Berfin Ötümlü Gökoğlu
Microsoft Office Ürün Pazarlama Yöneticisi
2011 yılından beri Microsoft şirketinde çalışıyor.
Microsoft’la üniversite 2. sınıfta staj yaparken tanıştım. Bir yaz stajım vardı. İki aylık süre boyunca burada, satış departmanında staj yapmıştım. Daha sonrasında üniversiteden mezun olduktan sonra kısa bir süre telekom operatöründe çalıştım. Orada biraz daha iş geliştirme tarafındaydım. Sonra, üniversitesi stajımın da verdiği fayda ile beraber burada yeni bir mezun öğrenci programının olduğunu öğrendim. Dolayısıyla buraya başvurdum. Belirli zorlu aşamalar vardı. Bu mülakatları atlattıktan sonra Microsoft’la çalışma hayatına başlamış oldum. Yaklaşık üç buçuk yıldır Microsoft’ta çalışıyorum. İlk geldiğim rol de pazarlamaydı şu anda da pazarlama rolünü üstleniyorum. İlk geldiğimde Tüketici Kanalından Sorumlu Office Ürün Pazarlama Yöneticisi’ydim. Yaklaşık 1 sene sonra KOBİ Kanalından Sorumlu Ürün Pazarlama Yöneticiliği’ni de yapmaya başladım. 8 ay öncesinde de tüm bunların dışında biraz da kurumsal müşterileri görmek adına Kurumsal Müşterilerdeki Pazarlama Yöneticiliği rolünü aldım. Dolayısıyla aslında artık Office ürünü ile alakalı KOBİ kanalından tüketici kanalına, kurumsal kanalına kadar uçtan uca görme fırsatı yakaladım.
Pazarlamaya baktığımız zaman, aslında her kurumun pazarlama anlayışının farklı olduğunu görüyoruz. Microsoft’ta pazarlama bölümü biraz daha iş geliştirme, ürünün sahipliğini Türkiye pazarında yapma, ürünün müşteriler tarafından kullanımını arttırma, bilinirliğini arttırma ve adaptasyonunu yükseltmek amacıyla belirli aktiviteler yapıyoruz. Bunların sorumluluğu tamamen ürün pazarlama yöneticisinde toplanıyor. Baktığımız zaman ben Office 365 Ürün Müdürü’yüm. Office 365’in farklı bir gidişatı var. Bu eskiden Office adı altında geçiyordu. Bizim yaptığımız işler de biraz daha Office ürününün pazara indirilmesi. Çünkü bu Microsoft globalden gelen bir ürün. Türkiye pazarına indirgenmesi söz konusu olması gerekir. Dolayısıyla ürünün türkçeleştirilmesinden, müşterilere bilinirliğinin arttırılmasından, iş geliştirmeye kadar belirli farklı iş ortaklarıyla ya da belirli kurumlarla işbirliği yapıp ürünün bilinirliğini ve satışı nasıl daha arttıracağımız üzerine çalıştığımız bir model gibi düşünebilirsiniz. Burada da sadece kendimiz iş yapmıyoruz. Microsoft içerisinde belirli segmentler var. Biz bunlara satış bölümleri diyoruz. Onlarla kol kola çalışıyor olmamız gerekiyor. Çünkü müşteriyi bilenler onlar aslında. Biz sadece ürün müdürlüğü tarafında segmentlerle beraber çalışıyoruz. Gerekirse müşterilere ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Çünkü; en önemli olan konu müşterinin ihtiyacını anlamak. Her müşterinin ihtiyacı birbirinden farklı. Biri iş üretkenliği tarafında mobil çalışma kapsamındaki bir aracı istiyor; bir diğeri sahada farklı yerlerde çalışan ekibinin işbirliği yapabileceği bir platform istiyor. Dolayısıyla herkesin ihtiyacını karşılayabilecek farklı çözümleri onlara sunmayı amaçlıyoruz. Biz de burada aktif olarak rol alıyoruz.
