Çağrıl Cömert
Türkiye'de mühendislik eğitimi veren en köklü kurum oluşunun yanında, sağladığı sosyal olanaklarla vasıflı mühendisler yetiştiren bir üniversite olduğu için.
Pek çok mühendislik disiplinini bir arada barındıran, kişiyi çok yönlü düşünmeye zorlayan bir bölüm. Ayrıca bir makina mühendisi pek çok alanda uzmanlaşabilir, birbirinden çok farklı alanlarda çalışabilir. Diğer mühendisliklere kıyasla çok geniş bir çalışma alanına sahip, hatta ben henüz makina mühendisliğinin sınırlarına ulaşılabildiğini sanmıyorum.
İstanbul'da oluşu ve İstanbul'un en merkezi semtlerinde bulunuyor oluşu İTÜ'nün en büyük avantajlarından. Okul harici etkinlikler için bu önemli. Özgür bir üniversite ortamına sahip; ki bir mühendisin en başta özgür, sınırsız düşünebilen bir birey olması gerekir. İTÜ bunu sağlayabilen bir üniversite.
Ayrıca akademik başarı açısından da (henüz kat edilmesi gereken epey yol var ama) Türkiye'deki sayılı mühendislik fakültelerini barındırıyor. Hocalarımız başarılı akademisyenler. Ve İTÜ pek çok araştırma tesisine, iyi bir teknokente sahip. Bir de İTÜ'nün şirketlerle ilişkisi gerçekten çok iyi; ki pek çok büyük şirketin kurucuları veya yöneticileri İTÜ'lü. Bu durum staj yaparken ya da mezun olduktan sonra çalışırken bir avantaj olarak düşünülebilir.
Kampüsün sosyal olanakları, spor tesisleri görece iyi, elbette daha iyi olabilir. İyi bir kütüphaneye sahibiz. İyi bir internet ağımız var. Okuldayken neredeyse istediğiniz yerden internete bağlanabiliyorsunuz. Öğrenci kulüplerinin yetersiz olduğunu düşünüyorum; ama her geçen sene daha da iyiye gidiyor. OTOKON, İEEE, İMK, EMK gibi çok büyük ve faal kulüplere sahip.
İstanbul, kendinizi geliştirebilmeniz için size pek çok imkan sunuyor. Sanatsal, kültürel etkinlikler çok fazla. Örneğin bir yabancı müzisyen öncelikle İstanbul'a gelir. Veya önemli sanat koleksiyonları için de aynı durum geçerli. Ayrıca İstanbul kozmopolit bir şehir. Pek çok yabancı ülkeden insanla tanışmanız mümkün. İstanbul'da sosyalleşmemeniz pek olası değil. İstanbul'da çok fazla üniversite var ve farklı farklı üniversitelerden, bölümlerden insanlarla tanışmak size çok şey katar.
İstanbul eğitim anlamında da çok ciddi imkanlar sunuyor. Okul dışında bir şeyler öğrenebileceğiniz bir sürü kurs var. Yabancı dil öğrenimine başlangıç için iyi sayılabilir mesela. Ayrıca mesleki anlamda da İstanbul bir öğrenciye çok şey katar. Staj olanakları geniştir, hele de bir mühendislik öğrencisi için. Teknik geziler, okul haricinde teknik eğitim imkanları çoktur.
Kalabalık. Ve her kalabalık şehrin yaşadığı genel sorunlar. Tüm o getirilerinin yanında İstanbul, öğrencilere karşı acımasız bir şehir. Ailenizin yanında yaşamıyorsanız eğer, barınma sorunu yaşarsınız. Ev bulamayabilirsiniz veya yüksek kiralar ödemek zorunda kalabilirsiniz. Ekonomik açıdan zorlayıcıdır. Ayrıca eğer okula yakın yerlerde yaşamıyorsanız trafik sorunu çekersiniz. Okula gitmek için en azından 30-45 dakika gibi bir süreyi gözden çıkarmanız gerekir; ki bu en iyi ihtimaldir. Çok yürürsünüz, çok yorulursunuz. Eğer metrobüs kullanmak zorundaysanız büyük sıkıntılar çekebilirsiniz. Ve daima bir yerlerde bir inşaat, bir yol çalışması vardır. Ama bir kez alıştıktan sonra durumu kabullenirsiniz ve İstanbul'da yaşamak size daha kolay gelir. Ama eğer bu şehirde yeniyseniz, ilk birkaç aylık alışma süreci sıkıntılıdır.
Seviyorum, evet. Çoğu açıdan İTÜ'de bulunmaktan memnunum. Arada pişmanlıklarım oluyor, öfkelenip kızabiliyorum ama genel olarak bu okulu seviyorum.
Her ne kadar özgür üniversite ortamından bahsettiysem de İTÜ, Türkiye'nin akademik sisteminden, YÖK'ten bağımsız değil. Türkiye'nin kalanında yaşanan bazı sorunlar İTÜ'de de mevcut. Sadece biz öğrenciler olarak kendimizi biraz yalıtmaya çalışıyoruz.
Bunun dışında İTÜ'nün en büyük sorunu barınma. Öğrencileri için yeterince yurt imkanı sağlayamamakta. Her sene yurtlara başvuran pek çok kişi açıkta kalıyor ve yurtlara yerleşebilmek için birkaç ay beklemek zorunda kalabiliyorlar. İstanbul'un yaşam pahalılığı dolayısıyla öğrenim hayatları boyunca -haklı olarak- yurtlarda barınmak isteyen öğrenciler var ve İTÜ bu konuda yeterli değil. Yeni kız yurtları yapıldı ama erkek yurtları gerçekten az. En son inşa edilen erkek yurdu 2000'de açılan Vadi yurtları. O zamandan beri üniversite gittikçe kalabalıklaştı, yeni bölümler açıldı ve kontenjanlar artırıldı. Ama yurtlar konusunda henüz somut bir adım atılmış değil.
Ayrıca pek çok üniversitede olduğu gibi İTÜ'de de çok sıkıntılı bir ders kayıt sistemi var. Her dönem ders seçiminde sıkıntılar doğuyor, sistem kilitleniyor. Kontenjanlar da yetmeyebiliyor ve istediğiniz dersi alamayabiliyorsunuz. Bunlar önemli sorunlar ve henüz aşılacağa benzemiyor.
Makina mühendisliği bölümünde de çok önemli sorunlar mevcut. 2011'de ders programında çok büyük değişiklikler yapıldı ve maalesef makina fakültesi bu değişiklikler için yeterince hazırlanmış değildi. Bu da bazı kritik derslerin sadece belirli dönemlerde açılmasına yol açıyor. Sadece tek dersten kalarak okulu uzatmanız mümkün.

Benzer Kişiler