliştirme yapmıştım. O dönem şirketler biraz satışa odaklı kimi bulsalar hemen satış bölümüne kaydırıyorlardı. Çünkü; orada daha fazla katma değer elde edebiliyorlardı. O yüzden benim de satışa geçişim öyle olmuştu. Bugün bakıldığı zaman çok da pişman değilim. O gün o kararı verdikten sonra kariyerimde arka arkaya hızlıca ilerledim. Ama şu anki dönemde Türkiye yazılıma, iş geliştirmeye, çözüm üretmeye çok açık bir durumda. Benim üniversite öğrencilerine de buradan tavsiyem; sektörde nerede açıklık olduğu ve nerede bir çözüm üretebildikleri üzerine kafa yormaları. Şu anki firmalar bunların yapılmasına olanak sağlıyor. Aslında Microsoft olarak bizim de iş ortaklarıyla yapmaya çalıştığımız, satıştan çok müşteriye çözüm üretip, değer katacakları projeler geliştirmeleri.
Kurumsal Müşteri İlişkileri Yöneticisi
Kesinlikle çalışabilir. Mühendis demek, aslında birçok konuya çok daha çabuk çözüm bulabilen insan demek. Analitik düşünebilen, farklı perspektiflerden bakıp çözüm üretebilen insan demek. Eğer ki bu insanlar bir şekilde insan ilişkisinden hoşlanıyorlarsa, sahada olmayı seviyorlarsa, inatçılarsa, dikkatlilerse, bu dikkatlerini müşteri tarafına harcayabiliyorlarsa, müşterinin dertlerini kendi dertleri gibi üzerlerine alabileceklerse bence her mühendislik öğrencisi satış yapabilir. Hatta bildiğim kadarıyla galiba bizim satış ekibindeki arkadaşlarımızın hepsi mühendisi kökenli insanlar. Hepsinin de çok uzun yıllardır işlerinde çok başarılı olduklarını düşünüyorum.
Türkiye Genel Müdürü
Esasında o zamanlar Kontrol ve Bilgisayar Mühendisliği çok yeniydi. Kontrolden ziyade bilgisayar tarafı beni cezbediyordu. O zamanlar ufak da araştırma yapmıştım. Türkçe’de her ikisine de aynı şey söyleniyor ama Bilgisayar Mühendisliği’nin bir elektronik olarak, bilgisayarı tasarlanması ve imal edilmesi ile ilgili tarafı var; bir de İngilizce'de “Computer Science” denen yazılımla ilgili kısmı var. Ben daha çok elektronik donanımla ilgili olan kısmına meraklıydım. Makine Mühendisliği, Elektronik Mühendisliği ve Bilgisayar Mühendisliği benim hep aklımda olan mühendisliklerdi. Bir şey tasarlayayım, yaratayım istiyordum. Lisedeki laboratuvar zamanlarından da elektrikle ilgili şeyler beni daha çok cezbediyordu. Dediğim gibi bilgisayar cihazlarının tasarlanması, onların elektronik tarafı benim için yazılımdan önceydi o zamanlar. Sonra işin içine girince her iki tarafta da kendimi geliştirdim ama ilk seçme sebeplerimden biri buydu.
Türkiye Genel Müdürü
Bilgisayar Mühendisliği devamlı evriliyor. Eski yıllarda daha çok temel yazılım kavramlarının öğrenildiği, donanım tarafında da ana işlemci ünitelerinin, çiplerin tasarımlarının öğrenildiği bir bölümken hayatımıza bilgi işlemin girmesiyle her noktaya dokunan bir konu olmaya başladı. Şimdi bir firmayı düşünün, özel ya da kamu fark etmeksizin bütün iş süreçleri, stratejileri bilgi işlem teknolojileri etrafında dönüyor. Duyuyorsunuzdur, “Nesnelerin İnterneti” diye bir şey var (IOT: Internet of Things). Şu anda bir kameradan tutun da, trafik ışıklarına, kullandığımız telefonlara kadar hayatımızdaki her şey bir data üretiyor. Bu veri çok hızlı şekilde artarak bir yerlerde birikiyor. Bu birikmiş veriyi kullanarak bunu bize kar getirecek, anlamlı bir hale sokmak, üzerine bir değer katmak da başka bir işkolu haline geliyor. Bunların hepsi sonuçta Bilgisayar Mühendisliği’nin ilgi alanına giren konular. Sanki her noktada bilgisini kullanabilecek bir mühendislik bölümü diye düşünüyorum. Yani Mimarlık’ta, Endüstri Mühendisliği’nde, Tasarım’da, Makine Mühendisliği’nde... Aklımıza gelebilecek her konuda. Hatta her noktaya dokunduğu için Sosyal Bilimler tarafında da, İşletme’de de. Eskiden yalnızca elektronik bir beyin, güçlü bir hesap makinesi gibi çok tekrarlayan süreçleri daha hızlı yapmak için kullanılan bir teknolojiydi. Artık her yere dokunduğu için bölümler üstü bir bölüm gibi düşünebilirsiniz. En azından ben öyle düşünüyorum.