Normalde hepimiz biliyoruz ki Office elimiz, ayağımız. Office nedir? Normalde Word, Excel, PowerPoint gibi uygulamaların olduğu paket. Biz Office 365’i daha farklı tanımlıyoruz. Biildiğimiz ve tanıdığımız Office uygulamaları ile beraber aslında olmazsa olmaz, kurumların ihtiyaç duyduğu iş üretkenlik araçlarının hizmeti olarak sunduğumuz bir paket. Office uygulamalarını herkes biliyor zaten. Her zaman günlük hayatlarında kullanıyor. Peki iş araçlarına baktığımız zaman bunlar neler? Kurumlarda mutlaka kullanılan ve kullanıldığını bildiğimiz bir e-posta sistemi var. Bunlar bu zamana kadar genelde sunucular üzerinden alınan bir paket olmuştu. Ya da baktığımız zaman kurumlarda ya da işletmelerde bir portal kullanımı var. Burası kurum çalışanlarının hepsinin tek bir alanda buluştuğu, doğum günlerinin paylaşıldığı ya da belirli kurum içi dokümanların depolandığı bir alan haline geliyor. Ya da kurum içi veya kurum dışında belirli iletişim araçlarına ihtiyaç duyuluyor. Yani kurum içinde ya da sahada çalışıyor olsanız da belirli iletişimi koparmamak, her yerden HD kalitesinde görüntülü iletişim başlatmak için belirli araçlara ihtiyaç duyuluyor. Dolayısıyla Office 365’i bunların hepsini bir paket altında tek bir lisansta sunmaya başladığımız hizmet olarak düşünebilirsiniz.
Microsoft’ta gün 09:00’da başlıyor ve bilindik şekilde 18:00’de bitiyor. Fakat bizim günümüz her gün birbirinden farklı geçiyor. Eğer yoğun bir günün ardından yeni bir güne başlıyorsak mutlaka ilk başta gün içerisindeki yapacağım aksiyonları kendime not ediyorum. Biraz daha planlı gitmeye çalışıyorum. Gün içerisinde mutlaka toplantılar oluyor. Çünkü; biz Microsoft olarak gerçekten bir ekip olarak çalışıyoruz. Yani ben pazarlama tarafındaki ürünün sahibiysem, mutlaka segmentte satış tarafındaki arkadaşlarımın da yorumlarını aldığım belli projeler üzerinde birlikte çalışıyoruz. Örneğin; kurumsal müşterilerde Office 2016’nın lansmanını nasıl yapacağımız üzerine. bizim belirli fikirlerimiz oluyor ama ekipçe bir araya geliyoruz ve bunları tartıştığımız, fikir birliğine vardığımız belirli toplantılar gerçekleştiriyoruz. Bunun dışında, elbette globalle çalışıyoruz veya Ortadoğu'da çalıştığımız iş arkadaşlarımız var. Zaman zaman onlardan fikir almamız gereken ya da belki onlara İyi yaptığımız işleri anlatabileceğimiz zamanlarımız oluyor. Bir gün içerisinde bunları yaparken bir yandan da işlerimizi devam ettirmemiz gereken e-postalar geliyor. Hem içeriden gelen e-postalar, hem de müşteri ile çok yakın çalıştığımız için müşteriden gelen e-postalar oluyor. Onları cevaplamakla geçiyor bir süre. Ama ben işlerimi toparlamayı daha çok toplantılardan sonra gün sonunda tercih ediyorum. Çünkü; iş saatleri içerisinde beraber çalışmayı daha çok sevdiğim için motivasyonumu biraz daha buraya kaydırıyorum.
Aslında ben yeni mezun olduktan sonra işe başladığımda, teknoloji sektöründe çalışmak istediğimi biliyordum. Fakat benim de endişelerim ve çekincelerim vardı. Teknoloji sektöründe çalışmak için fazla donanımlı bir teknoloji bilgisine ihtiyaç duyar mıyım diye düşünüyordum ve bu konuda endişeliydim. Fakat işe girdiğiniz zaman eğer bunu gerçekten yapmak istiyorsanız bir şekilde kendinizi ortama adapte ediyorsunuz. Teknolojiyi daha çok konuşan, daha çok bilgi sahibi olan insanlarla iletişim kurmaya başlıyorsunuz. Kendinizi sürekli güncel tutmak için bu konudaki makaleleri okumaya başlıyorsunuz. Burada en önemli olan şey, çalışanın kendisini bu sektöre yakın hissetmesi. Dolayısıyla teknoloji sektöründe çalışmak isteyen biri varsa mutlaka kendisinin bu teknolojiye ayak uydurabileceğine inandığı ve çevresinde bunları okuyup öğrenebileceği, kendisini sürekli güncel tutabileceği bir ortamı sağlanması gerektiğini düşünüyorum.
Teknoloji sektörü hala erkek egemen bir sektör. Biz bayanlar olarak bu sektöre daha yeni yeni girmeye başlıyoruz. Fakat Microsoft’a baktığımız zaman bu tam tersi bir şekilde. Çünkü; Microsoft gerçekten bayan çalışanları destekliyor, bu motivasyonu bize sağlıyor. Zor yanları var ama benim için çok motive edici ve çok zevkli. Çünkü; kendimi güncel tutabiliyorum. Teknoloji artık o kadar hızlı gelişiyor ki son 10 yılda katettiği yollar akılalmaz. Bunları öğrenmek bunlarla kendini güncel tutmak ve müşteriye bu teknolojiyle beraber onlara nasıl katkı sağlayacağımızı anlatmak çok hoşuma gidiyor ve beni gerçekten ayakta tutuyor. Dolayısıyla ben bunları zor olarak görmüyorum. Kendime bir motivasyon aracı olarak görüyorum.
Beni işimde en çok motive eden şey aslında zamanında üniversite yıllarından beri bildiğim ürünün Türkiye'deki sahipliğini yapmam. Office ürünü herkesin bildiği, hiç kimsenin vazgeçemediği bir ürün. Ben şu anda pazarda nasıl daha çok pay edeceğimiz, daha çok nasıl satış gerçekleştireceğimiz, insanların Office’i nasıl daha çok sevmesini sağlayabileceğimiz üzerine çalışıyorum. Bu gerçekten benim bu rolü yapmamdaki en büyük motivasyonlardan biri.
Microsoft’ta beni mutlu eden en büyük noktalardan bir tanesi global bir şirkette çalışıyor olmak. Normalde lokal bir şirkette olduğunuz zaman kendi iç süreçlerinizden geçiyorsunuz ya da sadece Türkiye pazarına odaklanıyorsunuz. Fakat Microsoft’ta size açılan koskocaman bir pencere var. Globalde tüm bölgelerimizle iletişim kurabilmeniz için Microsoft size çok güzel bir ağ sağlıyor. Örnek vermek gerekirse; bizim içeride kullandığımız kurumsal sosyal ağlar platformumuz var. Microsoft'un çok yeni satın aldığı bir platform. Bu bize şunu sağlıyor: Microsoft'un Hollanda'daki şirketinde benimle aynı işi yapan bir insanı çok kolay bulabiliyor ve onunla hemen iletişime geçebiliyorum. Hollanda'da benim profilimde neler yapıldığını, onlardan neler üzerine fayda sağlayabileceğimi görebiliyorum. Ya da benim onlara kendimi anlatarak belki onların içlerine katkı sağlayabileceğim bir ortamı Microsoft bana sunuyor. Bir ikinci konu da Microsoft’ta bulunan bir mentorluk yapısı. Ben istediğim kişiyi mentor olarak seçebiliyorum. Daha üst düzey yöneticilerden aldığımız koçluk eğitimleri oluyor. Bunlar bizim için gerçekten kariyer anlamında önemli adımlar. Ben de üniversiteden 3-4 yıl önce mezun oldum ve Microsoft ailesine katıldım. Dolayısıyla onlardan fikirler almak, onların bize yol göstermesi, zorlu adımları bize önceden söylüyor olmaları, yol gösteriyor olmaları çok değerli. O yüzden Microsoft’ta çalışmak beni ayrıca motive ediyor.
Microsoft gerçekten bize çok büyük kapılar açıyor. Siz mentorluk kapsamında kimle isterseniz hepsi ile birebir iletişime geçebiliyorsunuz. Ulaşmak istediğim kişiyi bana iç iletişimin verdiği imkanlar sayesinde bulabiliyorum. Microsoft’ta gerçekten samimi bir aile ortamı var. Yani kimse size “Bu maili bana niye attın? Ben böyle bir işe girmem” gibi bir cevap vermez. Dolayısıyla size o motivasyonu, o yolu sağladığı için siz çok açık ve net bir şekilde bu iletişimi başlatabiliyorsunuz ve çok güzel bir diyalog sağlıyorsunuz. Mentorluk işi sadece koçluk yapmak ve zaman zaman iletişim kurmak değil; gerçekten size bir yol açmak, yol göstermek, liderlik etmek anlamına geliyor. Eğer karşı tarafta mentorluk yapacak kişinin de sizi ayıracağı zamanı varsa size memnuniyetle yardımcı oluyor. Bu kişiyle aylık konuşmalar yapıyorsunuz. Ona danışmak istediğiniz konuları söylüyorsunuz. Belki Microsoft’ta geliştirmek istediğiniz kariyer üzerine beraber bir yol haritası çiziyorsunuz. Bu anlamda hem sizin kariyeriniz için, hem de kişisel gelişiminizi için önemli katkı sağladığını düşünüyorum.