Solution Consultant
Project Manager
Bilgi Teknolojileri Proje Müdürü
Pronet Bilgi Teknolojileri çatısı altında 5 ana bölüm bulunuyor: Proje Yönetim Ofisi, Yazılım Müdürlüğü, İş Zekası, IT Helpdesk ve Kritik Sistemler. Bu ekiplerimiz, kendi alanında uzman, özel yetişmiş arkadaşlarımızdır. Hepsi oldukça deneyimli arkadaşlarımızdır. Kısaca rollerden bahsedecek olursak, öncelikle kendi birimimden başlamak isterim. Proje Yönetim Ofisi’nde; Proje Yöneticisi, Proje Analisti olarak iki ayrı rolümüz mevcut. Proje Analistleri de aslında birer Junior Proje Yöneticisi gibi çalışıyorlar. Projelerin başlangıç aşamasından bitiş aşamasına kadar her noktasında rol alıyorlar. Sadece birazcık deneyim farkımız var. Daha sonrasında zaten bir sonraki adımda kariyer hedefleri, Proje Yöneticisi olmak yolunda. Burada, onları o şekilde yetiştiriyoruz. Yazılım ekiplerimizde ise, kıdemli ve kıdemsiz yazılım uzmanlarımız mevcut. Belli bir deneyimi kazandıktan sonra arkadaşlarımızın kariyer basamaklarını da planlamış bulunmaktayız. İş Zekası ekibi, şirketin bütün raporlama süreçlerini yönetiyor. Onlar da oldukça yeni teknolojileri kullanıyorlar bu konuda. IT Helpdesk ekibi aslında her zaman içimizde en zor işi yapanlardandır. Sürekli olarak, son kullanıcıyla yüz yüze çalışırlar ve onlardan gelen her türlü talep ve sorun bildirimini hızlı bir şekilde çözmek görevleridir. Dolayısıyla, onlar bu işin emekçileridir diyebiliriz. Kritik Sistemler ekibi bizim için oldukça önemli bir ekip. Çünkü sistemlerimizin 7/24 ayakta olası gerekiyor, performanslı çalışması gerekiyor. Bunlar, bizim yaptığımız işin en temelinde yer alıyor. Dolayısıyla, Bilgi Teknolojileri ekibine sürekli yatırım yapıyoruz. Yeni arkadaşları aramıza katmakta oldukça heyecanlıyız. Bu noktada sadece deneyimli arkadaşlarla değil yetiştirilmek üzere de pek çok kişiyle görüşmelerimizi sürdürüyoruz. Giderek de ekibimizi büyütüyoruz.
Bilgi Teknolojileri Proje Müdürü
Bizim üniversite sınavına girdiğimiz dönemde, Bilgisayar Mühendisliği çok popülerdi. Eğer bir matematik mezunuysanız, seçebileceğiniz birkaç tane branş vardı. Elektronik bunlardan bir tanesiydi, bilgisayar en büyük ihtimaldi zaten. Çok fazla bilinçli yapılmış bir tercih değildi ama sonradan gördüm ki şansım yaver gitmiş. Aslında benim kendi yetkinliklerime uygun bir mesleği seçebilmişim. O yüzden önümüzdeki yıllarda sınavlara girecek, üniversiteye hazırlanan gençlere en büyük tavsiyem; işlerini şansa bırakmasınlar, sadece popüler diye ya da o dönem revaçta diye bir mesleği seçmesinler, mutlaka kendi özelliklerine, kendi ilgi alanlarına en uygun mesleğe yönelsinler.
Ücretlendirme Analizi Uzman Yardımcısı
Ücretlendirme Analizi Uzman Yardımcısı
Sistem Yönetimi Birim Müdürü