Zaman zaman bizim bölümümüzde de stajyer ya da part time alımı oluyor. Bu tür arkadaşlardan beklediğimiz aslında bir iki konu var. Birincisi her şirkette olduğu gibi biz de Microsoft’ta çok çalışıyoruz. Çünkü; ürünümüzü seviyoruz, sahip olduğumuz işi seviyoruz ve buna yönelik kanalda ve pazarda çalışmalar gerçekleştirebiliyoruz. Bu arkadaşların bir zeminde işimize katkı sağladığı anlarda onlardan da bizim gibi işi sahiplenmesini bekliyoruz. Elbette onların deneyimleri az. Bizim de o zamanlar deneyimlerimiz azdı. Fakat istekli olmak, işe bağlılığını göstermek, bir şeyler yapmak istediğini göstermek çok önemli. İkincisi, Microsoft teknolojiyi takip eden bir şirket. Dolayısıyla beraber çalışan stajyer arkadaşım da teknolojiyi takip edebiliyor olmalı. Belki her zaman kendini güncel tutamaz ama o motivasyonun olması bizler için önemli.
Hepimiz üniversitedeyken sunumlar hazırladık belirli makaleler yazdık ve bunların hepsini bildiğimiz ve tanıdığımız Office araçları ile yaptık. Artık üniversite öğrencileriyle beraber de Office 365’in kullanabilindiğini sunduk ve yaklaşık 13 yıldır Office 365’i Türkiye pazarında satmaya devam ediyoruz. Şu anda geldiğimiz rakam 6 milyon öğrenci. Şu an birçok üniversite aslında öğrencilerine Office 365 hizmeti sunuyor. Öğrenciler burada e-posta hesabına sahip oluyor. Herhangi bir okula bir iletişim sağlandığında ya da notlar duyurulduğunda bunlar hep Office 365 üzerinden sağlanan e-posta hizmeti ile geliyor oluyor bu iletişim. Ya da sunduğumuz belirli ağaçlar var. Bunlar web üzerinden sağlanan Office uygulamaları. Birçoğumuz biliyoruzdur; eğer bir kişinin Office uygulamaları yoksa web üzerinden örneğin PowerPoint'in online versiyonuna ulaşabilecek durumdalar. Bunu da biz Outlook üzerinden sağlıyoruz. Dolayısıyla herhangi bir yerde; yolda, okulda, kampüste bilgisayarınızı açıp ya da bir cep telefonundan bile mobil uygulamalarından hemen çalışmaya başlayabiliyorsunuz, sunum hazırlayabiliyorsunuz. Bunlar öğrencinin yanında en sevdiği araçları olarak bulunmaya devam edecek.
Hepimiz üniversitedeyken sunumlar hazırladık belirli makaleler yazdık ve bunların hepsini bildiğimiz ve tanıdığımız Office araçları ile yaptık. Artık üniversite öğrencileriyle beraber de Office 365’in kullanabilindiğini sunduk ve yaklaşık 13 yıldır Office 365’i Türkiye pazarında satmaya devam ediyoruz. Şu anda geldiğimiz rakam 6 milyon öğrenci. Şu an birçok üniversite aslında öğrencilerine Office 365 hizmeti sunuyor. Öğrenciler burada e-posta hesabına sahip oluyor. Herhangi bir okula bir iletişim sağlandığında ya da notlar duyurulduğunda bunlar hep Office 365 üzerinden sağlanan e-posta hizmeti ile geliyor oluyor bu iletişim. Ya da sunduğumuz belirli ağaçlar var. Bunlar web üzerinden sağlanan Office uygulamaları. Birçoğumuz biliyoruzdur; eğer bir kişinin Office uygulamaları yoksa web üzerinden örneğin PowerPoint'in online versiyonuna ulaşabilecek durumdalar. Bunu da biz Outlook üzerinden sağlıyoruz. Dolayısıyla herhangi bir yerde; yolda, okulda, kampüste bilgisayarınızı açıp ya da bir cep telefonundan bile mobil uygulamalarından hemen çalışmaya başlayabiliyorsunuz, sunum hazırlayabiliyorsunuz. Bunlar öğrencinin yanında en sevdiği araçları olarak bulunmaya devam edecek.

Benzer Kişiler

Assistant Brand Manager
Laundry Regional Category Vice President
Customer Development Vice President
Windows ve Cihazlar İş Grubu Yöneticisi
Home and Personal Care Vice President
Global Account Director, Unilever Food Solutions
Advertising Operations Manager
Yazılım Geliştirme Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı
Interactive Marketing Manager
NDG Business Manager